Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.

وَالَّذِينَ لَا يَشْهَدُونَ الزُّورَ وَاِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا

ve(e)lleƶīne lā yeşhedūne z-zūra ve iƶā merrū bi l-leğvi merrū kirāmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneonlar
2لَا
3يَشْهَدُونَyeşhedūneش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahitlik etmezler
4الزُّورَz-zūraز و رZiyaret etmek, ziyaretçi, meyletmek, ona hürmet gösterdi, tahrif etmek/güzelleştirmek/süslemek, yalan/gerçek olmayan, ayarlamak/düzeltmek, ondan uzaklaşmak veya yan çizmek, kararlılıkyalan ve boş söze
5وَاِذَاve iƶāve ne zaman ki
6مَرُّواmerrūم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.rastlarlar
7بِاللَّغْوِbi l-leğviل غ وSaçma konuşmak, bilerek veya bilmeyerek hata yapmak, boş sözler kullanmak, boş konuşmak, gürültü yapmak ve yaygara koparmak (sözü kesmek için), hafifçe konuşmak (başkasının duymasını engellemek için), konuşma hatası, istem dışı konuşma, gevezelik.boş söze
8مَرُّواmerrūم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.geçip giderler
9كِرَامًاkirāmenك ر مÜretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmakvekar ile

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve öyle kişilerdir onlar ki yalan yere tanıklıkta bulunmazlar ve suç yapılan bir yere uğrarlarsa oradan, suç yapmadan ve yapılan suça râzı olmadan geçip giderler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve öyle kişilerdir onlar ki yalan yere tanıklıkta bulunmazlar ve suç yapılan bir yere uğrarlarsa oradan, suç yapmadan ve yapılan suça râzı olmadan geçip giderler.

Adem Uğur

(O kullar), yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler.

Ahmed Hulusi

Onlar ki, yalana, aslı olmayan şeye şahitlik yapmazlar. . . Boş sözlere, dedi-koduya rastladıklarında da (onlara katılmayıp) onurlu olarak geçip giderler.

Ahmet Tekin

Onlar, yalan yere şâhitlik etmeyenler, sataşmaya, eziyete, edep dışı konuşmaya, boş laflara muhatap olduklarında vakar ile oradan geçip gidenlerdir.

Ahmet Varol

Onlar yalancı şahitlik etmezler ve yararsız bir şeye rastladıklarında onurlu bir şekilde (yüz çevirip) geçerler.

Ali Bulaç

Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.

Ali Fikri Yavuz

Onlar ki, yalana şahidlik etmezler ve boş söz konuşanlara rasgeldikleri zaman, bulaşmadan iyi bir şekilde yüz çevirir geçerler;

Ali Rıza Safa

Onlar, yalana tanıklık etmezler. Boş sözlerle karşılaştıklarında, ağırbaşlı olarak geçip giderler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar yalan yere şahitlik etmezler, lüzumsuz şeylere rastladıklarında katılmayıp, onurlu bir şekilde geçip giderler.

Bekir Sadak

Onlar yalan yere sehadet etmezler; faydasiz birseye rastladiklari zaman yuz cevirip vakarla gecerler.

Celal Yıldırım

Onlar ki yalan yere şâhidlik etmezler, boşanlamsız bir şeyle karşılaşınca sükûnet ve vakarla geçerler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yine anılan o iyi kullar, asılsız şeylere şahitlik etmezler; boş ve mânasız davranışlarla karşılaştıklarında onurluca çekip giderler.

Diyanet İşleri

Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar yalan yere şehadet etmezler; faydasız birşeye rastladıkları zaman yüz çevirip vakarla geçerler.

Diyanet Vakfi

(O kullar), yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve onlar ki, yalan şahitlik etmezler, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar ile (oradan) geçip giderler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlar ki, yalana şahitlik etmezler, anlamsız, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar içinde geçer (gider)ler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlar ki yalana şahid olmazlar ve lağve rastgeldikleri vakıt kerimane geçerler

Erhan Aktaş

Onlar, yalan yere tanıklık etmezler. Boş ve anlamsız bir şeyle karşılaştıkları zaman, onurlu ve erdemlice oradan uzaklaşırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, yalan yere tanıklık etmezler. Boş ve anlamsız bir şeyle karşılaştıkları zaman, onurlu ve erdemlice oradan uzaklaşırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, yalan yere tanıklık etmezler. Boş ve anlamsız bir şeyle karşılaştıkları zaman, onurlu ve erdemlice oradan uzaklaşırlar.

Fizilal-il Kuran

Yine onlar yalanın semtine yanaşmazlar. Kötülükler ile karşılaştıklarında yanlarından onurlarına toz kondurmadan geçip giderler.

Gültekin Onan

Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.

Hamdi Döndüren

Onlar, yalan yere tanıklık etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakarla geçip giderler.

Hasan Basri Çantay

Onlar ki yalan şahidlik etmezler, boş ve kötü lakırdıya rastladıkları vakit şerefli (insanlar) olarak (ondan yüz çevirib) geçerler.

Hasib Asutay

Onlar ki, yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında onur ile (ondan) geçip giderler.

Hayrat Neşriyat

Onlar (o mü’minlerdir) ki, yalan yere şâhidlik etmezler; boş şeyler (söz ve hareketler) ile karşılaştıkları zaman, (yüz çevirerek) vakarla geçip giderler.

İbni Kesir

Onlar ki; yalan yere şehadet etmezler. Boş ve kötü lakırdıya rastladıkları zaman, yüz çevirip vakarla geçerler.

Mehmet Okuyan

(Rahmân’ın kulları), yalana şahitlik etmez; boş şeylerle karşılaştıklarında onurlu bir şekilde geçip giderler.

Muhammed Esed

Onlar ki, yalan ve asılsız olandan yana şehadet etmezler; boş ve anlamsız şeylerle (uğraşan kimselere) rastladıkları zaman yanlarından vekarla geçip giderler.

Mustafa İslamoğlu

Yine onlar ki: yalan ve sahte olandan şahitlik etmezler; yararsız ve anlamsız olan şeylerle karşılaştıklarında vakarla geçip giderler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar ki, yalan yere şehâdette bulunmazlar ve faidesiz bir şeye uğradıkları vakit kerîmler olarak geçer giderler.

Ömer Öngüt

Onlar ki yalan yere şâhitlik etmezler. Boş sözlerle karşılaştıkları (faydasız bir şeye rastladıkları) zaman izzet ve şereflerini koruyarak oradan geçip giderler.

Suat Yıldırım

O kullar, yalan şahitlik etmezler. Boş söz ve işlere rastladıklarında vakarla oradan geçip giderler.

Süleyman Ateş

Onlar yalan ve boş sözün yanında bulunmazlar, boş söze rastladıklarında vekar ile (oradan) geçip giderler.

Süleymaniye Vakfı

Rahman'a kulluk edenler, yalan yanlış şeylere şahitlik etmezler. Bir faydası olmayan şeylere rastladıkları zaman da ağır başlı bir şekilde geçip giderler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rahmanın kulları, yalana şahitlik etmezler, boş sözlerin olduğu yerlerden hiç oralı olamadan geçerler,

Şaban Piriş

Onlar, yalancı şahitlik etmezler. Boş ve kötü bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakarla geçip giderler.

Tefhim-ul Kuran

Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.

Ümit Şimşek

Rahmân'ın o has kulları, yalan yere tanıklık etmezler; boş birşeye rastladıklarında, ağırbaşlılıkla oradan geçer, giderler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar yalana tanıklık etmezler/yalan söze kulak vermezler. Boş lakırdıya rastladıklarında soylu bir tavırla geçip giderler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar yalandan şahidlik etməz, lağlağı məclisinə rast gəldikdə oradan ləyaqətlə ötüb keçərlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O kəslər ki, yalan yerə şahidlik etməz, faydasız bir şeylə rastlaşdıqları (lağlağı bir söhbət eşitdikləri) zaman onlardan üz çevirib vüqarla keçər (özünü ləyaqətlə aparıb onlara əhəmiyyət verməz);

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Es sind diejenigen, die kein falsches Zeugnis ablegen, und wenn sie auf dem Wege törichtes Gerede hören, würdevoll vorbeigehen.

Almanca — Der Edle Quran

Und (auch) diejenigen, die keine Falschaussage bezeugen und, wenn sie im Vorbeigehen unbedachte Rede (hören), würdevoll weitergehen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und diejenigen, die nichts Falsches bezeugen, und die, wenn sie un terwegs leeres Gerede hören, mit Würde (daran) vorbeigehen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Auch diejenigen, die das Lügnerische nicht bezeugen, und wenn sie beim sinnlosen Treiben vorbeigehen, gehen sie in Würde vorbei.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

f) The worshippers who do not give false evidence nor listen to it, and should they come upon someone whose mouth is full of loud futilities or upon people indulging in personal vanities or in a discourse as futile in effect as it is feeble in principle, they pass by withdrawing nicely and with self- sustained dignity.

Abdul Haleem

[The servants of the Lord of Mercy are] those who do not give false testimony, and who, when they see some frivolity, pass by with dignity;

Abdullah Yusuf Ali

Those who witness no falsehood, and, if they pass by futility, they pass by it with honourable (avoidance);

Abul A'la Maududi

(The true servants of the Merciful One) are those who do not bear witness to any falsehood and who, when they pass by frivolity, pass by it with dignity;

Aisha Bewley

those who do not bear false witness and who, when they pass by worthless talk, pass by with dignity;

Al-Hilali & Khan

And those who do not bear witness to falsehood, and if they pass by some evil play or evil talk, they pass by it with dignity.

Ali Quli Qarai

Those who do not give false testimony, and when they come upon vain talk, pass by nobly.

Amatul Rahman Omar

And those who do not give false evidence and when they pass by something vain they (do not indulge in it, but) pass on with dignity.

Arthur John Arberry

And those who bear not false witness and, when they pass by idle talk, pass by with dignity;

Bijan Moeinian

The righteous ones are those who say the truth once they are asked to testify. If they encounter vain talks and actions, they pass by it with dignity.

E. Henry Palmer

And those who do not testify falsely; and when they pass by frivolous discourse, pass by it honourably;

Edip-Layth

Those who do not bear false witness, and if they pass by vain talk they pass by with dignity.

George Sale

And they who do not bear false witness; and when they pass by vain discourse, pass by the same with decency:

Hamid S. Aziz

And he who repents and does good, verily, he has turned to Allah with true conversion.

Mahmoud Ghali

And who do not testify to false witness (i. e., illegal sexual intercourse) and, when they pass by idle talk, pass by honorably.

Marmaduke Pickthall

And those who will not witness vanity, but when they pass near senseless play, pass by with dignity.

Mohamed Ahmed - Samira

And those who do not give false evidence, and if they come across unbecoming talk ignore it and pass by in a sedate way;

Muhammad Asad

And [know that true servants of God are only] those who never bear witness to what is false, and [who], whenever they pass by [people engaged in] frivolity, pass on with dignity;

Mustafa Khattab

˹They are˺ those who do not bear false witness, and when they come across falsehood, they pass ˹it˺ by with dignity.

Progressive Muslims

And those who do not bear false witness, and if they pass by vein talk they pass by with dignity.

Sahih International

And [they are] those who do not testify to falsehood, and when they pass near ill speech, they pass by with dignity.

Sam Gerrans

And who do not bear witness to falsehood, and when they pass by vain speech, pass by with dignity;

Shabbir Ahmed

Now those who: Never give false witness. Do not participate in assemblies of vanity. And when they pass near senseless play, pass by with dignity.

Syed Vickar Ahamed

Those who do not testify to lies, and if they come by useless (things), they avoid it with honor;

Taqi Usmani

- and those who do not witness falsehood, and when they pass by the absurd things, Pass by them with dignity,

The Monotheist Group

Andthose who do not bear false witness, and if they pass by vain talk they pass by with dignity.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui ne donnent pas de faux témoignages; et qui, lorsquʹils passent auprès dʹune frivolité, sʹen écartent noblement;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku şahdezoriyê nadin û dema di ber kirêtî û kelevajiyê re derbas dibin, bi ciwanmêrî têkil nabin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij die geen vals getuigenis geven en die wanneer zij bij geklets voorbijkomen er waardig aan voorbijgaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij die geene valsche getuigenis afleggen, en welke, als zij bij een ijdel gesprek tegenwoordig zijn, dit op betamelijke wijze ontduiken,

Hollandaca — Siregar

En (ook) degenen die geen valse getuigenis afleggen. En wanneer zij voorbijkomen aan onzinnig gepraat, gaan zij den waardig aan voorbij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (праведные рабы Милостивого Аллаха – это) те, которые не присутствуют при лжи [где говорят ложь], а когда проходят мимо праздного [пустых и бесполезных разговоров и дел], то проходят с достоинством [не останавливаются].

Rusça — Osmanov

[Рабы Милостивого] - это те, которые не лжесвидетельствуют и которые, когда проходят мимо суетного, минуют его с достоинством;

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Den Nåderikes sanna tjänare är) också de som inte vittnar falskt och som, när de träffar på (människor inbegripna i) lättsinnigt tal, går vidare med värdighet