Eyyub'u da hatırla. Hani o Rabbine, "Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti.

وَاَيُّوبَ اِذْ نَادٰى رَبَّهُ اَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

ve eyyūbe iƶ nādā rabbehu ennī messeniye D-Durru ve ente erHamu r-rāHimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَيُّوبَve eyyūbeوايوبve Eyyub'u da
2اِذْhani
3نَادٰىnādāن د وİlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantıdu'a etmişti
4رَبَّهُrabbehuر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbine
5اَنِّيennīgerçekten diye
6مَسَّنِيَmesseniyeم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.bana dokundu
7الضُّرُّD-Durruض ر رZarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmekbu dert
8وَاَنْتَve enteve sen
9اَرْحَمُerHamuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.en merhametlisisin
10الرَّاحِمِينَr-rāHimīneر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.merhametlilerin

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Eyyub da hani Rabbine nidâ etmişti de gerçekten demişti, bana zarar dokundu ve sen, merhametlilerin en merhametlisisin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve Eyyub da hani Rabbine nidâ etmişti de gerçekten demişti, bana zarar dokundu ve sen, merhametlilerin en merhametlisisin.

Adem Uğur

Eyyub'u da (an). Hani Rabbine: "Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti.

Ahmed Hulusi

Eyyub. . . Hani Rabbine: "Gerçekten hastalık beni yıprattı ve sen Erhamur Rahıymiynsin" diye nida etti.

Ahmet Tekin

Eyyûb’u da hatırlayarak insanlara anlat. Hani Rabbine: 'Bana bir dert, başıma uzun süren bir hastalık geldi. Sana sığındım. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.' diye niyaz etmişti.

Ahmet Varol

Eyyub('u) da (an). Hani o Rabbine: 'Doğrusu bu dert bana dokundu ve sen merhametlilerin en merhametlisisin' diye yakarışta bulunmuştu.

Ali Bulaç

Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın."

Ali Fikri Yavuz

Eyyûb’u da hatırla, zira: “- Bana, gerçekten hastalık isabet etti. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.” diye Rabbine dua etmişti.

Ali Rıza Safa

Ve Eyüp, Efendisine, şöyle seslenmişti: "Aslında, sorunlar beni buldu. Oysa Sen, Merhamet Edenlerin En Merhametlisisin!"

Bayraktar Bayraklı

Eyyub'u da hatırla! Hani Rabbine, "Başıma bir bela geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti.

Bekir Sadak

Eyyub da: «Basima bir bela geldi, (Sana sigindim), Sen merhametlilerin merhametlisisin» diye Rabbine nida etmisti.

Celal Yıldırım

Eyyûb'u da an, hani bir vakit o, Rabbına şöyle (boyun eğip) seslenmişti : «Doğrusu dert ve maraz bana gelip sürtündü. Sen ise merhamet edenlerin en çok merhametlisisin.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eyyûb’u da an! Hani rabbine, “Başıma bu dert geldi. Ama sen merhametlilerin en üstünüsün” diye niyaz etmişti.

Diyanet İşleri

Eyyub'u da hatırla. Hani o Rabbine, "Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti.

Diyanet İşleri (eski)

Eyyub da: 'Başıma bir bela geldi, (Sana sığındım), Sen merhametlilerin merhametlisisin' diye Rabbine nida etmişti.

Diyanet Vakfi

Eyyub'u da (an). Hani Rabbine: «Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin» diye niyaz etmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eyyûb da: «Başıma bir bela geldi, (sana sığındım), sen merhametlilerin en merhametlisisin» diye Rabbine nida etti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eyyüb'u da. Zira: "Bana bu hastalık mübtela oldu; Sen merhametlilerin en merhametlisisin." diye Rabbine dua etti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eyyubu da, zira "enni messeniyed durru ve ente erhamur rahimin" diye rabbına nida etti

Erhan Aktaş

Eyyub'u da an! Hani o: "Bana bir dert dokundu. Ve Sen, merhamet edenlerin en merhametlisisin." diye Rabb'ine seslenmişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eyyub'u da an! Hani o: "Bana bir dert dokundu. Ve Sen, merhamet edenlerin en merhametlisisin." diye Rabb'ine seslenmişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eyyub'u da an! Hani o: "Bana bir dert dokundu. Ve Sen, merhamet edenlerin en merhametlisisin." diye Rabb'ine seslenmişti.

Fizilal-il Kuran

Eyyüb'e gelince hani O «Bir derde yakalandım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin» diye Rabb'ine seslenmişti.

Gültekin Onan

Eyüp de; hani o rabbine çağrıda bulunmuştu: "Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın."

Hamdi Döndüren

Eyyub’u da (an). Hani o Rabbine, “Başıma bu hastalık geldi. Sen merhametlilerin en merhametlisisin!” diye seslenmişti.

Hasan Basri Çantay

Eyyubu da (hatırla.) Hani o, Rabbine: "Hakıykat, bana (bu) derd (gelib) çatdı. Sen esirgeyicilerin esirgeyicisisin" diye niyaz etmişdi.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Eyyüb'u da (an). Hani Rabbine 'Gerçekten (bu) dert bana dokundu, Sen merhametlilerin en merhametlisisin' diye dua etmişti. (21) (21. Yüce Allah, Hz. Eyyüb'ün bütün mallarını, çocuklarını ve sağlığını yıllarca elinden almış, onu bu yolla imtihan etmiştir. Fakat buna rağmen hiç şikâyeti olmamıştı. Nihâyet eşinin ricası üzerine seksen üçüncü âyette geçen sözlerle niyazda bulunmakla yetinmiştir.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Habîbim!) Eyyûb’ü de (an)! Hani Rabbine: 'Zarar gerçekten bana dokundu; sen merhametlilerin en merhametlisisin' diye nidâ etmişti.

İbni Kesir

Eyyub'a da. Hani Rabbına niyaz etmiş: Bu dert beni sarıverdi. Sen, merhametlilerin merhametlisisin, demişti.

Mehmet Okuyan

Eyüp’ü de (an)! Hani Rabbine “Başıma bu dert geldi. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.” diye seslenmişti.

Muhammed Esed

Ve Eyyub'u (da an ki) o: "Ey Rabbim, dert beni buldu; ama Sen merhametlilerin en merhametlisisin!" diye yakarmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Eyyub'u da (gündeme taşı)! Hani o bir zamanlar; "Bu dert gelip beni buldu, ama Sen merhametlilerin en merhametlisisin!" diye Rabbine yalvarmıştı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Eyyûb'u da (an) o vakit ki, Rabbine nidâ etti, (dedi ki:) «Şüphe yok, beni zarar kapladı, ve Sen (Yarabbi) rahmet edenlerin en merhametlisisin.»

Ömer Öngüt

Eyyub'u da an! Hani Rabbine: “Bana bir dert gelip çattı. Sen merhametlilerin en merhametlisisin. ” diye niyaz etmişti.

Suat Yıldırım

(83-84) Eyyûb’u da an. Hani o: "Ya Rabbî, bu dert bana iyice dokundu. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın" diye niyaz etmiş, Biz de onun duasını kabul buyurup katımızdan bir lütuf ve ibadet edenlere bir ders olmak üzere, hastalığını iyileştirmiş, kendisine aile ve dostlarını bir misliyle beraber vermiştik.

Süleyman Ateş

Eyyub'u da an. O, Rabbine: "Bu dert bana dokundu, sen merhametlilerin en merhametlisisin!" diye du'a etmişti.

Süleymaniye Vakfı

Eyüb… O bir gün Rabbine şöyle yalvarıp yakarmıştı: "Ben (yorgunluk ve acı veren) bir derde düştüm sen ise merhametlilerin en merhametlisisin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eyüp ise bir gün Rabbine şöyle seslenmişti: "Ben iyice daraldım. En iyi ikramı sen yaparsın

Şaban Piriş

Eyyub da: - Başıma bir bela geldi, sen merhametlilerin en merhametlisisin, diye yalvardığı zaman...

Tefhim-ul Kuran

Eyup da; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: «Şüphe yok, bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın.»

Ümit Şimşek

Eyyub'u da hatırla ki, Rabbine, 'Bana zarar dokundu; Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin' diye dua etmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve Eyyub... Rabbine şöyle yakarmıştı: "Dert gelip çattı bana; sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əyyubu da yada sal! Bir zaman o, Rəbbinə yalvarıb demişdi: “Mənə, həqiqətən də, bəla düçar olubdur. Sən rəhmlilərin ən rəhmlisisən!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Əyyubu da (yada sal)! Bir vaxt o, Rəbbinə yalvarıb dua edərək belə demişdi: ″Mənə bəla üz verdi (Sənə pənah gətirdim). Sən rəhmlilərin rəhmlisisən!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gedenke Hiobs, der seinen Herrn anrief: ʺMich hat schweres Unheil heimgesucht, und Du bist der Barmherzigste aller Barmherzigen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und (auch) Ayyub, als er zu seinem Herrn rief: ʺMir ist gewiß Unheil widerfahren, doch Du bist der Barmherzigste der Barmherzigen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und Hiob rief zu seinem Herrn: ʺUnheil hat mich geschlagen, und Du bist der Barmherzigste aller Barmherzigen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Ebenfalls Ayyub, als er seinem HERRN rief: ʺGewiß, mich traf das Schädigende und DU bist Derjenige, der mehr Gnade erweist als alle Gnade- Erweisenden.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And Ayub (Job) who invoked Allah, his Creator, for relief. He said: "O Allah, my Creator, I have suffered long lasting tribulation and You are the Most Merciful of all who show mercy."

Abdul Haleem

Remember Job, when he cried to his Lord, ‘Suffering has truly afflicted me, but you are the Most Merciful of the merciful.’

Abdullah Yusuf Ali

And (remember) Job, when He cried to his Lord, "Truly distress has seized me, but Thou art the Most Merciful of those that are merciful."

Abul A'la Maududi

We bestowed (the same wisdom, judgement and knowledge) upon Job. Recall, when he cried to his Lord: "Behold, disease has struck me and You are the Most Merciful of those that are merciful."

Aisha Bewley

And Ayyub when he called out to his Lord, ‘Great harm has afflicted me and You are the Most Merciful of the merciful,’

Al-Hilali & Khan

And (remember) Ayyûb (Job), when he cried to his Lord: "Verily, distress has seized me, and You are the Most Merciful of all those who show mercy."

Ali Quli Qarai

And Job, when he called out to his Lord, ‘Indeed distress has befallen me, and You are the most merciful of the merciful. ’

Amatul Rahman Omar

And (We showed Our favours to) Job. Behold! he called out to his Lord, `I am afflicted with some distress, and You are the Most- Merciful of all who show mercy.'

Arthur John Arberry

And Job -- when he called unto his Lord, 'Behold, affliction has visited me, and Thou art the most merciful of the merciful. '

Bijan Moeinian

As for Job, one day he cried to his Lord saying: "I am in distress and you are the Most Merciful. "

E. Henry Palmer

And Job, when he cried to his Lord, 'As for me, harm has touched me, but Thou art the most merciful of the merciful ones. '

Edip-Layth

And Job when he called his Lord: "I have been afflicted with harm, and you are the Compassionate!"

George Sale

And remember Job; when he cried unto his Lord, saying, verily evil hath afflicted me: But thou art the most merciful of those who shew mercy.

Hamid S. Aziz

And some devils (evil ones), who dived for him, and did other works beside, it was We who kept guard over them.

Mahmoud Ghali

And ÉAyyûb, (Job) as he called out to his Lord, (saying), "Adversity has touched me, and You are The Most Merciful of the merciful. "

Marmaduke Pickthall

And Job, when he cried unto his Lord, (saying): Lo! adversity afflicteth me, and Thou art Most Merciful of all who show mercy.

Mohamed Ahmed - Samira

(Remember) Job when he called to his Lord: "I am afflicted with distress, and You are the most compassionate of all. "

Muhammad Asad

AND [remember] Job, when he cried out to his Sus­tainer, "Affliction has befallen me: but Thou art the most merciful of the merciful!"

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when Job cried out to his Lord, "I have been touched with adversity,[1] and You are the Most Merciful of the merciful."

Progressive Muslims

And Job when he called his Lord: "I have been afflicted with harm, and you are the Most Merciful!"

Sahih International

And [mention] Job, when he called to his Lord, "Indeed, adversity has touched me, and you are the Most Merciful of the merciful. "

Sam Gerrans

And Job: when he called to his Lord: “Adversity has touched me, and Thou art the most merciful of those who show mercy,”

Shabbir Ahmed

And, Job called unto his Lord, "Affliction has befallen me, but you are the Most Merciful of the merciful (38:41)!" (He was going through the agony of being lost away from his folk).

Syed Vickar Ahamed

And (remember) Ayub (Job), when he cried to his Lord, "Truly, (major) distress has caught me, but You are the Most Merciful of those that are merciful. "

Taqi Usmani

And (remember) Ayyūb (Job), when he called his Lord saying, "Here I am, afflicted by pain and You are the most merciful of all the merciful."

The Monotheist Group

AndJob when he called his Lord: "I have been afflicted with harm, and you are the Most Merciful of those who show mercy!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Job, quand il implora son Seigneur: ʺLe mal mʹa touché. Mais Toi, tu es le plus miséricordieux des miséricordieuxʺ!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eyûb jî, dema gazî Xwedayê xwe kir; (Xwedêyo!) Derdekî giran bi min girtiye û tu dilovantirînê dilovanan î!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

En gedenk Job, toen hij zijn Heer aanriep, zeggende: Waarlijk, het ongeluk heeft mij bereikt; doch gij zijt de genadigste der genadigen.

Hollandaca — Siregar

En (gedenkt) Ayyôeb toen hij zijn Heer aanriep (en zei:) ʺVoorwaar, tegenspoed heeft mij getroffen en U bent de Bamhartigste der Barmhartigen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (вспомни) (о, Посланник) (пророка) Аййуба, (которого Мы испытали тяжелой болезнью, которая поразила его тело). (Он, из-за болезни потерял семью, имущество и своего сына. Однако, он терпел ради Аллаха, надеясь на Его награду.) (И) вот он [Аййуб] воззвал к своему Господу: «Поистине, меня коснулся вред, а Ты (о, Аллах) – милостивейший из милосердных! (Так удали же от меня этот вред)!»

Rusça — Osmanov

[Вспомни, Мухаммад,] Аййуба, как он воззвал к своему Господу: ʺВоистину, меня постигла напасть, а ведь Ты - милостивейший из милостивыхʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH (MINNS) Job, hur han ropade till sin Herre: ʺJag har prövats av olyckor och elände, men Du är den Barmhärtigaste av de barmhärtiga!ʺ