Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

اَلْاَعْرَابُ اَشَدُّ كُفْرًا وَنِفَاقًا وَاَجْدَرُ اَلَّا يَعْلَمُوا حُدُودَ مَا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِهِ وَاللّٰهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

l-eǎ'rābu eşeddu kufran ve nifāḳan ve ecderu ellā yeǎ'lemū Hudūde mā enzele (a)llahu ǎlā rasūlihi ve(a)llahu ǎlīmun Hakīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلْاَعْرَابُl-eǎ'rābuع ر بsaf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su; farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat; tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, Araplaşmakbedevi Araplar
2اَشَدُّeşedduش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.daha yamandır
3كُفْرًاkufranك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretküfürde
4وَنِفَاقًاve nifāḳanن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.ve iki yüzlülükte
5وَاَجْدَرُve ecderuج د رKapatmak, çevresine duvar örmek, ortaya çıkmak veya patlamak, uygun veya hazır veya yetkin veya değerli hale gelmek, bir şeyi yükseltmek, bir şeyi sağlam veya güçlü bir şekilde inşa etmek ve yükseltmek, bir şeyi yok olduktan veya silindikten sonra yenilemek veya tekrar yapmak.ve daha müsaittirler
6اَلَّاellā
7يَعْلَمُواyeǎ'lemūع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnametanımamaya
8حُدُودَHudūdeح د دBir sınır belirlemek, (bir şeyi) tanımlamak, (bir suçluyu) cezalandırmak, engellemek, geri itmek, geri atmak, keskinleştirmek. Engellemek/önlemek/kısıtlamak, mahrum bırakmak veya alıkoymak veya yasaklamak/men etmek, yasaklamak, geri püskürtmek/uzaklaştırmak/önlemek, ceza veya ceza vermek, bir şeyi diğerinden işaret veya not ile ayırt etmek veya ayırmak, bir bıçağı bilemek veya keskinleştirmek, bir kişiye veya şeye keskin veya dikkatli veya özenle bakmak, hitabet veya zeka veya anlayış veya öfke açısından keskin [veya etkili] olmak.sınırlarını
9مَاşeylerin
10اَنْزَلَenzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirdiği
11اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
12عَلٰىǎlā
13رَسُولِهِrasūlihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleElçisine
14وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
15عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir
16حَكِيمٌHakīmunح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm ve hikmet sahibidir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bedevîler, kâfirlik ve münâfıklık bakımından şehirlilerden beterdir ve Allah'ın, Peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını daha ziyâde bilmezler, buna daha fazla onlar lâyıktır ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bedevîler, kâfirlik ve münâfıklık bakımından şehirlilerden beterdir ve Allahʼın, Peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını daha ziyâde bilmezler, buna daha fazla onlar lâyıktır ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

Adem Uğur

Bedevîler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah'ın Resûlüne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.

Ahmed Hulusi

Bedeviler, küfür ve nifak itibarıyla daha şiddetlidirler. . . Allah'ın, Rasulüne inzal ettiğinin inceliklerini anlamamaya daha yatkındırlar. . . Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

Ahmet Tekin

Bedevî Araplar, kültür ve medeniyetten uzak, baskın ve yağmacılıkla geçinen kavimler, küfürde, inkârda, nifakta ve iki yüzlülükte başkalarından daha aşırı, azgın davranışlar sergilerler. Allah’ın, Rasûlüne indirdiği kuralları, kanunları, cezaları tanımamaya da daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.

Ahmet Varol

Bedeviler küfürde ve nifakta daha katıdırlar ve Allah'ın Peygamberine indirdiğini bilmemeye daha yatkındırlar. Allah bilendir, hakimdir.

Ali Bulaç

Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah'ın elçisine indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha 'yatkın ve elverişlidir.' Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Fikri Yavuz

Bedevî’ler, küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidirler. Bununla beraber, Allah’ın, Rasûlüne indirdiği hükümlerin sınırını bilmemeye daha lâyıktırlar. Allah her şeyi kemaliyle bilicidir, hükmünde hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Araplar, nankörlük ve ikiyüzlülükte en aşırı olanlardır. Allah'ın, elçisine indirdiği öğretinin sınırlarını tanımamaya en yatkın olanlardır. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Bedeviler, inkar ve iki yüzlülükte daha ileridirler. Allah'ın, Peygamberine indirdiğinin sınırlarını bilmemek, durumlarına daha uygundur. Allah her şeyi bilendir; işini yerli yerinde yapandır.

Bekir Sadak

Bedevilerin kufur ve nifaklari her yonden, daha ileridir. Allah'in, peygamberine indirdiginin sinirlarini bilmemek, onlara daha layiktir. Allah bilendir, hakimdir.

Celal Yıldırım

Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidirler ve Allah'ın Peygamberine indirdiği (dini hükümlerin) sınırlarını bilmemeye, tanımamaya daha yatkın ve uyumludurlar. Allah her şeyi bilen, her şeyi hikmetle yürütendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bedevîler inkârcılık ve iki yüzlülükte daha ileridedirler; Allah’ın resulüne indirdiklerinin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilmekte ve hikmetle yönetmektedir.

Diyanet İşleri

Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Bedevilerin küfür ve nifakları her yönden, daha ileridir. Allah'ın, Peygamberine indirdiğinin sınırlarını bilmemek, onlara daha layıktır. Allah bilendir, hakimdir.

Diyanet Vakfi

Bedevîler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah'ın Resûlüne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bedeviler inkâr ve münafıklık bakımından daha beterdirler. Bununla beraber Allah'ın, Resulüne indirdiği (hükümlerin) sınırlarını bilmemeye daha yatkındırlar. Allah alîmdir, hakîmdir,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha beterdirler; bununla beraber Allah'ın Resulüne indirdiği hükümlerin sınırlarını bilmemeye daha layıktırlar; Allah, bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ârabiler küfürce ve nifakça daha şiddetlidirler, bununla beraber Allahın Resulüne indirdiği ahkamın hududunu bilmemiye daha layıktırlar, Allah alimdir, hakimdir.

Erhan Aktaş

Bedevi Araplar, küfür ve nifakta daha katıdırlar. Allah'ın Resul'üne indirdiği sınırları tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bedevi Araplar, küfür ve nifakta daha katıdırlar. Allah'ın Resulüne indirdiği sınırları tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bedevi Araplar, küfür ve nifakta daha katıdırlar. Allah'ın Rasul'üne indirdiği sınırları tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Fizilal-il Kuran

Bedevi Araplar kâfirlikte ve münafıklıkta daha aşırı; Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını bilmemeye daha yatkın kimselerdir. Allah her şeyi bilir ve her yaptığı yerindedir.

Gültekin Onan

Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Tanrı'nın elçisine indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha 'yatkın ve elverişlidir.' Tanrı bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hamdi Döndüren

Bedevî Arapların inkâr ve münafıklığı (şehirlilerden) daha çoktur. Bu yüzden de Allah’ın, elçisine indirdiği şeylerin sınırlarını bilmemek onlara daha uygundur. Allah, çok iyi bilir, tam hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Bedeviler küfür ve nifak bakımından (şehirlilerden) daha beterdir. Allahın, Resulü üzerine indirdiği (hükümler) in sınırlarını bilmemeleri de daha çok onlara layıkdır. Allah kemaliyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.

Hasib Asutay

Bedeviler (göçebe Araplar), inkâr ve nifak bakımından (şehirlilerden) hem daha beter hem de Allah'ın Resulüne indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Hayrat Neşriyat

(Arabların göçebe kısmı olan) bedevîler, küfür ve nifak cihetiyle (şehirdekilerden)daha şiddetli ve Allah’ın, Resûlüne indirdiği şeylerin (o hükümlerin) hudûdunu bilmemeye daha lâyıktırlar. Allah ise, Alîm (hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

İbni Kesir

Bedeviler; küfür ve nifak bakımından daha yaman ve Allah'ın peygamberine indirdiğinin hududunu bilmemeye daha müsaittirler. Ve Allah; Alim'dir, Hakim'dir.

Mehmet Okuyan

Göçebeler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beterdir hem de Allah’ın Elçisi'ne indirdiği sınırları tanımamaya daha meyillidir. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Muhammed Esed

Bedeviler (arasındaki ikiyüzlüler) hakkı tanımaktan kaçınma tavırlarında ve ikiyüzlü davranışlarında (yerleşik insanlardan) daha ısrarlıdırlar; ve Allahın, Elçisine indirdiği öğretinin sınırlarını görmezden gelmek, (başkalarına göre) onlardan daha çok beklenen bir haldir. (Allah böyle diyorsa, bu böyledir) çünkü Allah her hükmünde ince, derin bir gerçeğe işaret eden mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.

Mustafa İslamoğlu

Bedevi Araplar, inkar ve ikiyüzlülük açısından (kentsoylulardan) daha katıdırlar; ve Allah'ın, Elçisine indirdiği hayat tarzının sınırlarını tanıyıp kavramamaya daha yatkındırlar: Allah bu (gerçeği) de çok iyi bilendir, (ama) hikmetle iş görendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bedeviler, küfürce ve nifakça daha galizdirler. Ve Allah Teâlâ'nın Resûlüne indirmiş olduğu şeyin hududunu bilmemeğe daha layıktırlar. Allah Teâlâ ise alîmdir, hakîmdir.

Ömer Öngüt

Bedevîler küfür ve nifak bakımından daha beterdir ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamak ancak onlara yakışan bir tutumdur. Allah bilendir ve hikmet sahibidir.

Suat Yıldırım

Bedevîler inkâr ve münafıklıkta şehirlilerden daha şiddetli;Allah’ın, Resulüne indirdiği hükümleri tanımamaya daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleyman Ateş

Bedevi Araplar, küfür ve iki yüzlülükçe daha yaman ve Allah'ın, Elçisine indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamağa daha müsaittirler. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Taşralı Arapların kafirliği de münafıklığı da daha güçlüdür. Allah'ın, elçisine indirdiğinin sınırlarını bilmemeleri de doğaldır. Allah, daima bilen ve kararları doğru olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çölde yaşayan Araplarının kafirliği ve münafıklığı pek güçlüdür. Allah'ın elçisine indirdiğinin sınırlarını bilmemeleri onlardan beklenen bir şeydir. Allah bilir, doğru kararlar verir.

Şaban Piriş

Bedevilerin küfür ve nifakları daha ileridir. Allah'ın Resulüne indirdiğinin sınırlarını bilmemek onlara daha uygundur. Allah alimdir, hakimdir.

Tefhim-ul Kuran

Bedeviler, küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah'ın Resulüne indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha 'yatkın ve elverişlidir.' Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.

Ümit Şimşek

Bedevîler inkârda ve münafıklıkta daha şiddetli ve Allah'ın Resulüne indirdiği hükümleri bilmemeye daha yatkındırlar. Allah ise herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.

Yaşar Nuri Öztürk

Çöl Arapları; küfür, parçalanma/ikiyüzlülük yönünden daha şiddetli; Allah'ın resulüne indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bədəvilər kafirlik və münafiqlik baxımından daha betər, Allahın Öz Elçisinə nazil etdiyi qanunları bilməməyə daha meyllidirlər. Allah Biləndir, Müdrikdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bədəvilər küfr və nifaq baxımından daha pis (qəliz) və Allahın öz Peyğəmbərinə nazil etdiyi hökmləri (cahillikləri üzündən) bilməməyə (başa düşməməyə) daha layiqdirlər. Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Wüstenaraber übertreffen in Unglauben und Heuchelei die Seßhaften, und sie sind eher dafür veranlagt, die Bestimmungen der von Gott auf Seinen Gesandten herabgesandten Offenbarung nicht zu begreifen. Gottes Wissen und Weisheit sind unermeßlich.

Almanca — Der Edle Quran

Die Wüstenaraber sind mehr ungläubig und heuchlerischer, und es paßt eher zu ihnen, daß sie die Grenzen dessen, was Allah auf Seinen Gesandten (als Offenbarung) herabgesandt hat, nicht kennen. Und Allah ist Allwissend und Allweise.

Almanca — M. A. Rassoul

Die Wüstenaraber sind am härtesten in Unglauben und Heuchelei und sind eher dazu geneigt, die Schranken nicht anzuerkennen, die Allah Seinem Gesandten offenbart hat. Und Allah ist Allwissend, Allweise.

Almanca — Muhammad Zaidan

Die Wüstenaraber betreiben noch mehr Kufr und Nifaq und ihnen gebührt noch mehr, die Schranken dessen nicht zu kennen, was ALLAH Seinem Ge- 1 sandten hinabsandte. Und ALLAH ist allwissend, allweise.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The desert Arabs -Bedouins- are more reprehensible morally and more addicted to infidelity and hypocrisy, they are the most fitted to be ignorant and unaware of the divine statutes and legislative provisions sent down to His Messenger, and Allah is 'Alimun and Hakimun.

Abdul Haleem

The desert Arabs are the most stubborn of all peoples in their disbelief and hypocrisy. They are the least likely to recognize the limits that God has sent down to His Messenger. God is all knowing and all wise.

Abdullah Yusuf Ali

The Arabs of the desert are the worst in Unbelief and hypocrisy, and most fitted to be in ignorance of the command which Allah hath sent down to His Messenger: But Allah is All-knowing, All-Wise.

Abul A'la Maududi

[9:97] The bedouin Arabs surpass all in unbelief and hypocrisy and are most likely to be unaware of the limits prescribed by Allah in what He has revealed to His Messenger. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Aisha Bewley

The desert arabs are more obdurate in kufr and hypocrisy and more likely not to know the limits which Allah has sent down to His Messenger. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

The bedouins are the worst in disbelief and hypocrisy, and more likely to be in ignorance of the limits (Allâh’s Commandments and His Laws) which Allâh has revealed to His Messenger. And Allâh is All-Knower, All-Wise.

Ali Quli Qarai

The Bedouins are more obdurate in unfaith and hypocrisy, and more apt to be ignorant of the precepts that Allah has sent down to His Apostle, and Allah is all-knowing, all-wise.

Amatul Rahman Omar

The (disbelievers among the) Arabs of the desert are the most stubborn in disbelief and hypocrisy and the most prone not to know the limits of (law) which Allâh has revealed to His Messenger. And Allâh is All-Knowing, All-Wise.

Arthur John Arberry

The Bedouins are more stubborn in unbelief and hypocrisy, and apter not to know the bounds of what God has sent down on His Messenger; and God is All-knowing, All-wise.

Bijan Moeinian

The Arabs [Bedouins living in the desert surrounding Al-Medina] are worse in disbelief and hypocrisy. They will most likely stay away from a God pleasing way of life that Lord has revealed to His Messenger. God is the Most Knowledgeable, the Most Wise.

E. Henry Palmer

The Arabs of the desert are keener in misbelief and hypocrisy, and are more likely not to know the bounds which God has sent down to His Apostle; but God is knowing and wise.

Edip-Layth

The Arabs are the worst in rejection and hypocrisy, and more likely not to know the limits of what God has sent down upon His messenger. God is Knower, Wise.

George Sale

The Arabs of the desert are more obstinate in their unbelief and hypocrisy; and it is easier for them to be ignorant of the ordinances of that which God hath sent down unto his apostle: And God is knowing and wise.

Hamid S. Aziz

The wandering Arabs of the desert are keener in disbelief and hypocrisy, and more likely to be ignorant of the limits that Allah has revealed unto His Messenger. Allah is Knower and Wise.

Mahmoud Ghali

The Arabs (of the desert) are more strict in disbelief and hypocrisy, and after not to know the bounds of what Allah has sent down on His Messenger; and Allah is Ever-Knowing. Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

The wandering Arabs are more hard in disbelief and hypocrisy, and more likely to be ignorant of the limits which Allah hath revealed unto His messenger. And Allah is Knower, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

The village Arabs are more obstinate in disbelief and hypocrisy, and impervious to ordinances revealed to His Apostle by God; yet God is aware of everything and is wise.

Muhammad Asad

[The hypocrites among] the bedouin are more tenacious in [their] refusal to acknowledge the truth and in [their] hypocrisy [than are settled people], and more liable to ignore the ordinances which God has bestowed from on high upon His Apostle - but God is all-knowing, wise.

Mustafa Khattab

The nomadic Arabs ˹around Medina˺ are far worse in disbelief and hypocrisy, and less likely to know the laws revealed by Allah to His Messenger. And Allah is All-Knowing, All-Wise.

Progressive Muslims

The Nomads are the worst in rejection and hypocrisy, and more likely not to know the limits of what God has sent down upon His messenger. God is Knower, Wise.

Sahih International

The bedouins are stronger in disbelief and hypocrisy and more likely not to know the limits of what [laws] Allah has revealed to His Messenger. And Allah is Knowing and Wise.

Sam Gerrans

The desert Arabs are stronger in denial and wavering, and more likely not to know the limits of what God has sent down upon His messenger; and God is knowing and wise.

Shabbir Ahmed

The desert Arabs are more hard in rejection and hypocrisy, and more likely to ignore the Limits that Allah has revealed to His Messenger. Allah is Knower, Wise.

Syed Vickar Ahamed

The Arabs of the desert are the worst in the lack of belief and in hypocrisy, and most likely to be unaware of the command which Allah has sent down to His Messenger (Muhammad): And Allah is All Knowing (Aleem), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

The Bedouins are often more strict in disbelief and hypocrisy, and are most likely to be ignorant of the limits of what Allah has sent down to His Messenger. Allah is All-Knowing, All-Wise.

The Monotheist Group

The Nomads are the worst in rejection and hypocrisy, and more likely not to know the boundaries of what God has sent down upon His messenger. God is Knower, Wise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les Bédouins sont plus endurcis dans leur impiété et dans leur hypocrisie, et les plus enclins à méconnaître les préceptes quʹAllah a révélés à Son messager. Et Allah est Omniscient et Sage.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bedewiyên ereb ji aliyê kafirî û munafiqî ve dijwartir in û bi hukmê ku Xwedê ji Pêxemberê xwe re hinartiye bêhtir babet in ku ew nizanibin. Xwedê ‘Elîm e, Ḥekîm e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De bedoeïenen zijn het meest ongelovig en huichelachtig en het meest geëigend om de bepalingen niet te kennen van wat God tot Zijn gezant heeft neergezonden. God is wetend en wijs.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De Arabieren van de woestijn zijn nog hardnekkiger in hun ongeloof en hunne huichelarij; en het is gemakkelijker voor hen, onbekend te zijn met de bevelen van hetgeen God Zijnen gezant heeft nedergezonden en God is alwetend en wijs.

Hollandaca — Siregar

De bedoeïenen zijn het ergst in ongeloof en huichelarij en het ligt ben het meest om de bepalingen die Allah heeft neergezonden aan Zijn Boodschapper niet te kennen. En Allah is Alwetend, Alwijs.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Бедуины [пустынные кочевники] – еще сильнее в неверии и лицемерии (чем оседлые люди) (так как они более суровы и жестоки и живут в отдалении от знающих людей). И они больше других не знают границ того, что низвел Аллах Своему посланнику [законоположений и постановлений Аллаха]. И ведь Аллах – знающий (обо всех) (и) мудрый (в Своих деяниях)!

Rusça — Osmanov

Бедуины - упорнейшие в неверии и лицемерии и наиболее склонные не принимать предписаний, ниспосланных Аллахом Своему Посланнику. Ведь Аллах - знающий, мудрый.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Många) ökenaraber går längre i förnekandet av sanningen och i hyckleriet (än de bofasta); det är förklarligt att de inte så noga känner till de gränser som Gud har uppenbarat för Sitt Sändebud. Gud är allvetande, vis.