Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.

فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ

fe cumiǎ s-seHaratu li mīḳāti yevmin meǎ'lūmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَجُمِعَfe cumiǎج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.ve bir araya getirildi
2السَّحَرَةُs-seHaratuس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vaktibüyücüler
3لِمِيقَاتِli mīḳātiو ق تBir şeyi zamana göre sabitlemek, belirlemek/sınırlamak, zaman atamak/bildirmek/tayin etmek, zaman ölçüsü (örn. mevsim).belirlenen vaktinde
4يَوْمٍyevminي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibir günün
5مَعْلُومٍmeǎ'lūminع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebelli

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Muayyen bir günün muayyen bir zamânında büyücüler toplandı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Muayyen bir günün muayyen bir zamânında büyücüler toplandı.

Adem Uğur

Böylece sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde biraraya getirildi.

Ahmed Hulusi

Nihayet sihirbazlar belirlenen zamanda, bilinen bir yerde toplandılar.

Ahmet Tekin

Sihirbazlar, belli günün tayin edilen saatinde bir araya geldiler.

Ahmet Varol

Böylece büyücüler belli bir günün belirlenen bir vaktinde biraraya getirildiler.

Ali Bulaç

Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.

Ali Fikri Yavuz

Böylece maruf bir günün tayin edilen bir vaktinde bütün sihirbazlar bir araya getirildi.

Ali Rıza Safa

Böylece, bilinen bir günün, belirlenmiş bir zamanında, büyücüler bir araya getirildiler.

Bayraktar Bayraklı

- İleri gelenler dediler ki, "Onu ve kardeşini alıkoy!Şehirlere haberciler sal!Bütün usta büyücüleri çağırsınlar." Büyücüler, belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.

Bekir Sadak

Sihirbazlar, belirli bir gunun bildirilen vaktinde taplandilar.

Celal Yıldırım

Böylece sihirbazlar bilinen bir günün belli vaktinde toplandılar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Böylece sihirbazlar belli bir günün ilân edilmiş vaktinde bir araya getirildi.

Diyanet İşleri

Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.

Diyanet İşleri (eski)

Sihirbazlar, belirli bir günün bildirilen vaktinde toplandılar.

Diyanet Vakfi

Böylece sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde biraraya getirildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Böylece, sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Böylece tesbit edilen bir günün belli bir vaktinde sihirbazlar toplandılar

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu suretle ma'lum bir gün miykat ta'yin olunarak sihirbazlar cemolundu

Erhan Aktaş

Böylece sihirbazlar, belirlenen bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece sihirbazlar, belirlenen bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece sihirbazlar, belirlenen bir günde tayin edilen vakitte bir araya getirildiler.

Fizilal-il Kuran

Bir süre sonra büyücüler belirli bir günün kararlaştırılan saatinde biraraya geldiler.

Gültekin Onan

Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.

Hamdi Döndüren

Böylece büyücüler belirli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildi.

Hasan Basri Çantay

Bu suretle muayyen bir günün belli bir vaktında bütün sihirbazlar bir araya getirildi.

Hasib Asutay

Derken sihirbazlar, belli bir günün belirlenen vaktinde (10) bir araya geldiler. (10. Bir bayram gününün kuşluk vaktinde.)

Hayrat Neşriyat

Böylece sihirbazlar, belli bir günün ta'yîn edilen vaktinde bir araya getirildi.

İbni Kesir

Büyücüler belli bir günün tayin edilen vaktinde toplandılar.

Mehmet Okuyan

(Ardından) büyücüler belirli bir günün belirlenen vaktinde bir araya getirilmişlerdi.

Muhammed Esed

Ve böylece büyücüler belli bir günün belirli bir saatinde bir araya geldiler.

Mustafa İslamoğlu

Derken büyücüler belirli bir günde, tesbit edilen toplanma yer ve zamanında bir araya geldiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

(37-39) «Sana çok bilgin sâhirleri getirsinler.» Artık sâhirler, malum bir günün muayyen bir vaktinde toplanmış oldu. Ve nâsa da denildi ki: «Siz toplanıcılar mısınız?»

Ömer Öngüt

Böylece sihirbazlar belli bir günün sözleşilen vaktinde bir araya getirildiler.

Suat Yıldırım

Böylece belirlenen günde bütün usta sihirbazlar toplandı.

Süleyman Ateş

Derken büyücüler belli bir günün belirlenen vaktinde bir araya getirildi.

Süleymaniye Vakfı

Böylece, bilinen günün (bayram gününün) belirlenen saati için sihirbazlarla toplantı kararı alındı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Belli bir günün belli saatinde büyücüler bir araya getirildi.

Şaban Piriş

Sihirbazlar, belli bir günde, belirlenen bir vakitte toplandılar.

Tefhim-ul Kuran

Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.

Ümit Şimşek

Kararlaştırılan günde büyücüler toplandı.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet büyücüler belirlenen bir günün, belirlenen bir vaktinde bir araya getirildi.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Beləliklə, sehrbazlar bəlli bir günün müəyyən edilmiş vaxtında toplandılar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er versammelte die Zauberer an einem bestimmten Tag am Treffpunkt.

Almanca — Der Edle Quran

So wurden die Zauberer auf die festgesetzte Zeit eines (wohl)bekannten Tages versammelt.

Almanca — M. A. Rassoul

So wurden die Zauberer zur anberaumten Zeit an einem bestimmten Tage versammelt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann versammelte er die Magier zu einem Termin an einem bekannten Tag.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And the magicians were assembled on their known Festive Day.

Abdul Haleem

The sorcerers were [to be] assembled at the appointed time on a certain day

Abdullah Yusuf Ali

So the sorcerers were got together for the appointment of a day well-known,

Abul A'la Maududi

So the magicians were brought together on a particular day at a set time

Aisha Bewley

So the magicians were assembled for a meeting on a specified day.

Al-Hilali & Khan

So the sorcerers were assembled at a fixed time on a day appointed.

Ali Quli Qarai

So the magicians were gathered for the tryst of a known day,

Amatul Rahman Omar

So the sorcerers were gathered together at the appointed time and place on a fixed day.

Arthur John Arberry

So the sorcerers were assembled for the appointed time of a fixed day.

Bijan Moeinian

The magicians came to the meeting place as it was planned.

E. Henry Palmer

And the sorcerers assembled at the appointed time on a stated day,

Edip-Layth

So the magicians were gathered to an appointed day.

George Sale

So the magicians were assembled at an appointed time, on a solemn day.

Hamid S. Aziz

"To collect and bring to you every knowing (expert) magician. "

Mahmoud Ghali

So the sorcerers were gathered (together) for the fixed time on a known day. (A day of festival)

Marmaduke Pickthall

So the wizards were gathered together at a set time on a day appointed.

Mohamed Ahmed - Samira

So the magicians were assembled at a stated time and place on an appointed day.

Muhammad Asad

And so the sorcerers were assembled at a set time on a certain day,

Mustafa Khattab

So the magicians were assembled at the set time on the appointed day.

Progressive Muslims

So the magicians were gathered to an appointed day.

Sahih International

So the magicians were assembled for the appointment of a well-known day.

Sam Gerrans

And the sorcerers were assembled at the appointed time of a known day.

Shabbir Ahmed

The debaters got together at the appointed day and time.

Syed Vickar Ahamed

So, the magicians were brought together for the event on a well known day,

Taqi Usmani

So the sorcerers were assembled for the appointed time of a known day,

The Monotheist Group

So the magicians were gathered to an appointed day.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les magiciens furent donc réunis en rendez-vous au jour convenu.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca sêrbaz di rojeke wextkifşkirî de hatin civandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de tovenaars verzamelden zich op de afgesproken tijd van een vastgestelde dag.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zoo werden de toovenaren op een bepaalden tijd, op een plechtigen dag bijeenvergaderd.

Hollandaca — Siregar

Zo werden de tovenaars verzameld op een afgesprokem lijd op een aangewezen dag.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И были собраны колдуны к назначенному времени известного дня [в предполуденное время в праздник украшения].

Rusça — Osmanov

Чародеев собрали в назначенный день,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och så församlades trollkarlarna vid den tid och på den dag som getts till känna