وَاَيُّوبَ kelimesinin geçtiği ayetler
Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden وايوب formunun kendisi aranıyor.
İlgili Ayetler (3)
Nisa 4:163وَاَيُّوبَve eyyūbeve Eyyub'a
اِنَّٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ كَمَا اَوْحَيْنَٓا اِلٰى نُوحٍ وَالنَّبِيِّنَ مِنْ بَعْدِهِ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰهِيمَ وَاِسْمٰعِيلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَعِيسٰى وَاَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهٰرُونَ وَسُلَيْمٰنَ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُورًا
innā evHaynā ileyke ke mā evHaynā ilā nūHin ve n-nebiyyīne min beǎ'dihi ve evHaynā ilā ibrāhīme ve ismāǐyle ve isHāḳa ve yeǎ'ḳūbe ve l-esbāTi ve ǐysā ve eyyūbe ve yūnuse ve hārūne ve suleymāne ve āteynā dāvūde zebūran
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur vermiştik.
En'am 6:84وَاَيُّوبَve eyyūbeve Eyyub'a
وَوَهَبْنَا لَهُ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ كُلًّا هَدَيْنَا وَنُوحًا هَدَيْنَا مِنْ قَبْلُ وَمِنْ ذُرِّيَّتِهِ دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ وَاَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسٰى وَهٰرُونَ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
ve vehebnā lehu isHāḳa ve yeǎ'ḳūbe kullen hedeynā ve nūHen hedeynā min ḳablu ve min ƶurriyyetihi dāvūde ve suleymāne ve eyyūbe ve yūsufe ve mūsā ve hārūne ve ke ƶālike neczī l-muHsinīne
Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u da. İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.