Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.

وَالَّذِينَ اِذَٓا اَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذٰلِكَ قَوَامًا

ve(e)lleƶīne iƶā enfeḳū lem yusrifū ve lem yeḳturū ve kāne beyne ƶālike ḳavāmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve
2اِذَٓاiƶāzaman
3اَنْفَقُواenfeḳūن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.infak ettikleri
4لَمْlem
5يُسْرِفُواyusrifūس ر فAşırı gitmek, haddi aşmak, israf etmek, savurganlık yapmak, müsrif olmak, saçıp savurmak, fazla harcamak, ölçüyü kaçırmak, gereksiz yere harcamakisraf etmezler
6وَلَمْve lemve etmezler
7يَقْتُرُواyeḳturūق ت رCimri, eli sıkı, pintice olmak, kıt kanaat geçinmek, zar zor yetmek (geçim), kıt kanaat geçim sağlamak. Qatarun ve qataratun - toz, keder bulutu, karanlık, cimrilik. Qaturun - cimri. Muqtirun - dar koşullarda olmak, sıkıntıda olmak.cimrilik
8وَكَانَve kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve olur
9بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinarasında
10ذٰلِكَƶālikebu (ikisinin)
11قَوَامًاḳavāmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdengeli

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve öyle kişilerdir onlar ki yoksullara bir şey verince ne isrâf ederler, ne de az verirler, ikisinin ortasını bulurlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve öyle kişilerdir onlar ki yoksullara bir şey verince ne isrâf ederler, ne de az verirler, ikisinin ortasını bulurlar.

Adem Uğur

(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.

Ahmed Hulusi

Onlar ki, karşılıksız bağışta israf etmezler, cimrilik de etmezler. . . İkisi arasında ölçülü ve hakkaniyetlidirler.

Ahmet Tekin

Onlar, Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcarlarken, insanların ihtiyaçlarını görürken cahilce davranarak israf etmeyenler, ölçüyü kaçırmayanlar, saçıp savurmayanlar, cimrilik etmeyenlerdir. İhtiyaç görme, muhtacı rahatlatan, vereni sıkıntıya sokmayan, israf ile cimrilik arasında dengeli bir harcamadır.

Ahmet Varol

Onlar harcadıkları zaman ne israf ne de cimrilik ederler. (Harcamaları) bu ikisi arasında dengeli olur.

Ali Bulaç

Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yoldur.

Ali Fikri Yavuz

Onlar ki, harcadıkları zaman israf etmezler, sıkılık da yapmazlar; ve harcamalar bu ikisi arası ortalama olur; (*) Dikkat!... Secde âyetidir.

Ali Rıza Safa

Yardımlaşmak amacıyla paylaştıklarında, savurganlık ve cimrilik yapmazlar; ikisi arasında denge kurarlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar mallarını harcadıklarında israfa gitmezler, cimrilik de yapmazlar. Bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.

Bekir Sadak

Onlar, sarfettikleri zaman ne israf ederler ne de cimrilik, ikisi arasinda orta bir yol tutarlar.

Celal Yıldırım

Onlar ki (mallarını) harcadıkları zaman ne israf ederler, ne de cimrilik yaparlar, bu ikisi arasında dengeli ortalama (bir yol tutarlar).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yine o iyi kullar, harcama yaptıkları zaman ne saçıp savururlar ne de cimrilik ederler; harcamaları bu ikisi arasında mâkul bir dengeye göre olur.

Diyanet İşleri

Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, sarfettikleri zaman ne israf ederler ne de cimrilik, ikisi arasında orta bir yol tutarlar.

Diyanet Vakfi

(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve onlar ki, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlar ki, harcadıkları vakit israf etmezler, pintilik de yapmazlar; ikisi arasında dengeli giderler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlar ki infak ettikleri vakıt israf etmezler, hısset de yapmazlar, ikisi arası denk giderler

Erhan Aktaş

Onlar, infak ettikleri zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, infak ettikleri zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, harcadıkları zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.

Fizilal-il Kuran

Onlar harcamalarında ne savurganca ve ne de eli sıkıca davranmayarak bu iki karşıt kutup arasında ölçülü bir tutum benimserler.

Gültekin Onan

Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları) ikisi arasında orta bir yoldur.

Hamdi Döndüren

Onlar, harcadıklarında ne israf ederler, ne de cimrilik ederler, ama bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.

Hasan Basri Çantay

Onlar ki harcadıkları vakit ne israf, ne de sıkılık yapmazlar; (harcamaları) ikisi arası ortalama olur.

Hasib Asutay

(Onlar), harcadıkları zaman ne israf ne de cimrilik ederler, ikisi arasında orta bir yol tutarlar. (23) (23. Yani eli sıkı olma, tamamen eli açık da olma. Sonra kınanır, harcayacak mal bulamayacak durumda kalırsın.)

Hayrat Neşriyat

Hem onlar ki, harcadıkları zaman ne isrâf ederler, ne de cimrilik ederler;(harcamaları) bu (ikisi)nin arasında orta bir yol da olur.

İbni Kesir

Onlar ki; infak ettikleri zaman, ne israf ederler, ne de cimrilik. İkisi arasında orta bir yol tutarlar.

Mehmet Okuyan

Onlar infak ettikleri zaman israf da etmezler, cimrilik de yapmazlar; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.

Muhammed Esed

Ve onlar ki, başkaları için harcadıkları zaman, ne saçıp savururlar, ne de cimrilik yaparlar; bu ikisi arasında her zaman bir orta yol bulunduğunu (bilirler).

Mustafa İslamoğlu

Ve onlar ki, infak ettikleri zaman ne düşüncesizce saçıp savururlar ne de pintilik ederler; zaten bu ikisi arasındaki bir yol dengeli bir tavırdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar ki, infakta bulundukları zaman ne israfta ve ne de darlık göstermekte bulunmuş olmazlar, bunun arasında mutedil bir halde bulunmuş olurlar.

Ömer Öngüt

Onlar ki, harcadıkları zaman ne israf ederler ne de cimrilik ederler. Harcamaları bu ikisi arasında dengeli olur.

Suat Yıldırım

Rahman’ın o has kulları, harcamalarında ne israf eder, ne de eli sıkı davranırlar; bu ikisinin arasında bir denge tuttururlar.

Süleyman Ateş

Ve harcadıkları zaman, ne israf ederler ne de cimrilik ederler; harcamaları, bu ikisinin arasında dengeli olur.

Süleymaniye Vakfı

Onlar; harcama yaparken savurganlık etmezler, cimrilik de yapmazlar. İkisinin arası bir yol tutarlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rahmanın kulları, harcadıkları zaman ne savurganlık yapar ne de cimrilik ederler. Harcamaları ikisinin arasında olur.

Şaban Piriş

Onlar, harcadıkları zaman, israf etmedikleri gibi, cimrilik de etmezler. İkisi arasında doğru olanı yaparlar.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne de kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yol olur.

Ümit Şimşek

Onlar harcadıklarında ne saçıp savururlar, ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar harcadıkları zaman ne savurganlığa saparlar ne de cimrilik ederler. O ikisi arasında bir dengededir bu.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar mallarını xərclədikdə nə israfçılıq, nə də xəsislik edər, bunların arasında orta bir yol tutarlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (mallarını) xərclədikdə nə israfçılıq, nə də xəsislik edər, bu ikisinin arasında orta bir yol tutarlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Es sind diejenigen, die, wenn sie ausgeben, weder verschwenden noch knausern, sondern zwischen beiden Extremen maßhalten.

Almanca — Der Edle Quran

Und diejenigen, die, wenn sie ausgeben, weder maßlos noch knauserig sind, sondern den Mittelweg dazwischen (einhalten).

Almanca — M. A. Rassoul

Und die, die, wenn sie spenden, weder verschwenderisch noch geizig sind; dazwischen gibt es einen Mittelweg.

Almanca — Muhammad Zaidan

Auch diejenigen, wenn sie ausgeben, weder verschwenden noch geizen, sondern es ist dazwischen mittelmäßig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

d) The worshippers who are neither extravagant nor niggardly; when they spend they do not play the prodigal nor do they act parsimoniously, but they use a mean.

Abdul Haleem

They are those who are neither wasteful nor niggardly when they spend, but keep to a just balance;

Abdullah Yusuf Ali

Those who, when they spend, are not extravagant and not niggardly, but hold a just (balance) between those (extremes);

Abul A'la Maududi

(The true servants of the Merciful One are) those who are neither extravagant nor niggardly in their spending but keep the golden mean between the two;

Aisha Bewley

those who, when they spend, are neither extravagant nor mean, but take a stance mid way between the two;

Al-Hilali & Khan

And those who, when they spend, are neither extravagant nor niggardly, but hold a medium (way) between those (extremes).

Ali Quli Qarai

Those who, when spending, are neither wasteful nor tightfisted, and moderation lies between these [extremes].

Amatul Rahman Omar

And (the true servants of God are those) who, when spending, are neither extravagant nor niggardly, (but their spendings follow) a middle course, ever moderate;

Arthur John Arberry

who, when they expend, are neither prodigal nor parsimonious, but between that is a just stand;

Bijan Moeinian

They are the ones who are neither extravagant in spending nor stingy. They are capable of balancing it out.

E. Henry Palmer

And those who when they spend are neither extravagant nor miserly, but who ever take their stand between the two;

Edip-Layth

Those who when they give they are not excessive nor stingy, but they are in a measure between that.

George Sale

And who, when they bestow, are neither profuse, nor niggardly; but observe a just medium between these;

Hamid S. Aziz

"Verily, indeed an evil abode and state. "

Mahmoud Ghali

And the ones who, when they expend, are neither extravagant nor grudging; and between that is an upright (mean).

Marmaduke Pickthall

And those who, when they spend, are neither prodigal nor grudging; and there is ever a firm station between the two;

Mohamed Ahmed - Samira

Who are neither prodigal nor miserly in their spending but follow a middle path;

Muhammad Asad

and who, whenever they spend on others, are neither wasteful nor niggardly but [remember that] there is always a just mean between those [two extremes];

Mustafa Khattab

˹They are˺ those who spend neither wastefully nor stingily, but moderately in between.

Progressive Muslims

And those who when they give they are not excessive nor stingy, but they are in a measure between that.

Sahih International

And [they are] those who, when they spend, do so not excessively or sparingly but are ever, between that, [justly] moderate

Sam Gerrans

And who, when they spend, are neither extravagant nor miserly; — and there is a place in-between —

Shabbir Ahmed

- And those who when they spend their wealth, are neither wasteful, nor stingy. (2:219). And (they know that) there is always middle ground between the two extremes.

Syed Vickar Ahamed

And those who, when they spend are not wasteful and not miserly, but hold a fair (balance) between those (limits);

Taqi Usmani

- and those who, when they spend, are neither extravagant nor miserly, and it (i.e. their spending) is moderate in between (the two extremes,)

The Monotheist Group

Andthose who when they give they are not excessive nor stingy, but they are in a measure between that.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Qui, lorsquʹils dépensent, ne sont ni prodigues ni avares mais se tiennent au juste milieu.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ewên ku dema xerc dikin, destbelavî û destengiyê nakin û di nava herduyan de riyeke navîn digirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij die niet overdrijven en niet te zuinig zijn wanneer zij bijdragen geven, maar daartussen het midden houden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die, wanneer zij giften doen, ruim noch karig zijn; maar den juisten middenweg daartusschen in acht nemen.

Hollandaca — Siregar

En degenen die, wanneer zij besteden, niet overdrijven en niet gierig zijn, maar het midden daartussen houden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (праведные рабы Милостивого Аллаха – это) те, которые, когда расходуют (свои средства), не расточительствуют и не скупятся, а (их расходование) (является) между этим ровным.

Rusça — Osmanov

[Рабы Милостивого] - это те, которые не расточительствуют и не скупятся, а тратят умеренно;

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när de ger åt andra, visar de sig varken slösaktiga eller snåla; däremellan finns en medelväg.