Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden الطامة formunun kendisi aranıyor.
فَاِذَا جَاءَتِ الطَّامَّةُ الْكُبْرٰى
fe iƶā cā'eti T-Tāmmetu l-kubrā
(34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.