MEÂLİ:
45- Kudretli, basiretli kullarımız İbrâhim, İshâk ve Yâkub’u an.
46- Şüphesiz biz, onları katıksız olarak Âhiret yurdunu düşünen hâlis kişiler kıldık.
47- Hem onlar yanımızda seçkin ve hayırlı kimselerdendirler.
48- İsmâilʹi, Elyesaʹı ve Zelkiflʹi de an. Hepsi de en hayırlı kimselerdendir.
HAKKʹIN RIZASI DOĞRULTUSUNDA BAŞARILI OLMAK
«Kudretli, basiretli kullarımız İbrahim, İshak ve Yakubʹu an.. »
Hakk’ın rızasını gözeterek olaylar karşısında sabretmek, gerçekten sağlam irâde, üstün azim, gayret, fedakârlık ve ferağat-i nefis ister. Hz. Muhammedʹin (A. S. ), özellikle 13 yıllık Mekke döneminde bunun en açık misalini verdiğini ve dayanma gücünü ortaya koymanın modelini sergilediğini görmekteyiz.
Mekke’de son yıllarda da mü’minlerin ağır şartlar altında İslâmiyete sarılıp onu yayma gayretleri, ardı arkası gelmeyen saldırı ve işkencelere sebep olmuştu. İçlerindeki iman sağlam ve köklü olmasaydı, çoğu bunalıp perişan olur ve inandığı dâvayı yarıda bırakıp çekilebilirdi. Resûlüllâh (A. S. )ın yüksek şahsiyeti ve olaylar karşısındaki sabr-u sebâtı mü’minlerin imânını her geçen gün kuvvetlendirip artırmış ve davâya daha çok bağlanmalarını sağlamıştı. İslâmiyetin irfan mektebinde aldıkları feyiz ise, her türlü zorluğu yenecek bir azim ve gayreti onlarda doğurmuştu.
İlgili âyetle, Cenâb-ı Hakk’ın dinine sıdk-u selâmetle hizmetten dolayı birçok çetin sınavlardan geçirilen üç peygamber ve sonra da Hakk’a teslimiyetin en güzel örneğini veren diğer üç peygamber misâl veriliyor.
İbrahim (A. S. ), azgın putperestlerle mücadele edip ateşe atılacak ana kadar sabır gösteren; ateşe atılırken de imân ve irfanını artıran ve gönül yatışkanlığı içinde Allah’a güvenip dayanan kadri yüce bir peygamberdir. Böylece O, kendisinden sonra her peygamber ve dâva adamı her mü’min için taklîde değer güzel bir misâldir.
İshak (A. S. ) da İbrahim Peygamber’in (A. S. ) rahle-i tedrisinde yetişip Cenâb-ı Hakk’a teslimiyette üstün bir dereceye yükselen ve bazı rivâyetlere ve Tevrat’taki beyana göre, babası İbrahim (A. S. ) tarafından Hakkʹın rızası uğrunda kurban edilmesi düşünülürken buna gönülden teslîm olup İlâhî emre boyun büken bir peygamberdir. (İbrahim (A. S. ) ın kurban etmek istediği oğlu, İshak mıdır, yoksa İsmail midir? Bu hususta farklı tesbit ve yorumlar vardır. Arzu edenlerin Tefsîr-i Kurtubî’nin 15/217 cildine ve tefsirimiz, s: 5115. bakmaları tavsiye edilir.)
Oğullarının yanlış ve katı tutumlarına, çok sevdiği oğlu Yusufʹu kaybetmesine ve uzun yıllar Hak yolunda mücadeleler vermesine rağmen sabretmesini bilen ve hâlini yalnız âlemlerin Rabbına arzeden Yakub Peygamber (A. S. ) de örnek alınmaya değer kadri yüce bir peygamberdir.
Sözünü ettiğimiz özellik ve meziyetlerinden dolayı Allah onların kalbini ve kafasını bütünüyle âhiret hayatını hatırlatmaya çevirmiş; aynı zamanda onları her türlü mânevî kirden uzak tutup seçkin ve iyi insanlar kılmıştır.
İlâhî iltifata lâyık olmak isteyen müʹminler için ne güzel rehber ve ne güzel örnektir bunlar!
İsmail, Elyesaʹ ve Zelkifl peygamberler de (selât-ü selâm hepsine olsun) mü’minlere güzel misal teşkil edecek hayır ve fazilet dolu bir hayat sürdüler; ilâhî rıza doğrultusunda hareketle hayırlı kişiler derecesine yükseldiler.
İbrahim (A. S. )ın hayırlı evlâdı olan İsmail (A. S. ), Kur’ân’ın on bir yerinde anılarak Resûlüllâh (A. S. ) Efendimizʹin bu tertemiz soydan geldiğine işâret edilmiş ve Kutsal Kâbe’nin bânisi olması dolayısıyla övgüye lâyık görülmüştür. (Bakara: 127, 133, 136, 140- Âl-i İmrân: 84- Nisâ: 163- Enʹâm: 86- İbrahim: 39- Meryem: 54- Enbiyâ: 85)
Elyesa’ (A. S. ) ile Zelkifl (A. S. ) ise, Enbiyâ ve Sâd sûrelerinde anılarak haklarında fazla bilgi verilmemiş, sadece müʹminler tarafından tanınmalarında yarar olduğu hikmetine mebni hayırlı sâlih kişilerden oldukları belirtilmiştir.
Ancak Tevrat’ta Elyesa’ Peygamber’le ilgili geniş bilgi verilmiş ve İbrânice isminin Elisa olduğuna değinilerek zâlim krallarla çetin mücadelede bulunmasıyla ilgili birkaç safha anlatılmıştır. (Bilgi için bak: Tevrat/II. KRALLAR: 2/1-25)
Böylece Kur’ân-ı Kerîm, yüksek nîmetlerin büyük külfetlerle elde edilebileceğine işârette bulunup mü’minleri aydınlatmakta ve inançlarından dolayı saldırı, işkence ve haksızlığa uğrayan Müslümanları teselli etmektedir.
Ayetler arasında bağlantı
Yukarıdaki âyetlerle, Mekke’de zor günler geçiren ilk müslümanları hem teselli etmek, hem de kurtuluşun yakın olduğunu müjdelemek için altı peygamberden kısaca söz edildi ve Allah yolunda hizmetlerinden dolayı âhiret yurduna lâyık görüldükleri belirtildi.
Aşağıdaki âyetlerle, dünya hayatında Allah’tan korkup kötülüklerden sakınan müʹminlere âhiret yurdunda hazırlanan yüce nîmetler konu edilmekte ve inkâr, azgınlık ve ahlâksızlıkta bulunup o vaziyette ölen kâfirler için hazırlanan azabın birkaç safhası haber verilerek inkârcılar uyarılmaktadır.