Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

وَاِذَا قِيلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ قَالُوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ

ve iƶā ḳīle lehum lā tufsidū fī l-erDi ḳālū innemā neHnu muSliHūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāzaman
2قِيلَḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledenildiği
3لَهُمْlehumonlara
4لَاyapmayın
5تُفْسِدُواtufsidūف س دyozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet.bozgunculuk
6فِي
7الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
8قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederler
9اِنَّمَاinnemāsadece
10نَحْنُneHnubiz
11مُصْلِحُونَmuSliHūneص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.düzelticileriz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara, yeryüzünde fesat çıkarmayın dendi mi, derler ki: Biz ıslâh edicileriz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlara, yeryüzünde fesat çıkarmayın dendi mi, derler ki: Biz ıslâh edicileriz.

Adem Uğur

Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, "Biz ancak ıslah edicileriz" derler.

Ahmed Hulusi

Onlara, arzda (yeryüzünde ve bedende) fesat çıkarmayın (varoluş amacına uygun olmayan şekilde hareket etmeyin), denildiğinde: "Biz ıslahçılarız (yerli yerinde kullananlarız)" dediler.

Ahmet Tekin

Onlara: 'Yeryüzünde, ülkede nifak çıkararak, kâfirlerle işbirliği yaparak, mü’minleri bölerek fesat çıkarmayın, bozgunculuk yapmayın' denildiği zaman; 'Biz düzen sağlayıcılarız, ıslah edicileriz, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkileri düzgün yaşayanlarız' derler.

Ahmet Varol

Bu kimselere: 'Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın' denildiği zaman: 'Biz yalnızca düzeltenleriz' derler.

Ali Bulaç

Kendilerine: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde: "Biz sadece ıslah edicileriz" derler.

Ali Fikri Yavuz

Onlara: Yeryüzünde (küfür ve günah işleyerek, müminleri aldatarak) fesad çıkarmayın, denildiği zaman: “-Bizim işimiz, ıslâh etmektir.” derler.

Ali Rıza Safa

"Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!" denildiğinde, şöyle derler: "Yalnızca düzeni sağlıyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edici kimseleriz" derler.

Bekir Sadak

Kendilerine: «Yeryuzunde bozgunculuk yapmayin» dendigi zaman, «Bizler sadece islah edicileriz» derler.

Celal Yıldırım

Hem onlara : «Yeryüzünde fesad çıkarmayın» denildiğinde, «biz ancak ıslâh edicileriz» derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara “Yeryüzünde düzeni bozmayın” denildiğinde, “Hayır, biz yalnızca ıslah edenleriz” derler.

Diyanet İşleri

Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

Diyanet İşleri (eski)

Kendilerine: 'Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın' dendiği zaman, 'Bizler sadece ıslah edicileriz' derler.

Diyanet Vakfi

Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, «Biz ancak ıslah edicileriz» derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hem onlara: «Yeryüzünde fesat çıkarmayın.» denildiğinde: «Biz ancak ıslah edicileriz.» derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!" denildiği zaman: "Biz ancak düzelticileriz" derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem bunlara yer yüzünü fesada vermeyin denildiği zaman biz ancak ıslahcılarız derler

Erhan Aktaş

Onlara, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın." denildiğinde, "Biz ancak düzelticileriz." derler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın." denildiğinde, "Biz ancak düzelticileriz." derler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın." denildiğinde, "Biz ancak düzelticileriz." derler.

Fizilal-il Kuran

Onlara «yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın» denildiği vakit «Biz yapıcı, düzeltici kimseleriz» derler.

Gültekin Onan

Kendilerine "yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın" denildiğinde "bizler sadece düzeltenleriz / islah edicileriz" derler.

Hamdi Döndüren

Onlara, “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın” denildiği zaman, “Hayır! Biz ancak ıslah edicileriz!” derler.

Hasan Basri Çantay

Kendilerine "Yer (yüzün) de fesad yapmayın" denildiği zaman "Biz ancak islah edicileriz" derler.

Hasib Asutay

Onlara, 'Yeryüzünde fesat çıkarmayın ' denildiği zaman, 'Biz ancak ıslah edicileriz' derler.

Hayrat Neşriyat

Onlara: 'Yeryüzünde fesad çıkarmayın!' denildiği zaman ise: 'Biz ancak ıslâh edici kimseleriz' derler.

İbni Kesir

Kendilerine: yeryüzünde bozgun çıkarmayın, denildiğinde, biz ancak ıslah edicileriz, derler.

Mehmet Okuyan

Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın!” dendiği zaman, “Biz ancak ıslah edicileriz.” derler.

Muhammed Esed

Onlara "Yeryüzünde yozlaşmaya ve çürümeye yol açmayın!" dediklerinde "Biz sadece düzeltmeye ve iyileştirmeye çalışıyoruz!" diye cevap verirler.

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine "Yeryüzünde fesat çıkarmayın!" denildiğinde, "Biz sadece ıslahatçılarız" derler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlara, «Yeryüzünde fesatta bulunmayınız,» denilince onlar, «Biz ancak ıslah edici kimseleriz,» derler.

Ömer Öngüt

Kendilerine: “Yeryüzünde fesat çıkarmayın!” denildiği zaman, “Biz ancak ıslah edicileriz. ” derler.

Suat Yıldırım

Ne zaman onlara: "Yeryüzüne fesat saçmayın!" denilse "Biz sadece barışçıyız, ortalığı düzeltmekten başka işimiz yok!" derler.

Süleyman Ateş

Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın," dendiği zaman: "Biz sadece düzelticileriz," derler.

Süleymaniye Vakfı

Onlara: "Yeryüzünde düzeni bozmayın!" denildiğinde "Biz sadece düzeni sağlayan kimseleriz." derler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

11. Onlara: "Tabii düzeni bozmayın!" denince, "Biz sadece düzeni sağlayan kimseleriz." derler.

Şaban Piriş

Onlara: -Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın, dendiği zaman: -Bizler sadece ıslah edicileriz, derler.

Tefhim-ul Kuran

Kendilerine: «Yeryüzünde fesat çıkarmayın» denildiğinde: «Biz yalnızca ıslah edicileriz» derler.

Ümit Şimşek

Onlara 'Yeryüzünde bozgunculuk etmeyin' dendiğinde, 'Biz ancak düzeltiyoruz' derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, "Yeryüzünde bozgun çıkartmayın" dendiğinde, "Tam tersine, bizler barış ve esenlik getirenleriz" demişlerdir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara: “Yer üzündə fəsad törətməyin!”– deyildiyi zaman: “Biz ki, ancaq xeyirxahlıq edənlərik!”– deyirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlara: ″Yer üzündə (küfr və günah işlədərək, möʼminləri aldadaraq) fəsad törətməyin!″-dedikdə: ″Bizim işimiz ancaq yaxşılıq etməkdir″, -deyə cavab verirlər.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn ihnen gesagt wird: ʺStiftet kein Unheil auf Erdenʺ, so sagen sie: ʺWir tun doch nur Gutes.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn man zu ihnen sagt: ʺStiftet nicht Unheil auf der Erde!ʺ sagen sie: ʺWir sind ja nur Heilstifterʺ.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn ihnen gesagt wird: ʺStiftet kein Unheil auf der Erdeʺ, so sagen sie: ʺWir sind doch die, die Gutes tun.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when told to stop making mischief on earth nor create discord, they say: "But we only try to bring people to abandon the wrong course of life and conduct and adopt the right one till the new principle governs their thoughts".

Abdul Haleem

When it is said to them, ‘Do not cause corruption in the land,’ they say, ‘We are only putting things right,’

Abdullah Yusuf Ali

When it is said to them: "Make not mischief on the earth," they say: "Why, we only Want to make peace!"

Abul A'la Maududi

Whenever they are told: "Do not spread mischief on earth," they say: “Why! We indeed are the ones who set things right.”

Aisha Bewley

When they are told, ‘Do not cause corruption on the earth,’ they say, ‘We are only putting things right. ’

Al-Hilali & Khan

And when it is said to them: "Make not mischief on the earth," they say: "We are only peace-makers."

Ali Quli Qarai

When they are told, ‘Do not cause corruption on the earth,’ they say, ‘We are only reformers!’

Amatul Rahman Omar

When it is said to them, `Do not disturb the peace of the land (by hypocritical tactics),' they say, `We are simply setting things right (and so helping the cause of peace). '

Arthur John Arberry

When it is said to them, 'Do not corruption in the land', they say, 'We are only ones that put things right. '

Bijan Moeinian

And when they are told, "Do not to make mischief on the earth," they reply: “[Our actions are meant with the best intentions]/ we are indeed the righteous ones. ”

E. Henry Palmer

And when it is said to them, 'Do not evil in the earth,' they say, 'We do but what is right. '

Edip-Layth

If they are told "Do not make evil in the land," they say, "But we are the reformers!"

George Sale

When one saith unto them, act not corruptly in the earth; they reply, Verily we are men of integrity.

Hamid S. Aziz

And when it is said to them, "Do not evil in the earth," they say, "We do only what is right"

Mahmoud Ghali

And when it is said to them, "Do not corrupt in the earth, " they say, "Surely we are only doers of righteousness. " (i.e. reformers, peacemakers)

Marmaduke Pickthall

And when it is said unto them: Make not mischief in the earth, they say: We are peacemakers only.

Mohamed Ahmed - Samira

When asked to desist from spreading corruption in the land they say: "Why, we are reformers. "

Muhammad Asad

And when they are told, "Do not spread corruption on earth," they answer, "We are but improving things!"

Mustafa Khattab

When they are told, "Do not spread corruption in the land," they reply, “We are only peace-makers!”[1]

Progressive Muslims

And if they are told: "Do not make evil in the land, " they Say: "But we are the reformers!"

Sahih International

And when it is said to them, "Do not cause corruption on the earth," they say, "We are but reformers. "

Sam Gerrans

And when it is said to them: “Work not corruption in the land,” they say: “We are but those who do right.”

Shabbir Ahmed

(By declining to submit to the Divine Values, every individual will formulate his own set of values. The obvious result would be corruption and chaos in the earth). When they are told not to cause corruption and disorder in the land, they say, "We are but reformers."

Syed Vickar Ahamed

When it is said to them: "Do not make mischief on the earth, " they say: "Why, we only want to make peace!"

Taqi Usmani

When it is said to them, "Do not spread disorder on the earth", they say, “We are but reformers.”

The Monotheist Group

And if they are told: "Do not make corruption in the land," they say: "But we are reformers!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand on leur dit: ʺNe semez pas la corruption sur la terreʺ, ils disent: ʺAu contraire nous ne sommes que des réformateurs!ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ji wan re tê gotin: “Li ser erdê fesadiyê nekin!” Dibêjin: “Em bes mirovên çaksaz û qencîker in.”

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als men tot hen zegt: ʺBrengt geen verderf op de aardeʺ, zeggen zij: ʺWij scheppen slechts orde.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als men hun zegt: ʺVerleidt de wereld toch nietʺ dan antwoorden zij: ʺVerre van daar, wij zijn rechtschapen lieden.ʺ

Hollandaca — Siregar

En als er tot hen wordt gezegd: ʺZaait geen verderf op aarde,ʺ dan zeggen zij: ʺVoorwaar, wij zijn slechts verbeteraars.ʺ (van de juiste normen en waarden)

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда им говорят: «Не сейте беспорядок [неверие] на земле!» – они говорят: «Мы – только творящие благое». [Лицемеры считают свои проступки правильными действиями.]

Rusça — Osmanov

Когда же им говорят: ʺНе творите нечестия на земле!ʺ - они отвечают: ʺМы творим только добрые делаʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när de manas att inte störa ordningen och sprida sedefördärv på jorden, svarar de: ʺVi vill bara förbättra och ställa till rätta.ʺ