Ankebut Suresi 16-18. Ayet — Tefsir

Ayet sayfasına git →

وَاِبْرٰهِيمَ اِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ اِنَّمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَانًا وَتَخْلُقُونَ اِفْكًا اِنَّ الَّذِينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَمْلِكُونَ لَكُمْ رِزْقًا فَابْتَغُوا عِنْدَ اللّٰهِ الرِّزْقَ وَاعْبُدُوهُ وَاشْكُرُوا لَهُ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ وَاِنْ تُكَذِّبُوا فَقَدْ كَذَّبَ اُمَمٌ مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ

17.

İbrahim'i de peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: "Allah'a kulluk edin, O'na karşı gelmekten sakının. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır."

Diyanet İşleri

17.

"Siz, Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri yetmez. Öyle ise rızkı Allah'ın katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz."

18.

"Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir."

Celal Yıldırım (İlmin Işığında Asrın Kur'an Tefsiri)

%100

MEÂLİ:

16- İbrâhim’i de (uyarıcı olarak gönderdik). Hani bir vakit O, milleti­ne demişti ki: «Allah’a ibâdet edin ve O’na karşı gelmekten sakının. Eğer bilirseniz bu sizin için hayırlıdır.

17- Sizler Allahʹı bırakıp da birtakım putlara tapıyorsunuz ve durma­dan yalan uydurup söylüyorsunuz. Şüphesiz ki Allahʹtan başka taptığınız şeylerin size rızık vermeye güçleri yetmez. O halde rızkı Allah yanında ara­yın. Oʹna ibâdet edin, Oʹna şükredin. Ancak Oʹna döndürüleceksiniz.

18- Eğer siz (Peygamberʹi) yalanlarsanız, gerçekten sizden önceki birçok ümmetler de (kendilerine gönderilen peygamberleri) yalanlamışlar­dı Peygamberʹe gereken, ancak açık tebliğdir.

KOYU CEHALET VE PUTPERESTLİK

Kur’ân-ı Kerîm’in birkaç yerinde İbrahim Peygamberʹin (A. S. ) putperest­lerle mücadelesinin değişik safhalarına değinilmesi, hem mü’minleri tesel­li etmekte, hem de milattan yaklaşık iki bin yıl önceleri de koyu bir put­perestliğin hüküm sürdüğünü göstermektedir.

Böylece hemen her çağda peygamberler vasıtasıyla Allah’a inananlar bulunduğu gibi, bâtılı savunup peygamberlerin karşısına çıkan inkârcı sa­pıklar da eksik olmamış, hattâ çoğunluğu onlar teşkil etmişlerdir.

İbrahim Peygamber’in (A. S. ) Nemrutlar devrinde yaşadığı bilinmekte­dir. Mısır krallarına «Fir’avn» denildiği gibi, Babil hükümdarlarına «Nem­rut» denildiğini tarihçiler kaydetmektedirler. Ancak İbrahim Peygamber’i (A. S. ) ateşe attıran hükümdarın kaçıncı Nemrut olduğu tartışma konusu­dur.

Fırat kıyılarında verimli topraklar üzerinde kurulan cennet misali as­ma bahçeleriyle, kule ve kaleleriyle meşhur olan Babil ülkesi, İbrahim Pey­gamber’in (A. S. ) de yurdu sayılır. Refah içinde yüzen Babilliler, inkârcı mağrur hükümdarlarını ilâhlaştıracak kadar koyu cehalet içinde şahsiyet­lerini ve benliklerini kaybetmişlerdi. O çağda putperestlik çok ileri gitmiş bulunuyordu. İbrahim Peygamber’in babası Âzer de onlardan biri idi. Bun­dan da anlaşılıyor ki, insanları hakka dâvette İbrahim Peygamber (A. S. ) tek başına sahneye çıkmıştır. Ancak amcasının oğlu tahmin edilen Lût ona inanmış ve destek olmuştur. Sonra da Allah (c. c. ) Lûtʹa da peygamberlik vererek teblîğ, uyarı ve irşatta bulunmakla görevlendirmiştir.

İbrahim Peygamber’in (A. S. ) uyarı ve teblîğlerinin ana çizgilerini şu maddeler oluşturuyordu:

1- Allah vardır ve birdir. O bakımdan O’na ibâdet edin. Zira insan ancak her şeyi yaratıp tasarrufu altında tutan o yüce kudrete kul olabilir.

2- Ancak Allah’tan korkun. Çünkü O, ilmiyle, kudretiyle, hükümran­lığıyla varlık âlemini kapsayıp kuşatmıştır. Korkulmaya, sevilip sayılmaya asıl lâyık olan O’dur ve bu sizin için son derece hayırlıdır.

3- Siz, Allahʹı bırakıp baba ve dedelerinizin yontup şekillendirdiği cisimlere tapıyorsunuz ve durmadan yalan uydurup İnsanî vasıflardan uzak­laşıyorsunuz.

4- Siz ancak her şeyi belli amaçlara yönelik yaratıp, insanların hiz­metine veren Allah’tan rızık isteyin; taştan, ağaçtan bir şeyler beklemeyin ve ummayın.

5- Evet, Allah’a kul olun, ancak O’na şükredin. Çünkü her şey Oʹnun­dur.

6- Unutmayın ki, eninde sonunda dönüşünüz Allah’a olacak ve O’na hesap vereceksiniz.

İşte ana maddelerini sıraladığımız bu öğüt ve tavsiyeler hem Mekkeli putperestler, hem de her çağda ve dönemde türeyen inkârcı maddeciler için de geçerlidir.

PEYGAMBERE DÜŞEN GÖREV, AÇIK TEBLİĞDİR

«Peygamber’e gereken ancak açık teb­liğdir. »

Nuh (A. S. ) ve İbrahim (A. S. )ın cahil putperestlerle çetin mücadeleler­de bulundukları ve neticenin haktan yana tecelli ettiği tarihî birer misâl olarak hatırlatıldı ve İbrahim Peygamber’in (A. S. ) teblîğ ve irşat metodu­nun ana noktaları üzerinde durularak müʹminleri aydınlatır mahiyette bil­giler verildi. Arkasından, Mekke’de müşriklerin amansız saldırılarına mâruz kalan Hz. Muhammed (A. S. ) Efendimiz ile arkadaşları teselli edilmekte ve görevlerinin sınırı belirlenmektedir. Şöyle ki: Peygamber (A. S. ) Allah’tan aldığı emirleri ve tavsiyeleri noksansız teblîğ edip insanları Cenâb-ı Hakkʹın varlığını, birliğini kabule davet edecek, irşatta bulunacak ve kalpleri hakka ve hakikate çevirmek için aralıksız mesai sarfedecektir. Doğru yola eriş­tirmek ise, Allah’a aittir. O halde putperest müşriklerin Hz. Muhammedʹi (A. S. ) yalanlaması, hizmeti aksatmayacaktır. Çünkü O’ndan önce gelip ge­çen her peygamber cahil putperestlerin bu tür suçlama ve sataşmalarına mâruz kalmışlardır. Ama mutlu sonuç, mutlaka haktan yana olanlaradır.

ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI

Yukarıdaki âyetlerle, İbrahim Peygamberʹin kendi kavmini hakka dâveti konu edilerek müʹminler teselli edildi. Küfrün hemen her devirde hakkın karşısına çıktığına ve hayasızca davrandığına işâretle, müʹminlerin sabret­mesi istenildi. Sonra da Hz. Muhammed’in (A. S. ) görev ve yetki sınırı be­lirlenerek, insanları doğru yola eriştirmenin Allah’a ait olduğuna dikkatler çekildi.

Aşağıdaki âyetlerle, Allah’ın varlığına, birliğine, kudretinin sınırsızlığı­na delâlet eden ve insan aklına, idrâkine ve vicdanına ışık tutup malzeme veren belgeler sıralanıyor.