Nihayet karınca vadisine geldikleri vakit bir karınca, "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesinler" dedi.

حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَوْا عَلٰى وَادِ النَّمْلِ قَالَتْ نَمْلَةٌ يَاأَيُّهَا النَّمْلُ ادْخُلُوا مَسَاكِنَكُمْ لَا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمٰنُ وَجُنُودُهُ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Hattā iƶā etev ǎlā vādi n-nemli ḳālet nemletun yā eyyuhā n-nemlu dḣulū mesākinekum lā yeHTimennekum suleymānu ve cunūduhu ve hum lā yeş'ǔrūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1حَتّٰٓىHattānihayet
2اِذَٓاiƶāzaman
3اَتَوْاetevا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgeldikleri
4عَلٰىǎlāüzerine
5وَادِvādiو د يKan parası ödemek, insan hayatı için kefaret olarak para cezası ödemek, cinayet için tazminat ödemek.vadisi
6النَّمْلِn-nemliن م لİftira atmak, kötü niyetle bir şeyi ifşa etmek, tırmanmak. Ant. namil - akıllı adam. Gazze'nin 12 mil kuzeyinde deniz kıyısında bulunan Asqalaan ile Jibrin arasında Sina'da yer alan bir vadinin adı ve namlah bu vadide yaşayan bir kabilenin adıdır. anaamil - parmaklar.karınca
7قَالَتْḳāletق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
8نَمْلَةٌnemletunن م لİftira atmak, kötü niyetle bir şeyi ifşa etmek, tırmanmak. Ant. namil - akıllı adam. Gazze'nin 12 mil kuzeyinde deniz kıyısında bulunan Asqalaan ile Jibrin arasında Sina'da yer alan bir vadinin adı ve namlah bu vadide yaşayan bir kabilenin adıdır. anaamil - parmaklar.bir karınca
9يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
10النَّمْلُn-nemluن م لİftira atmak, kötü niyetle bir şeyi ifşa etmek, tırmanmak. Ant. namil - akıllı adam. Gazze'nin 12 mil kuzeyinde deniz kıyısında bulunan Asqalaan ile Jibrin arasında Sina'da yer alan bir vadinin adı ve namlah bu vadide yaşayan bir kabilenin adıdır. anaamil - parmaklar.karıncalar
11ادْخُلُواdḣulūد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgirin
12مَسَاكِنَكُمْmesākinekumس ك نSakin olmak, durgun olmak, hareketsiz kalmak, dinmek, yatışmak, sükûnet bulmak, yerleşmek, oturmak, ikamet etmek, yuva kurmak, huzur bulmak, sessizleşmekyuvalarınıza
13لَا
14يَحْطِمَنَّكُمْyeHTimennekumح ط مKüçük parçalara ayırmak, ezmek, ufalamak, parçalamak, yaşlılıktan zayıf ve bitkin düşmek, bir şeyi açığa çıkarmak için parçalamak, aşırı kuruluktan ufalanmak, birbirinin üzerine yığılmak veya bastırmak, bir şeyin üzerine yığılmak veya bastırmak, öfke veya gazapla alevlenmek.sizi ezmesinler
15سُلَيْمٰنُsuleymānuسليمنSüleyman
16وَجُنُودُهُve cunūduhuج ن دOrduları toplamak veya bir araya getirmek, ordu hazırlamak, Jundun [savaş için hazırlanmış toplanan askerler; yardımcı kuvvetler].ve orduları
17وَهُمْve humve onlar
18لَا
19يَشْعُرُونَyeş'ǔrūneش ع رbilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi sözfarkında olmayarak

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonunda bir karınca vâdisine geldikleri zaman bir karınca, ey karıncalar dedi, yuvalarınıza girin de Süleyman ve orduları, bilmeden çiğnemesinler sizi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonunda bir karınca vâdisine geldikleri zaman bir karınca, ey karıncalar dedi, yuvalarınıza girin de Süleyman ve orduları, bilmeden çiğnemesinler sizi.

Adem Uğur

Nihayet Karınca vâdisine geldikleri zaman, bir karınca: Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! dedi.

Ahmed Hulusi

Nihayet Karınca Vadisine geldikleri vakit, bir dişi karınca: "Ey karıncalar. . . Meskenlerinize girin. . . Süleyman ve orduları farkında olmadan sizi ezip yok etmesinler" dedi.

Ahmet Tekin

Nihayet Karınca vadisine geldiklerinde durdular. Kraliçe karınca: 'Ey karıncalar, yuvalarınıza girin. Süleyman, askerî erkânı ve orduları farkında olmadan sizi ezmesinler.' dedi.

Ahmet Varol

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde bir karınca dedi ki: 'Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları farkında olmadan sizi ezmesinler.'

Ali Bulaç

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca dedi ki: "Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp geçmesin."

Ali Fikri Yavuz

Nihayet (Süleyman ve ordusu Şam’daki karıncası bol) Karınca Vadisine vardıkları zaman, (karıncaların beyi olan) bir karınca şöyle dedi: “- Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu sizi farketmiyerek kırıp ezmesin.”

Ali Rıza Safa

Sonunda, karınca vadisine geldiklerinde, bir Dişi Karınca, şöyle dedi: "Ey karıncalar; yuvalarınıza girin! Süleyman ve orduları, ayırdında olmadan sizi ezip geçmesinler!"

Bayraktar Bayraklı

Karınca vadisine geldiklerinde, bir karınca şöyle seslendi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza giriniz ki Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler."

Bekir Sadak

Sonunda, karincalarin bulundugu vadiye geldiklerinde bir karinca: «Ey karincalar! Yuvalariniza girin, Suleyman'in ordusu farkina varmadan sizi ezmesin» dedi.

Celal Yıldırım

Sonunda karıncaların (daha çok eyleştiği) vadiye geldiler. Dişi bir karınca, «ey karıncalar! Yuvanıza hemen girin ki Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi kırıp geçmesinler» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Nihayet Karınca vadisine geldiklerinde, bir karınca şöyle dedi: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; aman, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin!”

Diyanet İşleri

Nihayet karınca vadisine geldikleri vakit bir karınca, "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesinler" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Sonunda, karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir dişi (kraliçe) karınca: 'Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman'ın ordusu farkına varmadan sizi ezmesin' dedi.

Diyanet Vakfi

Nihayet Karınca vâdisine geldikleri zaman, bir karınca: Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin! dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Nihayet karınca vâdisine geldikleri zaman, bir karınca: «Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin!» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hatta karınca deresi üzerine vardıklarında bir karınca şöyle dedi: "Ey karıncalar! Haydi, yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farketmeyerek sizi kırıp geçirmesin."

Elmalılı Hamdi Yazır

Hatta karınca deresi üzerine vardıklarında bir karınca şöyle dedi: ey karıncalar, haydin meskenlerinize girin, Süleyman ve ordusu sizi farketmiyerek kırıp geçirmesin

Erhan Aktaş

Nihayet Neml Vadisi'ne geldikleri zaman, dişi bir neml: "Ey nemller! Meskenlerinize girin, Süleyman ve orduları istemeyerek sizi kırıp geçirmesin." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nihayet Neml Vadisi'ne geldikleri zaman, dişi bir neml: "Ey nemller! Meskenlerinize girin, Süleyman ve orduları istemeyerek sizi kırıp geçirmesin." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nihayet Neml vadisine geldikleri zaman, bir Neml'li: "Ey Neml'liler! Evlerinize girin, Süleyman ve orduları istemeyerek sizi kırıp geçirmesin." dedi.

Fizilal-il Kuran

Ordu karınca vadisine vardığında ordudaki karıncalardan biri «Ey karıncalar yuvalarınıza giriniz ki, Süleyman ve ordusu farkında olmadan sizi çiğnemesin» dedi.

Gültekin Onan

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde bir dişi karınca dedi ki: "Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları farkında olmaksızın sizi kırıp geçmesin."

Hamdi Döndüren

Karınca vadisine geldiklerinde, bir karınca, “Ey karıncalar, (dedi), yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları, farkına varmadan sizi ezmesinler!”

Hasan Basri Çantay

Hatta Karınca Vadisi üzerine geldikleri zaman (dişi) bir karınca dedi ki: "Ey karıncalar, yuvalarınıza girin. Sakın Süleyman ve ordusu, kendileri bilmeyerek, sizi kırmasın"!

Hasib Asutay

Nihâyet karınca vadisine (6) geldikleri zaman, bir karınca: 'Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve askerleri farkına varmadan sizi ezmesinler!' dedi. (6. Bu vadi Şam'dadır. Karıncası bol olan bir yerdir.)

Hayrat Neşriyat

Nihâyet neml (karınca) vâdisine geldiklerinde, (içlerinde reis olan) bir karınca: 'Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin! Süleymân ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesin!' dedi.

İbni Kesir

Nihayet karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir karınca dedi ki: Ey karıncalar, yuvalarınıza girin. Süleyman ve orduları farkına varmadan sakın sizi ezmesin.

Mehmet Okuyan

Sonunda Karınca Vadisi’ne geldikleri zaman bir karınca “Ey karıncalar! Meskenlerinize (yuvalarınıza) girin! Süleyman ve ordusu, farkına varmadan sizi ezip kırmasın!” demişti.

Muhammed Esed

(Nitekim,) karınca(larla dolu bir) vadiye geldiklerinde, karıncalardan biri: "Ey karıncalar!" diye bağırdı, "Hemen yuvalarınıza girin ki Süleyman ve ordusu, farkında olmadan sizi ezip geçmesin!"

Mustafa İslamoğlu

Derken karıncalar(ın olduğu) vadiye gelince, bir ana karınca "Ey karıncalar!" diye komut verdi; "(Derhal) yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve orduları farkına varmadan sizi çiğnemesin!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, Karınca Vadisi üzerine geldiler, bir karınca dedi ki: «Ey karıncalar! Yuvalarınıza giriniz. Süleyman ve O'nun askerleri farkında olmaz oldukları halde sizi kırmasınlar.»

Ömer Öngüt

Nihayet karınca vâdisine geldiklerinde bir karınca dedi ki: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza giriniz! Süleyman ve orduları farkına varmadan sizi ezmesin. ”

Suat Yıldırım

Derken Karınca vadisine geldiklerinde, onları gören bir karınca: "Ey karıncalar, haydin yuvalarınıza girin. Süleyman ve orduları, sizi fark etmeyerek ezip çiğnemesinler!" diye seslendi.

Süleyman Ateş

Karınca vadisine geldikleri zaman bir karınca: "Ey karıncalar" dedi, "yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler."

Süleymaniye Vakfı

Karınca vadisine vardıklarında kraliçe karınca şöyle dedi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin de Süleyman ve orduları farkına varmadan sizi ezmesinler."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Karınca vadisine vardılar. Bir dişi karınca dedi ki; "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki Süleyman ve orduları bilmeden sizi ezmesinler."

Şaban Piriş

Karınca Vadisine geldikleri zaman, bir karınca: -Ey karıncalar, yuvalarınıza girin, Süleyman ve askerleri farkına varmadan sizi ezmesinler dedi.

Tefhim-ul Kuran

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca dedi ki: «Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp geçmesin.»

Ümit Şimşek

Karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca 'Yuvalarınıza girin, karıncalar,' dedi. 'Tâ ki Süleyman ve ordusu, farkında olmadan sizi çiğnemesin.'

Yaşar Nuri Öztürk

Karınca vadisine geldiklerinde bir karınca şöyle seslendi: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin ki, Süeyman ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesinler."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Nəhayət, onlar qarışqa vadisinə gəlib çatdıqda bir qarışqa dedi: “Ey qarışqalar! Yuvalarınıza girin ki, Süleyman və onun qoşunu özləri də hiss etmədən sizi tapdayıb məhv etməsinlər”.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Als sie ins Tal der Ameisen kamen, sagte eine Ameise: ʺO ihr Ameisen! Geht in eure Wohnungen, sonst zertreten euch Salomo und seine Streiter, ohne es zu merken.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Als sie dann zum Ameisental kamen, sagte eine Ameise: ʺO ihr Ameisen, geht in eure Wohnungen hinein, damit euch ja nicht Sulaiman und seine Heerscharen niederwalzen, ohne daß sie merken.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

bis dann, als sie zum Tale der Ameisen kamen, eine Ameise (darunter) sagte: ʺO ihr Ameisen, geht in eure Wohnungen hinein, damit euch Salomo und seine Heerscharen nicht zertreten, ohne daß sie es merken.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when they reached the valley of the ants -where ants formed a great number of communities or colonies- one ant said to the rest: O you ants go back to your dwellings so that Sulayman and his hosts do not crush you unawares".

Abdul Haleem

and when they came to the Valley of the Ants, one ant said, ‘Ants! Go into your homes, in case Solomon and his hosts unwittingly crush you.’

Abdullah Yusuf Ali

At length, when they came to a (lowly) valley of ants, one of the ants said: "O ye ants, get into your habitations, lest Solomon and his hosts crush you (under foot) without knowing it."

Abul A'la Maududi

(Solomon was once on the move with them) until when they reached a valley of ants one of the ants said: "O ants, get into your holes, lest Solomon and his hosts crush you (under their feet) without even knowing."

Aisha Bewley

Then, when they reached the Valley of the Ants, an ant said, ‘Ants! enter your dwellings so that Sulayman and his troops do not crush you unwittingly. ’

Al-Hilali & Khan

Till, when they came to the valley of the ants, one of the ants said: "O ants! Enter your dwellings, lest Sulaimân (Solomon) and his hosts should crush you, while they perceive not."

Ali Quli Qarai

When they came to the Valley of Ants, an ant said, ‘O ants! Enter your dwellings, lest Solomon and his hosts should trample on you while they are unaware. ’

Amatul Rahman Omar

(Once he was marching with them) until when they (his armies) reached the valley of (the tribe named) al-Naml, a distinguished Namlite said, `O al-Naml! get into your habitations lest Solomon and his hosts should crush you unknowingly. '

Arthur John Arberry

till, when they came on the Valley of Ants, an ant said, 'Ants, enter your dwelling-places, lest Solomon and his hosts crush you, being unaware!'

Bijan Moeinian

In a military campaign, Solomon and his army entered into a valley where the ants were freely roaming. One of the ants said: "Hurry up, get out of Solomon’s way as his army will unknowingly crush us all."

E. Henry Palmer

until they came upon the valley of the ants. Said an ant, 'O ye ants! go into your dwellings, that Solomon and his hosts crush you not while they do not perceive.'

Edip-Layth

Until they came to a valley of ants, a female ant said, "O ants, enter your homes else you will be crushed by Solomon and his soldiers while they do not notice."

George Sale

until they came unto the valley of ants. And an ant, seeing the hosts approaching, said, O ants, enter ye into your habitations, lest Solomon and his army tread you under foot, and perceive it not.

Hamid S. Aziz

And assembled for Solomon were his hosts of the Jinn and of mankind, and birds, and they were marshalled in battle order;

Mahmoud Ghali

Till, when they came up to the Valley of Ants, an ant said, "O you ants, enter your dwellings so that Sulayman and his hosts would not definitely crush you, (while) they are not aware. "

Marmaduke Pickthall

Till, when they reached the Valley of the Ants, an ant exclaimed: O ants! Enter your dwellings lest Solomon and his armies crush you, unperceiving.

Mohamed Ahmed - Samira

Till they reached the Valley of Naml. Said the lady of Naml: "O Naml, go into your dwellings lest Solomon and his hordes should crush you unawares."

Muhammad Asad

till, when they came upon a valley [full] of ants, an ant exclaimed: "O you ants! Get into your dwellings, lest Solomon and his hosts crush you without [even] being aware [of you]!"

Mustafa Khattab

And when they came across a valley of ants, an ant warned, "O ants! Go quickly into your homes so Solomon and his armies do not crush you, unknowingly."

Progressive Muslims

Until they came to a valley of ants, an ant said: "O ants, enter your homes else you will be crushed by Solomon and his soldiers while they do not notice. "

Sahih International

Until, when they came upon the valley of the ants, an ant said, "O ants, enter your dwellings that you not be crushed by Solomon and his soldiers while they perceive not. "

Sam Gerrans

When they had reached the valley of the ants, an ant said: “O ants: enter your dwellings lest Solomon and his forces crush you when they perceive not!”

Shabbir Ahmed

Once (when Solomon was on an expedition to the South), they came upon the valley ruled by Queen An-Naml. The Queen, (realizing the power of Solomon), ordered her armies, "Go back in your barracks, lest Solomon and his armies crush you without knowing that we are a peaceful tribe."

Syed Vickar Ahamed

Till when they came to a valley of the ants, (and) one of the ants said: "O you ants, get into your houses, lest Sulaiman (Solomon) and his armies will crush you (while marching) without knowing it. "

Taqi Usmani

until when they reached the valley of the ants, one of the ants said, "O ants, enter your dwelling places, lest Sulaimān and his armies crush you unknowingly."

The Monotheist Group

Until they came to a valley of ants, a female ant said: "O ants, enter your homes else you will be crushed by Solomon andhis soldiers while they do not notice."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quand ils arrivèrent à la Vallée des Fourmis, une fourmi dit: ʺO fourmis, entrez dans vos demeures, (de peur) que Salomon et ses armées ne vous écrasent (sous leurs pieds) sans sʹen rendre compteʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Heta ku hatin newala mîroyan, mîroyekê got: Gelî mîroyan! Bikevin kunên xwe; bila Suleyman û leşkerên wî bêhay we nepelçiqînin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen zij dan in de vallei van de mieren kwamen zei een mier: ʺO mieren, gaat jullie woningen binnen opdat Soelaimaan en zijn troepen jullie niet zonder het te merken vertrappen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen zij in de vallei der mieren kwamen, zeide eene mier, toen zij de heirscharen zag naderen: O, mieren! gaat in uwe woningen, opdat Salomo en zijn leger u niet onder den voet trede, zonder het te bemerken.

Hollandaca — Siregar

Totdat zij langs de vallei van de mieren kwamen, en een mier zei: ʺO jullie mieren, gaat jullie woningen binnen, anders zullen Soelaimân en zijn troepen jullie vertrappen, zonder dat zij het beseffen!ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда они [Сулайман и его войска] дошли до муравьиной долины, (пророк Сулайман услышал, как) сказала одна муравьиха: «О, муравьи! Войдите в свои жилища, пусть не затопчет вас Сулайман и его войска, не замечая этого».

Rusça — Osmanov

Когда они прибыли в долину муравьев, одна муравьиха сказала: ʺО муравьи! Спрячьтесь в ваших муравейниках, чтобы Сулайман и его воины не растоптали вас ненарокомʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

till dess de kom till Myrornas dal. (Då) hördes en myra ropa: ʺMyror! Skynda er in i era bostäder så att inte Salomo och hans soldater trampar ihjäl er utan att de (ens) märker det!ʺ