"Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez."

وَابْتَغِ فِيمَا اٰتٰيكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَصِيبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَاَحْسِنْ كَمَا اَحْسَنَ اللّٰهُ اِلَيْكَ وَلَا تَبْغِ الْفَسَادَ فِي الْاَرْضِ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِدِينَ

ve bteği fīmā ātāke (a)llahu d-dāra l-āḣirate ve lā tense neSībeke mine d-dunyā ve eHsin ke mā eHsene (a)llahu ileyke ve lā tebği l-fesāde fī l-erDi inne (a)llahe lā yuHibbu l-mufsidīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَابْتَغِve bteğiب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakve iste (ara)
2فِيمَاfīmāiçinde
3اٰتٰيكَātākeا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeksana verdiği
4اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
5الدَّارَd-dāraد و رDönmek, devretmek, dolaşmakyurdunu
6الْاٰخِرَةَl-āḣirateا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiret
7وَلَاve lāve
8تَنْسَtenseن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmakunutma
9نَصِيبَكَneSībekeن ص بSabitlemek, yükseltmek/kurmak/tesis etmek, düşmanlık/husumetle hareket etmek, bir şeyi yere koymak, yorgun/bitkin, zorluk/sıkıntı/üzüntü çekmek, nasiba - özen göstermek, çalışmak/emek vermek, ısrarlı olmak.nasibini
10مِنَmine-dan
11الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya-
12وَاَحْسِنْve eHsinح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.ve iyilik et
13كَمَاke māgibi
14اَحْسَنَeHseneح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.iyilik ettiği
15اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
16اِلَيْكَileykesana
17وَلَاve lāve
18تَبْغِtebğiب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakisteme
19الْفَسَادَl-fesādeف س دyozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet.bozgunculuk
20فِي
21الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
22اِنَّinneçünkü
23اللّٰهَ(a)llaheAllah
24لَا
25يُحِبُّyuHibbuح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.sevmez
26الْمُفْسِدِينَl-mufsidīneف س دyozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet.bozguncuları

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'ın sana verdiği mal, menâl yüzünden âhiret yurdunu aramaya bak ve dünyâdaki nasîbini de unutma ve Allah sana nasıl ihsân ettiyse sen de ihsân et ve yeryüzünde bozgunculuk etmeye kalkışma; şüphe yok ki Allah, bozguncuları sevmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼın sana verdiği mal, menâl yüzünden âhiret yurdunu aramaya bak ve dünyâdaki nasîbini de unutma ve Allah sana nasıl ihsân ettiyse sen de ihsân et ve yeryüzünde bozgunculuk etmeye kalkışma; şüphe yok ki Allah, bozguncuları sevmez.

Adem Uğur

Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.

Ahmed Hulusi

"Allah'ın sana verdiklerinden, gelecek yurdunu (kazandıracaklarını) iste, dünyadan da nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsan et! Yeryüzünde bozgunculuk yapma! Muhakkak ki Allah bozgunculuk yapanları sevmez!"

Ahmet Tekin

'Allah’ın sana verdiği servet ve imkânlar içinde, Allah yolunda faaliyet göstererek, âhiret yurdunu, ebedî yurdu kazanmaya çalış. Ama dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın, sana lütuf ve ihsanda bulunduğu gibi, sen de iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan bir müslüman olarak hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yap. Yeryüzünde, ülkede bozgunculuğu, fesadı arzu etme. Allah bozguncuları sevmez.' dedi.

Ahmet Varol

Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu da ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik ettiği gibi sen de iyilik et ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah bozguncuları sevmez.'

Ali Bulaç

"Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. Çünkü Allah, bozgunculuk yapanları sevmez."

Ali Fikri Yavuz

Allah’ın sana verdiği mal ile ahiret yurdunu, (cenneti) iste, (servetini hayır yoluna harca). Dünyadan nashibini de unutma, (ihtiyacın kadar sakla). Allah, sana ihsan ettiği gibi, sen de (Allah’ın kullarına) ihsan et. Yeryüzünde fesad arama; çünkü Allah fesad çıkaranları sevmez.”

Ali Rıza Safa

"Allah'ın sana verdikleriyle, Sonsuz Yaşam Ülkesi'ni bulmaya çalış; dünyadan da payını unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi, sen de iyilik yap; yeryüzünde bozgunculuk yapma. Kuşkusuz, Allah, bozgunculuk yapanları sevmez!"

Bayraktar Bayraklı

"Allah'ın sana verdiğinden ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana iyilik ettiği gibi, sen de iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez."

Bekir Sadak

(76-77) Karun, Musa'nin milletindendi; ama onlara karsi azdi. Biz ona, anahtarlarini guclu bir toplulugun zor tasidigi hazineler vermistik. Milleti ona: «Boburlenme, Allah suphesiz ki boburlenenleri sevmez. Allah'in sana verdigi seylerde, ahiret yurdunu gzet, dunyadaki payini da unutma; Allah'in sana yaptigi iyilik gibi, sen de iyilik yap; yeryuzunde bozgunculuk isteme; dogrusu Allah bozgunculari sevmez» demislerdi.

Celal Yıldırım

«Allah'ın sana verdiği bunca hazinelerle Âhiret yurdunu arayıp elde etmeye çalış. Dünya'daki nasibini de unutma ; Allah sana iyilikte bulunduğu gibi sen de iyilikte bulun ; bir de sakın yeryüzünde fesâd çıkarmaya özenme ; çünkü gerçekten Allah fesâd çıkaranları hiç sevmez.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın sana verdiğinden âhiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de insanlara ihsanda bulun. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışma! Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez.”

Diyanet İşleri

"Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez."

Diyanet İşleri (eski)

(76-77) Karun, Musa'nın milletindendi; ama onlara karşı azdı. Biz ona, anahtarlarını güçlü bir topluluğun zor taşıdığı hazineler vermiştik. Milleti ona: 'Böbürlenme, Allah şüphesiz ki böbürlenenleri sevmez. Allah'ın sana verdiği şeylerde, ahiret yurdunu gözet, dünyadaki payını da unutma; Allah'ın sana yaptığı iyilik gibi, sen de iyilik yap; yeryüzünde bozgunculuk isteme; doğrusu Allah bozguncuları sevmez' demişlerdi.

Diyanet Vakfi

Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın sana bu vergisi içinde ahiret evini ara ve dünyadan nasibini de unutma; Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de iyilik et ve yeryüzünde bozgunculuk arama; çünkü Allah, bozguncuları sevmez!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Allahın sana bu vergisi içinde sen Ahıret evini ara ve Dünyadan nasibini unutma da Allahın sana ihsan ettiği gibi ihsan et ve Yer yüzünde fesad arama, çünkü Allah müfsidleri sevmez

Erhan Aktaş

"Allah'ın sana verdikleri ile ahiret yurdunu elde etmeye çalış. Ve dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de İnsanlara iyilikte bulun. Ve yeryüzünde bozgunculuk yapma. Allah, bozguncuları sevmez."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Allah'ın sana verdikleri ile ahiret yurdunu elde etmeye çalış. Ve dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de insanlara iyilikte bulun. Ve yeryüzünde bozgunculuk yapma. Allah, bozguncuları sevmez."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın sana verdikleri ile ahiret yurdunu elde etmeye çalış. Ve dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de insanlara iyilikte bulun. Ve yeryüzünde bozgunculuk yapma. Allah, bozguncuları sevmez.

Fizilal-il Kuran

Allah'ın sana verdiği bu servet içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma, Allah sana nasıl iyilik ettiyse, sen de öyle iyilik et, yeryüzünde bozgunculuk isteme, çünkü Allah bozguncuları sevmez.

Gültekin Onan

"Tanrı'nın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. Tanrı'nın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. Çünkü Tanrı, bozgunculuk yapanları sevmez."

Hamdi Döndüren

“Allah’ın sana verdiklerinde ahiret yurdunu ara; ama dünyadan da payını unutma. Allah sana nasıl iyilikte bulunduysa, sen de iyilikte bulun! Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışma, çünkü Allah bozguncuları sevmez!”

Hasan Basri Çantay

"Allahın sana verdiği (maldan harcayıb) ahiret yurdunu ara. Dünyadan nasıybini de unutma. Allahın sana ihsan etdiği gibi sen de (insanlara sadaka vererek) ihsanda bulun. Yer (yüzün) de fesad arama. Çünkü Allah fesadcıları sevmez".

Hasib Asutay

Allah'ın sana verdiğinden, âhiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. (36) Allah sana nasıl iyilik ettiyse sen de (insanlara) öyle iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuk (etmeyi) isteme. Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez. (36. Bunda İslâm'ın dünyaya da ne kadar önem verdiğine dair işaret vardır.)

Hayrat Neşriyat

'Allah’ın sana verdiği (servet) ile âhiret yurdunu ara (bol hayır yap); dünyadan da nasîbini unutma; Allah sana nasıl iyilik ettiyse, (sen de) öyle iyilik et! Ve yeryüzünde fesad (çıkarmaya yol) arama! Çünki Allah, fesad çıkaranları sevmez.'

İbni Kesir

Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu gözet. Dünyadaki nasibini de unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsan da bulun. Yeryüzünde bozgunculuk arama. Doğrusu Allah; bozguncuları sevmez.

Mehmet Okuyan

Allah’ın sana verdiği şeyler sayesinde ahiret yurdunu iste; dünyadan payını unutma! Allah sana iyilik yaptığı gibi, sen de (insanlara) iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuğu arzulama! Şüphesiz ki Allah bozguncuları sevmez.”

Muhammed Esed

Öyleyse, Allah'ın sana verdiklerinden yararlanarak yalnızca ahiret yurdunda (iyi bir yer tutmanın) yolunu ara; bu arada, pek tabii, bu dünyadaki nasibini de unutma; ve Allah nasıl sana iyilikte bulunduysa, sen de (başkalarına) öyle iyilikte bulun; ve sakın yeryüzünde bozgunculuk, karışıklık çıkarmaya çalışma: çünkü, şüphesiz, Allah bozguncuları sevmez!" dedikleri zaman,

Mustafa İslamoğlu

Gel sen Allah'ın sana verdiklerini doğru yolda harcayarak ahiret yurdunun (mutluluğunu) ara, üstelik dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de (başkalarına) iyilik yap ve sakın ola yeryüzünde haddi aşarak bozgunculuk edeyim deme: çünkü Allah bozguncuları asla sevmez!"

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve Allah'ın sana verdiğinde, ahiret yurdunu araştır ve dünyada olan nâsibini de unutma ve Allah sana ihsan ettiği gibi ihsanda bulun ve yeryüzünde fesat arama. Şüphe yok ki, Allah müfsitleri sevmez.»

Ömer Öngüt

“Allah'ın sana verdiği mal ile ahiret yurdunu gözet. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsanda bulun. Yeryüzünde bozgunculuk isteme. Doğrusu Allah bozguncuları sevmez. '”

Suat Yıldırım

"Allah’ın sana ihsan ettiği bu servetle ebedî âhiret yurdunu mâmur etmeye gayret göster, ama dünyadan da nasibini unutma! (ihtiyacına yetecek kadarını sakla). Allah sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara iyilik et, sakın ülkede nizamı bozma peşinde olma! Çünkü Allah bozguncuları sevmez."

Süleyman Ateş

"Allah'ın sana verdiği (bu servet) içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma, Allah sana nasıl iyilik ettiyse sen de öyle iyilik et, yeryüzünde bozgunculuk (etmeyi) isteme, çünkü Allah bozguncuları sevmez."

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın sana verdikleriyle ahiret yurdunu kazanmaya çalış. Dünyadan da payını unutma. Allah sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap. Yeryüzünde düzeni bozmaya çalışma. Allah bozguncuları sevmez."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın sana verdikleri ile ahiret yurduna yönel. Dünyadan da payını unutma. Allah sana nasıl iyilikte bulunduysa sen de başkalarına, o şekilde iyilikte bulun. Buralarda bozgunculuk yapmaya çalışma, Allah bozguncuları sevmez."

Şaban Piriş

Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara, dünyadaki nasibini de unutma. Allah sana nasıl verdiyse, sen de başkalarına ver. Yeryüzünde fesat çıkarmaya kalkışma! Allah, bozguncuları sevmez.

Tefhim-ul Kuran

«Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sende ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. Çünkü Allah, bozgunculuk yapanları sevmez.»

Ümit Şimşek

'Allah'ın sana verdikleriyle âhiret yurdunu kazanmaya bak; dünyadan nasibini unutma. Allah sana nasıl ihsanda bulunduysa, sen de öylece insanlara iyilik yap. Memlekette bozgunculuk yapmaya da kalkma. Çünkü Allah bozguncuları sevmez.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Allah'ın sana verdikleri içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana güzel davrandığı gibi sen de güzel davran/Allah'ın sana lütufta bulunduğu gibi sen de lütufta bulun. Yeryüzünde fesat isteyip durma, çünkü Allah fesat peşinde koşanları sevmez."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahın sənə verdiyi ilə Axirət yurduna can at. Dünyadakı nəsibini də unutma. Allah sənə yaxşılıq etdiyi kimi, sən də başqalarına yaxşılıq et. Yer üzündə fitnə-fəsad törətməyə çalışma. Şübhəsiz ki, Allah fitnə-fəsad törədənləri sevmir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahın sənə verdiyindən özünə axirət qazan (malını Allah yolunda sərf et). Dünyadakı nəsibini də unutma. (O maldan qismətinin ancaq bir kəfən olduğunu bil. Pulunu məʼnasız yerə sağa-sola səpələmə; səhhətinin, sərvətinin, gəncliyinin qədrini bil. Sabah səni Allahın əzabından qurtara biləcək yaxşı əməllər et). Allah sənə (sərvət verməklə) yaxşılıq etdiyi kimi, sən də (varından yoxsullara, qohum-əqrabaya xərcləməklə) yaxşılıq et. Yer üzündə fitnə-fəsad törətməyə cəhd göstərmə. Həqiqətən, Allah fitnə-fəsad törədənləri sevməz!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Strebe durch die Güter, die dir Gott gegeben hat, das Jenseits an, und vergiß dabei nicht deinen Anteil am irdischen Leben! Tue deinen Mitmenschen gern Gutes, wie dir Gott gern Gutes tut! Trachte nicht danach, auf Erden Unheil zu stiften! Gott liebt nicht die Unheilstifter.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

sondern trachte mit dem, was Allah dir gegeben hat, nach der jenseitigen Wohnstätte, vergiß aber auch nicht deinen Anteil am Diesseits. Und tu Gutes, so wie Allah dir Gutes getan hat. Und trachte nicht nach Unheil auf der Erde, denn Allah liebt nicht die Unheilstifter.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sondern suche in dem, was Allah dir gegeben hat, die Wohnstatt des Jenseits; und vergiß deinen Teil an der Welt nicht; und tue Gutes, wie Allah dir Gutes getan hat; und begehre kein Unheil auf Erden; denn Allah liebt die Unheilstifter nicht.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und strebe mit dem, was ALLAH dir zuteil werden ließ, die jenseitige Wohnstätte an und vergiß nicht deinen Anteil am Diesseits, und tue Gutes, wie ALLAH dir Gutes tat, und strebe kein Verderben auf Erden an! Gewiß, ALLAH liebt nicht die Verderben- Anrichtenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And betake yourself", they added, "to Providence for the grace He made to abound in you seeking His satisfaction -to ensure spiritual relish- Hereafter, and do not neglect your share of worldly enjoyment of what is lawful, And be kindly disposed and benevolent to others as Allah has been to you and do not pursue mischief nor create discord on earth. Allah detests those who have ill- will and mischief is natural to them".

Abdul Haleem

Seek the life to come by means of what God has granted you, but do not neglect your rightful share in this world. Do good to others as God has done good to you. Do not seek to spread corruption in the land, for God does not love those who do this,’

Abdullah Yusuf Ali

"But seek, with the (wealth) which Allah has bestowed on thee, the Home of the Hereafter, nor forget thy portion in this world: but do thou good, as Allah has been good to thee, and seek not (occasions for) mischief in the land: for Allah loves not those who do mischief."

Abul A'la Maududi

Seek by means of the wealth that Allah has granted you the Abode of the Hereafter, but forget not your share in this world and do good as Allah has been good to you and do not strive to create mischief in the land, for Allah loves not those who create mischief."

Aisha Bewley

Seek the abode of the Next World with what Allah has given you, without forgetting your portion of this world. And do good as Allah has been good to you. And do not seek to cause corruption in the earth. Allah does not love corrupters.’

Al-Hilali & Khan

"But seek, with that (wealth) which Allâh has bestowed on you, the home of the Hereafter, and forget not your portion of lawful enjoyment in this world; and do good as Allâh has been good to you, and seek not mischief in the land. Verily, Allâh likes not the Mufsidûn (those who commit great crimes and sins, oppressors, tyrants, mischief-makers, corrupters)."

Ali Quli Qarai

By the means of what Allah has given you, seek the abode of the Hereafter, while not forgetting your share of this world. Be good [to others] just as Allah has been good to you, and do not try to cause corruption in the land. Indeed Allah does not like the agents of corruption.’

Amatul Rahman Omar

`And seek the home of the Hereafter by means of that which Allâh has given you. And do not neglect (to acquire) your portion (of righteous deeds) in the present life. And do good to others as Allâh has done good to you. And do not seek to promote evil in the land, for Allâh does not love the evil doers who create mischief.'

Arthur John Arberry

but seek, amidst that which God has given thee, the Last Abode, and forget not thy portion of the present world; and do good, as God has been good to thee. ' And seek not to work corruption in the earth; surely God loves not the workers of corruption.'

Bijan Moeinian

Then they said: "Use your wealth, which is given to you by God at first place, as a mean to please God and secure your life in Hereafter without neglecting your fair share of this world. Be good to the others as God has been good to you and do not spread corruption on earth as God does not like the corrupt people."

E. Henry Palmer

but crave, through what God has given thee, the future abode; and forget not thy portion in this world, and do good, as God has done good to thee; and seek not evil doing in the earth; verily, God loves not the evildoers!'

Edip-Layth

"Seek with the provisions bestowed upon you by God the abode of the Hereafter, and do not forget your share in this world, and do good as God has done good to you. Do not seek corruption in the land. God does not like the corruptors."

George Sale

But seek to attain, by means of the wealth which God hath given thee, the future mansion of paradise. And forget not thy portion in this world; but be thou bounteous unto others, as God hath been bounteous unto thee: And seek not to act corruptly in the earth; for God loveth not the corrupt doers.

Hamid S. Aziz

Qarun (Korah) was of the people of Moses, but he behaved insolently (oppressed them); and We gave him so much treasure that the keys thereof would have been a burden on men endowed with strength. When his people said to him, "Exult not; verily, Allah loves not those who exult in riches,

Mahmoud Ghali

And seek, in whatever Allah has brought you, the Last Home, and do not forget your assignment of the present (life); (Literally: the lowly "life", i. e., the life of this world) and be fair (to others) as Allah has been fair to you. And do not inequitably seek to work corruption in the land; surely Allah does not love the corruptors."

Marmaduke Pickthall

But seek the abode of the Hereafter in that which Allah hath given thee and neglect not thy portion of the world, and be thou kind even as Allah hath been kind to thee, and seek not corruption in the earth; lo! Allah loveth not corrupters,

Mohamed Ahmed - Samira

So seek the abode of the Hereafter through what God has given you, and do not forget your part in this world. Do good to others as God has done good to you, and do not try to spread corruption in the land. Surely God does not like corrupters."

Muhammad Asad

Seek instead, by means of what God has granted thee, [the good of] the life to come, without forget­ting, withal, thine own [rightful] share in this world; and do good [unto others] as God has done good unto thee; and seek not to spread corruption on earth: for, verily, God does not love the spreaders of corruption!"

Mustafa Khattab

Rather, seek the ˹reward˺ of the Hereafter by means of what Allah has granted you, without forgetting your share of this world. And be good ˹to others˺ as Allah has been good to you. Do not seek to spread corruption in the land, for Allah certainly does not like the corruptors."

Progressive Muslims

"And seek with the provisions bestowed upon you by God the abode of the Hereafter, and do not forget your share in this world, and do good as God has done good to you. And do not seek corruption in the land. God does not like the corruptors."

Sahih International

But seek, through that which Allah has given you, the home of the Hereafter; and [yet], do not forget your share of the world. And do good as Allah has done good to you. And desire not corruption in the land. Indeed, Allah does not like corrupters."

Sam Gerrans

“But seek thou, in what God has given thee, the abode of the Hereafter; and forget thou not thy portion in the World; and do thou good, as God has done good to thee; and seek thou not corruption in the land; God loves not the workers of corruption,”

Shabbir Ahmed

"But seek with the wealth Allah has bestowed upon you, the Home of the Hereafter. And do not forget your portion in this world. Be kind to people, as Allah has been kind to you. Do not create corruption and disorder in the land (such that the poor becomes poorer). Allah does not love the corrupters."

Syed Vickar Ahamed

"But search out, with the (wealth) that Allah has given to you, the Home of the Hereafter, and do not forget your lawful (and good) fortune in this world: But you do good, like Allah has been good to you, and do not search (to make) mischief in the land: Verily, Allah loves not those who do mischief. "

Taqi Usmani

And seek the (betterment of) the Ultimate Abode with what Allah has given to you, and do not neglect your share from this world, and do good as Allah did good to you, and do not seek to make mischief in the land. Surely, Allah does not like the mischief-makers."

The Monotheist Group

"And seek with the provisions bestowed upon you by God the abode of the Hereafter, and do not forget your share in this world, and do good as God has done good to you. And do not seek corruption in the land. God does not love the corrupters."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et recherche à travers ce quʹAllah tʹa donné, la Demeure dernière. Et nʹoublie pas ta part en cette vie. Et sois bienfaisant comme Allah a été bienfaisant envers toi. Et ne recherche pas la corruption sur terre. Car Allah nʹaime point les corrupteursʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bi wî malê ku Xwedê daye te mala axretê bixwaze. Lê belê para xwe ji cîhanê jî ji bîr neke. Xwedê wekî ku qencî li te kiriye tu jî wisa qenciyê (li xelkê) bike û li erdê xerabiyê nexwaze. Bêguman Xwedê ji mufsidan hez nake.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En streef met wat God jou gegeven heeft naar de laatste woning en vergeet jouw aandeel aan de tegenwoordige wereld niet. Doe goed zoals God aan jou goed heeft gedaan en streef niet naar verderf op de aarde. God bemint de verderfzaaiers niet.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar tracht door de welvaart, welke God u gegeven heeft, de toekomstige verblijfplaats van het paradijs te verkrijgen. Vergeet uw aandeel niet in deze wereld, maar wees goed omtrent anderen zoo als God goed omtrent u was, en tracht niet snood op aarde te handelen; want God bemint de snoodaards niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И стремись тем (имуществом), что даровал тебе Аллах, к Обители Вечности [к награде в Вечной жизни]! И не забывай своей доли из (этого) мира [пользуйся дозволенным имуществом и не расточительствуй] и добродетельствуй (к людям) [давай милостыню] как добродетельствует тебе Аллах [как Он даровал тебе много имущества], и не стремись к беспорядку на земле [не злочинствуй по отношению к людям]. Поистине, Аллах не любит сеющих беспорядок!»

Rusça — Osmanov

А при помощи того, что Аллах даровал тебе, стремись обрести обитель будущей жизни. Не пренебрегай и долей твоей в этом мире, твори добро, подобно тому как Аллах сотворил добро для тебя, и не стремись к бесчинству на земле, ибо Аллах не любит бесчинствующихʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Sträva med det som Gud har gett dig efter det eviga livets goda utan att försumma din del av det världsliga! Och gör gott mot andra såsom Gud har gjort gott mot dig, och stör inte ordningen på jorden och sprid inte sedligt fördärv; Gud är inte vän av dem som stör ordningen på jorden och fördärvar sederna.ʺ