Dediler ki: "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?"

وَقَالُوا ءَاِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

ve ḳālū e iƶā kunnā ǐZāmen ve rufāten e innā le meb'ǔṧūne ḣalḳan cedīden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
2ءَاِذَاe iƶāmi?
3كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbiz iken
4عِظَامًاǐZāmenع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekkemikler
5وَرُفَاتًاve rufātenر ف تKırılmak, kesilmek, ezilmek, parçalanmak (kemikler), ufalanmak, ezilmek/dövülmek. rufat - toz, kırılmış toz parçacıkları, kırıntılar, çürümüş kemikler, küçük parçalara kırılmış veya ezilmiş herhangi bir şey ve parçalar.ve ufalanmış toprak
6ءَاِنَّاe innābiz miyiz?
7لَمَبْعُوثُونَle meb'ǔṧūneب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmekdiriltilecek
8خَلْقًاḣalḳanخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yaratılışla
9جَدِيدًاcedīdenج د دBir şeyi kesmek, yeni olmak, şanslı olmak veya iyi şansa sahip olmak, büyük olmak veya büyük itibar veya değere sahip olmak, ciddi veya samimi olmak, çabalamak/emek vermek/uğraşmak/kendini zorlamak, sıkıntılı veya üzgün hissetmek, damlamak veya damlalar düşürmek (bir ev veya çadır), bir giyside farklı renklerden şeritler yapmak [veya dokumak], bir şey hakkında başkasıyla mücadele etmek, vazgeçmek veya terk etmek, bir şeyi başlatmak veya yenilik getirmek, bir şeyi ilk kez yapmak, bir şeyi yenilemek, kolay veya pratik olmak, sert veya düz olmak (yumuşak alanlardan arınmış ve görüşe açık bir zemin gibi), yeryüzü yüzeyine çıkmak, bir şeyden yoksun veya mahrum olmak, hayattaki nasip veya geçim kaynağı, ihtiyacı olmama veya az ihtiyacı olma durumu, büyük/yüce/görkemli olmak, çok olmak (bir şeyle dolup taşmak), büyük veya olağanüstü derecede olmak, bir şeyin geri kalanından farklı olmak [ve böylece bir işaret veya iz görevi görmek] örneğin üzerinden geçen insan ve hayvanların ayaklarıyla [çizilmiş] çizgilerle işaretlenmiş patika gibi, bir işi belirli bir yol veya tarzda yapmak, bir şey hakkında fikir oluşturmak, yenilenmek veya yenisiyle değiştirilmek, kökünden kesilmek veya sökülmek, hızlı tempolu olmak.yeni bir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz dediler, kemik ve toz haline geldikten sonra mı yeniden halk edilecek, dirileceğiz?

Abdulkadir Gölpınarlı

Biz dediler, kemik ve toz haline geldikten sonra mı yeniden halk edilecek, dirileceğiz?

Adem Uğur

Bir de onlar dediler ki: Sahi biz, bir kemik yığını ve kokuşmuş bir toprak olmuş iken, yepyeni bir hilkatte diriltileceğiz, öyle mi!

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Kemik yığını ve toz toprak olduktan sonra, biz mi gerçekten yepyeni bir yaradılış ile ba'solunacaklarız?"

Ahmet Tekin

Bir de onlar: 'Sahi biz, bir kemik yığını, kokmuş toz toprak olmuşken mi; yepyeni bir hilkat, yepyeni bir yaratılışla mı, biz mi diriltileceğiz?' diyorlar.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Kemikler ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?'

Ali Bulaç

Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"

Ali Fikri Yavuz

Bir de şöyle dediler: “-Biz, kemik ve toz yığını olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?”

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Kemik ve toz toprağa dönüştüğümüzde mi? Gerçekten, yeni bir yaratılışla yeniden yaratılacak mıyız?"

Bayraktar Bayraklı

Bir de onlar dediler ki: "Sahi biz, bir kemik yığını ve kokuşmuş bir toprak olmuş iken, yepyeni bir yaratılış ile diritileceğiz, öyle mi?"

Bekir Sadak

«Biz kemik ve ufalanmis toprak oldugumuz zaman, yeniden mutlaka dirilecek miyiz? derler.

Celal Yıldırım

Biz kemik (yığını) ve ufalanmış toz haline geldiğimiz zaman, biz mi yepyeni bir yaratık olarak diriltilip kaldırılacağız? derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dediler ki: “Biz bir kemik yığını haline gelmiş, ufalanmışken yepyeni bir yaratmayla dirilecek mişiz, öyle mi?”

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?"

Diyanet İşleri (eski)

'Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman, yeniden mutlaka dirilecek miyiz? derler.

Diyanet Vakfi

Bir de onlar dediler ki: Sahi biz, bir kemik yığını ve kokuşmuş bir toprak olmuş iken, yepyeni bir hilkatte diriltileceğiz, öyle mi!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir de onlar dediler ki: «Biz, bir kemik yığını olduğumuz ve ufalanıp toz olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de dediler ki: "Biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de dediler ki: biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakıt mı cidden biz mi yeni bir hılkatle ba's olunacağız?

Erhan Aktaş

"Biz kemik yığını ve toz toprak olduktan sonra, gerçekten de yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Biz kemik yığını ve toz toprak olduktan sonra, gerçekten de yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Biz kemik yığını ve toz toprak olduktan sonra, gerçekten de yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?" dediler.

Fizilal-il Kuran

Dediler ki; «Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaradılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?

Gültekin Onan

Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"

Hamdi Döndüren

Onlar dediler ki: “Biz kemik ve döküntü yığını haline geldikten sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?”

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: "Biz bir sürü kemik, kırıntı ve döküntü (haalinde bir toprak) olduğumuz vakit mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz"?

Hasib Asutay

Dediler ki: ' Biz kemikler haline geldikten, ufalanıp toprak olduktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?'

Hayrat Neşriyat

Ve dediler ki: '(Biz) bir kemik yığını ve ufalanmış bir toprak hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltilecek kimseleriz?'

İbni Kesir

Ve dediler ki: Biz, kemik ve ufalanmış toprak olduğumuzda mı, cidden biz yeni bir yaratılışla diriltilecek miyiz?

Mehmet Okuyan

Şöyle dediler: “Biz kemik ve ufalanmış toprak olmuşken mi yepyeni bir varlık olarak mı diriltilecekmişiz?”

Muhammed Esed

Ve onlar (bir de şöyle) diyorlar: "Demek biz kemiğe, toza toprağa dönüştükten sonra, gerçekten yepyeni bir yaratma eylemiyle diriltileceğiz, öyle mi?"

Mustafa İslamoğlu

Bir de tutmuş diyorlar ki: "Ne yani, şimdi biz kemik yığınına dönüşüp oradan da toza toprağa karıştıktan sonra yepyeni bir yaratılışla tekrar diriltileceğiz, öyle mi?"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Biz kemikler ve döküntüler olduğumuz zaman mı, biz mi yeni bir yaradılmış olarak elbette diriltileceğiz?»

Ömer Öngüt

Dediler ki: “Biz bir kemik yığını ve ufalanmış bir toprak olduktan sonra mı, biz mi yeniden dirilecekmişiz?”

Suat Yıldırım

Bir de şöyle dediler: "Sahi, biz kupkuru kemik yığını ve ufalanmış toz haline geldiğimiz zaman, biz mi yeniden yaratılıp dirileceğiz! (bu olacak iş değil!)"

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, ufalanıp toprak olduktan sonra mı sahiden biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"

Süleymaniye Vakfı

Şunu da dediler: "Kemikler haline gelmiş ve un ufak olmuşken mi? Biz gerçekten yeni bir yaratılışla diriltilecek miyiz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şunu da dediler: "Kemikler haline gelmiş ve param parça olmuşken mi? Yani o durumdayken gerçekten biz yeni bir yaratılışla ayağa mı kaldırılacağız?"

Şaban Piriş

"Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman, yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?" derler.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?»

Ümit Şimşek

Bir de diyorlar ki: 'Biz kemik olup toza toprağa karıştıktan sonra mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?'

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Biz bir yığın kemik olduğumuz, un-ufak hale geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz o zaman mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar deyirlər: “Biz sür-sümük və toz halına düşdüyümüz zaman yeni bir məxluq kimi dirildiləcəyikmi?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar: ″Biz sür-sümük, çürüyüb ovxalanmış torpaq olduğumuz halda, dirildilib yeni məxluqmu olacağıq?″ – deyirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagen: ʺWenn wir schon zu Knochen und Staub geworden sind, wie können wir dann in einer neuen Schöpfung auferweckt werden?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagen: ʺSollen wir etwa, wenn wir (bereits) Knochen und Überreste geworden sind, denn wirklich als neue Schöpfung auferweckt werden?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie sagen: ʺWenn wir zu Gebeinen und Staub geworden sind, sollen wir dann wirklich zu einer neuen Schöpfung auferweckt werden?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagten: ʺNachdem wir zu Knochen und Staub geworden sind, werden wir etwa sicher als neue Schöpfung erweckt?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They say in wonderment: " Do you mean that after we have been reduced to bones and dust we shall be restored to life and be created anew!"

Abdul Haleem

They also say, ‘What? When we are turned to bones and dust, shall we really be raised up in a new act of creation?’

Abdullah Yusuf Ali

They say: "What! when we are reduced to bones and dust, should we really be raised up (to be) a new creation?"

Abul A'la Maududi

They say: "When we are turned to bones and particles (of dust), shall we truly be raised up as a new creation?"

Aisha Bewley

They say, ‘What! When we are bones and crumbled dust, will we then be raised up as a new creation!’

Al-Hilali & Khan

And they say: "When we are bones and fragments (destroyed), should we really be resurrected (to be) a new creation?"

Ali Quli Qarai

They say, ‘What, when we have become bones and dust, shall we really be raised in a new creation?’

Amatul Rahman Omar

And they (also) say, `What! when we are reduced to bones and (that too) broken particles (of dust) shall we then be really raised again to a new life?'

Arthur John Arberry

They say, 'What, when we are bones and broken bits, shall we really be raised up again in a new creation?'

Bijan Moeinian

They [jokingly] say: "Sure, we will be resurrected after beings turned into bones and pieces!"

E. Henry Palmer

They say, 'What! when we have become bones and rubbish are we to be raised up a new creature?'

Edip-Layth

They said, "When we are bones and fragments, will we then be resurrected to a new creation?"

George Sale

They also say, after we shall have become bones and dust, shall we surely be raised a new creature?

Hamid S. Aziz

They say, "What! When we have become bones and dust are we to be raised up a new creature?"

Mahmoud Ghali

And they said, "Is it (true) that when we are bones and decomposed remains, will we indeed be made to rise again (as) a new creation?"

Marmaduke Pickthall

And they say: When we are bones and fragments, shall we forsooth, be raised up as a new creation?

Mohamed Ahmed - Samira

Yet they say: "When we are turned to bones and bits, shall we be raised as a new creation?"

Muhammad Asad

And [thus, too,] they say, "After we will have become bones and dust, shall we, forsooth, be raised from the dead in a new act of creation?"

Mustafa Khattab

And they say ˹mockingly˺, "When we are reduced to bones and ashes, will we really be raised as a new creation?"

Progressive Muslims

And they said: "When we are bones and fragments, will we then be resurrected to a new creation"

Sahih International

And they say, "When we are bones and crumbled particles, will we [truly] be resurrected as a new creation?"

Sam Gerrans

And they say: “When we are bones and dust, will we be raised up as a new creation?”

Shabbir Ahmed

And they say, "After we are bones and fragments, shall we be raised up as a new creation?"

Syed Vickar Ahamed

And they say: "What! When we are reduced to bones and torn apart (destroyed as dust), will we really be raised up as a new creation?"

Taqi Usmani

And they say, "Once we are reduced to bones and dust, is it then that we will be raised, created anew?"

The Monotheist Group

And they said: "When we are bones and fragments, will we then be resurrected to a new creation?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils disent: ʺQuand nous serons ossements et poussière, serons-nous ressuscités en une nouvelle création?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Muşrikan înkara qiyametê kir û) Gotin: Ma rast e, dema ku em bibin hestî û ax, ma em ê dîsa wek mexlûqekî nû bêne vejandin?!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeggen: ʺWanneer wij dan beenderen en overblijfselen zijn zullen wij dan echt als een nieuwe schepping opgewekt worden?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zeggen ook: Nadat wij tot beenderen en stof zijn geworden, zullen wij dan zekerlijk als een nieuw schepsel opstaan?

Hollandaca — Siregar

En zij zeiden: ʺWanneer Wij botten en stof geworden zijn, worden wij dan zeker tot een nieuwe schepping opgewekt?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказали они [многобожники] (отрицая воскрешение): «Разве, когда мы станем костями и прахом [полностью истлеем],... неужели мы обязательно будем воскрешены как новое творение?»

Rusça — Osmanov

При этом они вопрошают: ʺУжели, когда мы обратимся в кости и прах, мы воскреснем в новом творении?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de säger: ʺSkall vi, efter att ha blivit ben och sönderfrätta rester, återuppstå i en ny skapelse?ʺ