Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerinin sağlanması onların hakkıdır. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir borçtur.

وَلِلْمُطَلَّقَاتِ مَتَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ حَقًّا عَلَى الْمُتَّقِينَ

ve li l-muTalleḳāti metāǔn bi l-meǎ'rūfi Haḳḳan ǎlā l-mutteḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلِلْمُطَلَّقَاتِve li l-muTalleḳātiط ل قBağdan kurtulmak, boşanmak, reddedilmek. talak - boşanma. ta'allaqa (fiil 2) - boşanmak/bırakmak/ayrılmak. mutallaqatun - boşanmış kadın. intalaqa - bir şey yapmaya başlamak, ayrılmak, bir şey yapmaya koyulmak, yoluna gitmek, serbest veya gevşek olmak.ve boşanmış kadınların
2مَتَاعٌmetāǔnم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.geçimlerini sağlamak
3بِالْمَعْرُوفِbi l-meǎ'rūfiع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıuygun olan şekilde
4حَقًّاHaḳḳanح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekbir haktır (borçtur)
5عَلَىǎlāüzerine
6الْمُتَّقِينَl-mutteḳīneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişimüttakiler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Boşanan kadınlar için de artık ve eksik olmamak üzere bir şey vermek gerek. Bu da sakınanlara bir borçtur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Boşanan kadınlar için de artık ve eksik olmamak üzere bir şey vermek gerek. Bu da sakınanlara bir borçtur.

Adem Uğur

Boşanmış kadınların, hakkaniyet ölçülerinde (kocalarından) menfaat sağlamak haklarıdır; bu, Allah korkusu taşıyanlar üzerine bir borçtur.

Ahmed Hulusi

Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerini temin için nafaka alma hakkı vardır ki bu takva sahipleri için bir görevdir.

Ahmet Tekin

Boşanmış kadınların hakkaniyet ölçüleri içinde, Kur’ân’ın ve sünnetin hükümlerine göre, meşrû bir şekilde, geleneğe, İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun bir menfaat sağlamaları haklarıdır. Bu Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler üzerine düşen bir sorumluluktur.

Ahmet Varol

Boşanan kadınlara da örfe uygun bir geçimlik verilmelidir. Bu takva sahiplerinin üzerine bir yükümlülüktür.

Ali Bulaç

(Kocası tarafından) Boşanan (kadın)ların maruf (meşru) bir tarzda yararlanma (ve geçim pay)ları vardır. Bu, sakınanlar üzerinde bir hak (borç) tır.

Ali Fikri Yavuz

Boşanan kadınların da meşru bir şekilde faydalanmaları haklarıdır ki, bunun yerine getirilmesi, Allah’dan korkanlara bir vazifedir.

Ali Rıza Safa

Boşanmış kadınlar için uygun bir geçimlik sağlanması, sorumluluk bilinci taşıyanların üzerine bir yükümlülüktür.

Bayraktar Bayraklı

Boşanmış olan kadınların örfe uygun olarak geçimlerini sağlamak, takva sahipleri üzerine bir yükümlülüktür.

Bekir Sadak

Bosanan kadinlari, haksizliktan sakinanlara bir borc olmak uzere, uygun bir surette faydalandirma vardir.

Celal Yıldırım

Boşanan kadınlara da örfe uygun bir yarar sağlanması, Allah'tan korkup günah ve kötülüklerden sakınanlar üzerine bir haktır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Boşanmış kadınlara faydalanacakları uygun bir şeyler verilmesi, Allah’ın rızasını gözetenlerin borcudur.

Diyanet İşleri

Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerinin sağlanması onların hakkıdır. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir borçtur.

Diyanet İşleri (eski)

Boşanan kadınları, haksızlıktan sakınanlara bir borç olmak üzere, uygun bir surette faydalandırma vardır.

Diyanet Vakfi

Boşanmış kadınların, hakkaniyet ölçülerinde (kocalarından) menfaat sağlamak haklarıdır; bu, Allah korkusu taşıyanlar üzerine bir borçtur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Boşanmış kadınlar için de meşru ve geleneğe uygun şekilde bir meta'(intifa hakkı) vardır ki verilmesi, Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Boşanan kadınların da örfe göre bir nafaka hakları vardır ki, verilmesi Allah'tan korkanlara bir vazifedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Mutallakaların (boşananların) da ma'ruf veçhile bir istifade haklarıdır ki ihkakı Allahdan korkanlara bir vazıfedir

Erhan Aktaş

Boşanmış kadınların geçimlerini meşru bir şekilde sağlamak, takva sahipleri için bir yükümlülüktür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Boşanmış kadınların geçimlerini meşru bir şekilde sağlamak, takva sahipleri için bir yükümlülüktür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Boşanmış kadınların geçimlerini meşru bir şekilde sağlamak, muttakiler için bir yükümlülüktür.

Fizilal-il Kuran

Boşanmış kadınların geleneklere uygun bir şekilde geçimlerini sağlamak, takva sahiplerinin boynuna borçtur.

Gültekin Onan

(Kocası tarafından) Boşanan (kadın)ların maruf (meşru) bir tarzda yararlanma (ve geçim pay)ları vardır. Bu sakınanlar üzerine bir hak (borç)tır.

Hamdi Döndüren

Boşanmış kadınlar için de, iyi bilinen örfe göre bir yararlanma hakkı vardır ki, bu Allah’tan sakınanlar üzerinde bir borçtur.

Hasan Basri Çantay

Boşanan kadınların da meşru' suretde faidelenmeleri haklarıdır ki bu, Allahdan korkanlar için bir vazifedir.

Hasib Asutay

Boşanan (kadın)lar için uygun bir şekilde yararlanma vardır. (Bu) takva sahipleri üzerinde bir borçtur.

Hayrat Neşriyat

Boşanmış kadınlara örfe uygun bir şekilde faydalanma (nafaka hakkı) vardır.(Bu,) takvâ sâhibleri üzerine bir borçtur.

İbni Kesir

Boşanan kadınlar için uygun şekilde geçimlerini sağlamak vardır. Bu, müttakiler için bir vazifedir.

Mehmet Okuyan

Muttakîler (duyarlı olanlar) üzerine bir borç olarak, boşanmış kadınların uygun bir şekilde (kocalarından) menfaat sağlaması (onların hakkıdır).

Muhammed Esed

Ve boşanmış kadınlar da güzel bir şekilde geçimlerini sağlama (hakkına) sahip olacaklardır. Bu, Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyan herkes için bir görevdir.

Mustafa İslamoğlu

Ve (böylece) boşanmış dul kadınlar da meşru bir biçimde geçimlerini sağlamış olacaklardır: Bu, sorumlu davranan herkesin üzerine düşen bir görevdir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Boşanmış kadınlar için ma'ruf veçhile bir meta' vardır ki, bu muttakîler üzerine bir haktır.

Ömer Öngüt

Boşanan kadınların da meşru bir şekilde (kocalarının imkânından) faydalanmaları haklarıdır. Bunun yerine getirilmesi, Allah'tan korkanlara bir vazifedir.

Suat Yıldırım

Boşanmış eşlere de örfe göre gönüllerini alacak hediye vermek gerekir. Bu, haksızlıktan sakınan takvâlılara bir borçtur.

Süleyman Ateş

Boşanmış kadınların uygun olan geçimlerini sağlamak, (Allah'ın azabından) korunanlar üzerine bir borçtur.

Süleymaniye Vakfı

Kocaları tarafından boşanma süreci başlatılmış kadınların da marufa göre geçindirilme hakları vardır. Bu, yanlışlardan sakınanların boynuna borçtur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kocaları tarafından boşanmış kadınların da marufa uygun menfaatleri (geçindirilme hakları) vardır. Bu, Allah'tan çekinenlerin üzerine borçtur.

Şaban Piriş

Boşanmış kadınlara örfe uygun şekilde bir geçimlik sağlanmalıdır. Bu muttakiler üzerine bir görevdir.

Tefhim-ul Kuran

Boşanmış (kadın) ların maruf (meşru) bir tarzda yararlanma (ve geçim pay) ları vardır. Bu korkup sakınanlar üzerinde bir haktır.

Ümit Şimşek

Boşanmış kadınlar için de uygun şekilde bir nafaka vardır ki, bu da haksızlıktan sakınanların üzerine bir borçtur.

Yaşar Nuri Öztürk

Boşanmış kadınlar için örfe uygun bir geçim imkanı sağlanması Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Boşanmış qadınlara şəriətə müvafiq qayda üzrə yaxşılıq etmək lazımdır. Bu, müttəqilər üçün bir borcdur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Boşanan qadınları qəbul olunmuş tərzdə (şəriətə müvafiq) faydalandırmaq müttəqilərin vəzifəsidir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Auch die geschiedenen Frauen können eine Entschädigung nach Billigkeit beanspruchen, die ihnen von seiten der Gottesfürchtigen rechtmäßig zusteht.

Almanca — Der Edle Quran

Und den geschiedenen Frauen steht eine Abfindung in rechtlicher Weise zu - eine Pflicht für die Gottesfürchtigen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und den geschiedenen Frauen eine Versorgung auf gütige Weise (zu geben, ist) eine Verpflichtung für die Gottesfürchtigen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und für die Talaq-Geschiedenen gibt es Versorgung nach dem Gebilligten, es ist eine Verpflichtung, die den Muttaqi obliegt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And women who have been judicially separated from their husbands whether before or after consummation of marriage are also entitled to a reasonable endowment as separate maintenance, a gesture to those whose expectation they disappointed. This is a duty incumbent on those who do equity, reverence and justice and exhibit veneration for Allah.

Abdul Haleem

Divorced women shall also have such maintenance as is considered fair: this is a duty for those who are mindful of God.

Abdullah Yusuf Ali

For divorced women Maintenance (should be provided) on a reasonable (scale). This is a duty on the righteous.

Abul A'la Maududi

Likewise, let there be a fair provision for the divorced women; this is an obligation on the God-fearing.

Aisha Bewley

Divorced women should receive maintenance given with correctness and courtesy: a duty for all who have taqwa.

Al-Hilali & Khan

And for divorced women, maintenance (should be provided) on reasonable (scale). This is a duty on Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2).

Ali Quli Qarai

For the divorced women there shall be a provision, in accordance with honourable norms —an obligation on the Godwary.

Amatul Rahman Omar

And for the divorced women (also) a provision (should be made) in a fair and equitable manner. This is an obligation binding on those who guard against evil (and have regard for duty).

Arthur John Arberry

There shall be for divorced women provision honourable -- an obligation on the godfearing.

Bijan Moeinian

It is also the duty of a God fearing man to provide a reasonable support for his ex-wife.

E. Henry Palmer

And divorced women should have a maintenance in reason, - a duty this on those that fear.

Edip-Layth

For the divorced women compensation is an obligation upon the conscientious.

George Sale

And unto those who are divorced, a reasonable provision is also due; this is a duty incumbent on those who fear God.

Hamid S. Aziz

And divorced women should have a maintenance in reason, - a duty this on those that fear.

Mahmoud Ghali

And for the divorced women (there shall be) (the necessary) enjoyment with beneficence, truly (binding) on the pious.

Marmaduke Pickthall

For divorced women a provision in kindness: a duty for those who ward off (evil).

Mohamed Ahmed - Samira

Making a fair provision for women who are divorced is the duty of those who are God-fearing and pious.

Muhammad Asad

And the divorced women, too, shall have [a right to] maintenance in a goodly manner: this is a duty for all who are conscious of God.

Mustafa Khattab

Reasonable provisions must be made for divorced women—a duty on those mindful ˹of Allah˺.

Progressive Muslims

And for the divorced women to have recompense is an obligation upon the righteous.

Sahih International

And for divorced women is a provision according to what is acceptable - a duty upon the righteous.

Sam Gerrans

And for divorced women provision according to what is fitting is binding upon those of prudent fear.

Shabbir Ahmed

The widowed and divorced women must be provided for in kindness and equity. (65:6-7). This is a duty for those who wish to walk aright.

Syed Vickar Ahamed

For the divorced women the maintenance (should be provided) on a reasonable (scale). This is a duty of the righteous.

Taqi Usmani

The divorced women deserve a benefit according to the fair practice, being an obligation on the God-fearing.

The Monotheist Group

And for those divorced to have a recompense is an obligation upon the righteous.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les divorcées ont droit à la jouissance dʹune allocation convenable, (constituant) un devoir pour les pieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bo jinên ku hatine berdan, heqê wan e ku bi rindî (bi cil û bergan, xwarin û pêxwarinê) bên havildarkirin. Ev yek wezîfe ye li ser wan ên ku hay ji ferman û qedexeyên Xwedê hene.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Gescheiden vrouwen hebben in redelijkheid recht op levensonderhoud. Het is een verplichting voor de godvrezenden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De gescheiden vrouwen zijt gij mede verplicht naar billijkheid te onderhouden, zoo als het den godvruchtige betaamt.

Hollandaca — Siregar

En voor de gescheiden vrouwen is er een gift naar redelijkheid, als een plicht voor de Moettaqôen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И у разведенных (женщин) (есть право на) пользование [одежду, еду, питье,...] согласно принятому [шариату], как должно остерегающимся (наказания Аллаха).

Rusça — Osmanov

Для разведенных жен следует содержание, согласно обычаю, как полагается богобоязненным.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Även frånskilda kvinnor har rätt till skäligt underhåll. Detta är en plikt för de gudfruktiga.