Katımızdan kendilerine hak (mucize) gelince, "Şüphesiz bu, apaçık bir sihirdir" dediler.
فَلَمَّا جَاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا اِنَّ هٰذَا لَسِحْرٌ مُبِينٌ
fe lemmā cā'ehumu l-Haḳḳu min ǐndinā ḳālū inne hāƶā le siHrun mubīnun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçek olan şey, katımızdan onlara gelince bu dediler, şüphe yok ki apaçık bir büyü.
Abdulkadir Gölpınarlı
Gerçek olan şey, katımızdan onlara gelince bu dediler, şüphe yok ki apaçık bir büyü.
Adem Uğur
Katımızdan onlara hak (mucize) gelince: "Bu elbette apaçık bir sihirdir" dediler.
Ahmed Hulusi
İndimizden onlara Hak geldiğinde: "Muhakkak ki bu apaçık bir sihirdir" dediler.
Ahmet Tekin
Kendilerine tarafımızdan hak bir mûcize, doğru bilgiler gelince: 'Bunlar kesinlikle, aklımızı etki altına alan apaçık bir sihirdir, bir aldatmacadır' dediler.
Ahmet Varol
Onlara katımızdan gerçek gelince: 'Bu apaçık bir sihirdir' dediler.
Ali Bulaç
Onlara katımızdan hak geldiği zaman, dediler ki: "Bu, kuşkusuz apaçık bir büyüdür."
Ali Fikri Yavuz
Tarafımızdan kendilerine mûcize geldiği vakit, “ - Muhakkak bu açık bir sihirdir.” dediler.
Ali Rıza Safa
Bizim katımızdan, gerçek onlara geldiğinde, şöyle dediler: "Aslında, apaçık bir büyüden başka bir şey değil bu!"
Bayraktar Bayraklı
Katımızdan onlara hak gelince,"Bu elbette apaçık bir sihirdir" dediler.
Bekir Sadak
Gercek, katimizdan onlara gelince: «Dogrusu bu apacik bir buyudur» dediler.
Celal Yıldırım
Onlara bizim katımızdan hak gelince, «bu ancak açık bir sihirdir» dediler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Öyle ki, kendilerine katımızdan hakikat geldiğinde, “Bu apaçık bir büyü!” dediler.
Diyanet İşleri
Katımızdan kendilerine hak (mucize) gelince, "Şüphesiz bu, apaçık bir sihirdir" dediler.
Diyanet İşleri (eski)
Gerçek, katımızdan onlara gelince: 'Doğrusu bu apaçık bir büyüdür' dediler.
Diyanet Vakfi
Katımızdan onlara hak (mucize) gelince: «Bu elbette apaçık bir sihirdir» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kendilerine tarafımızdan hak gelince, «Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir.» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Tarafımızdan kendilerine hak gelince, "Muhakkak bu açık bir sihir!" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Tarafımızdan kendilerine hak geldiği vakıt her halde bu açık bir sihir dediler
Erhan Aktaş
Onlara, Tarafımızdan hakikat geldiği zaman, "Kuşkusuz bu apaçık bir sihirdir." dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara, Tarafımızdan hakikat geldiği zaman, " Kuşkusuz bu apaçık bir sihirdir." dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara, Tarafımızdan hakk geldiği zaman, " Kuşkusuz bu apaçık bir sihirdir." dediler.
Fizilal-il Kuran
Bizim tarafımızdan gönderilen gerçek onlara ulaşınca, «Bu apaçık bir büyüdür» dediler.
Gültekin Onan
Onlara katımızdan hak geldiği zaman, dediler ki: "Bu, kuşkusuz apaçık bir büyüdür."
Hamdi Döndüren
Onlar, katımızdan kendilerine gerçek (mucize) gelince, “Kuşkusuz bu, apaçık büyüdür!” dediler.
Hasan Basri Çantay
Tarafımızdan kendilerine hak (mu'cize) geldiği vakit: "Her halde bu, apaçık bir sihirdir" dediler.
Hasib Asutay
Tarafımızdan onlara hak (mucize) gelince 'Şüphesiz bu apaçık bir büyüdür' dediler.
Hayrat Neşriyat
Nihâyet onlara tarafımızdan hak gelince: 'Doğrusu bu apaçık bir sihirdir' dediler.
İbni Kesir
Tarafımızdan kendilerine hak geldiği vakit; doğrusu bu, apaçık bir büyüdür, dediler.
Mehmet Okuyan
Katımızdan onlara gerçek (bilgi) gelince “Elbette bu, apaçık bir büyüdür!” demişlerdi.
Muhammed Esed
Öyle ki, kendilerine katımızdan hak geldiği zaman, "Bakın, bu düpedüz bir büyü!" dediler.
Mustafa İslamoğlu
Şöyle ki: Katımızdan kendilerine hakikatin ta kendisi geldiği zaman dediler ki: "İşte bu kesinlikle ayan beyan bir sihirdir!"
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki onlara Bizim tarafımızdan hak geldi, «Şüphe yok ki bu elbette apaçık bir sahirdir,» dediler.
Ömer Öngüt
Katımızdan kendilerine hak geldiği zaman: “Doğrusu bu apaçık bir sihirdir. ” dediler.
Suat Yıldırım
Onlara tarafımızdan gerçek ulaşınca: "Bu besbelli bir sihirdir." dediler.
Süleyman Ateş
Onlara katımızdan gerçek gelince: "Bu, apaçık bir büyüdür." dediler.
Süleymaniye Vakfı
Katımızdan onlara gerçekler gelince "Bu apaçık bir sihirdir!" dediler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bizim katımızdan olduğu belli olan o gerçek onlara gelince "Bu apaçık bir sihir!" dediler.
Şaban Piriş
Katımızdan onlara gerçek geldiği zaman, onlar: -Bu, apaçık bir sihirdir! demişlerdi.
Tefhim-ul Kuran
Onlara katımızdan hak geldiği zaman, dediler ki: «Bu, kuşkusuz apaçık bir büyüdür.»
Ümit Şimşek
Tarafımızdan onlara hak geldiğinde, 'Bu düpedüz bir büyü' dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Gerçek, katımızdan onlara geldiğinde şöyle demişlerdi: "Hiç kuşkusuz, bu, apaçık bir büyüdür."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlara Bizim tərəfimizdən haqq gəldikdə: “Şübhəsiz ki, bu, açıq-aydın bir sehrdir!”– dedilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlara Bizim tərəfimizdən haqq gəldikdə: ″Bu, aşkar bir sehrdir!″ – dedilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Als ihnen die Wahrheit von Uns dargelegt wurde, sagten sie: ʺDas ist eindeutig Zauberei.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Als nun die Wahrheit von Uns zu ihnen kam, sagten sie: ʺDas ist wahrlich deutliche Zauberei.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Als nun die Wahrheit von Uns zu ihnen kam, da sagten sie: ʺDas ist gewiß ein offenkundiger Zauber.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und als zu ihnen die Wahrheit von Uns kam, sagten sie: ʺGewiß, dies ist zweifelsohne eine offenkundige Magie.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They labelled the divine truth presented to them through Our Messenger Mussa necromancy displayed by a necromancer capable indeed of skilled sorcery.
Abdul Haleem
When the truth came to them from Us, they said, ‘This is blatant sorcery.’
Abdullah Yusuf Ali
When the Truth did come to them from Us, they said: "This is indeed evident sorcery!"
Abul A'la Maududi
And when truth came to them from Us, they said: 'Indeed this is plain sorcery.
Aisha Bewley
When the truth came to them from Us, they said, ‘This is downright magic!’
Al-Hilali & Khan
So when came to them the truth from Us, they said: "This is indeed clear magic."
Ali Quli Qarai
When the truth from Us came to them, they said, ‘This is indeed plain magic!’
Amatul Rahman Omar
And when there came to them the truth from Us, they said, `This is, of course, enchantment creating dissension. '
Arthur John Arberry
So, when the truth came to them from Us, they said, 'Surely this is a manifest sorcery. '
Bijan Moeinian
When the truth was presented on My behalf to them, their only response was: "These are clearly the sorceries. "
E. Henry Palmer
and when the truth came to them from us they said, verily, 'This is obvious sorcery. '
Edip-Layth
So when the truth came to them from Us, they said, "This is clearly magic!"
George Sale
And when the truth from Us had come unto them, they said, verily this is manifest sorcery.
Hamid S. Aziz
Then after them We sent Moses and Aaron unto Pharaoh and his chiefs with Our Signs; but they were too inflated with pride, and were a guilty people.
Mahmoud Ghali
So as soon as the Truth came to them from Our Providence, they said, "Surely this is indeed an evident sorcery. "
Marmaduke Pickthall
And when the Truth from Our presence came unto them, they said: Lo! this is mere magic.
Mohamed Ahmed - Samira
Thus, when the truth had come to them from Us, they said: "Surely this is nothing but pure magic. "
Muhammad Asad
And so, when the truth came to them from Us, they said, "Behold, this is clearly nothing but sorcery!"
Mustafa Khattab
When the truth came to them from Us, they said, "This is certainly pure magic!"
Progressive Muslims
So when the truth came to them from Us, they said: "This is clearly magic!"
Sahih International
So when there came to them the truth from Us, they said, "Indeed, this is obvious magic. "
Sam Gerrans
And when the truth came to them from Us, they said: “This is obvious sorcery.”
Shabbir Ahmed
When the Truth from Us came to them, they said, "This is clearly nothing but magic. "
Syed Vickar Ahamed
So when the Truth did come to them from Us, they said: "This is really clear magic!"
Taqi Usmani
So, when Truth came to them from Us, they said, "It is certainly a clear magic."
The Monotheist Group
So when the truth came to them from Us, they said: "This is clearly magic!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et lorsque la vérité leur vint de Notre part, ils dirent: ʺVoilà certes, une magie manifeste!ʺ
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Çi dema ji cem me heqî ji wan re hat, gotin: Ev, teqez sêrbaziyeke aşkera ye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen dan de waarheid van Ons tot hen kwam zeiden zij: ʺDit is duidelijk toverij.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En toen de waarheid van ons tot hen kwam, zeiden zij: Waarlijk, dit is duidelijke tooverij.
Hollandaca — Siregar
Toen dan de Waarheid van Onze Zijde tot hen gekomen was, zeiden zij: ʺVoorwaar, dit is zeker duidelijke tovenarij.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А когда пришла к ним [к Фараону и его народу] истина от Нас, они сказали: «Поистине, это (с чем пришел Муса) – однозначно, явное колдовство!»
Rusça — Osmanov
Когда же перед ними предстала истина от Нас, они заявили: ʺВоистину, это - явное чародействоʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och när sanningen från Oss nådde dem, sade de: ʺUppenbart är detta (ingenting annat än) bländande och förhäxande vältalighet!ʺ