Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

اَقِمِ الصَّلٰوةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ اِلٰى غَسَقِ الَّيْلِ وَقُرْاٰنَ الْفَجْرِ اِنَّ قُرْاٰنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا

eḳimi S-Salāte li dulūki ş-şemsi ilā ğaseḳi l-leyli ve ḳur'āne l-fecri inne ḳur'āne l-fecri kāne meşhūden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَقِمِeḳimiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâh-doğrul
2الصَّلٰوةَS-Salāteص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
3لِدُلُوكِli dulūkiد ل كOvmak, sıkmak, bastırmak, düşüş, batma, kızarmak, batmak, meridyenden aşağıya doğru eğilmek (güneş). Tüm 'duluk-as-shams' ifadesi Lane tarafından 'günbatımı' olarak tanımlanmıştır.sarkmasından
4الشَّمْسِş-şemsiش م سGüneş ışığıyla parlak olmak, görkemli olmak, güneşli olmak. Shams - güneş.güneşin
5اِلٰىilākadar
6غَسَقِğaseḳiغ س قKaranlık, gece; belirsizleşmek, gözyaşı dökmek, su dökmek; buz gibi karanlık, yoğun soğukluk; sulu/kalın irinli madde ki akar veya damlar, karanlık/bulanık/soğuk sıvı.kararmasına
7الَّيْلِl-leyliل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyingecenin
8وَقُرْاٰنَve ḳur'āneق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathaneve Kur'an'ını da (unutma)
9الْفَجْرِl-fecriف ج رUzunlamasına kesmek/bölmek, parçalamak, havalandırmak, eğmek/yön değiştirmek, şafak/gün doğumu/tan vakti, kaynak, bol miktarda ve aniden, geniş nimet/cömertlik, suyun aktığı yersabahın
10اِنَّinneçünkü
11قُرْاٰنَḳur'āneق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathaneKur'an
12الْفَجْرِl-fecriف ج رUzunlamasına kesmek/bölmek, parçalamak, havalandırmak, eğmek/yön değiştirmek, şafak/gün doğumu/tan vakti, kaynak, bol miktarda ve aniden, geniş nimet/cömertlik, suyun aktığı yersabah
13كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
14مَشْهُودًاmeşhūdenش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.görülecek şeydir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve namaz kıl güneşin zevâl vaktinde, geceleyin karanlık basınca ve fecir çağında; şüphe yok ki sabah namazı, meleklerin tanık olduğu bir namazdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve namaz kıl güneşin zevâl vaktinde, geceleyin karanlık basınca ve fecir çağında; şüphe yok ki sabah namazı, meleklerin tanık olduğu bir namazdır.

Adem Uğur

Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

Ahmed Hulusi

Güneş'in, batıda gözden kaybolmasından gecenin kararmasına kadar ki süreçte salatı ikame et. FECİR KURAN'ını da (sabah salatını da). . . Muhakkak FECİR KUR'AN OKUMAsı şahitlendirilmiştir.

Ahmet Tekin

Güneşin batıya dönmesinden, gecenin karanlığı bastırıncaya kadar, âdâbına riayet ederek aksatmadan vakitleri belli olan namazları kıl. Bir de bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren Kur’ân’ın çok okunduğu sabah namazını kıl. Sabah namazında okunan Kur’ân, gece ve gündüz melekleri tarafından dinlenir ve şâhitlik edilir.

Ahmet Varol

Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Sabah namazını da (kıl). Şüphesiz sabah namazı şahid olunandır. [4]

Ali Bulaç

Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti (namazda okunan) Kur'an'ı, işte o, şahid olunandır.

Ali Fikri Yavuz

Güneşin öğlede zevali dolayısiyle gece karanlığına kadar (öğle, ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazı kıl. Çünkü, sabah namazında gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.

Ali Rıza Safa

Güneşin kaymasından, gecenin kararmasına dek namazı kıl. Ve tan zamanında Kur'an. Kuşkusuz, tan zamanında, Kur'an'ın tanıkları vardır.

Bayraktar Bayraklı

Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namaz kıl ve sabahın Kur'an'ını da unutma. Çünkü sabahın Kur'an'ı görülecek şeydir.

Bekir Sadak

Gunesin batiya yonelmesinden gecenin kararmasina kadar namaz kil; sabah vakti de namaz kil, zira sabah namazina melekler sahit olur.

Celal Yıldırım

Güneş'in (zeval vaktinde) kaymasından, gecenin kararmasına kadar namaz kıl; bir de Kur'ân'ın (feyiz ve bereketiyie içice olan) sabah namazını kıl; şüphesiz ki sabah namazına (melekler) şâhid olur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gündüzün güneşin gün ortasını aşmasından gecenin karanlığına kadar namazı kıl; bir de sabah namazını; çünkü sabah namazı şahitlidir.

Diyanet İşleri

Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

Diyanet İşleri (eski)

Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl; sabah vakti de namaz kıl, zira sabah namazına melekler şahit olur.

Diyanet Vakfi

Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Güneşin kaymasından, gecenin kararmasına kadar namazı güzel kıl; bir de kıraatıyle seçkin olan sabah namazını; çünkü sabah Kur'an'ı gerçekten şahitlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı güzel kıl, bir de kıraetiyle mümtaz olan sabah namazını, zira sabah Kur'anı hakıkaten meşhuddur (şühuda mazhardır)

Erhan Aktaş

Güneş'in batmasından gecenin karanlığı bastırıncaya kadar salatı ikame et. Ve fecrin kuranı; kuşkusuz fecrin kuranı tanıklıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Güneş'in batmasından gecenin karanlığı bastırıncaya kadar salatı ikame et. Ve fecrin kuranı; kuşkusuz fecrin kuranı tanıklıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Güneş'in batmasından gecenin karanlığı bastırıncaya kadar salatı ikame et. Ve fecrin kur'anı; kuşkusuz fecrin kur'anı tanıklıdır.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed, güneşin batmaya yöneldiği andan, gece kararıncaya kadar namaz kıl, sabahleyin Kur'an okumayı da ihmal etme. Çünkü sabahleyin okunan Kur'an'ı izleyen (melek)ler vardır.

Gültekin Onan

Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl ve fecir (vakti) Kuran'ı (sabah namazını) da (unutma); işte o, fecir (vakti) Kuran'ı şahid olunandır. (Çeşitli çeviriler...)

Hamdi Döndüren

Güneşin batıya yönelmesinden, gecenin kararmasına kadar namaz kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

Hasan Basri Çantay

Güneşin (zeval vakfında) kayması anından gecenin kararmasına kadar güzelce namaz kıl. Sabah namazını da (öylece eda et). Çünkü sabah namazı şahidlidir.

Hasib Asutay

Güneşin (batıya) kaymasından gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir (gece ve gündüz melekleri hazır bulunurlar).

Hayrat Neşriyat

(Öğle üzeri) güneşin zevâlinden (sonra öğle, daha sonra ikindi namazını), gecenin kararmasına kadar (gün batımında akşam, iyice karardığında yatsı) namazı(nı) kıl; bir de sabah namazını (kıl)! Çünki sabah namazı (gece ve gündüz melekleri tarafından) şâhid olunan (bir namaz)dır.

İbni Kesir

Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Sabah vakti de. Zira sabah vakti görülmesi gerekli bir ibadettir.

Mehmet Okuyan

Güneş'in (batıya) yönelip gecenin karanlığı bastırıncaya kadar ve tan vaktinin (sabah ışıklarının) toplanması (vaktinde) namaz kıl! Şüphesiz ki tan vaktinin (sabah ışıklarının) toplanmasına şahit olunmaktadır.

Muhammed Esed

Güneşin doruğu aşmasından gecenin çöküşüne kadar(ki süre içinde) namazı(nı) gereği üzere yerine getir; sabah (namazı) okumasını da (tam bir dikkat ve duyarlık içinde gerçekleştir); çünkü sabah okuması(nda insan) gerçekten de (ulvi olan her şeye) açıktır.

Mustafa İslamoğlu

Güneşin zirveyi aşıp (batıya) ağmasından gecenin karanlığının iyice çökmesine kadar (geçen zaman dilimlerinde) namazı vererek kıl; ve bir de sabah (namazı) okuyuşunu: unutma ki sabah okuyuşu, oldu olası (insanı her tür manevi) algıya açık hale getirir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Namazı güneşin zevalinden gecenin karanlığına kadar güzelce kıl, sabah namazını da. Şüphe yok ki, sabah namazı müşahede olunmuş bulunmaktadır.

Ömer Öngüt

Gündüz güneşin dönüp batıya yönelmesinden, gecenin karanlığı bastırıncaya kadar, (belli vakitlerde) namaz kıl. Bir de sabah namazı kıl. Çünkü sabah namazı şâhitlidir.

Suat Yıldırım

Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar belli vakitlerde namaz kıl ve özellikle sabah namazını! Zira sabah namazı şahitlidir.

Süleyman Ateş

Güneşin sarkmasından (aşağı kaymasından) gecenin kararmasına (yatsı vaktine) kadar namaz kıl ve sabahın Kur'an'ın(ı, uzunca Kur'an okunan sabah namazını) da (unutma). Çünkü sabah Kur'an (okuması) görülecek şeydir.

Süleymaniye Vakfı

Namazı, güneşin tepe noktasını geçmesinden gecenin karanlığının /soğuğunun bastırmasına kadar düzgün ve sürekli kıl! Bir de doğu ufku boyunca dağılmış ışıkların bir araya toplandığı vakitte kıl! Doğu ufku boyunca dağılmış ışıkların bir araya toplanması gözle görülür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Namazı, güneşin zevalinden gecenin ğasakına kadar, bir de şafak ışıklarının kümeleştiği sıradasürekli ve tam kıl. Şafak ışıklardaki kümeleşme gözle görülür.

Şaban Piriş

Güneşin batıya yönelmesinden, gece karanlığı bastırıncaya kadar namazı ve fecr okumasını da yerine getir. Çünkü fecir Kur'an'ının şahitleri vardır.

Tefhim-ul Kuran

Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti Kur'an'ını (namazını) da; çünkü fecir vakti (namazda okunan) Kur'an'ı, işte o, şahid olunandır.

Ümit Şimşek

Güneşin inişe geçmesinden gece karanlığının bastırmasına kadarki namazları dosdoğru kıl. Sabah namazını da öylece kıl; çünkü sabah namazı şahitlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Güneşin kaymasından/aşağı sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namazı kıl. Sabah Kur'an'ını da gözet. Çünkü sabah Kur'an'ı tanıklarca izlenmektedir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Gün batmağa meyl edəndən gecənin qaranlığınadək bəlli vaxtlarda namaz qıl və sübh çağı Quran oxu (fəcr namazını da qıl)! Çünki sübh çağı oxunan Quranın şahidləri olur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Günortadan (gün batmağa meyl edəndən) gecənin qaranlığınadək namaz (günorta, ikindi, axşam və gecə namazları) qıl. Sübh namazını da qıl. Çünki sübh namazı (gecə və gündüz mələkləri, həmçinin bir çox insan tərəfindən) müşahidə olunur.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Verrichte die Gebete von dem Moment an, da die Sonne beginnt, sich dem Horizont zuzuneigen, bis die Dunkelheit eintritt, und verrichte das Frühmorgengebet, bei dem die Engel zugegen sind!

Almanca — Der Edle Quran

Verrichte das Gebet beim Neigen der Sonne bis zum Dunkel der Nacht, und (auch) die (Qurʹan-)Lesung (in) der Morgendämmerung. Gewiß, die (Qurʹan-)Lesung (in) der Morgendämmerung wird (von den Engeln) bezeugt.

Almanca — M. A. Rassoul

Verrichte dein Gebet vom Neigen der Sonne an bis zum Dunkel der Nacht, und (lies) den Quran bei Tagesanbruch. Wahrlich (besonders bei der Lesung) des Quran bei Tagesanbruch (sind die Engel) zugegen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You just engage in the act of worship and hold intimate mental and spiritual intercourse with Allah at the point of time of the sun's declination or deviation from the Meridian or the zenith of the sky as it begins to sink toward setting and onward to the time when the darkness of the night prevails* And noteworthy is the Quran when recited at dawn. Indeed recital of the Quran at dawn is of great moment and a goodly loan. It inspires piety to the heart and makes the soul sensible of the presence of Allah; it is attended by the angels who witness its perusal.

Abdul Haleem

So perform the regular prayers in the period from the time the sun is past its zenith till the darkness of the night, and [recite] the Quran at dawn- dawn recitation is always witnessed––

Abdullah Yusuf Ali

Establish regular prayers - at the sun's decline till the darkness of the night, and the morning prayer and reading: for the prayer and reading in the morning carry their testimony.

Abul A'la Maududi

Establish Prayer from the declining of the sun to the darkness of the night; and hold fast to the recitation of the Qur'an at dawn, for the recitation of the Qur'an at dawn is witnessed.

Aisha Bewley

Establish salat from the time the sun declines until the darkening of the night, and also the recitation at dawn. The dawn recitation is certainly witnessed.

Al-Hilali & Khan

Perform As-Salât (Iqamât-as-Salât)[1] from mid-day till the darkness of the night (i.e. the Zuhr, ‘Asr, Maghrib and ‘Ishâ’ prayers), and recite the Qur’ân in the early dawn (i.e. the morning prayer). Verily, the recitation of the Qur’ân in the early dawn is ever witnessed (attended by the angels in charge of mankind of the day and the night)[2].

Ali Quli Qarai

Maintain the prayer from the sun’s decline till the darkness of the night, and [observe particularly] the dawn recital. Indeed the dawn recital is attended [by angels].

Amatul Rahman Omar

Observe Prayer at the declining and paling of the sun, on to the complete darkness (in diverse hours) of the night, and recite the Qur'ân at dawn. Verily, the regular recital (of the Qur'ân) at dawn is (specially) acceptable (to God) and witnessed (by the angels).

Arthur John Arberry

Perform the prayer at the sinking of the sun to the darkening of the night and the recital of dawn; surely the recital of dawn is witnessed.

Bijan Moeinian

Worship the Lord from the moment that sun declines until the night casts its darkness. Also, read Qur’an in the early dawn. This will be credited to your account.

E. Henry Palmer

Be thou steadfast in prayer from the declining of the sun until the dusk of the night, and the reading of the dawn; verily, the reading of the dawn is ever testified to.

Edip-Layth

You shall hold the contact prayer at the setting of the sun, until the darkness of the night; and the Quran at dawn. The Quran at dawn has been witnessed.

George Sale

Regularly perform thy prayer at the declension of the sun, at the first darkness of the night, and the prayer of day-break; for the prayer of day-break is born witness unto by the angels.

Hamid S. Aziz

Be you steadfast in prayer from the declining of the sun until the dark of the night, and the recital of the Quran at dawn; verily, the recital of the dawn is especially witnessed (or effective).

Mahmoud Ghali

Keep up the prayer at the sinking of the sun to the dusk of the night and (the reading) of the Qur'an at dawn; surely the reading of the Qur'an at dawn has been witnessed.

Marmaduke Pickthall

Establish worship at the going down of the sun until the dark of night, and (the recital of) the Qur'an at dawn. Lo! (the recital of) the Qur'an at dawn is ever witnessed.

Mohamed Ahmed - Samira

Observe the service of prayer from the sun's declining from the meridian to the darkening of the night, and the recitation at dawn. Indeed the Recitation at dawn is palpably evident.

Muhammad Asad

BE CONSTANT in [thy] prayer from the time when the sun has passed its zenith till the darkness of night, and [be ever mindful of its] recitation at dawn: for, behold, the recitation [of prayer] at dawn is indeed witnessed [by all that is holy].

Mustafa Khattab

Observe the prayer from the decline of the sun until the darkness of the night and the dawn prayer, for certainly the dawn prayer is witnessed ˹by angels˺.[1]

Progressive Muslims

Thou shall hold the contact-method until the dipping of the sun; until the darkness of the night; and the Quran at dawn, the Quran at dawn has been witnessed.

Sahih International

Establish prayer at the decline of the sun [from its meridian] until the darkness of the night and [also] the Qur'an of dawn. Indeed, the recitation of dawn is ever witnessed.

Sam Gerrans

Uphold thou the duty at the merging of the sun until the dark of night, and the recitation of dawn — the recitation of dawn is witnessed —

Shabbir Ahmed

You shall strive in the Divine Cause from morning to night. The Qur'an upsprings the Light for you to witness your objective and your way. Its likeness is the Dawn that brings light after a dark night. (42:38).

Syed Vickar Ahamed

Establish regular prayers— from the middle of the day, till the darkness of the night, and recite the Quran in the early dawn: Surely, the reading (and morning prayer) of the early dawn is witnessed (by special angels).

Taqi Usmani

(O Prophet,) establish Salāh between the decline of the sun and the darkness of the night, and (establish) the recital at dawn. Surely, the recital at dawn is well attended.

The Monotheist Group

Hold the contact prayer till the setting of the sun; to the murkiness of the night; and the Qur'an at dawn - the Qur'an at dawn is witnessed.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Accomplis la Salât au déclin du soleil jusquʹà lʹobscurité de la nuit, et (fais) aussi la Lecture à lʹaube, car la Lecture à lʹaube a des témoins.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Dema roj ji nîvê asîmanan werdigere heyanî tarîbûna şevê (nîvro, berêvar, êvar û şevê) nimêj bike û nimêja spêdeyê jî bike. Bêguman nimêja spêdeyê (firîşte) li ser şahid in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Verricht de salaat bij het neergaan van de zon tot het vallen van de nacht en ook de Koranlezing van de dageraad; van de Koranlezing van de dageraad moet men getuige zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Doe uw gebed geregeld bij het ondergaan der zon, bij de eerste duisternis van den nacht en het gebed van den ochtendstond: want het gebed van den ochtendstond geschiedt in het bijzijn van de engelen die daarvan getuigenis geven.

Hollandaca — Siregar

Onderhoud de shalât na het hoogtepunt van de zon tot donkerte van de nacht en het Fadjr-gebed. Voorwaar, van het Fadjr-gebed wordt getuigd (door Engelen).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Совершай молитву (начиная) от склонения солнца до (наступления) мрака ночи [послеполуденную (зухр), предвечернюю (аср), закатную (магриб) и ночую (‘иша) молитвы], и (более продолжительно читай) Коран на заре [во время утренней молитвы]. Поистине, Коран на заре [утренняя молитва] имеет свидетелей [на этой молитве присутствуют ангелы ночи и ангелы дня]!

Rusça — Osmanov

Совершай обряд молитвы, начиная с того времени, когда солнце [после полудня] начнет склоняться к ночному мраку, а также [совершай] утреннее чтение молитвы, ибо утреннюю молитву слушают [ночные и дневные ангелы].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

FÖRRÄTTA bönen (Muhammad, från den stund) då solen (efter att ha passerat zenit) börjar sjunka till dess att nattmörkret faller på, och (förrätta) gryningsbönen med läsning (av Koranen); läsningen i daggryningen sker inför vittnen.