Eğer size dünya ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu!

وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِي مَا اَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ

ve levlā feDlu (a)llahi ǎleykum ve raHmetuhu fī d-dunyā ve l-āḣirati le messekum fī mā efeDtum fīhi ǎƶābun ǎZīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْلَاve levlāve eğer olmasaydı
2فَضْلُfeDluف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmeklutfu
3اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
4عَلَيْكُمْǎleykumsize
5وَرَحْمَتُهُve raHmetuhuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.ve rahmeti
6فِي
7الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünyada
8وَالْاٰخِرَةِve l-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımve ahirette
9لَمَسَّكُمْle messekumم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.size mutlaka dokunurdu
10فِيhakkında
11مَاşey (iftira)
12اَفَضْتُمْefeDtumف ي ضBol olmak, taşmak, çoğalmak, serbestçe akmak, yayılmak. Afada - dökmek, ilerlemek, geri dönmek, herhangi bir iş veya iletişime dalmak, kalabalık içinde bir yerden başka bir yere gitmek. (hem geçişli hem geçişsiz)daldığınız
13فِيهِfīhiiçine
14عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
15عَظِيمٌǎZīmunع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dünyâda ve âhirette Allah'ın, size lütfu ve rahmeti olmasaydı daldığınız o dedikodu yüzünden mutlaka pek büyük bir azâba uğrardınız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Dünyâda ve âhirette Allahʼın, size lütfu ve rahmeti olmasaydı daldığınız o dedikodu yüzünden mutlaka pek büyük bir azâba uğrardınız.

Adem Uğur

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve merhameti üstünüzde olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap isabet ederdi.

Ahmed Hulusi

Eğer dünyada ve sonsuz gelecek sürecinde Allah'ın fazlı ve O'nun rahmeti üzerinizde olmasaydı, attığınız iftira yüzünden kesinlikle çok büyük azap dokunurdu.

Ahmet Tekin

Eğer dünyada ve âhirette, ebedî yurtta Allah’ın lütfu ve merhameti üstünüzde olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap isabet ederdi.

Ahmet Varol

Eğer dünya ve ahirette size Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı içine daldığınız şeyden dolayı size büyük bir azap dokunurdu.

Ali Bulaç

Eğer Allah'ın dünyada ve ahirette sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız dedikodudan dolayı size büyük bir azab dokunurdu.

Ali Fikri Yavuz

Eğer dünyada ve ahirette Allah’ın ihsan ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, o daldığınız dedikodu sebebiyle size muhakkak büyük bir azab dokunurdu.

Ali Rıza Safa

Dünyada ve sonsuz yaşamda, Allah'ın lütfu ve O'nun rahmeti üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız bu yaygaradan dolayı, kesinlikle size büyük bir ceza gelirdi.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın size dünyada ve ahirette lütuf ve merhameti olmasaydı, bu iftiradan dolayı başınıza kesinlikle büyük bir felaket gelecekti.

Bekir Sadak

Allah'in dunya ve ahirette size lutuf ve merhameti olmasaydi, o kotu sozu yaymanizdan oturu buyuk bir azaba ugrardiniz.

Celal Yıldırım

Allah'ın size Dünya ve Âhiret'te fazl-u keremi olmasaydı o iftiradan dolayı size büyük bir azâb dokunurdu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer dünyada ve âhirette Allah’ın lütfu ve rahmeti hep sizinle olmasaydı içine daldığınız günah yüzünden size büyük bir azap gelecekti.

Diyanet İşleri

Eğer size dünya ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu!

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın dünya ve ahirette size lütuf ve merhameti olmasaydı, o kötü sözü yaymanızdan ötürü büyük bir azaba uğrardınız.

Diyanet Vakfi

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve merhameti üstünüzde olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap isabet ederdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve merhameti üstünüzde olmasaydı, size mutlaka büyük bir azab isabet ederdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, daldığınız yaygarada size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer Dünya ve Ahırette Allahın fadl-ü rahmeti üzerinizde olmasa idi o daldığınız yaygarada size mutlak büyük bir azab dokunurdu

Erhan Aktaş

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı, içine düştüğünüz şeyden dolayı size kesinlikle büyük bir azap dokunurdu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı, içine düştüğünüz şeyden dolayı size kesinlikle büyük bir azap dokunurdu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı, içine düştüğünüz şeyden dolayı size kesinlikle büyük bir azap dokunurdu.

Fizilal-il Kuran

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın size yönelik lütfu ve merhameti olmasaydı, yoğun dedikodu yaptığınız bu iftiradan dolayı büyük bir azaba çarpılırdınız.

Gültekin Onan

Eğer Tanrı'nın dünyada ve ahirette sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız dedikodudan dolayı size büyük bir azab dokunurdu.

Hamdi Döndüren

Eğer size dünyada ve ahirette Allah’ın lütfu ve merhameti olmasaydı, yaydığınız bu iftiradan dolayı, size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

Hasan Basri Çantay

Eğer dünyada ve ahiretde Allahın fazl-u rahmeti üstünüzde olmasaydı içine daldığınız (bu) yaygaradan dolayı sizi her halde büyük bir azab çarpardı.

Hasib Asutay

Eğer dünya ve âhirette Allah'ın lütfü ve rahmeti üstünüzde olmasaydı, içine daldığınız şeyden (iftiradan) dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunacaktı. (6) (6. Hitap iftira atanlaradır.)

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki dünyada ve âhirette Allah’ın ihsânı ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız bu şeyden (iftirâdan) dolayı, size elbette (pek) büyük bir azab dokunurdu.

İbni Kesir

Dünya ve ahirette Allah'ın lutfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız yaygaradan dolayı her halde size büyük bir azab dokunurdu.

Mehmet Okuyan

Size dünyada da ahirette de Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı, içine daldığınız bu konuda (bu iftirada) size mutlaka büyük bir azap isabet ederdi.

Muhammed Esed

Eğer bu dünyada da, ahirette de Allah'ın fazlı ve rahmeti üzerinizde olmasaydı bulaştığınız bu (iftiradan) ötürü size gerçekten büyük bir azap dokunurdu;

Mustafa İslamoğlu

Bakın, eğer Allah'ın dünya ve ahirette sizin üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı, bulaştığınız bu (iftiradan) dolayı mutlaka size korkunç bir azap dokunurdu;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer Allah'ın fazl-u rahmeti dünyada ve ahirette üstünüzde olmasa idi elbette o içine daldığınız yaygaradan dolayı sizi pek büyük bir azap kaplardı.

Ömer Öngüt

Eğer dünya ve ahirette Allah'ın lütuf ve merhameti olmasaydı, içine daldığınız bu yaygaradan dolayı büyük bir azaba uğrardınız.

Suat Yıldırım

Hem dünyada, hem de âhirette Allah’ın lütuf ve merhameti sizinle olmasaydı, daldığınız bu yaygaradan dolayı mutlaka başınıza müthiş bir ceza gelirdi.

Süleyman Ateş

Eğer size dünyada ve ahirette Allah'ın lutfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız yaygarada size mutlaka büyük bir azab dokunurdu.

Süleymaniye Vakfı

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın üzerinizdeki lütfu ve ikramı olmasaydı içine daldığınız bu işten dolayı size kesinlikle büyük bir azap çarpardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın sizi kayırması ve ikramı olmasaydı bulaştığınız bu işten dolayı sizi büyük bir azap çarpardı.

Şaban Piriş

Eğer Allah'ın size dünyada ve ahirette iyilikleri ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftirada size büyük bir azap dokunurdu.

Tefhim-ul Kuran

Eğer Allah'ın dünyada ve ahirette sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız dedikodudan dolayı size büyük bir azab dokunurdu.

Ümit Şimşek

Eğer dünyada ve âhirette Allah'ın size lütuf ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız şey yüzünden size büyük bir azap dokunurdu.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer dünya ve ahirette Allah'ın lütfu üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız o yaygarada size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Allahın dünyada və axirətdə sizə lütfü və mərhəməti olmasaydı, dedi-qodularınıza görə sizə böyük bir əzab toxunardı.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər Allahın dünyada və axirətdə sizə neʼməti və mərhəməti olmasaydı, o yalan sözünüzə görə sizə şiddətli bir əzab toxunardı.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Erwiese Gott euch nicht Seine Huld und Seine Barmherzigkeit im Diesseits und im Jenseits, hätte euch wegen des in die Länge gezogenen Geredes eine gewaltige Strafe ereilt.

Almanca — Der Edle Quran

Und ohne Allahs Huld gegen euch und Seine Barmherzigkeit im Diesseits und Jenseits würde euch für das, worin ihr euch (ausgiebig) ausgelassen habt, gewaltige Strafe widerfahren,

Almanca — M. A. Rassoul

Wäre nicht Allahs Huld und Seine Barmherzigkeit im Diesseits und im Jenseits über euch, hätte euch für das, worauf ihr euch einließt eine schwere Strafe getroffen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wären nicht ALLAHs Gunst euch gegenüber und Seine Gnade im Diesseits und im Jenseits, hätte euch wegen dem, mit dessen (Veröffentlichung) ihr eilig wart, gewiß eine überharte Peinigung getroffen,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And had it not been for Allah's efficacious grace and mercy abounding in you here and Hereafter, you would have been afflicted with the torment laid upon the damned for plunging into this affair.

Abdul Haleem

If it were not for God’s bounty and mercy towards you in this world and the next, you would already have been afflicted by terrible suffering for indulging in such talk.

Abdullah Yusuf Ali

Were it not for the grace and mercy of Allah on you, in this world and the Hereafter, a grievous penalty would have seized you in that ye rushed glibly into this affair.

Abul A'la Maududi

Were it not for Allah's Bounty and His Mercy unto you in the world and in the Hereafter a grievous chastisement would have seized you on account of what you indulged in.

Aisha Bewley

Were it not for Allah’s favour to you and His mercy, both in this world and the Next World, a terrible punishment would have afflicted you for your plunging headlong into it.

Al-Hilali & Khan

Had it not been for the Grace of Allâh and His Mercy unto you in this world and in the Hereafter, a great torment would have touched you for that whereof you had spoken.

Ali Quli Qarai

Were it not for Allah’s grace and His mercy upon you in this world and the Hereafter, there would have befallen you a great punishment for what you ventured into,

Amatul Rahman Omar

But for the fact that Allâh has shown His grace and mercy to you in the present world, and in the next a great punishment would have certainly befallen you on account of that (slander) which you spread.

Arthur John Arberry

But for God's bounty to you and His mercy in the present world and the world to come there would have visited you for your mutterings a mighty chastisement.

Bijan Moeinian

If it were not for the Lord’s Grace (and the Mercy that He has showered the world and the Hereafter with, ) you would have been harshly punished in account of this incidence (slandering an innocent woman. )

E. Henry Palmer

And but for God's grace upon you, and His mercy in this world and the next, there would have touched you, for that which ye spread abroad, mighty woe.

Edip-Layth

Had it not been for God's favor upon you and His mercy upon you in this world and the Hereafter, a great retribution would have touched you for what you have spoken.

George Sale

Had it not been for the indulgence of God towards you, and his mercy, in this world and in that which is to come, verily a grievous punishment had been inflicted on you, for the calumny which ye have spread:

Hamid S. Aziz

Why did they not bring four witnesses to it? But since they did not bring witnesses, then verily they stand forth as liars in the sight of Allah.

Mahmoud Ghali

And had it not been for the Grace of Allah upon you and His mercy in the present (life) (Literally: the lowly "life", i. e., the life of this world) and the Hereafter, indeed a tremendous torment would have touched you for what you press on (i.e., for what you press on talking about falsehood ‘Éifk').

Marmaduke Pickthall

Had it not been for the grace of Allah and His mercy unto you in the world and the Hereafter an awful doom had overtaken you for that whereof ye murmured.

Mohamed Ahmed - Samira

Were it not for the grace of God and His mercy upon you in this world and the next, you would have suffered a great affliction for the false accusation.

Muhammad Asad

And were it not for God’s favour upon you, [O men,] and His grace in this world and in the life to come, awesome suffering would indeed have afflicted you in result of all [the calumny] in which you indulge

Mustafa Khattab

Had it not been for Allah’s grace and mercy upon you in this world and the Hereafter, you would have certainly been touched with a tremendous punishment for what you plunged into—

Progressive Muslims

And had it not been for God's favour upon you and His mercy upon you in this world and the Hereafter, a great retribution would have touched you for what you have spoken.

Sahih International

And if it had not been for the favor of Allah upon you and His mercy in this world and the Hereafter, you would have been touched for that [lie] in which you were involved by a great punishment

Sam Gerrans

And were it not for the bounty of God to you and His mercy in the World and the Hereafter, a great punishment would have touched you for what you expounded upon

Shabbir Ahmed

And were it not for the Favor and Grace of Allah upon you, in this world and in the Hereafter, an awful suffering would have afflicted you for the slanders you fall for.

Syed Vickar Ahamed

If it was not because of the grace and mercy of Allah on you, in this world and the Hereafter, a painful penalty would have caught you because you so easily spoke about this affair.

Taqi Usmani

Had it not been for the grace of Allah upon you, and His mercy in this world and in the Hereafter, a severe punishment would have reached you for what you indulged in -

The Monotheist Group

And had it not been for the grace of God upon you, and His mercy in this world and the Hereafter, a great retribution would have touched you for what you have spoken.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹeussent-été la grâce dʹAllah sur vous et Sa miséricorde ici-bas comme dans lʹau-delà, un énorme châtiment vous aurait touchés pour cette (calomnie) dans laquelle vous vous êtes lancés,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger li dinya û axretê ne ji qencî û dilovaniya Xwedê ya li ser we bûya, ji ber wê (bêbextiya ku) we xwe noqî wê kiribû, muheqeq dê ezabekî mezin hûn bihingaftina.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zonder Gods goedgunstigheid jegens jullie en Zijn barmhartigheid in het tegenwoordige leven en in het hiernamaals had jullie voor wat jullie zo overhaast gezegd hebben een geweldige bestraffing getroffen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Ware het niet door Gods lankmoedigheid omtrent u, en zijne genade in deze wereld en in de volgende, waarlijk, dan zou u eene gestrenge straf opgelegd zijn geworden voor de lastering welke gij hebt verspreid,

Hollandaca — Siregar

En als de gunst van Allah voor jullie er niet geweest was en Zijn Barmhartigheid in de wereld en het Hiernamaals, dan zou een geweldige bestraffing jullie zeker treffen vanwege wat jullie gedaan hebben.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И если бы не щедрость Аллаха к вам и не Его милосердие в (этом) мире и в Вечной жизни (в том, что Он не спешит с наказанием), то вас, непременно, коснулось бы за то, о чем вы много говорили [за это ложное обвинение], великое наказание.

Rusça — Osmanov

Если бы не благоволение и милость Аллаха к вам в этом мире и будущем, то вас за ваши словоизвержения постигло бы великое наказание.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Gud inte visade er godhet och förbarmade sig över er i detta och det kommande livet, skulle förvisso ett hårt straff drabba er för allt (förtal) ni sprider,