Andolsun, biz Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِهِ اِنِّي لَكُمْ نَذِيرٌ مُبِينٌ

ve leḳad erselnā nūHen ilā ḳavmihi innī lekum neƶīrun mubīnun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2اَرْسَلْنَاerselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegöndermiştik
3نُوحًاnūHenن و حNuh'u
4اِلٰىilā
5قَوْمِهِḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkendi kavmine
6اِنِّيinnīşüphesiz ben
7لَكُمْlekumsizin için
8نَذِيرٌneƶīrunن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.bir uyarıcı
9مُبِينٌmubīnunب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinapaçık

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki biz Nûh'u, kavmine gönderdik de şüphe yok ki dedi, ben, size apaçık bir korkutucuyum.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki biz Nûhʼu, kavmine gönderdik de şüphe yok ki dedi, ben, size apaçık bir korkutucuyum.

Adem Uğur

Andolsun, biz Nuh'u kavmine elçi gönderdik. Onlara: "Ben (dedi), sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

Ahmed Hulusi

Andolsun biz, Nuh'u kavmine irsal ettik. . . (O da): "Muhakkak ki ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. "

Ahmet Tekin

Nûh’u kavmine özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasul olarak gönderdik. 'Ben size gönderilmiş, sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcıyım' dedi.

Ahmet Varol

Andolsun Nuh'u kendi kavmine göndermiştik. 'Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

Ali Bulaç

Andolsun, biz Nuh'u kavmine gönderdik. (Onlara:) "Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıp korkutucuyum."

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz Nûh’u, şöyle desin diye, kavmine gönderdik: “- Haberiniz olsun, ben, size azabın sebeblerini ve kurtuluşun yolunu açıklayan bir korkutucuyum;

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, Nuh'u, kendi toplumuna gönderdik: "Aslında, ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım!"

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, Biz Nuh'u kavmine peygamber gönderdik. Onlara,"Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım" dedi.

Bekir Sadak

(25-26) And olsun ki biz Nuh'u kendi milletine gonderdik; «Ben sizin icin apacik bir uyariciyim; Allah'tan baskasina kulluk etmeyin; dogrusu ben hakkinizda can yakici bir gunun azabindan korkuyorum.» dedi.

Celal Yıldırım

And olsun ki, Nuh'u kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik. (O da kavmine): «Şüphesiz ben sizin için açık bir uyarıcıyım.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(25-26) Gerçek şu ki biz Nûh’u kavmine elçi olarak gönderdik; şöyle dedi: “Allah’tan başkasına tapmayın!” diye size gönderilmiş açık bir uyarıcıyım. Doğrusu ben, başınıza gelecek can yakıcı bir günün azabından korkuyorum” dedi.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

Diyanet İşleri (eski)

(25-26) And olsun ki biz Nuh'u kendi milletine gönderdik; 'Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım; Allah'tan başkasına kulluk etmeyin; doğrusu ben hakkınızda can yakıcı bir günün azabından korkuyorum' dedi.

Diyanet Vakfi

Andolsun, biz Nuh'u kavmine elçi gönderdik. Onlara: «Ben (dedi), sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki, vaktiyle Nuh'u da kavmine gönderdik, O, onlara şöyle dedi: «Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, vaktiyle Nuh'u kavmine gönderdik. Nuh onlara: " Ben size azabın sebeplerini ve kurtuluşun yolunu açıklayan bir uyarıcıyım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için vaktıyle Nuhu kavmine gönderdik; şöyle diye ki haberiniz olsun ben size azabın sebeblerini ve halasın yolunu beyan eden bir nezirim

Erhan Aktaş

Ant olsun ki! Biz, Nuh'u kendi halkına göndermiştik. "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım;"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki! Biz, Nuh'u kendi halkına göndermiştik. "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım;"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki! Biz, Nuh'u kendi halkına göndermiştik. "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım;"

Fizilal-il Kuran

Biz Nuh'u soydaşlarına peygamber olarak gönderdik. (O onlara dedi ki); «Ben sizin için açık bir uyarıcıyım.»

Gültekin Onan

Andolsun, biz Nuh'u kavmine gönderdik. (Onlara:) "Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıp korkutucuyum."

Hamdi Döndüren

Biz Nuh’u kavmine elçi olarak gönderdik. Onlara dedi ki “Ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.”

Hasan Basri Çantay

(25-26) Andolsun ki biz Nuhu kavmine (peygamber olarak) göndermişizdir. (O, öyle demişdi:) "Şübhesiz ki ben sizi Allahın azabından apaçık korkutanım. Allahdan başkasına ibadet etmeyin. Hakıykat, ben sizi başınıza acıklı bir günün azabı (gelib çatması) ndan endiyşe ediyorum".

Hasib Asutay

Andolsun biz Nuh'u kavmine (peygamber olarak) gönderdik. (Onlara,) 'Şüphesiz ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım' (dedi).

Hayrat Neşriyat

(25-26) And olsun ki (biz), Nûh’u kavmine (peygamber olarak) gönderdik. (Onlaradedi ki:) 'Şübhesiz ben, sizin için Allah’dan başkasına ibâdet etmeyesiniz diye(gönderilmiş) apaçık bir korkutucuyum. Doğrusu ben, sizin üzerinize (pek) elemli bir günün azâbından korkuyorum.'

İbni Kesir

Gerçekten Nuh'u da kavmine göndermiştik. Ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki Nuh’u (elçi olarak) kavmine göndermiştik de onlara “Şüphesiz ki ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

Muhammed Esed

Ve gerçek şu ki, Biz Nuhu (da aynı mesajla) kavmine gönderdik: "Bilin ki, ben size açık, yalın bir uyarıyla geldim

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, Nuh'u da mesajımızı kavmine taşımak için elçi olarak görevlendirmiştik. (Demişti ki:) "Bakın, ben size açık ve net bir uyarıyla geldim.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve and olsun ki, Nûh'u kavmine gönderdik, «Şüphe yok ki ben sizin için apaçık bir nezirim,» (diye).

Ömer Öngüt

Andolsun ki Nuh'u kavmine gönderdik. (Onlara dedi ki): “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. ”

Suat Yıldırım

(25-26) Gerçekten Biz vaktiyle, Nuh’u kendi halkına gönderdik, şunu ilan etsin diye: "Bilesiniz ki ben sizi açıkça uyarmaya geldim. Sakın Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Doğrusu, bu gidişle, ben sizin canınızı yakacak, gayet acı bir günün azabına uğramanızdan endişe ederim."

Süleyman Ateş

Andolsun biz Nuh'u da kavmine gönderdik: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

Süleymaniye Vakfı

Biz Nuh'u kendi halkına elçi olarak göndermiştik: "Ben sizin için açık bir uyarıcıyım.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz Nuh'u, kendi halkına elçi gönderdik; "Ben sizin için doğruları açıklayan bir uyarıcıyım" dedi.

Şaban Piriş

(25-26) Nuh'u halkına göndermiştik: -Ben, Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye size, açık bir uyarıcıyım. Ben, acı bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz Nuh'u kavmine gönderdik. (Onlara:) «Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıp korkutucuyum.»

Ümit Şimşek

Biz Nuh'u da kavmine gönderdik. O dedi ki: 'Ben size apaçık bir uyarıcıyım.

Yaşar Nuri Öztürk

Andolsun biz, Nuh'u da toplumuna resul olarak göndermiştik. "Ben sizin için açık bir uyarıcıyım."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz Nuhu öz xalqına elçi göndərdik. O dedi: “Həqiqətən, mən sizin üçün açıq-aydın xəbərdar edən bir elçiyəm.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, Biz Nuhu öz tayfasına peyğəmbər göndərdik. Nuh dedi: ″Mən sizi (Allahın əzabı ilə) açıq-aşkar qorxudan bir peyğəmbərəm!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben Noah zu seinem Volk entsandt, dem er sagte: ʺIch bin zu euch als Warner entsandt worden, der euch die Wahrheit klar verkündet.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir sandten ja bereits Nuh zu seinem Volk: ʺIch bin euch ja ein deutlicher Warner:

Almanca — M. A. Rassoul

Wir entsandten ja Noah zu seinem Volke (und er sagte): ʺWahrlich, ich bin für euch ein deutlicher Warner

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits entsandten WIR Nuh zu seinen Leuten: ʺGewiß, ich bin für euch ein erklärender Ermahner,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We sent Nuh to his People with a divine message imparting knowledge of some particular fact and imbued with some graceful and specific attribute, he said to them: "My people I stand manifest of authority delegated to me by Allah, the Creator, to give you a cautionary notice with regard to your system of faith and worship".

Abdul Haleem

We sent Noah to his people to say, ‘I have come to you to give a clear warning:

Abdullah Yusuf Ali

We sent Noah to his people (with a mission): "I have come to you with a Clear Warning:

Abul A'la Maududi

(Such were the circumstances) when We sent forth Noah to his people. (He said): 'I have been sent to you to warn you plainly

Aisha Bewley

We sent Nuh to his people: ‘I am a clear warner to you.

Al-Hilali & Khan

And indeed We sent Nûh (Noah) to his people (and he said): "I have come to you as a plain warner."

Ali Quli Qarai

Certainly We sent Noah to his people [to declare]: ‘Indeed I am a manifest warner to you,

Amatul Rahman Omar

And (similar were the circumstances when) We sent Noah to his people (and he said), `Verily, I am a plain Warner to you.

Arthur John Arberry

And We sent Noah to his people: 'I am for you a warner, and a bearer of good tidings:

Bijan Moeinian

I sent Noah to his people [as my Messenger. ] He said: "I have come to you with a plain warning."

E. Henry Palmer

We did send Noah unto his people, 'Verily, I am to you an obvious warner;

Edip-Layth

We had sent Noah to his people: "I am to you a clear warner!"

George Sale

We formerly sent Noah unto his people; and he said, verily I am a public preacher unto you;

Hamid S. Aziz

The similitude of the two parties is as the blind and the deaf (on the one hand), and the seeing and the hearing (on the other); are they equal in similitude? Will you not then take heed?

Mahmoud Ghali

And indeed We already sent Nûh (Noah) to his people (saying), "Surely I am for you an evident warner.

Marmaduke Pickthall

And We sent Noah unto his folk (and he said): Lo! I am a plain warner unto you.

Mohamed Ahmed - Samira

We sent Noah to his people (and he said): "I give you a clear warning.

Muhammad Asad

AND INDEED, [it was with the same message that] We sent forth Noah unto his people: "Behold, I come unto you with the plain warning

Mustafa Khattab

Surely We sent Noah to his people. ˹He said,˺ "Indeed, I am sent to you with a clear warning

Progressive Muslims

And We had sent Noah to his people: "I am to you a clear warner!"

Sahih International

And We had certainly sent Noah to his people, [saying], " Indeed, I am to you a clear warner

Sam Gerrans

And We sent Noah to his people: “I am to you a clear warner,

Shabbir Ahmed

We sent Noah to his folk and he declared, "Behold, I come to you with a plain warning. "

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We sent Nuh (Noah) to his people (with a message, and he said): "I have come to you with a clear Warning:

Taqi Usmani

We sent NūH to his people (saying to them): "I am here to warn you

The Monotheist Group

And We had sent Noah to his people: "I am to you a clear warner!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons déjà envoyé Noé à son peuple: ʺJe suis pour vous un avertisseur explicite

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, me Nûh ji gelê wî re şand. (Ji qewmê xwe re got): Bêguman ez ji bo we hişyarkerekî aşkera me.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben Noeh tot zijn volk gezonden (met): ʺIk ben voor jullie een duidelijke waarschuwer.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij zonden vroeger Noach tot zijn volk, en hij zeide: Waarlijk, ik ben belast, u duidelijk te onderrichten.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij zonden Nôeh tot zijn volk. (Hij zei:) ʺVoorwaar, ik hen voor jullie een duidelijke waarschuwer.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И уже Мы посылали Нуха к его народу (и сказал он им): «Поистине, я для вас – разъясняющий увещеватель (который доводит до вас то, что повелел ему Аллах Всевышний)!

Rusça — Osmanov

Мы отправили Нуха, [как и тебя, Мухаммад,] к его народу, [и он сказал]: ʺВоистину, я для вас - ясно говорящий увещеватель.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH (MED samma budskap) sände Vi Noa till hans folk: ʺJag har kommit för att varna er klart och entydigt