Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَ
Summun bukmun ǔmyun fe hum lā yerciǔne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (98 / 98 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, doğru yola dönemezler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, doğru yola dönemezler.
Abdullah Aydın
Onlar sağırdırlar (hakkı işitmezler.) Dilsizdirler (inandıklarını söylemezler.) Kördürler (gerçekleri görmezler) artık doğru yola dönmezler.
Adem Uğur
Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.
Ahmed Hulusi
Sağırdırlar (algılamaları kilitlenmiştir), dilsizdirler (hakikati dillendirmezler), kördürler (apaçık hakikati algılayamazlar); onlar hakikatlerine dönemezler!
Ahmet Davudoğlu
Sağırdırlar; dilsizdirler, kördürler. Bu sebeple (onlar, doğru yola) dönmezler.
Ahmet Tekin
Onların duyan kulakları Hakk’ı duymuyor. Konuşan dilleri Hakk’ı konuşmuyor. Gören gözleri hakikati görmüyor. Bu sebeple Hakk’a dönemiyorlar.
Ahmet Varol
Bunlar sağırdırlar, kördürler ve dilsizdirler. Artık girdikleri yoldan geriye dönmezler.
Ali Arslan
(Onlar) Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (gerçeğe) dönüş de yapamazlar.
Ali Bulaç
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler.
Ali Fikri Yavuz
Onlar, sağırdırlar (hakkı işitmezler), dilsizdirler (imanı ikrar etmezler), kördürler (anlayış gözü ile hakkı ayırdetmezler), artık onlar (bu hallerinden) dönmezler.
Ali Rıza Safa
Onlar, sağırdır, dilsizdir, kördür; artık dönmezler.
Arif Pamuk
(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka, doğru yola) dönmezler.
Ayntabî Mehmet Efendi
Onlar hakkı duymazlar, hakkı söylemezler, hakkı görmezler, dalâletten hidayete dönmezler.
Bahaeddin Sağlam
Onlar sağır, dilsiz ve kördürler ve geri de dönemiyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Onlar manen sağır, dilsiz ve kördür; gerçeğe dönmezler.
Bekir Sadak
Sagirdirlar, dilsizdirler, kordurler, bu yuzden dogru yola donmezler.
Bir Heyet
Onlar sağırdırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.
Celal Yıldırım
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (doğru yola) dönmezler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Artık onlar sağırlardır, dilsizlerdir ve körlerdir; bu yüzden geri de dönemezler.
Diyanet İşleri
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Diyanet İşleri (eski)
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden doğru yola dönmezler.
Diyanet Vakfı (1993)
Onlar, sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.
Diyanet Vakfi
Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık bunlar, dönmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, artık bunlar dönmezler
Erhan Aktaş
Sağır, dilsiz ve kördürler. Artık doğru yola dönmezler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sağır, dilsiz ve kördürler. Artık doğru yola dönmezler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sağır, dilsiz ve kördürler. Artık, doğru yola dönmezler.
Fizilal-il Kuran
Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Bu yüzden geri dönemezler.
Gültekin Onan
Sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler; artık onlar dönmezler (rücu).
Hamdi Döndüren
(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu yüzden, artık geri de dönemezler.
Hasan Basri Çantay
(Onlar) sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık (Hakka) dönmezler.
Hasan Tahsin Feyizli
(Onlar rûhen) sağır, dilsiz ve kördürler. Artık (bulundukları sapıklıktan Hakk'a) dönmezler.
Hasib Asutay
(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Hayrat Neşriyat
(Onlar) sağırdırlar (hakkı işitmezler), dilsizdirler (hakkı söylemezler), kördürler(hakikati görmezler). Bu yüzden onlar (hakka) dönemezler.
Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay
Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bu yüzden geri de dönmezler.
Hüseyin Kaleli
“(Onlar) sağırdır, tattır, kördür. Hem de onlar dönmezler.”
İbni Kesir
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler.
İsmail Mutlu, Şaban Döğen
Sağır, dilsiz ve kördürler: gece karanlığında bir ses işitmez, kimseye bir şey işittiremez, bağırsalar da yardıma gelen olmaz, yollarını bulamazlar. Çabaladıkça batar, o musibetten kurtulup geri dönemezler.
Mehmet Okuyan
(Bu gibiler) sağırdır, dilsizdir, kördürler; onlar (gerçeğe) dönmezler.
Muhammed Esed
Onlar, sağır, dilsiz, kördürler; ve (artık) geriye dönüşleri de yoktur.
Mustafa İslamoğlu
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler: artık onlar (hakikate) dönemezler.
Nedim Yılmaz
Onlar, sağır dilsiz ve kördür. Artık geri dönemezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar birtakım sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık onlar (o dalâletten) dönmezler.
Ömer Öngüt
Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler.
Ömer Rıza Doğrul
Sağır dilsiz ve kördürler onlar onun için dönemezler.
Suat Yıldırım
Sağır, dilsiz ve kördürler onlar. Onun için hakka dönmezler.
Süleyman Ateş
(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (Hakk'a) dönmezler.
Süleymaniye Vakfı
(Çünkü bunlar, ayetler karşısında) Sağır, dilsiz ve kör kesilirler; onlar yollarından dönmezler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sağır, dilsiz ve kör kesilirler; artık geri dönmezler.
Şaban Piriş
Onlar sağır, dilsiz kör kalarak bir daha dönmezler.
Talat Koçyiğit
(Onlar), sağırdırlar; dilsizdirler; kördürler. (Bir daha Hakka) dönmezler.
Tefhim-ul Kuran
(Onlar) Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler.
Ümit Şimşek
Artık sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; geri de dönemezler.
Yaşar Nuri Öztürk
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler.
Ziya Kazıcı, Necip Taylan
Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Artık dönmezler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar kar, lal və kor olduqlarına görə doğru yola qayıtmazlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar kar, lal və kordurlar (haqqı eşitməz, danışmaz və görməzlər). Buna görə də (öz pis adətlərindən, yaramaz əməllərindən) dönməzlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie sind Taube, Stumme und Blinde und finden vom Irrweg nicht zurück,
Almanca — Der Edle Quran
Taub, stumm und blind: So werden sie nicht umkehren.
Almanca — M. A. Rassoul
taub, stumm und blind; und so kehrten sie nicht um.
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie sind taub, stumm und blind, so kehren sie nicht um.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Deaf and dumb, insensible to light, they are unable to retrace their steps that lead them into error.
Abdul Haleem
deaf, dumb, and blind: they will never return.
Abdullah Yusuf Ali
Deaf, dumb, and blind, they will not return (to the path).
Abul A'la Maududi
They are deaf, they are dumb, they are blind; they will never return (to the Right Way).
Aisha Bewley
Deaf, dumb, blind. They will not return.
Al-Hilali & Khan
They are deaf, dumb, and blind, so they return not (to the Right Path).
Ali Quli Qarai
Deaf, dumb, and blind, they will not come back.
Amatul Rahman Omar
(They are) deaf, dumb, (and) blind, so they will not return (to the right path).
Arthur John Arberry
deaf, dumb, blind -- so they shall not return;
Bijan Moeinian
Now they are deaf, dumb, blind and without guidance; naturally they can not find their way back to the right path.
E. Henry Palmer
Deafness, dumbness, blindness, and they shall not return!
Edip-Layth
Deaf, dumb, and blind, they will not revert.
George Sale
they are deaf, dumb, and blind, therefore will they not repent.
Hamid S. Aziz
Deaf, dumb, blind, and they shall not return!
Mahmoud Ghali
Deaf, dumb, blind, so they will not return.
Marmaduke Pickthall
Deaf, dumb and blind; and they return not.
Mohamed Ahmed - Samira
They are deaf, dumb and blind, and shall never return;
Muhammad Asad
Deaf, dumb, blind - and they cannot turn back.
Mustafa Khattab
They are ˹wilfully˺ deaf, dumb, and blind, so they will never return ˹to the Right Path˺.
Progressive Muslims
Deaf, dumb, and blind, they will not revert.
Sahih International
Deaf, dumb and blind - so they will not return [to the right path].
Sam Gerrans
Deaf, dumb, blind; so they will not return.
Shabbir Ahmed
Deaf, dumb and blind of Reason! They will not return to begin their journey in the right direction (until they use their faculties of perception and reasoning ((8:22), (16:76), (17:36)).
Syed Vickar Ahamed
They are deaf, dumb, and blind, so they will not return (to the right path).
Taqi Usmani
Deaf, dumb and blind, they shall not return.
The Monotheist Group
Deaf, dumb, and blind, they will not return.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Sourds, muets, aveugles, ils ne peuvent donc pas revenir (de leur égarement).
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew (munafiq) ker in, lal in, kor in, vêca (piştî ku heqî nas kirin jî ji pûçiya xwe) ew venagerin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Doof, stom en blind zijn zij. Zij keren dan ook niet terug.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Doof, stom en blind zijn zij en kunnen daarom op den afgelegden weg niet terugkeeren.
Hollandaca — Siregar
(Zij zijn) doof, stom, en blind (van hart), daarom keren zij niet terug.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(Эти лицемеры) глухие (чтобы слышать истину), немые (чтобы говорить ее), слепые (чтобы видеть свет истинного пути), – и они не (могут) (обратно) возвратиться (из своего неверия к Вере, которую когда-то променяли на заблуждение).
Rusça — Osmanov
Глухие, слепые, не сойдут они [с ложного пути].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
döva, stumma och blinda finner de ingen väg tillbaka.