Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.
اِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي ظِلَالٍ وَعُيُونٍ
inne l-mutteḳīne fī Zilālin ve ǔyūnin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki çekinenler, gölgeliklerdedir ve pınar başlarında,
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki çekinenler, gölgeliklerdedir ve pınar başlarında,
Adem Uğur
Şüphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve pınar başlarında,
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki müttekiler (korunmuşlar), gölgelerin ve kaynakların içindedirler.
Ahmet Tekin
Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler gölgeliklerde, akarsu kıyılarında ve pınar başlarındadır.
Ahmet Varol
Şüphesiz takva sahipleri gölgelerde ve pınar başlarındadırlar.
Ali Bulaç
Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar başlarındadır;
Ali Fikri Yavuz
Doğrusu takva sahibleri, gölgelerle kaynaklarda;
Ali Rıza Safa
Kuşkusuz, sorumluluk bilinci taşıyanlar, gölgelerde ve pınar başlarındadır.
Bayraktar Bayraklı
- Şüphesiz o gün, takva sahipleri, gölgelerde ve pınar başlarında, canlarının çektiğinden çeşit çeşit meyveler arasında olacaklardır.
Bekir Sadak
Allah'a karsi gelmekten sakinmis olanlar, elbette golgeliklerde ve pinar baslarindadirlar.
Celal Yıldırım
Şüphesiz ki muttakîler (Allah'tan saygı ile korkup hile, yalan ve düzenbazlıktan sakınanlar) gölgelikte pınarlar başında, canlarının çektiği meyveler arasındadırlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(41-42) Şüphe yok ki takvâ sahipleri gölgeliklerde ve pınar başlarında canlarının istediği çeşit çeşit meyveler arasında olacaklardır.
Diyanet İşleri
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.
Diyanet İşleri (eski)
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.
Diyanet Vakfi
(41-42) Şüphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve pınar başlarında, canlarının çektiğinden çeşit çeşit meyveler arasında olacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şüphesiz ki takva sahipleri gölgeliklerde pınar başlarında
Elmalılı Hamdi Yazır
Şübhesiz ki (korunan) müttakiler gölgelerde, kaynaklarda
Erhan Aktaş
Takva sahipleri gölgelerde ve pınar başlarındadırlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Takva sahipleri gölgelerde ve pınar başlarındadırlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Takva sahipleri gölgelerde ve pınar başlarındadırlar.
Fizilal-il Kuran
Kötülüklerden sakınanlara gelince anlar ağaç gölgeleri altında ve pınar başlarındadırlar.
Gültekin Onan
Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar başlarındadır.
Hamdi Döndüren
Allah’tan sakınanlar ise gölgeler altında, pınar başlarındadır.
Hasan Basri Çantay
(41-42) Hakıykat, takva saahibleri gölgeler, pınarlar ve canları ne isterse onlardan bir çok meyveler içindedirler.
Hasib Asutay
Şüphesiz (o gün) takva sahipleri gölgelerde ve pınarlar(ın başların)dadırlar.
Hayrat Neşriyat
(41-42) Şübhesiz ki takvâ sâhibleri (ise, o gün) gölgelerde ve pınar başlarında, canlarının çekmekte olduğu meyveler arasındadırlar.
İbni Kesir
Muhakkak ki muttakiler, gölgeliklerde ve pınarlardadırlar.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki muttakîler (duyarlı olanlar), gölgelerde, (su) kaynaklarında ve canlarının çektiği her tür meyve(lik)lerde olacaklardır.
Muhammed Esed
(Ama,) Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, (serin) gölgeler altında ve pınarlar arasında oturacaklar,
Mustafa İslamoğlu
Şüphe yok ki muttakiler (huzur veren) gölgeler altında ve (ebedi saadetin) kaynağında bulunacaklar;
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki, muttakîler ise gölgelerde ve çeşmelerdedirler.
Ömer Öngüt
Muttakiler ise gölgeler altında ve pınar başlarındadırlar.
Suat Yıldırım
Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise o gün gölgeliklerde, pınar başlarındadırlar.
Süleyman Ateş
Korunanlar ise gölgeler altında, çeşme başındadırlar.
Süleymaniye Vakfı
Yanlışlardan sakınanlar ise gölgeliklerde ve pınar başlarında,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kendini koruyanlar gölgeliklere, pınar başlarına gidecekler.
Şaban Piriş
Allah'tan sakınanlar ise gölgeler ve pınar başlarındadır.
Tefhim-ul Kuran
Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar;
Ümit Şimşek
Takvâ sahipleri ise gölgelerde, pınar başlarındadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Takvaya sarılanlar gölgeler altında, su kaynaklarındadır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Şübhəsiz ki, müttəqilər kölgəliklərdə, çeşmələr başında
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Həqiqətən, (o gün) müttəqilər kölgəliklərdə və çeşmələr başında,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Frommen werden sich des Schattens und der Quellen erfreuen
Almanca — Der Edle Quran
Gewiß, die Gottesfürchtigen werden sich in Schatten und an Quellen befinden
Almanca — M. A. Rassoul
Die Gottesfürchtigen werden inmitten von Schatten und Quellen sein
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, die Muttaqi sind heute in Schatten und an Quellen
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But the righteous who keep Allah in mind with bosoms filled with reverential awe are amidst cool shades and spectacular springs,
Abdul Haleem
But those who took heed of God will enjoy cool shade, springs,
Abdullah Yusuf Ali
As to the Righteous, they shall be amidst (cool) shades and springs (of water).
Abul A'la Maududi
Behold, today the God-fearing will be amidst shades and springs,
Aisha Bewley
The people with taqwa will be amid shade and fountains
Al-Hilali & Khan
Verily, the Muttaqûn (the pious. See V.2:2) shall be amidst shades and springs.
Ali Quli Qarai
Indeed the Godwary will be amid shades and springs,
Amatul Rahman Omar
(As for) those who guarded against evil and were dutiful (to God and mankind) they shall, indeed, on that day live in the midst of comforts and (in places with) springs,
Arthur John Arberry
Truly the godfearing shall dwell amid shades and fountains,
Bijan Moeinian
The righteous ones, on the other hand, will enjoy pleasant shades and springs.
E. Henry Palmer
Verily, the pious are amid shades and springs
Edip-Layth
The righteous are among shades and springs.
George Sale
But the pious shall dwell amidst shades and fountains,
Hamid S. Aziz
Surely those who guard against evil shall be amid shades and fountains,
Mahmoud Ghali
Surely the pious will be in shades and springs,
Marmaduke Pickthall
Lo! those who kept their duty are amid shade and fountains,
Mohamed Ahmed - Samira
Those who take heed for themselves and fear God, will be amidst shade and springs of water,
Muhammad Asad
[AS AGAINST this, ] behold, the God-conscious shall dwell amidst [cooling] shades and springs,
Mustafa Khattab
Indeed, the righteous will be amid ˹cool˺ shade and springs
Progressive Muslims
The righteous are among shades and springs.
Sahih International
Indeed, the righteous will be among shades and springs
Sam Gerrans
Those of prudent fear will be among shades and springs,
Shabbir Ahmed
Behold, those who walk aright, are amid shades and springs.
Syed Vickar Ahamed
Verily, as to the righteous (people) they shall be in (cool) shades and springs (of water).
Taqi Usmani
Of course, the God-fearing will be amid shades and streams,
The Monotheist Group
The righteous are among shades and springs.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Les pieux seront parmi des ombrages et des sources
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman ên teqwadar li binê siyan û li serê kaniyan in.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar de godvrezenden zijn in schaduwen en bij bronnen
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar de vrome zal te midden van schaduwen en fonteinen wonen.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, de Moettaqôen verkeren in schaduwen en bij bronnen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, остерегавшиеся (наказания Аллаха) (выполняя то, что Он повелел, и оставляя то, что Он запретил) (окажутся) (в Раю) среди тени (деревьев), и источников (воды),
Rusça — Osmanov
Воистину, богобоязненные будут под сенью [деревьев] и среди источников
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
DE SOM fruktade Gud skall få njuta av (svalkande) skugga bland (porlande) källor,