Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve horlanmış olarak orada ebedi kalır.

يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَيَخْلُدْ فِيهِ مُهَانًا

yuDāǎf lehu l-ǎƶābu yevme l-ḳiyāmeti ve yeḣlud fīhi muhānen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يُضَاعَفْyuDāǎfض ع فZayıf/güçsüz/hasta olmak. Bir kişiyi zayıf düşünmek, saymak, davranmak veya görmek. Aşmak, iki kat, çok katlı, ikiye katlamak, üçe katlamak, çoklu kelimeler. Benzer, eşit miktar veya bir o kadar daha.kat kat yapılır
2لَهُlehuonun için
3الْعَذَابُl-ǎƶābuع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azab
4يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
5الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
6وَيَخْلُدْve yeḣludخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmakve kalır
7فِيهِfīhionun içinde
8مُهَانًاmuhānenه و نHafif olmak, değersiz olmak, borçlu olmak, aşağılık, sessiz, zayıflamak, nazik, hor görülen, bayağı. Kolaylaştırmak, hor görmek, kınamak. Hor görmek, küçümsemek.hor ve hakir olarak

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kıyâmet günündeyse azâbı kat kat arttırılır ve hor hakir bir halde, ebedî olarak azapta kalır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kıyâmet günündeyse azâbı kat kat arttırılır ve hor hakir bir halde, ebedî olarak azapta kalır.

Adem Uğur

Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır.

Ahmed Hulusi

Kıyamet sürecinde yanma onun için katlanır ve onun içinde muhan (kendi başına bırakılmış, tard edilmiş, zelil) halde sonsuza dek kalır.

Ahmet Tekin

Kıyamet günü böyle birinin azâbı kat kat artırılır. Alçaltılmış olarak azapta devamlı kalır.

Ahmet Varol

Kıyamet günü ona azap kat kat artırılır ve onun içinde aşağılanmış olarak sonsuza kadar kalır.

Ali Bulaç

Kıyamet günü, azab ona kat kat arttırılır ve içinde aşağılanmış olarak temelli kalır.

Ali Fikri Yavuz

Kıyamet günü de azabı katmerleşir ve bu azab içerisinde hakîr olarak ebedî kalır.

Ali Rıza Safa

Onun cezası, Yeniden Yaratılış Günü'nde katlanarak artırılır ve aşağılanmış olarak sürekli orada kalır.

Bayraktar Bayraklı

Kıyamet günü onun azabı kat kat arttırılır. Orada horlanmış olarak çok uzun süreli kalacaktır.

Bekir Sadak

Kiyamet gunu azabi kat kat olur, orada, alcaltilarak temelli kalir.

Celal Yıldırım

Kıyamet günü azabı kat kat olur ve azâb içinde aşağılanmış halde devamlı kalır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kıyamet gününde ona azabı kat kat verilecek ve alçaltılmış olarak o azap içinde ebedî kalacaktır.

Diyanet İşleri

Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve horlanmış olarak orada ebedi kalır.

Diyanet İşleri (eski)

Kıyamet günü azabı kat kat olur, orada, alçaltılarak temelli kalır.

Diyanet Vakfi

Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kıyamet günü azabı kat kat olur ve orada alçaltılmış olarak temelli kalır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kıyamet günü azabı katlanır ve orada ebediyyen hor ve hakir olarak kalır;

Elmalılı Hamdi Yazır

Kıyamet günü ona azab katlanır ve onda muhakkar, muhalled kalır

Erhan Aktaş

Kıyamet Günü onun azabı katlanır ve orada sürekli horlanmış olarak kalır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kıyamet Günü onun azabı katlanır ve orada sürekli horlanmış olarak kalır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kıyamet Günü onun azabı katlanır ve orada sürekli horlanmış olarak kalır.

Fizilal-il Kuran

Kıyamet günü azapları kat kat olur ve horlanmış olarak ebediyyen bu azabın pençesinde kalırlar.

Gültekin Onan

Kıyamet günü, azab ona kat kat arttırılır ve içinde aşağılanmış olarak temelli kalır.

Hamdi Döndüren

Kıyamet günü, onun azabı katlanır ve azap içinde hor ve hakir olarak alçaltılmış kalır.

Hasan Basri Çantay

Kıyamet günü de azabı katmerleşir ve o (azabın) içinde hor ve hakir ebedi bırakılır.

Hasib Asutay

Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve onda (azapta) horlanmış olarak ebedî kalır.

Hayrat Neşriyat

Kıyâmet günü ona azab katlanır ve onun içinde hor (ve hakir) bir kimse olarak ebediyen kalır.

İbni Kesir

Kıyamet günü azabı kat kat olur ve orada alçaltılarak temelli bırakılır.

Mehmet Okuyan

Onlar, Allah ile birlikte başka bir ilaha yalvarmazlar; Allah’ın haram (saygın) kıldığı cana haksız yere kıymazlar; zina yapmazlar. Bunu yapan kişi, kıyamet günü azabı katlanan ve içinde alçaltılmış olarak ebedî kalacağı bir ceza ile karşılaşacaktır.

Muhammed Esed

(fakat) Kıyamet Günü'nde böyle birinin çekeceği azap kat kat artacak ve o Gün aşağılık bir durumda kalakalacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Kıyamet Günü'nde onun terkedilmişlik acısı da kat kat olur ve orada onursuzca (tek başına) kalakalır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onun için Kıyamet gününde azap kat kat olur ve orada enva-ı mezellete tutulmuş olarak aleddevam kalır.

Ömer Öngüt

Kıyamet günü azabı kat kat olur ve orada alçaltılmış olarak temelli kalır.

Suat Yıldırım

Kıyamette, o büyük duruşma gününde onun cezası katmerli olur ve azapta, zillet içinde ebedî kalır.

Süleyman Ateş

Kıyamet günü onun için azab kat kat yapılır ve o azab'ın içinde hor ve hakir olarak kalır.

Süleymaniye Vakfı

Kıyamet günü azabı ikiye katlanır. O azabın içinde alçaltılmış olarak sürekli kalır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Mezardan) kalkış günü onun cezası ikiye katlanır. Sürekli itibarsızlık içinde kalır.

Şaban Piriş

Kıyamet günü, onun azabı kat kat ve zillet içinde hep orada kalırlar.

Tefhim-ul Kuran

Kıyamet günü, azab ona kat kat arttırılır ve o içinde aşağılanmış olarak temelli kalır.

Ümit Şimşek

O kimse kıyamet gününde kat kat azaba uğrar ve orada hor ve hakir olarak sürekli kalır.

Yaşar Nuri Öztürk

Kıyamet günü azap kendisi için katkat artırılır da hor ve ezik halde onun içinde sürekli kalır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qiyamət günü onun əzabı qat-qat artırılar və onun içində zəlil olub əbədi qalar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Qiyamət günü onun əzabı qat-qat olar və (o, əzab) içində zəlil olub əbədi qalar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die qualvolle Strafe am Jüngsten Tag wird ihm verdoppelt werden, und er wird sie für immer in Schmach erleiden.

Almanca — Der Edle Quran

die Strafe wird ihm am Tag der Auferstehung vervielfachtʹ, und ewig wird er darin in Schmach bleiben,

Almanca — M. A. Rassoul

Verdoppelt soll ihm die Strafe am Tage der Auferstehung werden, und er soll darin auf ewig in Schmach bleiben

Almanca — Muhammad Zaidan

Für ihn wird die Peinigung am Tag der Auferstehung verdoppelt, und er bleibt dort als Erniedrigter ewig

English (26)

Abdel Khalek Himmat

His punishment shall be doubled in Day of Judgement when he will have passed through nature to eternal suffering incensed by multiplied wrongs and humiliations,

Abdul Haleem

their torment will be doubled on the Day of Resurrection, and they will remain in torment, disgraced,

Abdullah Yusuf Ali

(But) the Penalty on the Day of Judgment will be doubled to him, and he will dwell therein in ignominy,-

Abul A'la Maududi

his torment shall be doubled for him on the Day of Resurrection, and he will abide in it in ignominy -

Aisha Bewley

and on the Day of Rising his punishment will be doubled and he will be humiliated in it timelessly, for ever,

Al-Hilali & Khan

The torment will be doubled to him on the Day of Resurrection, and he will abide therein in disgrace;

Ali Quli Qarai

the punishment being doubled for him on the Day of Resurrection. In it he will abide in humiliation forever,

Amatul Rahman Omar

His punishment shall be doubled on the Day of Resurrection. Humiliated and disgraced he shall suffer the punishment for long.

Arthur John Arberry

of sin-doubled shall be the chastisement for him on the Resurrection Day, and he shall dwell therein humbled,

Bijan Moeinian

They never commit adultery. Those who commit these sins will receive a double punishment on the Day of Resurrection and will be confined in disgrace.

E. Henry Palmer

doubled for him shall be the torment on the resurrection day, and he shall be therein for aye despised.

Edip-Layth

The retribution will be doubled for him on the day of Judgment and he will abide in it eternally in disgrace.

George Sale

And who are not guilty of fornication. His punishment shall be doubled unto him on the day of resurrection; and he shall remain therein, covered with ignominy, for ever:

Hamid S. Aziz

And those who call not upon another god with Allah; nor take the life which Allah has forbidden save in justice; nor commit adultery (or fornication) - for he who does that shall pay the penalty;

Mahmoud Ghali

Doubled will be the torment for him on the Day of the Resurrection, and he will eternally (abide) therein degraded.

Marmaduke Pickthall

The doom will be doubled for him on the Day of Resurrection, and he will abide therein disdained for ever;

Mohamed Ahmed - Samira

Whose punishment will be doubled on the Day of Judgement, and he will live for ever in disgrace,

Muhammad Asad

[but] shall have his suffering doubled on Resurrection Day: for on that [Day] he shall abide in ignominy.

Mustafa Khattab

Their punishment will be multiplied on the Day of Judgment, and they will remain in it forever, in disgrace.

Progressive Muslims

The retribution will be doubled for him on the Day of Judgment and he will abide in it eternally in disgrace.

Sahih International

Multiplied for him is the punishment on the Day of Resurrection, and he will abide therein humiliated -

Sam Gerrans

The punishment will be doubled for him on the Day of Resurrection, and he will abide eternally therein, humiliated,

Shabbir Ahmed

The retribution on the Day of Resurrection will be doubled for him and therein he will abide in lasting humiliation.

Syed Vickar Ahamed

(And even) the penalty on the Day of Judgment will be doubled to him, and he will live in there with dishonor. —

Taqi Usmani

the punishment will be doubled for him, and he will remain there disdained, for ever,

The Monotheist Group

Theretribution will be doubled for him on the Day of Resurrection and he will abide in it in disgrace.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et le châtiment lui sera doublé, au Jour de la Résurrection, et il y demeurera éternellement couvert dʹignominie;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Roja qiyametê ezabê wî dê qat bi qat zêde bibe û bi şerpezeyî her û her dê tê de bimîne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Voor hem zal op de opstandingsdag de bestraffing verdubbeld worden en vernederd zal hij er altijd in blijven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zijne straf zal op den dag der opstanding verdubbeld worden, en hij zal, met schande bedekt, die eeuwig verduren.

Hollandaca — Siregar

Voor hem zal de bestraffing vermenigvuldigd worden op de Dag der Opstanding en vernederd zal hij daarin eeuwig leven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Умножено будет ему наказание в День Воскресения, и будет пребывать он в нем вечно униженным,

Rusça — Osmanov

В День воскресения наказание ему будет удвоено, и он будет пребывать в таком униженном состоянии вечно,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(och) på Uppståndelsens dag skall hans straff fördubblas och han skall gå bort med skammen för att lida detta straff i evighet.