Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü çırılçıplak göreceğin günü bir hatırla. Biz onları mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız.

وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَى الْاَرْضَ بَارِزَةً وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ اَحَدًا

ve yevme nuseyyiru l-cibāle ve terā l-erDe bārizeten ve Haşernāhum fe lem nuğādir minhum eHaden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَوْمَve yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeciO gün
2نُسَيِّرُnuseyyiruس ي رYürümek, gitmek, hareket etmek, ilerlemek, seyahat etmek, gezmek, dolaşmak, davranmak, tutum takınmak, hal ve gidiş, yaşam tarzı, biyografi, hayat hikayesiyürütürüz
3الْجِبَالَl-cibāleج ب لDağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmakdağları
4وَتَرَىve terāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve görürsün
5الْاَرْضَl-erDeا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeri
6بَارِزَةًbārizetenب ر زÇıktı/geldi/bayıldı/ileri gitti, yayınlandı, ortaya çıktı, belirgin/açık/aşikar hale geldi, belirgin/çıkıntılı hale geldi, ortaya koydu, üretmek/yayınlamak, açığa çıkardı, geride bırakmak/geçmek, bir şeyin ötesine geçmek, hoş/güzel görünüm ve zeka ile karakterize edilmiş bir adam, ağaçsız geniş arazi veya açık alançırılçıplak
7وَحَشَرْنَاهُمْve Haşernāhumح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).onları toplamışız
8فَلَمْfe lemve
9نُغَادِرْnuğādirغ د رHain, kalleş, sadakatsiz, vefasız, ihmal etmek, sözleşmeyi bozmak, geride bırakmak, dışarıda bırakmak.bırakmamışızdır
10مِنْهُمْminhumonlardan
11اَحَدًاeHadenا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.hiçbirini

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve o gün dağları yerinden sökeriz ve görürsün ki yeryüzü dümdüz olmuş ve onları diriltiriz, haşrederiz, hiçbir tanesini bırakmayız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve o gün dağları yerinden sökeriz ve görürsün ki yeryüzü dümdüz olmuş ve onları diriltiriz, haşrederiz, hiçbir tanesini bırakmayız.

Adem Uğur

(Düşün) o günü ki, dağları yerinden götürürüz ve yeryüzünün çırılçıplak olduğunu görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın onları (tüm ölüleri) mahşerde toplamış olacağız.

Ahmed Hulusi

Dağları yürüttüğümüz gün (organları işlevsiz bıraktığımızda), arzı çırılçıplak görürsün! Onların hepsini bir araya toplamışızdır; öyle ki hiçbiri ihmal edilmez!

Ahmet Tekin

Dağları yürüteceğimiz, yerin, içindeki ağırlıkları ve ölüleri dışına atacağı, yeryüzünü çıplak göreceğin ve bütün insanları haşredip toplayacağımız gün, onlardan hiçbirini mahşerin dışında bırakmayacağız.

Ahmet Varol

O gün dağları yürütürüz, yeri dümdüz görürsün, onların hepsini bir yere toplarız ve hiçbirini bırakmayız.

Ali Bulaç

Dağları yürüteceğimiz gün, yeri çırılçıplak (dümdüz olmuş) görürsün; onları bir arada toplamışız da, içlerinden hiç birini dışarda bırakmamışızdır.

Ali Fikri Yavuz

O kıyamet gününü hatırla ki, dağları yürüteceğiz ve arzı çırılçıplak göreceksin. İnsanları, hesap yerine toplamışız da onlardan hiç bir kimse bırakmamışız.

Ali Rıza Safa

Dağları yürüteceğimiz gün, yeryüzünü çırılçıplak göreceksin. Çünkü hiçbirini bırakmadan onları toplayacağız.

Bayraktar Bayraklı

Dağları yürüttüğümüz gün, yeryüzünü dümdüz görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın insanların hepsini bir araya getiririz.

Bekir Sadak

Bir gun daglari yuruturuz de yeri dumduz gorursun. Hic birini birakmaksizin diriltip bir araya toplariz.

Celal Yıldırım

O gün dağlan yerinden ayırıp yürütürüz. Yeryüzünü düz ve pürüzsüz görürsün. (İnsanları) kaldırıp mahşer alanına toplarız da onlardan hiçbirini geride bırakmamış oluruz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bir gün dağları yürüteceğiz ve yeryüzünü dümdüz göreceksin. Hiçbirini geride bırakmaksızın onları da mahşerde toplarız.

Diyanet İşleri

Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü çırılçıplak göreceğin günü bir hatırla. Biz onları mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız.

Diyanet İşleri (eski)

Bir gün dağları yürütürüz de yeri dümdüz görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın diriltip bir araya toplarız.

Diyanet Vakfi

(Düşün) o günü ki, dağları yerinden götürürüz ve yeryüzünün çırılçıplak olduğunu görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın onları (tüm ölüleri) mahşerde toplamış olacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O kıyamet gününü hatırla ki, dağları yürüteceğiz ve yeryüzünü çırılçıplak göreceksin. Bütün insanları, mahşerde toplayacağız hiçbir kimseyi bırakmayacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Düşün o günü ki, dağları yürüteceğiz; yeryüzünü çırılçıplak göreceksin. Onları mahşer meydanına toplamışızdır, hiçbir kimseyi geride bırakmamışızdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Düşün o günü ki dağları yürütürüz, Arzı görürsün çırçıplak ve onları hep mahşere toplamışızdır da hiç bir kimse bırakmamışızdır

Erhan Aktaş

O Gün dağları yürüteceğiz. Ve yeryüzünü dümdüz görürsün. Hiç kimseyi bırakmaksızın onların tamamını mahşerde toplarız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün dağları yürüteceğiz. Ve yeryüzünü dümdüz görürsün. Hiç kimseyi bırakmaksızın onların tamamını mahşerde toplarız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün dağları yürüteceğiz. Ve yeryüzünü dümdüz görürsün. Hiç kimseyi bırakmaksızın onların tamamını mahşerde toplarız.

Fizilal-il Kuran

O gün dağları yerlerinden, söküp yürütürüz. Yeryüzünü çırılçıplak ve dümdüz görürsün. Tek bir kişiyi gözardı etmeksizin tüm insanları biraraya toplarız.

Gültekin Onan

Dağları yürüteceğimiz gün, yeri çırılçıplak (dümdüz olmuş) görürsün; onları bir arada toplamışız da, içlerinden hiç birini dışarda bırakmamışızdır.

Hamdi Döndüren

O gün, dağları yürütürüz, yeryüzünü çırılçıplak görürsün. Onları da mahşerde toplamışız ve hiçbirini bırakmamışızdır.

Hasan Basri Çantay

(Düşün) o gün (ü) ki biz dağları yürüteceğiz ve sen yeri (çırçıplak) bir çöl göreceksin. Onları da mahşerde toplamışızdır da içlerinden hiç birini bırakmamışızdır.

Hasib Asutay

O gün biz dağları yürüteceğiz ve sen yeryüzünü çırılçıplak göreceksin. Onları da mahşerde toplamışız ve içlerinden hiçbirini bırakmamışızdır.

Hayrat Neşriyat

Öyle bir gün ki, dağları yürütürüz de yeri dümdüz görürsün; artık onların hiçbirini bırakmaksızın hepsini (mahşerde) toplamışızdır!

İbni Kesir

Bir gün dağları yürütürüz de; sen, yeri dümdüz görürsün. Hiç birini bırakmaksızın toplarız onları.

Mehmet Okuyan

Dağları yürüteceğimiz gün yeryüzünü çıplak (dümdüz) görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın onları (mahşerde) toplayacağız.

Muhammed Esed

Çünkü, dağları ortadan kaldıracağımız o Gün yeryüzünü boş ve çıplak görürsün; (o Gün) kimseyi bırakmaksızın herkesi (diriltip) bir araya toplayacağız.

Mustafa İslamoğlu

Ve dağları yürütüp düzleyeceğimiz o gün, yeryüzünü düz ve çıplak görürsün; nitekim geride bir tek kişi bırakmadan onların tümünü toplayacağız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve yâd et (o günü ki) dağları yürütürüz ve yeri apaçık görürsün. Ve onları haşretmiş oluruz. Artık onlardan bir ferdi bile terketmemişizdir.

Ömer Öngüt

O gün dağları yürütürüz, yeryüzünün ise çırılçıplak olduğunu görürsün. Hiçbirini bırakmaksızın onları mahşerde bir araya toplarız.

Suat Yıldırım

Gün gelir, dağları yürütürüz, yerin dümdüz hale geldiğini görürsün. İşte bütün insanları mahşer meydanına topladık, eksik bıraktığımız bir tek kişi bile kalmadı.

Süleyman Ateş

(Yalnız kalıcı eylemlerin yarar sağlayacağı) O gün dağları yürütürüz; yeri alaçık (çırılçıplak) görürsün (dağlar savrulup dümdüz olmuş, engebeler kalkmıştır) onları (hep bir yere) toplamışız, hiçbirini bırakmamışızdır.

Süleymaniye Vakfı

Bir gün dağları yürüteceğiz, yeri çıplak ve dümdüz bir halde göreceksin. Onları (insanları ve cinleri) bir araya toplayacağız. Onlardan tek bir kişiyi bile (geride) bırakmayacağız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dağları yürüteceğimiz gün yeri çıplak (bitkisiz) bir halde göreceksin. Bir tek eksik bırakmadan onları bir araya toplamış olacağız.

Şaban Piriş

O gün dağları yürütürüz de yeri dümdüz görürsün. Onlardan hiç birini bırakmadan, toplarız.

Tefhim-ul Kuran

Dağları yürüteceğimiz gün, yeri çırılçıplak (dümdüz olmuş) görürsün; onları bir arada toplamışız da, içlerinden hiç birini dışarda bırakmamışızdır.

Ümit Şimşek

O gün dağları yürütürüz; yeri ise dümdüz görürsün. Hiçbirini eksik bırakmadan onları huzurumuzda toplarız.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur, dağları yürütürüz de yeryüzünü çırılçıplak görürsün. İnsanları huzurumuzda toplamış, içlerinden hiçbirisini hesap dışı bırakmamışızdır.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

O gün Biz dağları hərəkətə gətirəcəyik. O vaxt yerin dümdüz olduğunu görəcəksən. Biz hamını bir yerə toplayacaq, onlardan heç birini kənara buraxmayacağıq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gedenkt des Tages, an dem Wir die Berge vergehen lassen, so daß die Erde kahl und platt wirkt. Und Wir werden sie alle versammeln, so daß keiner fehlt.

Almanca — Der Edle Quran

Und (gedenke) des Tages, da Wir die Berge versetzen und du die Erde (kahl) hervortreten siehst und Wir sie versammeln, ohne jemanden von ihnen auszulassen,

Almanca — M. A. Rassoul

Und am Tage, da Wir die Berge vergehen lassen werden, wirst du die Erde kahl sehen, und Wir werden sie (die Völker der Erde) versammeln und werden keinen von ihnen zurücklassen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und (erinnere) an den Tag, wenn WIR die Felsenberge vergehen lassen, und du siehst die Erde hervorgehoben, und WIR werden sie versammeln und keinen von ihnen entkommen lassen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The Day shall come when We put or set the mountains in motion and you see the earth bare of the natural objects it once had, and We will have thronged them -all people- to judgement, leaving not one behind.

Abdul Haleem

One day We shall make the mountains move, and you will see the earth as an open plain. We shall gather all people together, leaving no one.

Abdullah Yusuf Ali

One Day We shall remove the mountains, and thou wilt see the earth as a level stretch, and We shall gather them, all together, nor shall We leave out any one of them.

Abul A'la Maududi

Bear in mind the Day when We shall set the mountains in motion and you will find the earth void and bare. On that Day We shall muster all men together, leaving none of them behind.

Aisha Bewley

On the Day We make the mountains move and you see the earth laid bare and We gather them together, not leaving out a single one of them,

Al-Hilali & Khan

And (remember) the Day We shall cause the mountains to pass away (like clouds of dust), and you will see the earth as a levelled plain, and we shall gather them all together so as to leave not one of them behind.

Ali Quli Qarai

The day We shall set the mountains moving and you will see the earth in full view, We shall muster them, and We will not leave out anyone of them.

Amatul Rahman Omar

And beware of the day when We shall set the mountains in motion and make them vanish and you shall find (the nations of) the earth march forth (against one another), and We shall gather all peoples together and We shall leave none of them behind.

Arthur John Arberry

And on the day We shall set the mountains in motion, and thou seest the earth coming forth, and We muster them so that We leave not so much as one of them behind;

Bijan Moeinian

The Day will come that I will wipe out the mountains flatten the earth. Then I will summon them (disbelievers as well as the believers) without any exception.

E. Henry Palmer

And the day when we will move the mountains, and thou shalt see the (whole) earth stalking forth; and we will gather them, and will not leave one of them behind.

Edip-Layth

The day We move the mountains, and you see the earth barren, and We gather them, not leaving out anyone of them.

George Sale

On a certain day We will cause the mountains to pass away, and thou shalt see the earth appearing plain and even; and We will gather mankind together, and We will not leave any one of them behind.

Hamid S. Aziz

Wealth and children are an ornament of the life of this world; but good works which endure are better with your Lord, for recompense, and better for hope.

Mahmoud Ghali

And on the Day We will make the mountains to travel, and you see the earth coming forth, and We muster them so that We do not leave out any one of them.

Marmaduke Pickthall

And (bethink you of) the Day when we remove the hills and ye see the earth emerging, and We gather them together so as to leave not one of them behind.

Mohamed Ahmed - Samira

The day We shall move the mountains, and you see the earth an open plain, We shall gather them together, leaving none behind.

Muhammad Asad

Hence, [bear in mind] the Day, on which We shall cause the mountains to disappear and thou shalt behold the earth void and bare: for [on that Day] We will [resurrect the dead and] gather them all together, leaving out none of them.

Mustafa Khattab

˹Beware of˺ the Day We will blow the mountains away, and you will see the earth laid bare. And We will gather all ˹humankind˺, leaving none behind.

Progressive Muslims

And the Day We move the mountains, and you see the Earth barren, and We gather them. We did not forget anyone of them.

Sahih International

And [warn of] the Day when We will remove the mountains and you will see the earth prominent, and We will gather them and not leave behind from them anyone.

Sam Gerrans

And the day We set in motion the mountains, and thou seest the earth emerge, and We gather them, then will We not leave behind one of them

Shabbir Ahmed

Hence, know the Day when the tycoons of wealth and power will be shaken by Our Law, and the poor downtrodden will come at par with them. All humanity will stand equal. No person will stay behind in his or her birth right of dignity. (20:105).

Syed Vickar Ahamed

And (remember), the Day We shall remove the mountains, and you will see the earth as a level field, and We shall gather them, all together, and We shall not leave out even one of them.

Taqi Usmani

And (visualize) the Day when We will make mountains move, and you will see the earth fully exposed, and We shall gather them together, so as not to leave a single one of them.

The Monotheist Group

And the Day We move the mountains, and you see the earth level, and We gather them; so We will not leave out anyone of them.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Le jour où Nous ferons marcher les montagnes et où tu verras la terre nivelée (comme une plaine) et Nous les rassemblerons sans en omettre un seul.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê roja ku em çiyan bimeşînin û tê bibînî ku erd bû çoleke vipîvala (bê dar û ber, bê çiya û behr) û Em wan (tevekî bawermend û kafiran) li hev bicivînin û Em yekî ji wan bernedin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En op de dag dat Wij de bergen in beweging zetten en jij de aarde tevoorschijn ziet komen en Wij hen verzamelen, dan laten Wij niet één van hen achter.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Op een zekeren dag zullen wij de bergen doen verdwijnen en gij zult de aarde vlak en effen zien verschijnen; en wij zullen de menschen verzamelen en geen hunner achterlaten.

Hollandaca — Siregar

En op de Dag dat Wij de bergen verplaatsen, zal jij de aarde duidelijk zien. En Wij zullen hen verzamelen en Wij zullen niet één van hen achterlaten.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

И (помни) о том дне [Дне Суда], когда Мы двинем горы (с их мест) и ты увидишь землю открытой [такой, на которой все видно], и соберем Мы их [и первых и последних] (на месте расчета) и не оставим из них никого.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och en Dag (skall komma) då Vi sätter bergen i rörelse och du får se jordens yta bar (utan det som har täckt den); (en Dag) då Vi samlar in dem (alla) och inte lämnar någon kvar.