ع ن ت (ANT) kökünün geçtiği ayetler
Zorlukla karşılaşmak, sıkıntıya düşmek, aşırı yüklenmek, suç işlemek, bozulmak, birini bir şey yapmaya zorlamak, birinin yok olmasına sebep olmak, sertçe dövmek. a'nata - birini zorluğa sokmak, kabaca dövmek, rahatsızlığa sebep olmak, kafasını karıştırmak. anatun - günah/suç/hata/zorluk.
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
İlgili Ayetler (5)
Bu kök Kur'an boyunca 5 kez, 4 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
عَنِتُّمْ2 kez
Al-i İmran 3:118عَنِتُّمْǎnittumsize sıkıntı verecek
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًا وَدُّوا مَا عَنِتُّمْ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَاءُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْ وَمَا تُخْفِي صُدُورُهُمْ اَكْبَرُ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ
yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū lā tetteḣiƶū biTāneten min dūnikum lā ye'lūnekum ḣabālen veddū mā ǎnittum ḳad bedeti l-beğDā'u min efvāhihim ve mā tuḣfī Sudūruhum ekberu ḳad beyyennā lekumu l-āyāti in kuntum teǎ'ḳilūne
Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size ayetleri açıkladık.
Tevbe 9:128عَنِتُّمْǎnittumsıkıntıya uğramanız
لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُ۫فٌ رَحِيمٌ
le ḳad cā'ekum rasūlun min enfusikum ǎzīzun ǎleyhi mā ǎnittum HarīSun ǎleykum bi l-mu'minīne ra'ūfun raHīmun
Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.
لَاَعْنَتَكُمْ1 kez
Bakara 2:220لَاَعْنَتَكُمْle eǎ'netekumsizi zora sokardı
فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْيَتَامٰى قُلْ اِصْلَاحٌ لَهُمْ خَيْرٌ وَاِنْ تُخَالِطُوهُمْ فَاِخْوَانُكُمْ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ الْمُفْسِدَ مِنَ الْمُصْلِحِ وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ لَاَعْنَتَكُمْ اِنَّ اللّٰهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
fī d-dunyā ve l-āḣirati ve yeselūneke ǎni l-yetāmā ḳul iSlāHun lehum ḣayrun ve in tuḣāliTūhum fe iḣvānukum ve(a)llahu yeǎ'lemu l-mufside mine l-muSliHi ve lev şā'e (a)llahu le eǎ'netekum inne (a)llahe ǎzīzun Hakīmun
Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
الْعَنَتَ1 kez
Nisa 4:25الْعَنَتَl-ǎnetesıkıntıya düşmekten
وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ مِنْكُمْ طَوْلًا اَنْ يَنْكِحَ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ فَمِنْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ مِنْ فَتَيَاتِكُمُ الْمُؤْمِنَاتِ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِاِيمَانِكُمْ بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍ فَانْكِحُوهُنَّ بِاِذْنِ اَهْلِهِنَّ وَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ مُحْصَنَاتٍ غَيْرَ مُسَافِحَاتٍ وَلَا مُتَّخِذَاتِ اَخْدَانٍ فَاِذَٓا اُحْصِنَّ فَاِنْ اَتَيْنَ بِفَاحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى الْمُحْصَنَاتِ مِنَ الْعَذَابِ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِيَ الْعَنَتَ مِنْكُمْ وَاَنْ تَصْبِرُوا خَيْرٌ لَكُمْ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ
ve men lem yesteTiǎ' minkum Tavlen en yenkiHa l-muHSanāti l-mu'mināti fe min mā meleket eymānukum min feteyātikumu l-mu'mināti ve(a)llahu eǎ'lemu bi īmānikum beǎ'Dukum min beǎ'Din fe nkiHūhunne bi iƶni ehlihinne ve ātūhunne ucūrahunne bi l-meǎ'rūfi muHSanātin ğayra musāfiHātin ve lā mutteḣiƶāti eḣdānin fe iƶā uHSinne fe in eteyne bi fāHişetin fe ǎleyhinne niSfu mā ǎlā l-muHSanāti mine l-ǎƶābi ƶālike li men ḣaşiye l-ǎnete minkum ve en teSbirū ḣayrun lekum ve(a)llahu ğafūrun raHīmun
Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
لَعَنِتُّمْ1 kez
Hucurat 49:7لَعَنِتُّمْle ǎnittumsıkıntıya düşerdiniz
وَاعْلَمُوا اَنَّ فِيكُمْ رَسُولَ اللّٰهِ لَوْ يُطِيعُكُمْ فِي كَثِيرٍ مِنَ الْاَمْرِ لَعَنِتُّمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ حَبَّبَ اِلَيْكُمُ الْاِيمَانَ وَزَيَّنَهُ فِي قُلُوبِكُمْ وَكَرَّهَ اِلَيْكُمُ الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الرَّاشِدُونَ
ve ǎ'lemū enne fīkum rasūle (a)llahi lev yuTīǔkum fī keṧīrin mine l-emri le ǎnittum ve lākinne (a)llahe Habbebe ileykumu l-īmāne ve zeyyenehu fī ḳulūbikum ve kerrahe ileykumu l-kufra ve l-fusūḳa ve l-'ǐSyāne ulāike humu r-rāşidūne
Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkarı, fasıklığı ve (İslam'ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir.