Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah'a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!
فَخَسَفْنَا بِهِ وَبِدَارِهِ الْاَرْضَ فَمَا كَانَ لَهُ مِنْ فِئَةٍ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِۗ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُنْتَصِرِينَ
fe ḣasefnā bihi ve bi dārihi l-erDe fe mā kāne lehu min fietin yenSurūnehu min dūni (a)llahi ve mā kāne mine l-munteSirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onu da, sarayını da yere geçirdik, Allah'tan başka ona yardım edecek bir topluluğa sâhip değildi ve kendisinin de kendisine bir yardımı dokunamadı.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken onu da, sarayını da yere geçirdik, Allahʼtan başka ona yardım edecek bir topluluğa sâhip değildi ve kendisinin de kendisine bir yardımı dokunamadı.
Adem Uğur
Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı kendisine yardım edecek avanesi olmadığı gibi, o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Ahmed Hulusi
Nihayet onu (Karun'u) da onun mekanını da yerin dibine geçirdik! Allah dununda ona yardım edecek birileri de yoktu. . . O kendini kurtaranlardan olmadı!
Ahmet Tekin
Nihayet, onu da, konağını, hazinelerini ve yurdunu da yerin dibine geçirdik. Artık Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden, kendisine yardım edecek avanesi olmadığı gibi, o kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Ahmet Varol
Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Ali Bulaç
Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Ali Fikri Yavuz
Nihayet Karûn’u, hem de sarayı ile yere geçirdik. Artık Allah’a karşı kendisine yardım edecek bir cemaatı yoktu onun. Allah’ın azabından kendini kurtarıcılardan da olmadı.
Ali Rıza Safa
Sonunda, onu ve konağını yerin dibine geçirdik. Artık, Allah'ın karşısında ona yardım edebilecek yardakçıları yoktu; kendisi de kendisine yardım edemedi.
Bayraktar Bayraklı
Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı ona yardım edebilecek yandaşları da yoktu; o, kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Bekir Sadak
Sonunda, onu da, sarayini da yerin dibine gecirdik. Allah'a karsi ona yardim edebilecek kimsesi de yoktu; kendini kurtarabilecek kimselerden de degildi.
Celal Yıldırım
Biz Karun'u da, evini de yere geçirdik. Allah'a karşı ona yardımda bulunacak çevresi de olmadı. O da (bu durumda) kendine yardım edip savunabilenlerden değildi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sonunda biz onu ve evini barkını yerin dibine geçirdik. Artık Allah’a karşı ona yardım edecek adamları olmadığı gibi, kendi kendini kurtarabilecek durumda da değildi.
Diyanet İşleri
Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah'a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!
Diyanet İşleri (eski)
Sonunda, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı ona yardım edebilecek kimsesi de yoktu; kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Diyanet Vakfi
Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı kendisine yardım edecek avanesi olmadığı gibi, o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Derken biz onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı kendisine yardım edecek taraftarları olmadığı gibi, o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken Biz onu, hem de sarayı ile birlikte yerin dibine geçirdik. O zaman Allah'a karşı yardımına gelecek taraftarları da olmadı kendisini kurtaracaklardan da değildi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken biz onu hem de sarayı ile yere geçiriverdik o vakıt Allaha karşı yardımına gelecek tarafdarları da olmadı, kendini kurtaracaklardan da değildi
Erhan Aktaş
Sonra, onu ve yurdunu yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek bir taraftar da olmadı. Yardım edilenlerden de olmadı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonra, onu ve yurdunu yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek bir taraftar da olmadı. Yardım edilenlerden de olmadı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonra, onu ve yurdunu yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek bir taraftar da olmadı. Yardım edilenlerden de olmadı.
Fizilal-il Kuran
Sonunda biz onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Kendi kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Gültekin Onan
Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece Tanrı'ya karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Hamdi Döndüren
Sonunda, onu da sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık, Allah’a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Kendi kendini de kurtaramadı.
Hasan Basri Çantay
Nihayet biz onu da, sarayını da yere geçiriverdik. Artık Allaha karşı kendisine yardım edecek hiçbir cemaati da yokdu onun. Bizzat kendisini müdafaa edebileceklerden de değildi o.
Hasib Asutay
Sonunda onu da konağını da yere batırdık. Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o kendi kendine yardım edeceklerden de değildi.
Hayrat Neşriyat
Nihâyet, onu da sarayını da yere geçiriverdik; artık Allah’a karşı ona yardım edecek bir topluluk da olmadı. Kendi kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.
İbni Kesir
Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edebilecek kimsesi de yoktu. Bizzat kendisini koruyabileceklerden de değildi.
Mehmet Okuyan
Sonunda biz onu da evini de yerin dibine geçirmiştik. Allah’a karşı kendisine yardım edecek grubu da (kimsesi de) yoktu; kendini kurtarabileceklerden de değildi.
Muhammed Esed
Ve sonunda onu da, evini barkını da yere batırdık: öyle ki, Allah'a karşı hiçbir şey, hiç kimse onun yardımına yetişmedi; pek tabii, kendi kendine yardım edebilecek durumda da değildi.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet (Karun'u) da, onun evini barkını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'tan başka hiç kimse onun yardımına yetişemezdi: (ama ona Allah da yardım etmedi), zira yardımı hak edenlerden değildi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Derken onu konağı ile beraber yere geçirdik. Ve ona Allah'dan başka yardım eder bir cemaat bulunmadı ve kendisine yardım edeceklerden olmadı.
Ömer Öngüt
Nihayet Karun'u da sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edebilecek kimsesi de yoktu. Kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.
Suat Yıldırım
Derken Biz onu da, sarayını da yerin dibine geçiriverdik. Ne yardımcıları Allah’a karşı kendisine yardım edip, onu kurtarabildi, ne de kendi kendisini savunabildi.
Süleyman Ateş
Nihayet onu da, evini barkını da yere batırdık. Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Kendi kendini (savunup) kurtaranlardan da değildi.
Süleymaniye Vakfı
Sonra onu da konağını da yerin dibine geçirdik. Allah'tan başka yardım edecek kimsesi olmadı. Kendi kendine de bir şey yapamadı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Nihayet onu, yeriyle yurduyla birlikte batırdık. Allah'tan başka ona yardımcı olacak bir ekip ortaya çıkmadı. Herhangi bir yardım da görmedi.
Şaban Piriş
Karun'u da, sarayını da yerin dibine geçirdik. O'na, Allah'a karşı yardım edecek kimse de yoktu. Kendi kendini de kurtaramadı.
Tefhim-ul Kuran
Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi.
Ümit Şimşek
Sonra Biz onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık ne Allah'a karşı ona yardım eden bir topluluk vardı, ne de o kendisine yardım edecek haldeydi.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet, Karun'u da sarayını da yere geçirdik. Allah'a karşı kendisine yardım edecek yandaşları da yoktu. Kendi kendisine yardım edebileceklerden de değildi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onu öz evi ilə birlikdə yerə batırdıq. Allaha qarşı ona kömək edə biləcək havadarları yox idi. Və özü də özünə kömək edə bilmədi.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Nəhayət, (Musanın duasını qəbul buyurub bir zəlzələ nəticəsində) onu (Qarunu) sarayı ilə birlikdə yerə gömdük. Allaha qarşı ona yardım edə biləcək (Allahın əzabından onu qurtaracaq) bir camaat da yox idi. O özü də özünə heç bir kömək edə bilmədi. (Bu qədər cah-calalın, dəbdəbənin müqabilində nə özü, nə də başqası Allahın əzabını ondan dəf etməyə qadir olmadı. Allahın əzab vermək istədiyi bir kimsəni Allahın Özündən başqa o əzabdan heç kəs qurtara bilməz!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir ließen die Erde ihn und seine Wohnstätte verschlingen. Er hatte weder eine Anhängerschar, die ihm gegen Gottes vernichtende Strafe hätte helfen können, noch konnte er sich selbst helfen.
Almanca — Der Edle Quran
Da ließen Wir mit ihm und mit seiner Wohnstätte die Erde versinken. Und da hatte er weder eine Schar, die ihm vor Allah half, noch konnte er sich selbst helfen.
Almanca — M. A. Rassoul
Dann ließen Wir ihn von der Erde verschlingen und (auch) sein Haus; und er hatte keine Schar, die ihm gegen Allah helfen konnte, noch konnte er sich (selbst) retten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Da ließen WIR mit ihm und mit seinem Haus die Erde versinken, so gab es für ihn keine Gruppe, die ihm anstelle von ALLAH beistand, und er war nicht von den Unterstützten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And to set him -Qarun- as a deterrent, We eclipsed him and his splendour, his wealth and his house in one swallow by the yawning earthly gulf We created by quaking the earth beneath him and his house and He had no supporters to defend him from Allah nor was he able to protect himself.
Abdul Haleem
We caused the earth to swallow him and his home: he had no one to help him against God, nor could he defend himself.
Abdullah Yusuf Ali
Then We caused the earth to swallow up him and his house; and he had not (the least little) party to help him against Allah, nor could he defend himself.
Abul A'la Maududi
At last We caused the earth to swallow him and his house. Thereafter there was no group of people that could come to his aid against Allah; nor was he able to come to his own aid.
Aisha Bewley
We caused the earth to swallow up both him and his house. There was no group to come to his aid, besides Allah, and he was not someone who is helped.
Al-Hilali & Khan
So We caused the earth to swallow him[1] and his dwelling place. Then he had no group or party to help him against Allâh, nor was he one of those who could save themselves.
Ali Quli Qarai
So We caused the earth to swallow him and his house, and he had no party that might protect him from Allah, nor could he rescue himself.
Amatul Rahman Omar
Then (it came about that) We made him and his household extinct into the bowels of the earth so that he had no party who could help him against Allâh, nor was he of those who could defend themselves and could ask for help.
Arthur John Arberry
So We made the earth to swallow him and his dwelling and there was no host to help him, apart from God, and he was helpless;
Bijan Moeinian
Eventually I punished him, his followers and all his wealth by sinking them underground. Neither him nor any force could have helped him against God; he turned to be a looser.
E. Henry Palmer
And we clave the earth with him and with his house; and he had no troop to help him against God, nor was he of those who were helped!'
Edip-Layth
We then caused the earth to swallow him and his mansion. He had no group that could protect him against God; nor would he be victorious.
George Sale
And We caused the ground to cleave in sunder, and to swallow up him and his palace: And he had no forces to defend him, besides God; neither was he rescued from punishment.
Hamid S. Aziz
But those who had been given knowledge said, "Woe to you! The reward of Allah is better for him who believes and does right; but none shall obtain it except the steadfast.
Mahmoud Ghali
So We caved in him and his home (into) the earth; then in no way did he have a community to vindicate him, apart from Allah; and in no way did he vindicate (himself).
Marmaduke Pickthall
So We caused the earth to swallow him and his dwelling-place. Then he had no host to help him against Allah, nor was he of those who can save themselves.
Mohamed Ahmed - Samira
So We opened up the earth and sunk him and his mansion. There was not a body that could help him against (the will) of God, nor was he able to save himself.
Muhammad Asad
And thereupon We caused the earth to swallow him and his dwelling; and he had none and nothing to succour him against God, nor was he of those who could succour themselves.
Mustafa Khattab
Then We caused the earth to swallow him up, along with his home. There was no one to help him against Allah, nor could he even help himself.
Progressive Muslims
We then caused the Earth to swallow him and his mansion. He had no group that could protect him against God; nor would he be victorious.
Sahih International
And We caused the earth to swallow him and his home. And there was for him no company to aid him other than Allah, nor was he of those who [could] defend themselves.
Sam Gerrans
(Then We caused the earth to swallow him and his abode. And there was for him no band to help him besides God; and he was not of those who help themselves.
Shabbir Ahmed
And thereupon We caused the earth to swallow him and his dwelling. And he had none and nothing to help him against Allah's Laws, nor could he help himself.
Syed Vickar Ahamed
So, then We made the earth to swallow him up and his house; And he had not (the smallest) group to help him against Allah, and he could not protect himself.
Taqi Usmani
Then We made him and his home sink into the earth. So there was no group for him who could help him against Allah, nor was he one of those who could defend themselves.
The Monotheist Group
We then caused the earth to swallow him and his mansion. He had no group that could protect him against God; nor would he be victorious.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous fîmes donc que la terre lʹengloutît, lui et sa maison. Aucun clan en dehors dʹAllah ne fut là pour le secourir, et il ne pût se secourir lui-même.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca me Qarûn bi mal û xanî ve di erdê de bire xwarê. Êdî jê re tu desteyek nebû ku li hemberî Xwedê arîkariya wî bike û wî bi xwe jî nekarî arîkariya xwe bike.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen lieten Wij de aarde met hem en zijn huis wegzinken en er was voor hem geen groep (mensen) die hem in plaats van God konden helpen; hij behoorde niet tot hen aan wie hulp geboden werd.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij spleten den grond, om hem en zijn paleis te verzwelgen, en zijne knechten konden hem niet redden en hij werd van de straf niet verlost.
Hollandaca — Siregar
Daarom deden wij hem en zijn woning in de aarde wegzinken. En voor hem was er geen groep die hem kon helpen, behalve Allah. En hij behoorde niet tot de weerbaren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И заставили Мы землю поглотить его [Каруна] и его жилище. И не оказалось у него толпы, которая помогла бы ему вместо Аллаха. И (сам) он не смог помочь себе (когда пало на него наказание Аллаха).
Rusça — Osmanov
И тогда Мы повелели земле поглотить Каруна и дом его. Не было у него сподвижников, которые помогли бы ему против Аллаха, и сам он не смог помочь себе.