Lokman Suresi 1-5. Ayet — Tefsir

Ayet sayfasına git →

الم تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْحَكِيمِ هُدًى وَرَحْمَةً لِلْمُحْسِنِينَ اَلَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

1.

Elif Lam Mim.

Diyanet İşleri

2-3.

(2-3) Bunlar, hikmet dolu Kitab'ın; iyilik yapanlara bir hidayet ve rahmet olarak indirilmiş ayetleridir.

4.

Onlar; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.

5.

İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Celal Yıldırım (İlmin Işığında Asrın Kur'an Tefsiri)

%100

LUKMÂN SÛRESİ

İbn Abbas’a (R. A. ) göre: 27, 28, 29. âyetlerin; Katade’ye göre: 27, 28. âyetlerin dışında sûrenin tamamı Mekke’de inmiştir. (el-Câmi’u Li-Ahkâmi’l-Kur’ân: 14/50)

Ünlü hekîm Lukmân’dan ve onun, oğluna verdiği öğütlerden söz edil­diği için sûreye «Lukmân» adı verilmiştir.

Âyet sayısı : 34

Kelime » : 548

Harf » : 2110 (Lübabu’t-te’vîl: 3/438)

Sûrenin kapsadığı başlıca konular:

1- Hz. Muhammedʹin (A. S. ) peygamberliğini isbat eden belgelere yer veriliyor. Ondan önce Arap putperestlerine bir peygamber gönderilmediği­ne dikkatler çekiliyor..

2- Allah’ın varlığını, birliğini isbat eden belgeler sıralanıyor. Aynı za­manda Allah’ın sıfatlarından bir kaç tanesi açıklanıyor.

3- Öldükten sonra ikinci hayatın başlayacağı; haşır ve neşrin ger­çekleşeceği haber veriliyor.

4- İnsanın kendi türünün özelliği doğrultusunda nasıl tekâmül etti­ği anlatılıyor ve bununla İlâhî kudretin yüceliğine delil getiriliyor.

5- Suçlu günahkârların kıyâmet günündeki tavırlarına ve düşünce­lerine yer verilerek uyarılar yapılıyor.

6- Müʹminlerin dünyadaki tutum ve durumları, kıyâmet gününde Ce­nâb-ı Hakk’ın onlara hazırladığı üstün nîmetler konu ediliyor.

7- inkârcı sapıkların alay yoluyla, kıyâmetin acele kopmasını iste­meleri üzerinde durularak gereken tehditler yapılıyor.

MEÂLİ:

1- Elif- Lâm- Mîm

2- Bunlar o çok hikmetli Kitâbʹın âyetleridir.

3- İyilik ve güzellikte bulunmayı (faydalı iş yapmayı) huy edinenlere doğru yol ve rahmettir.

4- Onlar ki, namazı vaktinde dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve on­lar, evet onlar Âhiretʹe kesinlikle inanırlar.

5- İşte bunlar, Rablarından (belirlenip gösterilen) doğru yol üzere­dirler ve işte bunlar kurtuluşa erenlerdir.

ELİF - LÂM - MİM.

Bu harfler, «Hurûf-i Mukatta’a»dan olup Allah ile Peygamberi arasın­da bir şifre ve sûrenin hikmet, sır ve mayasını taşıyan bir işâret mahiyetin­dedir. Asıl mana ve taşıdığı hikmeti Allah daha iyi bilir.

KUR’ÂN’IN ANA VASIFLARI

«Bunlar o çok hikmetli Kitab’ın âyetleridir. İyilik ve güzellikte bulunmayı (faydalı iş yapmayı) huy edinen­lere doğru yol ve rahmettir. »

Lukmân Sûresi’ne, Kur’ân-ı Kerîm’in âyetleriyle mü’minlere ışık tutul­duğu konu edilerek başlanmakta ve İlâhî kitap olan Kur’ân’ın üç ana vas­fı belirtilerek aydınlatıcı bilgi verilmektedir. Şöyle ki:

1- Hikmetli bir kitaptır.

Kapsadığı her konuyu en doğru ve faydalı ölçüde, insanın her iki ha­yatını da düzene sokacak anlamda işlediği; kalpleri ve kafaları Yüce Yara­tan’ın varlığını ve birliğini yansıtan belgelere çevirdiği; ruhlara muhtaç bulundukları mânevî gıdayı sunduğu ve insan haklarını en âdil ölçülere ve hükümlere bağladığı için Kur’ân’a «el-Kitabu’l-Hakîm» denilmiştir.

2- Doğru yolun kendisidir.

Kur’ân bütünüyle İlâhîdir. Taşıdığı hükümlerle, tavsiye ve öğütlerle; vaad ve tehditlerle hayat kanunlarını ve Sünnetullahʹı tarif edip tanıtır. Sün­netullah’a uymanın bütün yol ve yöntemlerini gösterir. Allah ile kulları ara­sındaki engelleri kaldırır; Allah’a giden yolu tanıtır. Bu bakımdan o, bü­tünüyle doğru yolun rehberi ve hayat kanunlarının değişmeyen mecmuası­dır.

3- İnsanlara katıksız bir rahmettir.

Kur’ân, insan aklına ışık tutan, ana fikir veren; ilim adamına temel bil­gileri yansıtan; sorumluluk duygusunu aşılayıp geliştiren; İlâhî rahmet yol­larını açan; insan ruhunu ve vicdanını rahmet güneşinden ışık almaya ha­zırlayan müstesnâ bir kaynaktır. O bakımdan kendini «ihsan» düzeyine ge­tiren, yani sâlih amellerde bulunup Allah’ı görürcesine ibâdet eden ve her hâl-ü kârda iyiliği prensip edinip insanlara faydalı olma yolunu seçen mü’­minlere rahmettir.

MUHSİN SIFATINA LÂYIK OLAN MÜ’MİNLERİN DÖRT ÖZELLİĞİ

«Onlar ki, namazı vak­tinde dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar, evet onlar Âhiretʹe kesin­likle inanırlar.. »

Kur’ân-ı Kerîm, yukarıda belirtilen üç ana vasfıyla, kendinde şu dört özelliği bulunduran müʹminlerin hayatını İlâhî rızaya uygun düzene sokar.

1- Namazı vaktinde dosdoğru kılarlar.

2- Zekâtı gerektiği şekil ve ölçüde verirler.

3- Âhiretʹe kesinlikle inanırlar.

4- Yukarıda belirtildiği gibi, iyiliği huy edinip Allah’ı görürcesine ibâ­det ederler ve insanlara faydalı olmaya çalışırlar.

İşte Rablarından taraf belirlenip gösterilen doğru yol üzerinde olanlar ve korktuklarından kurtulup umduklarına kavuşanlar bunlardır. Nitekim be­şinci âyetle, Cenâb-ı Hak o kullarını şu sözüyle müjdelemektedir: «İşte bunlar, Rablarından (belirlenip gösterilen) doğru yol üzeredirler ve işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. »

ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI

Kur’ân kültürüyle beslenen kalp ve kafaların doğruya yönelecekleri konu edildikten sonra mü’minlerin dört özelliği üzerinde duruldu ve açık­layıcı bilgiler verildi.

Aşağıdaki âyetlerle, inkârda ısrar edip tam bir bilgisizlik içinde başka­larını da Allah yolundan saptırmak isteyenler üzerinde duruluyor. İlâhi âyetlere karşı ne kadar kayıtsız kaldıklarına değinilerek büyüklük taslama­larının cahilce bir hareket olduğu belirtiliyor. Sonra da imân temeli üzerin­de sâlih âmellerde bulunanlar övülerek uhrevî mükâfatlarına dikkatler çe­kiliyor ve insan aklına ışık tutup ona hareket kazandırmak için astronomi ve botanikle ilgili temel bilgiler veriliyor.