فَاسْتَجَبْنَا kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden فاستجبنا formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (4)

Enbiya 21:76فَاسْتَجَبْنَاfe stecebnābiz de kabul etmiştik

وَنُوحًا اِذْ نَادٰى مِنْ قَبْلُ فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ

ve nūHen iƶ nādā min ḳablu fe stecebnā lehu fe necceynāhu ve ehlehu mine l-kerbi l-ǎZīmi

(Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

Enbiya 21:84فَاسْتَجَبْنَاfe stecebnābiz de kabul ettik

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِهِ مِنْ ضُرٍّ وَاٰتَيْنَاهُ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَذِكْرٰى لِلْعَابِدِينَ

fe stecebnā lehu fe keşefnā mā bihi min Durrin ve āteynāhu ehlehu ve miṧlehum meǎhum raHmeten min ǐndinā ve ƶikrā li l-ǎābidīne

Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.

Enbiya 21:88فَاسْتَجَبْنَاfe stecebnābiz de kabul ettik

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّ وَكَذٰلِكَ نُنْجِي الْمُؤْمِنِينَ

fe stecebnā lehu ve necceynāhu mine l-ğammi ve ke ƶālike nuncī l-mu'minīne

Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.

Enbiya 21:90فَاسْتَجَبْنَاfe stecebnākabul buyurduk

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَوَهَبْنَا لَهُ يَحْيٰى وَاَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُ اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًا وَكَانُوا لَنَا خَاشِعِينَ

fe stecebnā lehu ve vehebnā lehu yeHyā ve eSleHnā lehu zevcehu innehum kānū yusāriǔne fī l-ḣayrāti ve yed'ǔnenā rağaben ve raheben ve kānū lenā ḣāşiǐyne

Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya'yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.