ه ن ا (HNÊ) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Deveyi zift ile yağlamak, sağlıklı olmak, yemeği hazırlamak, yemeği sağlıklı ve sindirimi kolay hale getirmek, iyilik yapmak, sağlığı desteklemek. Hani'un - onu al ve kullan, avantajından ve kârından yararlan.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (4)

Nisa 4:4هَنِٓيـًٔاheniyenafiyetle

وَاٰتُوا النِّسَاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةً فَاِنْ طِبْنَ لَكُمْ عَنْ شَيْءٍ مِنْهُ نَفْسًا فَكُلُوهُ هَنِٓيـًٔا مَرِٓيـًٔا

ve ātū n-nisā'e Saduḳātihinne niHleten fe in Tibne lekum ǎn şey'in minhu nefsen fe kulūhu heniyen meriyen

Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.

Tur 52:19هَنِٓيـًٔاheniyenafiyetle

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

kulū ve şrabū heniyen bimā kuntum teǎ'melūne

(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

Hakka 69:24هَنِٓيـًٔاheniyenafiyetle

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِٓيـًٔا بِمَا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ

kulū ve şrabū heniyen bimā esleftum fī l-eyyāmi l-ḣāliyeti

(Onlara şöyle denir:) "Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.

Mürselat 77:43هَنِٓيـًٔاheniyenafiyetle

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

kulū ve şrabū heniyen bimā kuntum teǎ'melūne

"Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için."