Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O'ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُ اِلَّا هُوَ وَاِنْ يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَادَّ لِفَضْلِهِ يُصِيبُ بِهِ مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

ve in yemseske (a)llahu bi Durrin fe lā kāşife lehu illā huve ve in yuridke bi ḣayrin fe lā rādde li feDlihi yuSību bihi men yeşā'u min ǐbādihi ve huve l-ğafūru r-raHīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve ineğer
2يَمْسَسْكَyemseskeم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.sana verirse
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4بِضُرٍّbi Durrinض ر رZarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmekbir sıkıntı
5فَلَاfe lāyoktur
6كَاشِفَkāşifeك ش فÇekmek, uzaklaştırmak, çıkarmak, açmak, ortaya çıkarmak, temel oluşturmak, örtüsünü kaldırmak.giderecek
7لَهُlehuonu
8اِلَّاillābaşka
9هُوَhuveO'ndan
10وَاِنْve inve eğer
11يُرِدْكَyuridkeر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).senin için dilerse
12بِخَيْرٍbi ḣayrinخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.bir iyilik
13فَلَاfe lāyoktur
14رَادَّrāddeر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.geri çevirecek
15لِفَضْلِهِli feDlihiف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmekO'nun lütfunu
16يُصِيبُyuSībuص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.verir
17بِهِbihibunu
18مَنْmenkimseye
19يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
20مِنْmin-ndan
21عِبَادِهِǐbādihiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulları-
22وَهُوَve huveve O
23الْغَفُورُl-ğafūruغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemeküstünü örtendir
24الرَّحِيمُr-raHīmuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.merhamet edicidir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah, sana bir zarar verirse o zararı, ondan başka giderecek yoktur ve hayır etmek dilerse de ihsânını reddeden bulunmaz; bunu, kullarından dilediğine verir ve odur suçları örten rahîm.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah, sana bir zarar verirse o zararı, ondan başka giderecek yoktur ve hayır etmek dilerse de ihsânını reddeden bulunmaz; bunu, kullarından dilediğine verir ve odur suçları örten rahîm.

Adem Uğur

Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun keremini geri çevirecek de yoktur. O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir. Ve O bağışlayandır, esirgeyendir.

Ahmed Hulusi

Allah sende bir sıkıntı açığa çıkarırsa, onu O'ndan başka kaldıracak yoktur! Eğer sende bir hayır irade ederse, O'nun lütfunu geri çevirecek de yoktur! O, lütfunu kullarından dilediğine nasip eder. . . O Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ahmet Tekin

Eğer Allah senin başına bir felâket bir sıkıntı getirir, ekonomik darboğaza düşürürse, Allah’tan başka kimse onu gideremez. Allah senin için bir hayır murad ederse, onun lütfunu engelleyecek de yoktur. Lütfunu kullarından sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere nasip eder. O çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.

Ahmet Varol

Allah sana bir sıkıntı verirse onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer senin için bir iyilik dilerse O'nun lütfunu da geri çevirecek yoktur. O bunu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.'

Ali Bulaç

Allah sana bir zarar dokunduracak olsa, O'ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur. Ve eğer sana bir hayır isterse, O'nun bol fazlını geri çevirecek de yoktur. Kullarından dilediğine bundan isabet ettirir. O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Fikri Yavuz

Eğer Allah, sana bir keder dokunduracak olursa, onu Allah’dan başka giderecek yoktur ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da onun ihsanını geri çevirecek yoktur. Allah, ihsan ve fazlını kullarından dilediğine nasib eder. Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.

Ali Rıza Safa

Allah, sana bir zorluk verirse, Kendisinden başka, onu Gideren yoktur. Ve eğer sana bir iyilik dilerse, O'nun lütfunu, geri çevirebilecek yoktur. Onu, dilediği kuluna verir. Çünkü O, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer Allah sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, lütfunu kullarından dilediğine ulaştırır. O, affedicidir; merhamet sahibidir.

Bekir Sadak

Allah sana bir sikinti verirse, onu O'ndan baskasi gideremez. Sana bir iyilik dilerse O'nun nimetini engelleyecek yoktur. O'nu kullarindan diledigine verir. O, bagislayandir, merhametlidir.

Celal Yıldırım

Eğer Allah sana bir zarar, bir sıkıntı dokunduracak olursa, onu O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir iyilik dilerse, O'nun nîmet ve ihsanını reddedecek de yoktur; onu kullarından dilediğine eriştirir. O çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah sana bir zarar verecek olursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur. O senin hakkında bir iyilik dilerse O’nun lutfunu engelleyebilecek de yoktur. Bunu kullarından dilediğine nasip eder. Bağışlayan ve esirgeyen O’dur.

Diyanet İşleri

Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O'ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O'ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse O'nun nimetini engelleyecek yoktur. O'nu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, merhametlidir.

Diyanet Vakfi

Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O’ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun keremini geri çevirecek de yoktur. O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir. Ve O bağışlayandır, esirgeyendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve eğer Allah, sana bir zarar dokunduracak olursa, onu O'ndan başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da O'nun hayrını engelleyebilecek kimse yoktur. O, lütfunu dilediği kuluna nasip eder. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve eğer Allah sana bir keder dokunduracak olursa, onu O'ndan başka açacak yoktur; ve eğer O, sana bir hayır dilerse o zaman da O'nun lütfunu reddedecek yoktur. O, lütfunu kullarından dilediğine nasip eder. O çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve eğer Allah sana bir keder dokunduracak olursa onu ondan başka açacak yoktur ve eğer o sana bir hayır murad ederse o vakıt de onun fadlını reddedecek yoktur, o, onu kullarından dilediğine nasib eder, o öyle gafur, öyle rahimdir

Erhan Aktaş

Eğer Allah, sana bir sıkıntı verirse onu Kendisinden başka giderebilecek yoktur. Eğer senin için bir hayır dilerse, O'nun fazlını geri çevirebilecek yoktur. O, onu kullarından hak edene nasip eder. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Allah, sana bir sıkıntı verirse onu Kendisinden başka giderebilecek yoktur. Eğer senin için bir hayır dilerse, O'nun fazlını geri çevirebilecek yoktur. O, onu kullarından hak edene nasip eder. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Allah, sana bir sıkıntı verirse onu Kendisinden başka giderebilecek yoktur. Eğer senin için bir hayır dilerse, O'nun fazlını geri çevirebilecek yoktur. O, onu kullarından dilediğine nasip eder. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Fizilal-il Kuran

Allah sana bir sıkıntı verirse onu yine ancak Allah giderir. Sana bir iyilik dilediği takdirde O’nun nimetini engelleyecek bir kuvvet de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, Gafûr dur, Rahîm dir.

Gültekin Onan

Tanrı sana bir zarar dokunduracak olsa, O'ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur. Ve eğer sana bir hayır isterse, O'nun bol fazlını geri çevirecek de yoktur. Kullarından dilediğine bundan isabet ettirir. O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hamdi Döndüren

Eğer Allah, sana bir zarar dokundursa, onu yine On’dan başka kaldıracak yoktur. Eğer sana bir hayır dilese, O’nun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, lütfunu, kullarından dilediğine verir. O, çok bağışlayan, çok merhametli olandır.

Hasan Basri Çantay

Eğer Allah sana (her hangi yüzden bir keder,) bir zarar dokundurursa onu kendinden başka hiç bir açıcı (giderici) yokdur. Eğer sana bir hayır da dilerse Onun fazl (-u kerem) ini geri çevirici hiç bir (kuvvet) de yokdur. O, bunu kullarından dilediğine erişdirir. O, çok yarlığayıcı çok esirgeyicidir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (35) (35. Bu âyet, hayır ve şerrin, yarar ve zararın yüce Allah'ın elinde olduğunu vurgular.)

Hayrat Neşriyat

Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, artık onu O’ndan başka açacak (kaldıracak)olan kimse yoktur! Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun ih sânını geri çevirecek kimse de yoktur! (O,) bunu (bu ihsânını) kullarından dilediğine ulaştırır. Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

İbni Kesir

Allah sana bir sıkıntı verirse; onu yine ancak Allah giderir. Sana biri iyilik dilediği takdirde; onun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine verir. O, Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Okuyan

Allah sana bir sıkıntı dokundurursa, onu O’ndan başka açıp (giderecek) yoktur. Sana bir iyilik dilerse, O’nun lütfunu geri çevirebilecek de yoktur. Onu kullarından dilediğine (layık olana) ulaştırır. O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Muhammed Esed

Ve (bil ki,) eğer senin başına Allah bir darlık, bir sıkıntı saracak olsa, O'ndan başka onu giderecek yoktur: Ve eğer hakkında iyilik, genişlik diliyorsa, O'nun lütuf ve cömertliğini engelleyebilecek kimse de yoktur; O lütuf ve cömertliğini kullarından dilediğine nasip eder. Çünkü çok acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcı O'dur.

Mustafa İslamoğlu

Yine (unutma ki), eğer Allah sana bir darlık musallat ederse, onu O'ndan başka kimse savuşturamaz! Fakat eğer senin için bir hayır dilerse, O'nun lütuf ve kereminin önüne gerilecek kimse yoktur. O lütuf ve keremini, kullarından dileyen kimselere bağışlamak ister: Zira O mutlak bağış sahibidir, sonsuz rahmet kaynağıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer Allah Teâlâ sana bir zarar dokundurursa artık O'ndan başka onu bir açacak yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse artık O'nun fazlını reddedecek de yoktur. Bunu kullarından dilediğine eriştirir ve gafûrdur rahîmdir.

Ömer Öngüt

Eğer Allah sana bir zarar bir sıkıntı verirse, onu senden kaldıracak O'dur. Eğer sana bir hayır ve iyilik dilerse, lütfuna kimse mâni olamaz. O bunu kullarından dilediğine eriştirir. O çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Suat Yıldırım

Eğer Allah sana bir sıkıntı, bir zarar dokundurursa, onu yine O’ndan başka giderecek yoktur. Şayet sana hayır dilerse, o durumda O’nun bu lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, lütfunu ihsanını kullarından dilediğine eriştirir. O, öyle gafur, öyle rahîmdir! (affı, merhamet ve ihsanı boldur).

Süleyman Ateş

Eğer Allah sana bir zarar dokundursa onu, yine O'ndan başka kaldıracak yoktur ve eğer sana bir hayır dilese, O'nun keremini de geri çevirecek yoktur. Hayrını, kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Allah sana bir zarar verecek olursa onu ondan başka giderebilecek olan yoktur. Sana iyilik etmek isterse onun lütfunu engelleyebilecek olan da yoktur. Allah, lütfunu kullarından tercih ettiğine ulaştırır. O, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, sana bir zarar verecek olsa onu ondan başka giderebilecek yoktur. Sana iyilik etmek istese onun ikramına engel olabilecek de yoktur. Allah ikramını, tercih ettiği kullarına verir. O, çok bağışlar ve ikramı boldur.

Şaban Piriş

Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O'ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse; O'nun nimetini engelleyecek yoktur. Onu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, merhametlidir.

Tefhim-ul Kuran

Allah sana bir zarar dokunduracak olursa, O'ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur. Ve eğer sana bir hayır isterse, O'nun bol fazlını geri çevirecek de yoktur. Kullarından dilediğine bundan isabet ettir. O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ümit Şimşek

Allah sana bir zarar verecek olsa, bunu Ondan başkası kaldıramaz. Senin için bir hayır murad ederse, Onun lütfunu geri çevirebilecek kimse de olmaz. O lütfunu kullarından dilediğine nasip eder. O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah sana bir zarar dokundurursa, onu kaldıracak olan başkası değil, yine O'dur. O sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu reddedecek yoktur. Kullarından dilediğini lütfuyla nasiplendirir. Gafur'dur O, Rahim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Allah sənə bir zərər toxundursa, bunu Ondan başqa heç kəs aradan qaldıra bilməz. Əgər sənə bir xeyir diləsə, heç kəs Onun lütfünün qarşısını ala bilməz. O, bunu Öz qullarından istədiyinə nəsib edər. O, Bağışlayandır, Rəhmlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər Allah sənə bir zərər toxundursa (sıxıntı versə), onu Özündən başqa (səndən) heç kəs sovuşdura bilməz. Əgər Allah sənə bir xeyir diləsə, heç kəs Onun neʼmətini (lütfünü) geri qaytara bilməz. Allah onu bəndələrindən istədiyinə nəsib edər. O, bağışlayandır, rəhm edəndir.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn dich Gott mit einem Übel prüft, kann keiner es abwenden außer Ihm. Wenn Er dich mit Gutem bedenkt, ist seine Gunst nicht zurückzuweisen. Er bedenkt damit, wen Er will von Seinen Dienern. Gottes Vergebung und Barmherzigkeit sind unermeßlich.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn dich Allah mit einem Übel treffen will, so gibt es keinen, der es hinwegnehmen kann, außer Ihm; und wenn Er dir etwas Gutes erweisen will, so gibt es keinen, der Seine Gnade verhindern kann. Er läßt sie unter Seinen Dienern zukommen, wem Er will, und Er ist der Allverzeihende, der Barmherzige.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sollte ALLAH dir Unglück zustoßen lassen, so kann niemand es beseitigen außer Ihm. Und sollte ER dir Gutes bestimmen, so kann niemand Seine Gunst abwenden. ER trifft damit von Seinen Dienern, wen ER will. Und ER ist Der Allvergebende, Der Allgnädige.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"You must realize that should Allah befall you with a misfortune or wed you to a calamity, no one shall be able to cancel it but Him. And if He mercifully befalls you with a good fortune, no one can obstruct His bounty with which He graces whom He will among His servants, and He is Ghafurun (Forgiving), and Rahimun (Merciful),

Abdul Haleem

If God inflicts harm on you, no one can remove it but Him, and if He intends good for you, no one can turn His bounty away; He grants His bounty to any of His servants He will. He is the Most Forgiving, the Most Merciful.

Abdullah Yusuf Ali

If Allah do touch thee with hurt, there is none can remove it but He: if He do design some benefit for thee, there is none can keep back His favour: He causeth it to reach whomsoever of His servants He pleaseth. And He is the Oft-Forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

If Allah afflicts you with any hardship, none other than He can remove it; and if He wills any good for you, none can avert His bounty. He bestows good upon whomsoever of His servants He wills. He is AllForgiving, All-Merciful.'

Aisha Bewley

If Allah afflicts you with harm, no one can remove it except Him. If He desires good for you, no one can avert His favour. He bestows it on whichever of His slaves He wills. He is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And if Allâh touches you with harm, there is none who can remove it but He, and if He intends any good for you, there is none who can repel His Favour which He causes it to reach whomsoever of His slaves He wills. And He is the Oft-Forgiving, the Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Should Allah visit you with some distress, there is no one to remove it except Him; and should He desire any good for you, none can stand in the way of His grace: He grants it to whomever He wishes of His servants, and He is the All-forgiving, the All-merciful.

Amatul Rahman Omar

And if Allâh afflicts you with harm, none can remove it but He, and if He desires any good for you, none can stop His bounty. He bestows it on whomsoever of His servants He wishes. And He is the Great Protector, the Ever Merciful.

Arthur John Arberry

And if God visits thee with affliction, none can remove it but He; and if He desires any good for thee, none can repel His bounty; He causes it to fall upon whomsoever He will of His servants. " He is the All-forgiving, the All-compassionate.'

Bijan Moeinian

If God decides that you have to go through a hardship, none except He Himself can remove it. Likewise, If He decides to shower you with a blessing, none can deprive you of that favor. He favors whoever among His servants that He wishes; He is the Most Forgiving, He is the Most Merciful.

E. Henry Palmer

And should God touch thee with harm, there is none to remove it save He; and if He wish thee well, there is none to repel His grace; He makes it fall on whom He will of His servants; for He is pardoning and merciful!

Edip-Layth

If God afflicts you with any harm, then none can remove it except Him; and if He wanted good for you, then none can turn away His grace. He bestows it to whom He wishes of His servants. He is the Forgiver, the Compassionate.

George Sale

If God afflict thee with hurt, there is none who can relieve thee from it, except He; and if He willeth thee any good, there is none who can keep back his bounty: He will confer it on such of his servants as He pleaseth; and He is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

And call not besides Allah on what can neither profit you nor harm you; for if you do, verily, you are then of the wrong-doers (or unjust). "

Mahmoud Ghali

And in case Allah touches you with adversity, then none (can) lift it off except He; and in case He wills any charity for you, then none (can) turn back His Grace; He causes it to alight on whomever He decides of His bondmen; and He is The Ever-Forgiving, The Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

If Allah afflicteth thee with some hurt, there is none who can remove it save Him; and if He desireth good for thee, there is none who can repel His bounty. He striketh with it whom He will of his bondmen. He is the Forgiving, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Should God bring you harm there is none but He who could deliver you from it, and if He wish you good there is none who could take away His blessings: He showers them on those of His creatures as He please, and He is forgiving and kind. "

Muhammad Asad

And [know that] if God should touch thee with misfortune, there is none who could remove it save Him; and if He intends good for thee, there is none who could turn away His bounty: He causes it to alight upon whomsoever He wills of His servants. And He alone is truly forgiving, truly a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

and ‘If Allah touches you with harm, none can undo it except Him. And if He intends good for you, none can withhold His bounty. He grants it to whoever He wills of His servants. And He is the All-Forgiving, Most Merciful.’"

Progressive Muslims

And if God afflicts you with any harm, then none can remove it except Him; and if He wanted good for you, then none can turn away His grace, He brings it to whom He wishes of His servants. And He is the Forgiver, the Merciful.

Sahih International

And if Allah should touch you with adversity, there is no remover of it except Him; and if He intends for you good, then there is no repeller of His bounty. He causes it to reach whom He wills of His servants. And He is the Forgiving, the Merciful

Sam Gerrans

And if God should touch thee with affliction, then is there none to remove it save He; and if He should desire good for thee, then is there none to repel His bounty: He causes it to fall upon whom He wills of His servants; and He is the Forgiving, the Merciful.

Shabbir Ahmed

If Allah's Law afflicts you, there is none who can remove it contrary to His Laws. And when He blesses you, no power can hinder His Grace. He bestows His Grace upon His servants according to His Laws. And He is Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

And if Allah touches you with harm, there is no one who can remove it except He: And if He plans some benefit for you, then there is no one who can keep back His mercy: He makes it reach whoever of His servants that He pleases. And He is the Often Forgiving (Al-Ghafoor), the Most Merciful (Ar-Raheem).

Taqi Usmani

If Allah brings some harm to you, there is none to remove it except He. And if He intends to bring some good to you, there is none to turn His grace back. He brings it to whomever He wills from among His servants. He is the Most-Forgiving, the Very Merciful.

The Monotheist Group

And if God afflicts you with any harm, then none can remove it except He; and if He wanted good for you, then none can turn away His grace, He brings it to whom He wishes of His servants. And He is the Forgiver, the Merciful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et si Allah fait quʹun mal te touche, nul ne peut lʹécarter en dehors de Lui. Et sʹIl te veut un bien, nul ne peut repousser Sa grâce. Il en gratifie qui Il veut parmi Ses serviteurs. Et cʹest Lui le Pardonneur, le Miséricordieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger Xwedê zerarekê bîne serê te, ji Wî pê ve kes nîn e wê ji ser te rake. Eger Xwedê ji bo te qenciyek xwest, kes nîn e rê li ber qenciya Wî bigire. Ew ji bendeyên xwe kê bivê xêrê digihîjîne wî. Her Xwedê ye, yê gunehveşêr, yê dilovîn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als God je met tegenspoed treft dan is er niemand die dat kan wegnemen behalve Hij. En als Hij voor jou iets goeds wenst dan is er niemand die Zijn goedgunstigheid kan tegenhouden. Hij treft ermee wie van Zijn dienaren Hij wil. Hij is de vergevende, de barmhartige.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien God u door een ongeval bedroeft, is er niemand die het van u kan afnemen behalve hij; en indien hij u iets goeds toekent, is er niemand die zijne goedheid kan beletten. Hij kent het toe aan degenen zijner dienaren die hem behagen; en hij is genadig en barmhartig.

Hollandaca — Siregar

En wanneer Allah jou met een tegenslag treft, dan is er niemand die deze kan wegnemen, behalve Hij. En wanneer Hij voor jou iets goeds wenst, dan kan niemand Zijn gunst tegenhouden. Hij treft daarmee wie Hij wil van Zijn dienaren. En Hij is de Vergevensgezinde, de Meest Barmhartige.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И если Аллах коснется тебя (о, человек) вредом [бедой, бедностью, болезнью,...], то нет избавителя от этого, кроме Него. А если Он пожелает тебе блага [богатства, здоровья,...], то никто не отвратит Его щедрости (от тебя). Он наделяет этим [благом], кого желает, из Своих рабов. И (ведь) Он – Прощающий [прощает тех, кто обращается к Нему с покаянием] (и) Милосердный (к тем, кто уверовал в Него и стал Ему покорным)!

Rusça — Osmanov

Если Аллах поразит тебя бедой, то никто, кроме Него, не избавит тебя от нее. Если Он захочет одарить тебя добром, то никто не отвратит Его милости: ʺОн одаривает ею, кого захочет из Своих рабов, и Он прощающий, милосердныйʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Gud låter en olycka drabba dig är Han den ende som kan avvärja den, och om Han vill skänka dig något gott kan ingen hindra detta goda (att nå dig). Han skänker det till den Han vill av Sina tjänare. - Han är Den som ständigt förlåter, Den som ständigt visar barmhärtighet.