- Türkçe anlamı
- Zekat / Yardımlık / Yardımlaşma
- İsminin kaynağı
- İsmini son ayetten alır.
- Diğer adları
- Eraeyte / Era-eytellezî / Dîn / Tekzîb / Yetîm
- Hangi cüzde
- 30: Tamamı
Nüzul sırası (araştırmacılara göre değişir) — 17.
اَرَاَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ
e raeyte elleƶī yukeƶƶibu bi d-dīni
Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı!
فَذٰلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ
fe ƶālike elleƶī yeduǎǔ l-yetīme
(2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْكِينِ
ve lā yeHuDDu ǎlā Taǎāmi l-miskīni
(2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.
فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ
fe veylun li l-muSallīne
Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
اَلَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ
(e)lleƶīne hum ǎn Salātihim sāhūne
Onlar namazlarını ciddiye almazlar.
اَلَّذِينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَ
(e)lleƶīne hum yurā'ūne
Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.
وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ
ve yemneǔne l-māǔne
Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.