İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.

وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا فِيهِ مِنَ الْوَعِيدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ اَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا

ve ke ƶālike enzelnāhu ḳur'ānen ǎrabiyyen ve Sarrafnā fīhi mine l-veǐydi leǎllehum yetteḳūne ev yuHdiṧu lehum ƶikran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَكَذٰلِكَve ke ƶālikeve böyle
2اَنْزَلْنَاهُenzelnāhuن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.sana onu indirdik
3قُرْاٰنًاḳur'ānenق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathanebir Kur'an olarak
4عَرَبِيًّاǎrabiyyenع ر بsaf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su; farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat; tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, AraplaşmakArapça
5وَصَرَّفْنَاve Sarrafnāص ر فÇevirmek, saptırmak, önlemek, öne sürmek, ortaya koymak, değiştirmek. sarfun - önleme eylemi. masrifun - sığınılacak yer, sığınak. masruufun - saptırılmış. sarrafa (fiil 2) - açıklamak. tasrif - (rüzgarın) değişimi. insarafa (fiil 7) - yana dönmek.ve türlü biçimlere açıkladık
6فِيهِfīhionda
7مِنَmine
8الْوَعِيدِl-veǐydiو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)tehditleri
9لَعَلَّهُمْleǎllehumumulur ki
10يَتَّقُونَyetteḳūneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunurlar
11اَوْevyahut
12يُحْدِثُyuHdiṧuح د ثYeni bir şey/yakın zamanda, o (bir şey) varlığa geldi, var olmaya başladı, ortaya çıktı, bir başlangıcı oldu, ilk kez yeni var oldu, söylemi aktarmak(Kur'an) yaptırır
13لَهُمْlehumonlara
14ذِكْرًاƶikranذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekbir hatırlama

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İşte biz, belki çekinirler, yahut onlara bir öğüt olur, bir ibret verir diye Arapça olan Kur'ân'ı indirdik ve onda, bâzı tehditleri tekrar tekrar söyledik, açıkladık.

Abdulkadir Gölpınarlı

İşte biz, belki çekinirler, yahut onlara bir öğüt olur, bir ibret verir diye Arapça olan Kurʼânʼı indirdik ve onda, bâzı tehditleri tekrar tekrar söyledik, açıkladık.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Biz onu böylece Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda ikazları tekrar tekrar açıkladık. Umulur ki onlar (bu sayede günahtan) korunurlar; yahut da o (Kur'an) kendileri için bir ibret ortaya koyar.

Ahmed Hulusi

İşte böylece O'nu Arapça bir Kur'an olarak inzal ettik; Onun içinde tehditkar haberleri, sonları, türlü türlü açıkladık. . . Umulur ki korunurlar (arınırlar) yahut (Kur'an) onlara bir öğüt olur.

Ahmet Tekin

İşte böyle uyarılar yapmak için biz Kur’ân’ı bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, açık, edebî, Arapça, okunan bir kitap olarak indirdik. Onda ikazları çok yönlü açıkladık. Umulur ki Allah’a sığınmalarına, emirlerine yapışmalarına, günahlardan arınıp azaptan korunmalarına, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmalarına, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olmalarına yahut onlarda ibret ve uyanış doğurmasına vesile olur.

Ahmet Varol

İşte onu böyle Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda tehditleri çeşitli şekillerde açıkladık. Umulur ki sakınırlar ya da bu onlara bir ibret verir.

Ali Bulaç

Böylece biz onu, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda korkulacak şeyleri türlü şekillerde açıkladık; umulur ki korkup sakınırlar ya da onlar için düşünme (yeteneğini) oluşturur.

Ali Fikri Yavuz

İşte böylece biz, onu Arabca bir KUR’AN olarak indirdik. Onda tehdidlerden nice türlüsünü tekrar tekrar beyan ettik ki, belki sakınır ve takva yolunu tutarlar; yahud o (Kur’an’daki nasihat ve tehditler), onlara bir ibret ve uyanış verir.

Ali Rıza Safa

Ve işte böylece, Onu, çok kolay anlaşılacak Kur'an olarak indirdik ve uyarıları Onda anlattık; böylece, belki sorumluluk bilincine erişirler veya onlara bir öğreti olur diye.

Bayraktar Bayraklı

Biz, onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. Onda uyarıları ayrıntılı olarak açıkladık ki, belki saygılı olurlar, yahut onlara bir hatırlatma yapar.

Bekir Sadak

iste Kuran'i, akrabca okunmak uzere indirdik, onda tehditleri turlu turlu acikladik ki belki sakinirlar yahut onlara ibret verir.

Celal Yıldırım

İşte böylece onu, Arapça Kur'ân olarak indirdik ve tehdîdden (bölümleri ve belgeleri) değişik tekrarlarla açıkladık; ola ki Allah'tan korkup fenalıklardan sakınırlar veya O, onlara yeni bir hatırlama ve idrâk uyanıklığı sağlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İşte, sakınsınlar yahut hatırlamalarını sağlasın diye onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda uyarılarımıza tekrar tekrar yer verdik.

Diyanet İşleri

İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.

Diyanet İşleri (eski)

İşte Kuran'ı, Arapça okunmak üzere indirdik, onda tehditleri türlü türlü açıkladık ki belki sakınırlar yahut onlara ibret verir.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Biz onu böylece Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda ikazları tekrar tekrar açıkladık. Umulur ki onlar (bu sayede günahtan) korunurlar; yahut da o (Kur'an) kendileri için bir ibret ortaya koyar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. Onda tehditlerden nice türlüsünü tekrar tekrar açıkladık ki belki sakınırlar, yahut onlara bir ibret ve uyanış verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte böylece Biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda tehditleri türlü şekillerde tekrarladık ki, belki korunur takva yolunu tutarlar ya da o onlarda bir düşünme, ibret alma meydana getirir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve işte onu böyle Arabi bir Kur'an olarak indirdik ve bunda vaiydden türlü şekilde tekrar yaptık, ki belki korunur takva yolunu tutarlar, yahud da o, onlara bir zikr ihdas eyler

Erhan Aktaş

Sana onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. O'nda, uyarıları teker teker bildirdik. Böylece takva sahibi olurlar veya onlar için öğüt veren bir söz olur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. O'nda, uyarıları teker teker bildirdik. Böylece takva sahibi olurlar veya onlar için öğüt veren bir söz olur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. O'nda, uyarıları teker teker bildirdik. Böylece takva sahibi olurlar veya onlar için bir öğüt olur.

Fizilal-il Kuran

Biz bu Kur'anı böylece sana Arapça bir kitap olarak indirdik. Bu kitapta çeşitli tehditlere yer verdik ki, insanlar kötülüklerden sakınsınlar ya da gönüllerinde uyarıcı bir iz bırakır.

Gültekin Onan

Böylece biz onu, Arapça bir Kuran olarak indirdik ve onda korkulacak şeyleri türlü şekillerde açıkladık; umulur ki korkup sakınırlar ya da onlar için düşünme (yeteneğini) oluşturur.

Hamdi Döndüren

İşte böylece Biz onu, Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda tehditlerden nice türlüsünü açıkladık ki, belki sakınırlar veya kendileri için yeni bir hatırlatma olur!

Hasan Basri Çantay

Biz onu böylece Arabca bir Kur'an olarak indirdik, onda tehdidlerden (nicesini) tekrar tekrar açıkladık. Olur ki (meaasiden) korunurlar, yahud o, kendilerinde yeni bir haatıra ve ibret canlandırır.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Biz onu böylece Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda uyarıları türlü şekillerde açıkladık. Umulur ki onlar (bu sayede günâhtan) korunurlar ya da onlar için bir düşünme (yeteneğini) oluşturur.

Hayrat Neşriyat

İşte böylece onu, Arabca bir Kur’ân olarak indirdik ve onda (yaptığımız)tehdidleri türlü şekillerde açıkladık. Tâ ki onlar (günahlardan) sakınsınlar, ya da (o Kur’ân), onlar için (ders alacakları) bir ibret meydana getirsin.

İbni Kesir

Biz onu böylece Arapça bir Kur'an olarak indirdik. Belki sakınırlar veya onlara ibret verir diye tehditleri açıkladık.

Mehmet Okuyan

Biz o (Kur’an’ı), insanlar takvâlı (duyarlı) olsunlar veya onlar için (gerçeği) hatırlama oluştursun diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve uyarıları onda tekrar tekrar açıkladık.

Muhammed Esed

İşte böylece bu (vahyi mesajı) Biz sana Arap diliyle (ifade edilmiş) bir hitabe olarak indirdik; ve onda her türden uyarıyı apaçık dile getirdik ki, insanlar Bize karşı sorumluluk bilinci taşısınlar; yahut bu (kitap) onlarda yepyeni bir bilinç uyanıklığı meydana getirsin.

Mustafa İslamoğlu

Ve böylece Biz bu (vahyi) Arapça bir hitap olarak indirdik; ve ondaki tüm uyarıları bütün boyutlarıyla ortaya serdik: Belki sorumluluk duyarlar veya (bu mesaj) onları (fıtratlarında zaten) var olanı hatırlatarak yeniden ortaya çıkarır diye.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve böylece O'nu bir Arabî Kur'an olarak indirdik ve O'nda tehditlerden mükerrer şeyler açıkladık. Belki korunurlar, yahut onlar için bir öğüt vücuda getirmiş olur.

Ömer Öngüt

Böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda tehditleri tekrar tekrar açıkladık. Umulur ki Allah'tan korkarlar veya o, kendileri için bir hatırlatma olur.

Suat Yıldırım

İşte böylece bu kitabı Arapça bir Kur’ân olarak indirdik ve onda uyarı ve tehditlerimizi farklı üsluplarla anlattık. Ta ki insanlar Allah’a karşı gelmekten korunsunlar ve ta ki o, kendilerine bir ibret ve uyanış versin.

Süleyman Ateş

Biz sana onu böyle Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda tehditleri türlü biçimlere çevirip açıkladık ki korunsunlar. Yahut (Kur'an,) onlara bir hatırlama yaptırsın.

Süleymaniye Vakfı

Böylece bunu /Kur'an'ı, Arapça kur'anlar /ayet kümeleri halinde indirdik. Tehditleri de onun içinde, değişik biçimlerde anlattık ki yanlışlardan sakınsınlar ya da Kur'an onlar için bir bilgi oluştursun.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böylece onu, Arapça kur'an olarak indirdik. Belki çekinirler ya da bilgi edinirler diye tehditleri onun içine, değişik şekillerde yerleştirdik.

Şaban Piriş

-Biz onu işte böyle Arapça Kur'an olarak indirdik. Belki sakınırlar veya onlara ibret olur diye tehditleri o kitapta açıkladık.

Tefhim-ul Kuran

Böylece biz onu, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda korkulacak şeyleri türlü şekillerde açıkladık; umulur ki korkup sakınırlar ya da onlar için düşünme (yeteneğini) oluşturur.

Ümit Şimşek

İşte böylece onu sana Arapça bir Kur'ân olarak indirdik ve onda tehditlerimizi çeşitli şekillerde açıkladık-tâ ki Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut bu onlar için bir zikir vesilesi olsun.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu işte böyle, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onun içinde tehditleri türlü ifadelerle sıraladık ki sakınabilsinler, yahut da Kur'an onlara yeni bir hatırlatıcı/hatırlatma sunsun.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Beləliklə, Biz onu ərəbcə Quran olaraq nazil etdik. Biz orada təhdidləri dönə-dönə açıqladıq ki, bəlkə, onlar pis əməllərindən çəkinsinlər və ya ibrət alsınlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

So haben Wir den Koran auf Arabisch herabgesandt und auf vielfältige Art die Warnung verkündet, auf daß sie gottesfürchtig werden oder sich ermahnen lassen.

Almanca — Der Edle Quran

Und so haben Wir ihn als einen arabischen Qurʹan hinabgesandt. Und Wir haben darin verschiedene Androhungen dargelegt, auf daß sie gottesfürchtig werden mögen oder er bei ihnen Gedenken (Allahs) hervorrufe.

Almanca — M. A. Rassoul

Und somit haben Wir (die Schrift) als arabischen Quran niedergesandt, und Wir haben darin gewisse Warnungen klar gemacht, auf daß sie (Ihn) fürchten mögen oder (wünschen mögen,) daß er ihnen eine Ermahnung bringe.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und solcherart sandten WIR ihn hinab als einen arabischen Quran und erläuterten in ihm von der Ermahnung, damit sie Taqwa gemäß handeln und damit er ihnen eine Besinnung bewirkt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Thus have We revealed it -the Quran- in the Arabic literary from and therein We expounded enough warnings that they may hopefully keep in awe of Allah or keep Him in mind and lift to Him their inward sight.

Abdul Haleem

We have sent the Quran down in the Arabic tongue and given all kinds of warnings in it, so that they may beware or take heed-

Abdullah Yusuf Ali

Thus have We sent this down - an arabic Qur'an - and explained therein in detail some of the warnings, in order that they may fear Allah, or that it may cause their remembrance (of Him).

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), thus have We revealed this as an Arabic Qur'an and have expounded in it warning in diverse ways so that they may avoid evil or become heedful.

Aisha Bewley

In this way We have sent it down as an Arabic Qur’an and We have made various threats in it so that hopefully they will have taqwa or it will spur them into remembrance.

Al-Hilali & Khan

And thus We have sent it down as a Qur’ân in Arabic, and have explained therein in detail the warnings, in order that they may fear Allâh, or that it may cause them to have a lesson from it (or to have the honour for believing and acting on its teachings).

Ali Quli Qarai

Thus We have sent it down as an Arabic Qur’ān and We have paraphrased the threats in it so that they may be Godwary or it may evoke remembrance for them.

Amatul Rahman Omar

Just as (We have revealed these verses) We have revealed the entire Qur'ân in Arabic. We have explained in it in various ways Our warnings (against refusal and evil doings), so that the people may guard against evil and become righteous; or rather this (Qur'ân) will bring forth for them a great glory and eminence.

Arthur John Arberry

Even so We have sent it down as an Arabic Koran, and We have turned about in it something of threats, that haply they may be godfearing, or it may arouse in them remembrance.

Bijan Moeinian

Thus I have revealed this Qur’an in Arabic language (and not in a foreign language so that you understand it) with ample warnings so that people come to your senses and change their behavior.

E. Henry Palmer

Thus have we sent it down an Arabic Qur'an; and we have turned about in it the threat, - haply they may fear, or it may cause them to remember.

Edip-Layth

It was such that We sent it down as an Arabic compilation, and We cited in it many warnings, perhaps they will become aware or it will cause for them a remembrance.

George Sale

And thus have we sent down this book, being a Koran in the Arabic tongue; and we have inserted various threats and promises therein, that men may fear God, or that it may awaken some consideration in them:

Hamid S. Aziz

But he who does righteous acts and has faith, he shall fear neither wrong nor diminution.

Mahmoud Ghali

And thus We have sent it down as an Arabic Qur'an, and We have propounded in it (something) of threats, that possibly they would be pious or it would effect in them remembrance.

Marmaduke Pickthall

Thus we have revealed it as a Lecture in Arabic, and have displayed therein certain threats, that peradventure they may keep from evil or that it may cause them to take heed.

Mohamed Ahmed - Samira

That is why We have sent it down as an eloquent Qur'an, and explained in different ways the intimidations through it that they may haply take heed, or perhaps it may lead them to contemplate.

Muhammad Asad

AND THUS have We bestowed from on high this [divine writ] as a discourse in the Arabic tongue, and have given therein many facets to all manner of warnings, so that men might remain conscious of Us, or that it give rise to a new awareness in them

Mustafa Khattab

And so We have sent it down as an Arabic Quran and varied the warnings in it, so perhaps they will shun evil or it may cause them to be mindful.

Progressive Muslims

And it was such that We sent it down as an Arabic Quran, and We cited in it many warnings, perhaps they will become aware or it will cause for them a remembrance.

Sahih International

And thus We have sent it down as an Arabic Qur'an and have diversified therein the warnings that perhaps they will avoid [sin] or it would cause them remembrance.

Sam Gerrans

And thus have We sent it down as an Arabic recitation and expounded therein warnings, that they might be in prudent fear, or it cause in them remembrance.

Shabbir Ahmed

And thus have We sent this down, an Arabic Qur'an, and explained therein warnings in many ways, so that people walk aright or that it makes them rise to a new level of awareness.

Syed Vickar Ahamed

Thus We have sent this down— As the Quran in Arabic— And in there some of the warnings are explained in detail, so that they may fear Allah, or that it may make them remember (Him).

Taqi Usmani

And in this way We have sent it down to you as an Arabic Qur’ān, and have detailed in it some warnings in various ways, so that they may fear, or it may produce a lesson for them.

The Monotheist Group

And it was such that We sent it down an Arabic revelation, and We dispatched in it the warnings, perhaps they will become aware or it will cause them to remember.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cʹest ainsi que nous lʹavons fait descendre un Coran en (langue) arabe, et Nous y avons multiplié les menaces, afin quʹils deviennent pieux ou quʹil les incite à sʹexhorter?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Her wisa me Quran bi zimanê erebî (ji te re) hinartiye û me di vê Quranê de gelek hişyarî û gef (ên bi ezabê) aşkera kirine, hêvî heye ku ew xwe biparêzin, an jî ev (Quran) ji bo wan pend û şîretekê derîne rastê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zo hebben Wij het neergezonden als een Arabische Koran en Wij hebben er uiteenzettingen van dreigementen in gegeven; misschien zullen zij godvrezend worden of brengt hij voor hen een nieuwe vermaning.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zoo hebben wij dit boek nedergezonden, zijnde een Koran in de Arabische taal, en wij hebben daarin verschillende bedreigingen en beloften opgenomen, ten einde de menschen God zouden vreezen, en opdat dit eenige overpeinzing in hen zou opwekken.

Hollandaca — Siregar

En zo hebben Wij hem neergezonden als een Arabische Koran en Wij hebben daarin waarschuwingen uiteengezet. Hopelijk zullen zij (Allah) vrezen of zal hij (de Koran) hen lering brengen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И так [как побудили верующих совершить благие деяния и как предупредили о наказании за их неверие и злодеяния] Мы ниспослали ее [эту Книгу] в виде Корана на арабском языке и распределили в нем [в Коране] угрозы, – чтобы они остерегались (наказания Аллаха), или (чтобы Коран) стал для них источником назиданий!

Rusça — Osmanov

Таким образом Мы ниспослали Коран на арабском языке и изложили в нем угрозы, - быть может, они устрашатся [Аллаха] или он (т. е. Коран) будет им назиданием.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH SÅ har Vi uppenbarat (Skriften) som en förkunnelse på det arabiska språket och Vi har på många sätt förtydligat de varningar den ger, för att människorna skall frukta Gud eller deras gudsmedvetande skärpas.