Öyle ise Allah'a tevekkül et. Çünkü sen apaçık bir hak üzere bulunuyorsun.
فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ اِنَّكَ عَلَى الْحَقِّ الْمُبِينِ
fe tevekkel ǎlā (a)llahi inneke ǎlā l-Haḳḳi l-mubīni
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve artık dayan Allah'a, şüphe yok ki sen, apaçık gerçek yoldasın.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve artık dayan Allahʼa, şüphe yok ki sen, apaçık gerçek yoldasın.
Adem Uğur
O halde sen Allah'a güvenip dayan. Çünkü sen apaçık hakikat üzeresin.
Ahmed Hulusi
O halde Allah'a tevekkül et! Muhakkak ki sen apaçık hakikat üzeresin.
Ahmet Tekin
O halde, Allah’a dayanıp güven, işlerini Allah’a havale et. Sen Allah, insan, kâinat ilişkilerini ve ilâhî düzeni açıklayan apaçık hak dininin öğretmeni, yaşayanı ve uygulayıcısın.
Ahmet Varol
Allah'a güven. Çünkü sen apaçık bir gerçek üzeresin.
Ali Bulaç
Sen, artık Allah'a tevekkül et; çünkü sen apaçık olan hak üzerindesin.
Ali Fikri Yavuz
O halde (Ey Rasûlüm), Allah’a tevekkül et; çünkü sen apaçık bir hak üzerindesin.
Ali Rıza Safa
Artık, Allah'a güven. Aslında, sen, apaçık gerçek üzerindesin.
Bayraktar Bayraklı
Rasulüm; işini sağlam tutarak Allah'a güven! Çünkü sen, apaçık hakikat üzeresin.
Bekir Sadak
Allah'a guven, suphesiz sen apacik gercek uzerindesin.
Celal Yıldırım
Artık Allah'a güvenip dayan. Çünkü sen mutlaka apaçık hakk üzeresin.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O halde sen Allah’a güvenip dayan. Çünkü sen apaçık hakikat üzeresin.
Diyanet İşleri
Öyle ise Allah'a tevekkül et. Çünkü sen apaçık bir hak üzere bulunuyorsun.
Diyanet İşleri (eski)
Allah'a güven, şüphesiz sen apaçık gerçek üzerindesin.
Diyanet Vakfi
O halde sen Allah'a güvenip dayan. Çünkü sen apaçık hakikat üzeresin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ve o halde sen Allah'a güven. Çünkü sen, apaçık hakikatin üzerindesin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O halde Allah'a güven. Sen, şüphesiz açık bir gerçek üzerindesin.
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde Allaha i'timad et sen şübhesiz açık bir hakk üzerindesin
Erhan Aktaş
Öyleyse Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz sen, apaçık gerçek üzerindesin.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Öyleyse Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz sen, apaçık gerçek üzerindesin.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Öyleyse Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz sen, apaçık gerçek üzerindesin.
Fizilal-il Kuran
Ey Muhammed, öyleyse sen Allah'a dayan. Çünkü apaçık gerçeği savunuyorsun.
Gültekin Onan
Sen, artık Tanrı'ya tevekkül et; çünkü sen apaçık olan hak üzerindesin.
Hamdi Döndüren
Allah’a güvenip dayan, çünkü sen apaçık gerçek üzerindesin.
Hasan Basri Çantay
O halde sen Allaha güvenib dayan. Çünkü sen apaçık bir hak üzerindesin.
Hasib Asutay
O halde Allah'a güvenip dayan. Çünkü sen apaçık gerçek üzeresin.
Hayrat Neşriyat
(Ey Resûlüm!) Öyle ise (sen) Allah’a tevekkül et! Çünki sen, apaçık hak üzerindesin!
İbni Kesir
Öyleyse sen; Allah'a tevekkül et. Şüphesiz ki sen; apaçık bir hak üzerindesin.
Mehmet Okuyan
Allah’a güven! Şüphesiz ki sen apaçık hakikat üzeresin.
Muhammed Esed
Öyleyse, (yalnızca) Allah'a güven; çünkü inandığın şey, doğruluğu besbelli gerçeğin ta kendisidir.
Mustafa İslamoğlu
Şu halde yalnızca Allah'a dayan! Çünkü senin dayanağın, doğruluğu açık ve kesin olan hakikattir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık Allah'a tevekkül et. Şüphe yok ki, sen apaçık bir hak üzere bulunmaktasın.
Ömer Öngüt
Resulüm! Allah'a tevekkül et. Şüphesiz ki sen apaçık hakikat üzerindesin.
Suat Yıldırım
O halde yalnız Allah’a güven, çünkü tuttuğun yol gerçekliği meydanda olan hak yoludur.
Süleyman Ateş
Allah'a tevekkül et, çünkü sen apaçık gerçek üzerindesin.
Süleymaniye Vakfı
Sen sadece Allah'a güvenip dayan, sen açık gerçekler üzerindesin!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sen Allah'a dayan. Çünkü o apaçık gerçekler üzerindesin.
Şaban Piriş
Öyleyse Allah'a dayan! Sen, apaçık hak üzerindesin.
Tefhim-ul Kuran
Sen, artık Allah'a tevekkül et; çünkü sen apaçık olan hak üzerindesin.
Ümit Şimşek
Sen Allah'a tevekkül et. Hiç şüphe yok ki sen apaçık bir hak üzerindesin.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'a dayanıp güven, çünkü sen apaçık gerçeğin üzerindesin.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sən yalnız Allaha təvəkkül et! Çünki sən açıq-aydın haqq yoldasan.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) Sən ancaq Allaha təvəkkül et, çünki sən açıq-aydın həqiqi dindəsən (haqq yoldasan).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Verlaß dich auf Gott, denn du verfichst die eindeutige Wahrheit!
Almanca — Der Edle Quran
So verlasse dich auf Allah, denn du verfährst nach der offenkundigen Wahrheit.
Almanca — M. A. Rassoul
Vertraue also auf Allah; denn du verfährst nach der offenkundigen Wahrheit.
Almanca — Muhammad Zaidan
So übe Tawakkul ALLAH gegenüber! Du verfügst zweifelsohne über die eindeutige Wahrheit.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And so, put O Muhammad your trust in Allah. You are in the right and you act in accordance with what is just and good, equitable and morally fitting.
Abdul Haleem
so [Prophet], put your trust in God, you are on the path of clear truth.
Abdullah Yusuf Ali
So put thy trust in Allah: for thou art on (the path of) manifest Truth.
Abul A'la Maududi
So put your trust in Allah for you are on the manifest truth.
Aisha Bewley
So put your trust in Allah. You are clearly on a path of truth.
Al-Hilali & Khan
So put your trust in Allâh; surely, you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) are on manifest truth.
Ali Quli Qarai
So put your trust in Allah, for you indeed stand on the manifest truth.
Amatul Rahman Omar
So put your trust in Allâh, for surely you stand on manifest truth.
Arthur John Arberry
So put thy trust in God; thou art upon the manifest truth.
Bijan Moeinian
Put your trust in God as you are following the most obvious truth.
E. Henry Palmer
Rely thou then upon God, verily, thou art standing on obvious truth.
Edip-Layth
So put your trust in God, for you are clearly on the truth.
George Sale
Therefore put thy trust in God; for thou art in the manifest truth.
Hamid S. Aziz
Verily, your Lord decides between them by His Wisdom (or Judgment), for He is the Mighty, the Wise.
Mahmoud Ghali
So put your trust in Allah; surely you are upon the evident Truth.
Marmaduke Pickthall
Therefor (O Muhammad) put thy trust in Allah, for thou (standest) on the plain Truth.
Mohamed Ahmed - Samira
So you place your trust in God. Certainly you stand on positive truth.
Muhammad Asad
Hence, place thy trust in God [alone] - for, behold, that in which thou believest is truth self-evident.
Mustafa Khattab
So put your trust in Allah, for you are surely upon the ˹Path of˺ clear truth.
Progressive Muslims
So put your trust in God, for you are clearly on the truth.
Sahih International
So rely upon Allah ; indeed, you are upon the clear truth.
Sam Gerrans
And place thou thy trust in God; thou art upon the manifest truth.
Shabbir Ahmed
Hence, put your trust in Allah alone, for, behold, you are taking stand on Truth self-evident.
Syed Vickar Ahamed
So, (believers!) put your trust in Allah: Surely, you (O Prophet!) are on (the Path of) clear (and open) Truth.
Taqi Usmani
So trust in Allah. Surely you are on the clear truth.
The Monotheist Group
So put your trust in God, for you are clearly on the truth.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Naxwe tu xwe bisipêre Xwedê, lewra tu li ser wê heqiya aşkera yî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En stel je vertrouwen op God; jij steunt op de duidelijke waarheid.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Stelt dus uw vertrouwen in God; want gij steunt op de duidelijke waarheid.
Hollandaca — Siregar
Vertrouw daarom op Allah. Voorwaar, jij (O Moehammad) bent op (het Pad van) de duidelijke Waarheid.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И полагайся же (о, Пророк) (во всех своих делах) (только) на Аллаха (и Его тебе будет достаточно), ведь поистине, ты – на явной истине!
Rusça — Osmanov
Уповай же на Аллаха, ибо ты придерживаешься явной истины.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Muhammad!) Lita helt till Gud - du följer ju sanningens klara (ljus)!