Onlar da, "Allah'a yemin ederiz ki sen hala eski şaşkınlığındasın" dediler.

قَالُوا تَاللّٰهِ اِنَّكَ لَفِي ضَلَالِكَ الْقَدِيمِ

ḳālū tāllahi inneke le fī Delālike l-ḳadīmi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
2تَاللّٰهِtāllahiتاللهvallahi
3اِنَّكَinnekeelbette sen
4لَفِيle fīiçindesin
5ضَلَالِكَDelālikeض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.şaşkınlığının
6الْقَدِيمِl-ḳadīmiق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.eski

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun Allah'a ki dediler, sen hâlâ eski yanlışında ısrâr etmedesin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun Allahʼa ki dediler, sen hâlâ eski yanlışında ısrâr etmedesin.

Adem Uğur

(Onlar da:) Vallahi sen hâla eski şaşkınlığındasın, dediler.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Tallahi! Muhakkak ki sen eski yanılgını yaşıyorsun. "

Ahmet Tekin

Yanındakiler: 'Allah’a yemin olsun ki sen, Yusuf’a olan sevginin geçmiştekine benzer sarhoşluğu içindesin' dediler.

Ahmet Varol

'Hayret! Allah'a yemin olsun ki, sen hâlâ eski şaşkınlığın içindesin' dediler.

Ali Bulaç

"Allah adına, hayret" dediler. "Sen hala geçmişteki yanlışlığındasın."

Ali Fikri Yavuz

Yâkub’un yanında bulunanlar: “- Allah’a yemin ederiz ki, sen hâlâ eski şaşkınlığında bulunuyorsun.” dediler.

Ali Rıza Safa

"Allah tanıktır ki, eski yanılgın içindesin!" dediler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar da,"Vallahi sen hala eski şaşkınlığındasın" dediler.

Bekir Sadak

Cevresindekiler: «Allah'a yemin ederiz ki sen, hala eski saskinligindasin» dediler.

Celal Yıldırım

Oradakiler, «Allah'a and olsun ki, sen elbette o eski şaşkınlığın içinde bulunuyorsundur» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yanındakiler ise, “Vallahi sen hâlâ eski şaşkınlığındasın” dediler.

Diyanet İşleri

Onlar da, "Allah'a yemin ederiz ki sen hala eski şaşkınlığındasın" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

Çevresindekiler: 'Allah'a yemin ederiz ki sen, hala eski şaşkınlığındasın' dediler.

Diyanet Vakfi

(Onlar da:) Vallahi sen hâla eski şaşkınlığındasın, dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dediler ki: «Vallahi sen hâlâ o eski şaşkınlığındasın.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dediler ki: "Vallahi sen gerçekten eski şaşkınlığında devam ediyorsun!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Dediler: tallahi sen cidden eski şaşgınlığından berdevamsın

Erhan Aktaş

"Allah'a yemin olsun ki, sen hala eski şaşkınlığına devam ediyorsun." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Allah'a yemin olsun ki, sen hala eski şaşkınlığına devam ediyorsun." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Allah'a yemin olsun ki, sen hala eski şaşkınlığına devam ediyorsun." dediler.

Fizilal-il Kuran

Yanındakiler, Hz. Yakub'a; «Vallahi, sen halâ o eski şaşkınlığının pençesindesin» dediler..

Gültekin Onan

"Tanrı adına, hayret" dediler. "Sen hala geçmişteki yanlışlığındasın."

Hamdi Döndüren

(Yanındakiler), “Allah’a yemin olsun ki sen hâlâ eski şaşkınlığının içindesin!” dediler.

Hasan Basri Çantay

(Yanındakiler) dediler: "Allaha yemin ederiz ki sen haala eski yanlışlığında (berdevam) sın".

Hasib Asutay

(Onlar da) 'Vallahi sen hâlâ eski şaşkınlığındasın ' dediler.

Hayrat Neşriyat

(Onlar:) 'Allah’a yemîn olsun ki, şübhesiz, sen hâlâ eski yanlışlığındasın' dediler.

İbni Kesir

Dediler ki: Allah'a yemin ederiz, sen hala eski şaşkınlığındasın.

Mehmet Okuyan

(Onlar da:) “Allah’a yemin olsun: Şüphesiz ki sen hâlâ eski şaşkınlığındasın.” demişlerdi.

Muhammed Esed

"Allah şahittir ki, sen yine eski şaşkınlığında devam ediyorsun!" diye karşılık verdi yanındakiler.

Mustafa İslamoğlu

"Hayret vallahi!" dediler (ve eklediler): "Anlaşılan o ki sen, kadim yanılgında ısrarcısın."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Allah'a kasem olsun, muhakkak sen elbette eski şaşkınlığının içindesin.»

Ömer Öngüt

“Vallahi sen hâlâ eski şaşkınlığın içindesin. ” dediler.

Suat Yıldırım

Oradakiler: "Vallahi," dediler, "sen hâlâ, o eski saflığında devam etmektesin."

Süleyman Ateş

"Vallahi sen hala eski şaşkınlığın içindesin!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

(Yanındakiler) Dediler ki: "Vallahi sen kesinlikle o eski yanlışına saplanıp kalmışsın."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Vallahi sen eski yanılgına gömülüp kalmışsın."

Şaban Piriş

Çevresindekiler: -Vallahi sen, hala eski şaşkınlığındasın, dediler.

Tefhim-ul Kuran

«Allah adına, hayret» dediler. «Sen hâlâ geçmişteki yanlışlığındasın.»

Ümit Şimşek

'Allah'a yemin olsun ki sen hâlâ eski şaşkınlığındasın' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Vallahi, sen hala o eski sapıklığında diretiyorsun!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Allaha and olsun ki, sən hələ də öz köhnə yanlışlığından əl çəkməmisən”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar: ″Allaha and olsun ki, sən yenə öz köhnə yanlışlığında (şaşqınlığında) qalmaqdasan!″ dedilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Seinen erwiderten: ʺBei Gott! Du bist wieder bei deinem alten Gerede.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺBei Allah, du befindest dich fürwahr in deinem alten Irrtum.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺBei Allah, du befindest dich gewiß in deinem alten Irrtum.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺBei ALLAH! Gewiß, du bleibst doch bei deinem alten Irrtum.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But those who were around him said to him: "By Allah, you still live in your old perplexity and confused state of mind!"

Abdul Haleem

but [people] said, ‘By God! You are still lost in that old illusion of yours!’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "By Allah! truly thou art in thine old wandering mind."

Abul A'la Maududi

They said: "Surely you are still in your same old craze."

Aisha Bewley

They said, ‘By Allah! Your mind is still astray. ’

Al-Hilali & Khan

They said: "By Allâh! Certainly, you are in your old error."

Ali Quli Qarai

They said, ‘By God, you persist in your inveterate error. ’

Amatul Rahman Omar

They (- people of Joseph's household) said, `By Allâh! you are (still) suffering from your old delusion. '

Arthur John Arberry

They said, 'By God, thou art certainly in thy ancient error.

Bijan Moeinian

His folk replied: "You are still living in the past!"

E. Henry Palmer

They said, 'By God! thou art in thy old error. '

Edip-Layth

People said, "By God, you are back to your old misguidance."

George Sale

They answered, by God, thou art in thy old mistake.

Hamid S. Aziz

And when the caravan left (Egypt), their father said, "Verily, I smell the presence of Joseph; nay, think me not a dotard. "

Mahmoud Ghali

They said, "By Allah, surely you are indeed in your old error. "

Marmaduke Pickthall

(Those around him) said: By Allah, lo! thou art in thine old aberration.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "By God, you are still persisting in your old delusion. "

Muhammad Asad

They answered: "By God! Thou art indeed still lost in thy old aberration!"

Mustafa Khattab

They replied, "By Allah! You are definitely still in your old delusion."

Progressive Muslims

They said: "By God, you are back to your old misguidance. "

Sahih International

They said, "By Allah, indeed you are in your [same] old error. "

Sam Gerrans

They said: “By God, thou art in thine old error!”

Shabbir Ahmed

The skeptics said, "By God! You are still in your old confusion. "

Syed Vickar Ahamed

They said: "By Allah! Truly, you are in your old wandering mind. "

Taqi Usmani

They said, "By God, you are still in your old fallacy!"

The Monotheist Group

They said: "By God, you are back to your old misguidance."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils Lui dirent: ʺPar Allah te voilà bien dans ton ancien égarementʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Wan jî, jê re) Got: Em bi Xwedê sond dixwin ku tu hê jî di wê şaşiya xwe ya berê de yî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺBij God! Jij verkeert weer in je oude dwaling.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij antwoordden: Bij den naam van God, gij verkeert in uwe oude dwaling.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺBij Allah, voorwaar, jij verkeert nog in je oude waanvoorstelling!ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они [окружающие] сказали: «Клянемся Аллахом, поистине, ты – в своем старом заблуждении (что до сих пор не можешь забыть Йусуфа)!»

Rusça — Osmanov

Они ответили: ʺКлянемся Аллахом, воистину, ты по-прежнему пребываешь в заблужденииʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svarade: ”Gode Gud! Håller du ännu fast vid dina gamla förvirrade tankar?”