Firavun, halkını saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.

وَاَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُ وَمَا هَدٰى

ve eDelle fir'ǎvnu ḳavmehu ve mā hedā

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve saptırdı kavmini Firavun ve doğru yola sevketmedi onları.

Adem Uğur

Firavun, kavmini saptırdı, doğru yola sevketmedi.

Ahmed Hulusi

Firavun, halkını saptırdı, doğru yola kılavuzlamadı.

Ahmet Tekin

Firavun kavmini, başlarına buyruk hale getirerek, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağladı. Allah’ın peygamberi vasıtasıyla öğrettiği doğru, hak yolu da göstermedi, öğretmedi.

Ahmet Varol

Firavun kavmini saptırdı ve onları doğru yola yöneltmedi.

Ali Bulaç

Firavun, kendi kavmini şaşırtıp saptırdı ve onları doğruya yöneltmedi.

Ali Fikri Yavuz

Böylece Firavun, kavmini sapıklığa sürükledi, hidayete götürmedi.

Ali Rıza Safa

Firavun, toplumunu saptırmış ve doğru yolu göstermemişti.

Bayraktar Bayraklı

Firavun, toplumunu saptırdı ve onlara doğru yolu göstermedi.

Bekir Sadak

Firavun, milletini saptirdi, onlara dogru yolu gostermedi.

Celal Yıldırım

Fir'avn, kavmini (doğru yoldan) saptırdı ve onlara (bir türlü) doğru yolu göstermedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Firavun kavmini saptırmış, doğru yolu göstermemişti

Diyanet İşleri

Firavun, halkını saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.

Diyanet İşleri (eski)

Firavun, milletini saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.

Diyanet Vakfi

Firavun, kavmini saptırdı, doğru yola sevketmedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Böylece Firavun kavmini yanlış yola sürükledi ve doğru yola götürmedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Velhasıl Firavun kavmini sapıklığa sürükledi, doğru yola götürmedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Velhasıl Firavn kavmini dalalete sürükledi, hidayete götürmedi

Erhan Aktaş

Firavun halkını sapkınlıkta bıraktı; onları doğru yola yöneltmedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun halkını sapkınlıkta bıraktı; onları doğru yola yöneltmedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun halkını sapkınlıkta bıraktı; onları doğru yola yöneltmedi.

Fizilal-il Kuran

Firavun, soydaşlarını sapıklığa sürükledi, onları doğru yola iletemedi.

Gültekin Onan

Firavun kendi kavmini şaşırtıp saptırdı ve onları doğruya yöneltmedi.

Hamdi Döndüren

Böylece, Firavun kavmini saptırdı ve doğru yola da ulaştıramadı.

Hasan Basri Çantay

Fir'avn, kavmini sapdırdı (ğı gibi onları) doğru yola (da) iletemedi,

Hasib Asutay

Firavun, toplumunu saptırdı, doğru yola iletmedi.

Hayrat Neşriyat

İşte Fir'avun, kavmini dalâlete düşürdü ve hak yola sevk etmedi.

İbni Kesir

Firavun kavmini saptırdı ve onlara doğru yolu göstermedi.

Mehmet Okuyan

(Çünkü) Firavun, kavmini saptırmış ve (onlara) doğru yolu göstermemişti.

Muhammed Esed

Çünkü Firavun halkını saptırmış ve (onlara) doğru yolu göstermemişti.

Mustafa İslamoğlu

bir kez Firavun halkını yoldan çıkarmıştı; bir daha da yolu bulamadılar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Fir'avun, kavmini sapıklığa düşürdü ve onları doğru bir yola götüremedi.

Ömer Öngüt

Firavun kavmini saptırdı ve onlara doğru yolu gösteremedi.

Suat Yıldırım

Böylece Firavun halkını kurtuluşa değil, yanlış yola, çıkmaza götürdü.

Süleyman Ateş

Fir'avn toplumunu saptırdı, doğru yola iletmedi.

Süleymaniye Vakfı

Firavun halkını yoldan çıkarmış, doğru yolu göstermemişti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun halkını yoldan çıkarmış, doğru yolu göstermemişti.

Şaban Piriş

Firavun, kavmini saptırmış doğru yolu göstermemişti.

Tefhim-ul Kuran

Firavun, kendi kavmini şaşırtıp saptırdı ve onları doğruya yöneltmedi.

Ümit Şimşek

Firavun kavmini doğru yola çıkarmamış, saptırmıştı.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun kendi toplumunu saptırmıştı; kılavuzluk edemedi.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Firon öz xalqını azğınlığa sürüklədi və onlara doğru yol göstərmədi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

So führte Pharao sein Volk in den Untergang und konnte es nicht rechtleiten.

Almanca — Der Edle Quran

Firʹaun hatte sein Volk in die Irre geführt und nicht rechtgeleitet.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Pharao führte sein Volk in die Irre und führte (es) nicht den rechten Weg.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und Pharao verleitete seine Leute und leitete sie nicht recht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

In effect what Pharaoh actually did was that he fooled his people, led them astray and never did he really guide them to a path of righteousness.

Abdul Haleem

Pharaoh truly led his people astray; he did not guide them.

Abdullah Yusuf Ali

Pharaoh led his people astray instead of leading them aright.

Abul A'la Maududi

Pharaoh led his people astray; he did not guide them aright.

Aisha Bewley

Pharoah misguided his people. He was no guide.

Al-Hilali & Khan

And Fir‘aun (Pharaoh) led his people astray, and he did not guide them.

Ali Quli Qarai

Pharaoh led his people astray and did not guide them.

Amatul Rahman Omar

Indeed, Pharaoh caused his people to perish, and did not lead them in the right way.

Arthur John Arberry

so Pharaoh had led his people astray, and was no guide to them.

Bijan Moeinian

What a shame that Pharaoh led his people to the darkness instead of the guidance.

E. Henry Palmer

And Pharaoh and his people went astray and were not guided.

Edip-Layth

Thus, Pharaoh misled his people and he did not guide.

George Sale

And Pharaoh caused his people to err, neither did he direct them aright.

Hamid S. Aziz

Then Pharaoh followed them with his armies, and the sea overwhelmed them and covered them up completely.

Mahmoud Ghali

And Firaawn led his people into error, and in no way did he guide them.

Marmaduke Pickthall

And Pharaoh led his folk astray, he did not guide them.

Mohamed Ahmed - Samira

The Pharaoh had led his people astray, and did not rightly guide them.

Muhammad Asad

because Pharaoh had led his people astray and had not guided [them] aright.

Mustafa Khattab

And ˹so˺ Pharaoh led his people astray, and did not guide ˹them rightly˺.

Progressive Muslims

Thus, Pharaoh misled his people and he did not guide.

Sahih International

And Pharaoh led his people astray and did not guide [them].

Sam Gerrans

And Pharaoh led his people astray, and did not guide.

Shabbir Ahmed

This is because Pharaoh had led his nation astray and had not guided them aright. (Therein is an example that the top leadership could make or break a nation).

Syed Vickar Ahamed

And Firon (Pharaoh) led his people away from right instead of leading them towards right path.

Taqi Usmani

Pharaoh held his people astray, and did not show them the right path.

The Monotheist Group

Thus, Pharaoh misled his people and he did not guide.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Pharaon égara ainsi son peuple et ne le mît pas sur le droit chemin.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Firewn, gelê xwe ji rê xist û ew neanîn ser riya rast.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Firʹaun bracht zijn volk tot dwaling en wees hun niet de goede richting.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En Pharao deed zijn volk dwalen en hij leidde hen niet op den rechten weg.

Hollandaca — Siregar

En Firʹaun deed zijn volk dwalen en leidde hen niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И ввел Фараон свой народ в заблуждение (представив им неверие как нечто хорошее) и не повел он их верным путем (как обещал).

Rusça — Osmanov

Так Фирʹаун ввел в заблуждение свой народ и повел его неверным путем.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

i stället för att visa sitt folk den rätta vägen hade Farao lett dem vilse.