Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir.

سَيَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ لَكُمْ اِذَا انْقَلَبْتُمْ اِلَيْهِمْ لِتُعْرِضُوا عَنْهُمْ فَاَعْرِضُوا عَنْهُمْ اِنَّهُمْ رِجْسٌ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُ جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

se yeHlifūne bi(a)llahi lekum iƶā nḳalebtum ileyhim li tuǎ'riDū ǎnhum fe eǎ'riDū ǎnhum innehum ricsun ve me'vāhum cehennemu cezā'en bimā kānū yeksibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1سَيَحْلِفُونَse yeHlifūneح ل فYemin etmek, ant içmek. Birleşmek, anlaşma veya sözleşme yapmak, bir şeye bağlanmak/yapışmak/sıkı tutunmak, kardeşlik kurmak.yemin edecekler
2بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
3لَكُمْlekumsiz
4اِذَاiƶāzaman
5انْقَلَبْتُمْnḳalebtumق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpgeri döndüğünüz
6اِلَيْهِمْileyhimonlara
7لِتُعْرِضُواli tuǎ'riDūع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.vazgeçmeniz için
8عَنْهُمْǎnhumkendilerinden
9فَاَعْرِضُواfe eǎ'riDūع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.vazgeçin
10عَنْهُمْǎnhumonlardan
11اِنَّهُمْinnehumçünkü onlar
12رِجْسٌricsunر ج سRezil etmek ve kirletmek, gürlemek, kötü işler yapmak, yüksek sesle böğürmek, nefret edilir hale gelmek, içinde hiç iyi olmayan şey, kargaşa durumu, büyük ölçüde kafasını karıştırmak, ses/gürültü yapmak, engellemek/önlemek, temiz olmayan/kirli/pis, kötü, yasak/haram olan şey, inançsızlık/sadakatsizlik/şüphemurdardır
13وَمَأْوٰيهُمْve me'vāhumا و يSığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil.ve varacakları yer
14جَهَنَّمُcehennemuجهنمcehennemdir
15جَزَاءًcezā'enج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezası olarak
16بِمَاbimāşeylerin
17كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
18يَكْسِبُونَyeksibūneك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.kazandıkları

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Döndüğünüz zaman kendilerinden vazgeçmeniz için Allah'a ant verecekler; vazgeçin onlardan, şüphe yok ki onlar murdardır ve yurtları cehennemdir, bu da kazandıkları suçların karşılığıdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Döndüğünüz zaman kendilerinden vazgeçmeniz için Allahʼa ant verecekler; vazgeçin onlardan, şüphe yok ki onlar murdardır ve yurtları cehennemdir, bu da kazandıkları suçların karşılığıdır.

Adem Uğur

Onların yanına döndüğünüz zaman size, kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah adına and içecekler. Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. Kazanmakta olduklarına (kötü işlerine) karşılık ceza olarak varacakları yer cehennemdir.

Ahmed Hulusi

Onlara döndüğünüzde, kendilerini rahat bırakmanız için, Esma'sıyla onların hakikati olan Allah adına yemin edeceklerdir. . . Siz de terk edin onları! Muhakkak ki onlar tiksinilecek şeylerdir! Yaptıklarının getirisi olarak onların sığınağı Cehennemdir.

Ahmet Tekin

Dönüp de yanlarına geldiğinizde, kendilerini hesaba çekmekten vazgeçesiniz diye Allah’a yeminler edecekler. Siz de onların faaliyetlerine karşı tedbir alın. Onlar gerçekten, lânetli, zararlı, hışma uğramış kimselerdir. Mekânları cehennemdir. Bu, işledikleri ameller, yüklendikleri günahlar sebebiyle onlara bir cezadır.

Ahmet Varol

Yanlarına vardığınız zaman onlardan yüz çevirmeniz için size karşı Allah'a yemin edecekler. Onlardan yüz çevirin. Onlar murdardırlar. Kazandıklarının cezası olarak varacakları yer de cehennemdir.

Ali Bulaç

Onlara geri döndüğünüzde kendilerinden vazgeçmeniz için Allah'a and içecekler. Artık siz onlara sırt çevirin. Onlar gerçekten pistirler. Kazanmakta olduklarının bir cezası olarak, barınma yerleri cehennemdir.

Ali Fikri Yavuz

Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerinden yüz çevirirsiniz (ayıplamıyasınız) diye, size karşı Allah’a yemin edecekler. Siz de onlardan yüz çevirin (kendilerini ayıplamayın.) Çünkü onlar murdardır. Kazandıklarının cezası olarak varacakları yer de (barınakları) cehennem’dir.

Ali Rıza Safa

Yanlarına döndüğünüzde, onlara ilişmemeniz için, Allah'ın üzerine yemin edecekler. Artık, onları boş verin. Çünkü tümü pisliktir ve kazandıklarına karşılık kalacakları yer cehennemdir.

Bayraktar Bayraklı

Yanlarına vardığınız zaman, kendilerinden yüz çeviresiniz diye Allah'a yemin edeceklerdir. Siz de onlarla yüzleşmeyiniz. Çünkü onlar murdardır. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer cehennemdir.

Bekir Sadak

Dondugunuzde kendilerine cikismamaniz icin, Allah'a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yuz cevirin; cunku pistirler. Yaptiklarinin karsiligi olarak varacaklari yer cehennemdir.

Celal Yıldırım

Kendilerine döndüğünüz zaman (kınama ve ayıplamadan) vazgeçesiniz diye Allah ile yemîn edeceklerdir. Siz de onlara (böyle yapmaktan) vazgeçin. Çünkü gerçekten onlar murdardırlar. Eyleşecekleri yer de —kazandıkları şeye karşılık— Cehennem'dir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yanlarına döndüğünüz zaman, onları hesaba çekmekten vazgeçesiniz diye size yemin billâh edecekler. Artık onlardan uzak durun; zira onlar tiksinilecek kimselerdir, işlemiş oldukları günahların karşılığı olarak varacakları yer de cehennemdir.

Diyanet İşleri

Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir.

Diyanet İşleri (eski)

Döndüğünüzde kendilerine çıkışmamanız için, Allah'a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin; çünkü pistirler. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer cehennemdir.

Diyanet Vakfi

Onların yanına döndüğünüz zaman size, kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah adına and içecekler. Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. Kazanmakta olduklarına (kötü işlerine) karşılık ceza olarak varacakları yer cehennemdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dönüp de yanlarına geldiğinizde kendilerinden yüz çeviresiniz (hesaba çekmekten vazgeçesiniz) diye Allah'a yemin edecekler. Siz de onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar gerçekten murdar kimselerdir. Yaptıklarının cezası olarak nihayet varacakları yer cehennemdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerinden yüz çeviresiniz diye, Allah'a yemin edecekler. Siz de onlardan yüz çeviriniz; çünkü onlar murdar kimselerdir, kazandıklarının cezası olarak varacakları yer de cehennemdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yanlarına döndüğünüz zaman kendilerinden sarfı nazar edesiniz diye size yeminbillah edecekler, siz de kendilerinden sarfı nazar edin, çünkü onlar murdar şeylerdir, kesiblerinin cezası olarak varacakları yer de Cehennemdir

Erhan Aktaş

Onlara döndüğünüz zaman, kendilerinden vazgeçmeniz için Allah'a yemin edecekler. Onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer Cehennem'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara döndüğünüz zaman, kendilerinden vazgeçmeniz için Allah'a yemin edecekler. Onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer Cehennem'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara döndüğünüz zaman, kendilerinden vazgeçmeniz için Allah'a yemin edecekler. Onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer Cehennem'dir.

Fizilal-il Kuran

Savaştan döndüğünüzde kendilerini azarlamayasınız diye size Allah adına yemin edeceklerdir. Onları azarlamayınız, bir şey olmamış gibi davranınız. Çünkü onlar soyut pisliktirler. İşledikleri kötülüklerin karşılığı olarak varacakları yer, cehennemdir.

Gültekin Onan

Onlara geri döndüğünüzde (kalebtüm) kendilerinden vazgeçmeniz için Tanrı'ya and içecekler. Artık siz onlara sırt çevirin. Onlar gerçekten pistirler. Kazanmakta olduklarının bir cezası olarak, barınma yerleri cehennemdir.

Hamdi Döndüren

Onların yanlarına döndüğünüzde, kendilerini suçlamamanız için, Allah’a yemin edeceklerdir. Artık onlardan yüz çevirin, çünkü onlar pisliktirler. Yaptıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir.

Hasan Basri Çantay

Onlar (ın yanın) a döndüğünüz zaman kendilerin (i müahaze) den vaz geçmeniz için Allaha andedecekler. O halde onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. İrtikab edegeldiklerinin cezası olarak varacakları yer de cehennemdir onların.

Hasib Asutay

Onlara geri döndüğünüzde onlardan vazgeçmeniz için size Allah'a yemin edecekler. Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar pistir. (45) Yaptıklarının cezası olarak varacakları yer cehennemdir. (45. Bu âyette münafık 'murdar' sıfatıyla vasıflanmıştır. Çünkü münafık ne mümin gibi imanını ortaya koyabilir ne de kâfir gibi küfrünü açığa vurabilir. Adi menfaatleri için her renge girebilir.)

Hayrat Neşriyat

Onlara döndüğünüz zaman, kendilerin(i kınamak)dan vazgeçesiniz diye, size Allah adına yemîn edecekler. Artık onlardan yüz çevirin! Çünki onlar pisliktir! Kazanmakta oldukları (günahları)na cezâ olarak varacakları yer ise Cehennemdir!

İbni Kesir

Kendilerine döndüğünüz zaman; onlardan vazgeçmeniz için Allah'a yemin edeceklerdir. Öyleyse onlardan yüz çevirin. Çünkü murdardırlar. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer, cehennemdir.

Mehmet Okuyan

Onların yanına döndüğünüz zaman, size kendilerinden (onları cezalandırmaktan) vazgeçmeniz için Allah’a yemin edecekler. Artık onlardan yüz çevirin! Çünkü onlar (manevi olarak) pistir. Kazandıklarına karşılık onların barınağı cehennemdir.

Muhammed Esed

(Ey inananlar,) onlara döndüğünüzde, kendilerini rahat bıraksanız diye, sizi temin etmek için Allaha yemin edecekler. O halde, bırakın peşlerini, çünkü tiksinti veren kimselerdir onlar; ve yapageldiklerinden ötürü varacakları yer cehennemdir onların.

Mustafa İslamoğlu

Dönüp de üzerlerine vardığınızda, sizi baştan savmak için Allah adına size yemin edeceklerdir. Madem öyle, siz de bırakın yakalarını! Çünkü onlar iğrençleşmiş varlıklardır; sonunda yaptıklarına bir karşılık olarak varacakları yer Cehennemdir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Yanlarına döndüğünüz zaman onları muahazeden vazgeçmeniz için size karşı Allah Teâlâ'ya yemin edeceklerdir. Artık onlardan vazgeçiniz. Şüphesiz ki, onlar murdar şeylerdir. Ve onların varacakları yer, kazanır oldukları şeye bir ceza olmak üzere cehennemdir.

Ömer Öngüt

Onların yanına döndüğünüzde, kendilerine çıkışmamanız için Allah'a yemin ederler. Siz onlardan yüz çevirin, çünkü onlar murdardırlar. Yaptıklarının karşılığı olarak, varacakları yer cehennemdir.

Suat Yıldırım

Dönüp yanlarına vardığınız zaman, kendilerini affetmeniz için Allah’a yeminler edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin. Onlara muhatap bile olmayın. Çünkü onlar o kadar murdar kimseler ki, hesap sormak ve azarlamakla yola gelmezler. İşleyip durdukları günahlar sebebiyle onların konutları cehennem olacaktır.

Süleyman Ateş

Siz yanlarına geldiğiniz zaman kendilerinden vazgeçesiniz diye Allah'a yemin edecekler. Onlardan vazgeçin, çünkü onlar murdardır. Kazandıkları işlerin cezası olarak varacakları yer de cehennemdir.

Süleymaniye Vakfı

Yanlarına döndüğünüzde kendilerine ilişmeyesiniz diye Allah'ın adıyla yemin edeceklerdir. Siz onlara ilişmeyin; çünkü onlar birer pisliktir. Elde ettiklerine karşılık varıp kalacakları yer cehennemdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dönüp yanlarına geldiğinizde, kendilerine ilişmeyesiniz diye Allah'a yemin edeceklerdir. Artık onlarla ilginizi kesin. Çünkü her biri birer pisliktir. Hak ettikleri ceza, varıp kalacakları cehennemdir.

Şaban Piriş

Döndüğünüzde onlara ilişmemeniz için Allah'a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin. Onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak barınakları cehennemdir.

Tefhim-ul Kuran

Onlara geri döndüğünüzde kendilerinden vazgeçmeniz için Allah'a and içecekler. Artık siz onlara sırt çevirin. Onlar gerçekten pistirler. Kazanmakta olduklarının bir cezası olarak, onların barınma yerleri cehennemdir.

Ümit Şimşek

Yanlarına döndüğünüz zaman, onlara ilişmemeniz için size Allah adına yeminler edecekler. Siz de onları bırakın. Onlar pisliktir; işleyip durdukları günahların karşılığı olarak varacakları yer de Cehennemdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yanlarına döndüğünüzde kendilerini paylamaktan vazgeçesiniz diye Allah'a yemin edecekler. Vazgeçin onlardan, çünkü hepsi pisliktir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer cehennemdir.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Yanlarına qayıtdığınız zaman onlardan əl çəkəsiniz deyə qarşınızda Allaha and içəcəklər. Siz onlardan üz döndərin. Çünki onlar murdardırlar. Qazandıqları günahların cəzası olaraq sığınacaqları yer Cəhənnəm olacaqdır.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden euch bei Gott beschwören, wenn ihr nach der Schlacht zu ihnen zurückkehrt, daß ihr euch von ihnen abwendet. Wendet euch von ihnen ab! Sie sind unrein. Sie werden in der Hölle enden als Vergeltung für die Untaten, die sie vorsätzlich begangen haben.

Almanca — Der Edle Quran

Sie werden euch bei Allah schwören, wenn ihr zu ihnen zurückgekehrt seid, damit ihr von ihnen ablaßt. So laßt von ihnen ab, denn sie sind ein Greuel! Ihr Zufluchtsort ist die Hölle als Lohn für das, was sie erworben haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie werden euch im Namen ALLAHs schwören, wenn ihr zu ihnen zurückkommt, damit ihr sie nicht behelligt, so behelligt sie nicht! Gewiß, sie sind (wie) die rituelle Unreinheit und ihre Unterkunft ist Dschahannam als Vergeltung für das, was sie zu tun pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They will swear to you with an appeal to Allah when you return to them from battle safe and secure that what they offered you as a reason for claiming exemption was justified; they mean to be exculpated so that you do not censure them or meddle with them with hostile intent. Avoid them O Muhammad and have nothing to do with them. They are morally impure, unhallowed and defiled by sin. Their abode shall be Hell in requital of what their minds and souls have impelled them to do.

Abdul Haleem

When you return to them, they will swear to you by God in order to make you leave them alone- so leave them alone: they are loathsome, and Hell will be their home as a reward for their actions-

Abdullah Yusuf Ali

They will swear to you by Allah, when ye return to them, that ye may leave them alone. So leave them alone: For they are an abomination, and Hell is their dwelling-place,-a fitting recompense for the (evil) that they did.

Abul A'la Maududi

[9:95] When you return to them they will surely swear to you in the name of Allah that you may leave them alone. So do leave them alone; they are unclean. Hell shall be their home, a recompense for what they did.

Aisha Bewley

They will swear to you by Allah when you return to them, so that you leave them alone. Leave them alone, then! They are filth. Their shelter will be Hell as repayment for what they did.

Al-Hilali & Khan

They will swear by Allâh to you (Muslims) when you return to them, that you may turn away from them. So turn away from them. Surely, they are Rijs [i.e. Najas (impure) because of their evil deeds], and Hell is their dwelling place - a recompense for that which they used to earn.

Ali Quli Qarai

They will swear to you by Allah, when you return to them, that you may leave them alone. So leave them alone. They are indeed filth, and their refuge shall be hell, a requital for what they used to earn.

Amatul Rahman Omar

When you go back to them they will certainly swear to you by Allâh (that they had a genuine excuse) so that you may leave them alone (without reproaching them). So let them alone. Surely, they are altogether unclean and their resort is Gehenna; a deserving recompense for what they wont to do.

Arthur John Arberry

They will swear to you by God, when you turn back to them, that you may turn aside from them. So turn aside from them, for they are an abomination, and their refuge is Gehenna -- a recompense for what they have been earning.

Bijan Moeinian

When you return, they will beg you that you leave them alone by the Grace of God. Break off all connections with them as they are nothing but filth. Their residence is Hell which they have earned it.

E. Henry Palmer

They will adjure you by God when ye have come back to them, to turn aside from them; turn ye aside then from them; verily, they are a plague, and their resort is hell! a recompense for that which they have earned!

Edip-Layth

They will swear by God to you when you return to them, so that you may overlook them. So overlook them, for they are tainted, and their destiny is hell as a recompense for what they earned.

George Sale

They will swear unto you by God, when ye are returned unto them, that ye may let them alone. Let them alone therefore, for they are an abomination, and their dwelling shall be hell, a reward for that which they have deserved.

Hamid S. Aziz

They will swear by Allah unto you when you have returned to them, that you may leave them alone. Let them be, for verily, they are polluted (unclean), and their resort is hell, a recompense for that which they have earned!

Mahmoud Ghali

They will soon swear to you by Allah when you turn over to them, that you may veer away from them. So veer away from them, for they are an abomination, and their abode is Hell, a recompense for what they have been earning.

Marmaduke Pickthall

They will swear by Allah unto you, when ye return unto them, that ye may let them be. Let them be, for lo! they are unclean, and their abode is hell as the reward for what they used to earn.

Mohamed Ahmed - Samira

They will beg you in the name of God, on your return, to forgive them; but you keep away from them: They are scum; their abode is Hell: Requital for what they had done.

Muhammad Asad

When you will have returned to them, (O believers,] they will swear to you by God, [repeating their excuses,] with a view to your letting them be. Let them be, then: behold, they are loathsome, and hell is their goal in recompense for what they were wont to do.

Mustafa Khattab

When you return, they will swear to you by Allah so that you may leave them alone. So leave them alone—they are truly evil. Hell will be their home as a reward for what they have committed.

Progressive Muslims

They will swear by God to you, when you return to them, so that you would let them be. So let them be, for they are foul, and their destiny is Hell as a recompense for what they earned.

Sahih International

They will swear by Allah to you when you return to them that you would leave them alone. So leave them alone; indeed they are evil; and their refuge is Hell as recompense for what they had been earning.

Sam Gerrans

They will swear by God to you when you return to them, that you might let them be. So let them be, for they are an abomination, and their shelter is Gehenna; a reward for what they earned.

Shabbir Ahmed

They will swear by Allah, when you return to them, so that you may leave them alone. So leave them alone (9:125). They have blotted their humanity and earned the abode of Hell with their actions.

Syed Vickar Ahamed

When you return to them (the hypocrites), they will swear to you by Allah, that you may leave them alone. So leave them alone: Surely, they are intensely disliked (by Him), and their living-place is Hell— A suitable repayment for the (evil) they did.

Taqi Usmani

They will swear by Allah before you when you will go back to them, so that you may ignore their misdeeds. So, just ignore them. They are filth, and their abode is Jahannam, a recompense for what they used to do.

The Monotheist Group

They will swear by God to you, when you return to them, so that you would let them be. So let them be, for they are tainted, and their destiny is Hell as a recompense for what they earned.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils vous feront des serments par Allah, quand vous êtes de retour vers eux, afin que vous passiez (sur leur tort). Détournez-vous dʹeux. Ils sont une souillure et leur refuge est lʹEnfer, en rétribution de ce quʹils acquéraient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema hûn li wan vegeriyan, ji bo hûn li (guneh û sûcên) wan bibihurin, dê ji we re bi (navê) Xwedê sond bixwin (ku hênceta wan hebûye). Hûn jî berê xwe ji wan vegerînin. Bêguman ew dilpîs in û bi sebûnet a ku kirin cihê wan dojeh e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zullen jullie bij God bezweren, wanneer jullie tot hen weeromkeren, om hen met rust te laten. Laat hen maar met rust; zij zijn een gruwel en hun verblijfplaats is de hel als vergelding voor wat zij begaan hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen, als gij tot hen zijt teruggekeerd, u bij God bezweren, dat gij hen alleen zult laten. Laat hen dus alleen; want zij zijn afschuwelijk, en de hel zal hunne woning zijn, als eene vergelding voor hetgeen zij hebben bedreven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они [лицемеры] будут клясться Аллахом пред вами, когда вы вернетесь к ним (с похода), чтобы вы отвернулись от них [не ругали и не порицали их]. Отвернитесь же от них (с презрением): ведь они – мерзость, и (вечным) прибежищем их (станет) Геенна [Ад], в воздаяние за то, что они приобретали [за неверие и лицемерие]!

Rusça — Osmanov

Они станут вам клясться Аллахом, когда вы возвратитесь к ним [из похода], чтобы вы отстали от них. Отвернитесь же от них, ибо они мерзостны, а прибежищем им будет ад, ибо они этого заслужили.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

När ni återvänder till dem kommer de att svära vid Gud och försäkra er (om sina goda avsikter) för att ni skall lämna dem i fred. Låt dem vara; de är avskum och helvetet skall bli deras sista hemvist - lönen för deras (onda) handlingar.