(49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.
نَبِّئْ عِبَادِي اَنِّٓي اَنَا۬ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ وَاَنَّ عَذَابِي هُوَ الْعَذَابُ الْاَلِيمُ
nebbi' ǐbādī ennī enā l-ğafūru r-raHīmu / ve enne ǎƶābī huve l-ǎƶābu l-elīmu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve şüphe yok ki azâbım da pek elemli bir azaptır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve şüphe yok ki azâbım da pek elemli bir azaptır.
Adem Uğur
Benim azabımın elem verici bir azap olduğunu da bildir.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki azabım (Ben'den ayrı düşmenin yaşatacağı azap), en acı azap odur!
Ahmet Tekin
Azâbım, işte o, çok can yakıcı, inletici, çok müthiştir.
Ahmet Varol
Şüphesiz azabım da pek acıklı azaptır.
Ali Bulaç
Ve şüphesiz azabım; o acıklı bir azaptır.
Ali Fikri Yavuz
Bununla beraber, azabım da çok acıklı bir azabdır.
Ali Rıza Safa
Kuşkusuz, cezam da çok acıdır.
Bayraktar Bayraklı
Benim azabımın elem verici bir azap olduğunu da bildir!
Bekir Sadak
(49-50) Kullarima Benim bagislayan, merhamet eden oldugumu, azabimin can yakici bir azap oldugunu haber ver.
Celal Yıldırım
(49-50) Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben, evet ben, çok bağışlayan, çok merhamet edenim ve doğrusu azabım da çok elem verici bir azâbdır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ama azabım da çok elem verici bir azaptır!
Diyanet İşleri
(49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.
Diyanet İşleri (eski)
(49-50) Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.
Diyanet Vakfi
Benim azabımın elem verici bir azap olduğunu da bildir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bununla beraber azabım da çok acıklı bir azabdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
bununla birlikte azabım da acı bir azaptır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bununla beraber azabım da azabı elim
Erhan Aktaş
Fakat azabım, elem verici bir azaptır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Fakat azabım, elem verici bir azaptır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Azabım, elem verici bir azaptır.
Fizilal-il Kuran
Fakat azabım da son derece acıklı bir azaptır.
Gültekin Onan
Ve şüphesiz azabım; o acıklı bir azaptır.
Hamdi Döndüren
Ama azabımın da, gerçekten can yakıcı azaptır!
Hasan Basri Çantay
"(Bununla beraber) benim azabım da elbette en acıklı azabın ta kendisidir o".
Hasib Asutay
Şüphesiz benim azabım da pek acıklı bir azaptır.
Hayrat Neşriyat
Bununla berâber şübhesiz ki azâbım, o (pek) elemli azabdır!
İbni Kesir
Ve muhakkak ki azabım da elem verici bir azabtır.
Mehmet Okuyan
Kullarıma, benim çok bağışlayan, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem verici bir azap olduğunu bildir!
Muhammed Esed
en can yakıcı azabın da Benim azabım olduğunu!
Mustafa İslamoğlu
Ama unutma ki, en çok elem ve ıstırap veren azap da Benim azabım!
Ömer Nasuhi Bilmen
(49-50) Kullarıma haber ver, Ben, şüphe yok ki Ben, yarlığayıcıyım, ziyâdesiyle esirgeciyim. Muhakkak ki, Benim azabım da o pek acıklı bir azaptır.
Ömer Öngüt
Fakat benim azabım da çok acıklı bir azaptır.
Suat Yıldırım
(49-50) Kullarıma haber ver ki (günahları örten) gafur, (ihsanı bol olan) rahîm Ben’im. Bununla beraber azabım da elîm mi elîm!
Süleyman Ateş
Fakat benim azabım da çok acı bir azabdır.
Süleymaniye Vakfı
Azabım ise can yakıcı bir azaptır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Azabım da şiddetlidir, can yakan bir azaptır.
Şaban Piriş
Azabıma gelince o acı bir azaptır.
Tefhim-ul Kuran
Ve şüphesiz azabım; o acıklı bir azaptır.
Ümit Şimşek
Fakat azabım da acı mı acı bir azaptır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ama acıklı azabın ta kendisidir benim azabım.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Əzabım isə ağrılı-acılı əzabdır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Eyni zamanda da əzabım da çox şiddətli əzabdır!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und daß Meine Strafe eine äußerst qualvolle Strafe ist.
Almanca — Der Edle Quran
und daß Meine Strafe die schmerzhafte Strafe ist.
Almanca — M. A. Rassoul
und daß Meine Strafe die schmerzliche Strafe ist.
Almanca — Muhammad Zaidan
und daß Meine Peinigung doch die qualvolle Peinigung ist.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
and also that My retributive punishment is indeed severe; it is the torment laid upon the damned.
Abdul Haleem
but My torment is the truly painful one.
Abdullah Yusuf Ali
And that My Penalty will be indeed the most grievous Penalty.
Abul A'la Maududi
At the same time, My chastisement is highly painful.
Aisha Bewley
but also that My punishment is the Painful Punishment.
Al-Hilali & Khan
And that My Torment is indeed the most painful torment.
Ali Quli Qarai
and that My punishment is a painful punishment.
Amatul Rahman Omar
And (also tell them) that My punishment is a very grievous one.
Arthur John Arberry
and that My chastisement is the painful chastisement.
Bijan Moeinian
Also let them know that My punishment is the most painful.
E. Henry Palmer
and that my woe is the grievous woe.
Edip-Layth
That My punishment is a painful retribution.
George Sale
and that my punishment is a grievous punishment.
Hamid S. Aziz
And that My doom is a grievous doom.
Mahmoud Ghali
And that My torment is the (most) painful torment.
Marmaduke Pickthall
And that My doom is the dolorous doom.
Mohamed Ahmed - Samira
But My punishment is surely a painful one.
Muhammad Asad
and [also, ] that the suffering which I shall impose [on sinners] will indeed be a suffering most grievous.
Mustafa Khattab
and that My torment is indeed the most painful.
Progressive Muslims
And that My punishment is a painful retribution.
Sahih International
And that it is My punishment which is the painful punishment.
Sam Gerrans
And that My punishment is the painful punishment.
Shabbir Ahmed
Yet, My Law of Requital dispenses a severe requital.
Syed Vickar Ahamed
And that My Penalty will (also) be indeed the most painful penalty.
Taqi Usmani
and that My punishment is the painful punishment,
The Monotheist Group
Andthat My punishment is a painful retribution.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et que Mon châtiment est certes le châtiment douloureux.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Teqez ezabê min jî ezabê herî dijwar e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En dat Mijn bestraffing de pijnlijke bestraffing is.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En dat mijne straf eene gestrenge straf is.
Hollandaca — Siregar
En dat Mijn bestraffing een pijnlijke bestraffing is.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и что наказание Мое – наказание мучительное!
Rusça — Osmanov
[но] что караю Я мучительным наказанием.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
men Mitt straff (när det drabbar, innebär) det svåraste lidande.