Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, onların hesabından bir şey (sorumluluk) yoktur. Fakat üzerlerine düşen bir hatırlatmadır. Belki sakınırlar.

وَمَا عَلَى الَّذِينَ يَتَّقُونَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْءٍ وَلٰكِنْ ذِكْرٰى لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

ve mā ǎlā (e)lleƶīne yetteḳūne min Hisābihim min şey'in ve lākin ƶikrā leǎllehum yetteḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve yoktur
2عَلَىǎlāüzerine
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
4يَتَّقُونَyetteḳūneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunanlar
5مِنْmin
6حِسَابِهِمْHisābihimح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.onların hesabından
7مِنْminbir
8شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşey (sorumluluk)
9وَلٰكِنْve lākinama
10ذِكْرٰىƶikrāذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekbir hatırlatmak lazımdır
11لَعَلَّهُمْleǎllehumbelki
12يَتَّقُونَyetteḳūneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunurlar diye

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Çekinenler, onların meclislerinde bulunsalar da onların sorumluluğundan bir şey gelmez kendilerine, üstlerine düşen ödev, çekinsinler, sakınsınlar bu işten diye öğüt vermektir ancak.

Abdulkadir Gölpınarlı

Çekinenler, onların meclislerinde bulunsalar da onların sorumluluğundan bir şey gelmez kendilerine, üstlerine düşen ödev, çekinsinler, sakınsınlar bu işten diye öğüt vermektir ancak.

Adem Uğur

Takvâ sahiplerine, inanmayanların hesabından herhangi bir sorumluluk yoktur. Fakat belki korunurlar diye hatırlatmak gerekir.

Ahmed Hulusi

Korunanlar, onlardan sorumlu değildir. . . Fakat gerçekleri de hatırlatmalılar. . . Belki onlar da korunurlar.

Ahmet Tekin

Allah’a sığınanlara, emirlerine yapışanlara, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, o zâlimlerin, müşriklerin hesabından bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatırlatma, bir öğüttür. Umulur ki, Allah’a sığınırlar, emirlerine yapışırlar, günahlardan arınıp, azaptan korunurlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranırlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olurlar.

Ahmet Varol

Takva sahiplerinin üzerine onların [7] hesaplarından bir şey yoktur. Ancak belki sakınırlar diye bir hatırlatmada bulunmak gerekir.

Ali Bulaç

Korkup sakınanlar üzerinde onların hesabından herhangi bir şey (sorumluluk) yoktur. Ancak (bu,) bir hatırlatmadır. Umulur ki sakınırlar.

Ali Fikri Yavuz

Gerçi Allah’dan korkanlara, o alay edenlerin hesabından bir şey (zarar) düşmez. Fakat müminler üzerine, onlara kötü işlerini hatırlatmak ve nasihat etmek vardır; olur ki sakınırlar.

Ali Rıza Safa

Sorumluluk bilinci taşıyanlara, onların hesabından bir şey yoktur. Yine de öğretmelidirler; böylece, belki sorumluluk bilincine erişirler.

Bayraktar Bayraklı

Takva sahiplerine, inanmayanların hesabından herhangi bir sorumluluk yoktur. Fakat korunurlardiye hatırlatmak gerekir.

Bekir Sadak

Sakinan kimselere, onlarin hesaplarindan bir sorumluluk yoktur. Fakat bir hatirlatmadir; belki sakinirlar.

Celal Yıldırım

Allah'tan korkup kötülüklerden sakınanlar üzerinde onların hesabından bir şey yoktur; fakat bir hatırlatmadır, olur ki sakınırlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Takvâ sahiplerine, onların hesabından bir sorumluluk yoktur. Fakat, belki korunurlar diye hatırlatmak gerekir.

Diyanet İşleri

Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, onların hesabından bir şey (sorumluluk) yoktur. Fakat üzerlerine düşen bir hatırlatmadır. Belki sakınırlar.

Diyanet İşleri (eski)

Sakınan kimselere, onların hesaplarından bir sorumluluk yoktur. Fakat bir hatırlatmadır; belki sakınırlar.

Diyanet Vakfi

Takvâ sahiplerine, inanmayanların hesabından herhangi bir sorumluluk yoktur. Fakat belki korunurlar diye hatırlatmak gerekir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'tan korkanlara o zalimlerin hesabından bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatırlatmadır. Gerekir ki sakınırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'tan korkanlara onların hesabından bir sorumluluk yoktur, ancak bir uyarı olur da belki sakınırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gerçi Allahdan korkanlarla onların hisabından bir şey düşmez velakin bir ıhtar olur, belki sakınırlar

Erhan Aktaş

Takva sahibi kimselere, onların hesaplarından bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatırlatmadır, belki korunurlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Takva sahibi kimselere, onların hesaplarından bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatırlatmadır, belki korunurlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Takva sahibi kimselere, onların hesaplarından bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatırlatmadır, belki korunurlar.

Fizilal-il Kuran

Gerçi günahlardan sakınanlara onların hesabından hiçbir sorumluluk düşmez. Fakat söz konusu olan hatırlatmadır... Ola ki, sakınırlar.

Gültekin Onan

Korkup sakınanlar üzerinde onların hesabından her hangi birşey (sorumluluk) yoktur. Ancak (bu) bir hatırlatmadır. Umulur ki sakınırlar.

Hamdi Döndüren

Onların görülecek işlerinden, (Allah’tan) sakınanlara hiçbir şey düşmez. Fakat onlara öğüt vermek gerekir. Belki sakınırlar!

Hasan Basri Çantay

Onların hesabından hiç bir şey takvaada sebat edenlerin üstüne (lazım) değil. Fakat (uhdelerine düşen) bir nasıyhatdir. Olur ki sakınırlar.

Hasib Asutay

Takva sahiplerine, o (inanmaya)nların hesabından herhangi bir şey (sorumluluk) yoktur. Fakat belki sakınırlar diye (bu) bir hatırlatmadır.

Hayrat Neşriyat

Hem (Allah’a karşı gelmekten) sakınmakta olanlara onların (o kâfirlerin)hesâbından birşey yoktur; fakat (mü’minler için, onlara iyiliği emretmek cihetiyle) bir hatırlatmak (borcu) vardır! Tâ ki onlar (da) sakınsınlar.

İbni Kesir

Allah'tan sakınanlara; onların hesabından bir şey yoktur, fakat bir öğüttür. Olur ki, sakınırlar.

Mehmet Okuyan

Takvâ (duyarlılık) sahiplerine, onların (inkârcıların) hesabından herhangi bir şey (sorumluluk) yoktur. Fakat umulur ki takvâlı (duyarlı) olurlar diye (gerçekleri onlara) hatırlatmak (gerekir).

Muhammed Esed

çünkü Allaha karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar onlardan hiçbir şekilde mesul değildirler. Böyleleri sadece (günahkarlara) nasihatte bulunmakla yükümlüdürler, belki böylece berikiler Allaha karşı sorumluluklarının bilincine varırlar.

Mustafa İslamoğlu

Gerçi, sorumluluk bilincini kuşananlar onlardan hiçbir şekilde sorumlu değildirler; fakat bir hatırlatmadır, umulur ki sorumluluk bilincini kuşanırlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve muttakî olanların üzerine onların hesabından bir şey yoktur. Fakat bir öğüttür, olabilir ki, onlar sakınırlar.

Ömer Öngüt

Allah'tan korkanlara, o kâfirlerin hesabından bir şey yoktur. Sadece hatırlatmak gerekir. Umulur ki korkarlar.

Suat Yıldırım

Allah’ın azabından sakınan müttakilere, iman etmeyenlerin hesabından dolayı bir sorumluluk yoktur. Fakat uhdelerine düşen, belki onlar da inanıp küfürden ve cehennemden sakınırlar diye, bir nasihattan ibarettir.

Süleyman Ateş

Korunanlara, o(inanmaya)nların hesabından bir sorumluluk yoktur, ama belki (inanıp) korunurlar diye bir hatırlatmak lazımdır.

Süleymaniye Vakfı

Onların hesabından hiçbir şey yanlışlardan sakınanlara yüklenmez. Ama (kalkıp gitmeniz) bir hatırlatma olur. Belki yanlışlardan sakınırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'tan çekinerek kendini koruyanlara onların hesabı sorulmaz ama bu, kendilerini korusunlar diye onlara yapılan bir hatırlatmadır.

Şaban Piriş

Allah'tan korkanlara, zalimlerin hesabından hiç bir sorumluluk yoktur. Fakat, onların da Allah'tan korkmaları için bir hatırlatma vardır.

Tefhim-ul Kuran

Korkup sakınanlar üzerinde onların hesabından herhangi bir şey (sorumluluk) yoktur. Ancak (bu,) bir hatırlatmadır. Umulur ki korkup sakınırlar.

Ümit Şimşek

Sakınanlar için, onların günahından bir sorumluluk yoktur; lâkin yine bir uyarı gerekir-bakarsınız, onlar da sakınırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'tan korkanlara onların hesabından bir şey yoktur ama yine de bir hatırlatma olmalı. Belki sakınırlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Müttəqilər onların törətdiklərinə görə azca da olsa məsuliyyət daşımırlar. Lakin xatırlatmaq lazımdır ki, bəlkə Allahdan qorxalar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Müttəqilərə onların (iman gətirməyənlərin) əməllərindən heç bir günah gəlməz. Lakin bu, bir öyüddür ki, bəlkə, (kafirlər onun təʼsirilə) pis əməllərdən çəkinsinlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Gottesfürchtigen tragen nicht die Verantwortung für die Sünden dieser Übeltäter. Aber sie müssen sie an Gott und Seine Offenbarung erinnern, auf daß sie Gott fürchten mögen.

Almanca — Der Edle Quran

Denjenigen, die gottesfürchtig sind, obliegt in keiner Weise, sie zur Rechenschaft zu ziehen, sondern nur die Ermahnung, auf daß sie gottesfürchtig werden mögen.

Almanca — M. A. Rassoul

Den Gottesfürchtigen obliegt nicht die Verantwortung für jene, sondern nur das Ermahnen, auf daß jene gottesfürchtig werden mögen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Diejenigen, die Taqwa gemäß handeln, verantworten von ihrer Rechenschaft nichts, doch (sie haben die Pflicht) zur Ermahnung, damit sie (die Lästerer) Taqwa suchen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Those who entertain the profound reverence dutiful to Allah are in no way accountable to Allah for the deeds or actions of the wrongful However they should put them in mind of the truth hoping to bring them to their senses and. Induce them to entertain the profound reverence dutiful to Allah.

Abdul Haleem

The righteous are not in any way held accountable for the wrongdoers; their only duty is to remind them, so that they may be mindful of God.

Abdullah Yusuf Ali

On their account no responsibility falls on the righteous, but (their duty) is to remind them, that they may (learn to) fear Allah.

Abul A'la Maududi

For those who are God-fearing are by no means accountable for the others except that it is their duty to adinonish them; maybe then, they will shun evil.

Aisha Bewley

Abandon those who have turned their deen into a game and a diversion and who have been deluded by the life of this world. Remind by it lest a person is delivered up to destruction for what he has earned with no protector or intercessor besides Allah. Were he to offer every kind of compensation, it would not be accepted from him. Such people are delivered up to destruction for what they have earned. They will have scalding water to drink and a painful punishment because they were kafir.

Al-Hilali & Khan

Those who fear Allâh, keep their duty to Him and avoid evil are not responsible for them (the disbelievers) in any case, but (their duty) is to remind them, that they may fear Allah (and refrain from mocking at the Qur’ân). [The provision of this Verse was abrogated by the Verse 4:140].

Ali Quli Qarai

Those who are Godwary are in no way accountable for them, but this is merely for admonition’s sake, so that they may beware.

Amatul Rahman Omar

Those who guard against evil are not in the least accountable for these (evil doers). They are only to admonish (them) so that they may too guard against evil.

Arthur John Arberry

Nothing of their account falls upon those that are godfearing; but a reminding; haply they will be godfearing.

Bijan Moeinian

The righteous people are surely not responsible for the mockery of the disbelievers. However, if they admonish the disbelievers, the latter may come to their senses.

E. Henry Palmer

Those who fear are not bound to take account of them at all, but mind!- haply they may fear.

Edip-Layth

Those who are aware are not held accountable for them, but a reminder may help them to be aware.

George Sale

And those who are righteous are not at all accountable for them, but their duty is to admonish them that they may fear Allah.

Hamid S. Aziz

Those who fear (or avoid evil, the righteous) are not accountable for them at all, but remind them (or give them the Reminder, i. e. the teachings of the Quran) that per chance (or possibly) they may learn to fear (Allah).

Mahmoud Ghali

And in no way are the ones who are pious (responsible) for their reckoning in anything. But (it is only) a Reminding, that possibly they would be pious.

Marmaduke Pickthall

Those who ward off (evil) are not accountable for them in aught, but the Reminder (must be given them) that haply they (too) may ward off (evil).

Mohamed Ahmed - Samira

As for the heedful and devout, they are not accountable for them, but should give advice: They may haply come to fear God.

Muhammad Asad

for whom those who are conscious of God are in no wise accountable. Theirs, however, is the duty to admonish [the sinners], so that they might become conscious of God.

Mustafa Khattab

Those mindful ˹of Allah˺ will not be accountable for those ˹who ridicule it˺ whatsoever—their duty is to advise, so perhaps the ridiculers will abstain.

Progressive Muslims

And the righteous are not required to take responsibility for them, but a reminder so perhaps they will be aware.

Sahih International

And those who fear Allah are not held accountable for the disbelievers at all, but [only for] a reminder - that perhaps they will fear Him.

Sam Gerrans

And not upon those of prudent fear is any account for them in anything but a reminder, that they might be in prudent fear.

Shabbir Ahmed

Those who walk aright bear no responsibility for them, except decent follow up reminders, so that the fellow human beings might reflect and come to walk the Right Path.

Syed Vickar Ahamed

On their account no responsibility falls on the righteous, but (it) is to remind them that they may (learn to) fear Allah.

Taqi Usmani

Those who fear Allah are not responsible for any (evil) act in the account of these (infidels), except for advising them, so that they may be careful.

The Monotheist Group

And those who are righteous are not responsible for their judgement, but to remind; perhaps they will be aware.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il nʹincombe nullement à ceux qui sont pieux de rendre compte pour ces gens là. Mais cʹest à titre de rappel. Peut-être craindront-ils (Allah).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji hesabê (gunehê) wan ên ku xwe noqî (mijûliyê) dikin ji bo wan ên ku hay ji ferman û qedexeyên Xwedê hebin re tu guneh nîn e (wextê digel wan rûnenin). Lê bele da ku ew xwe biparêzin şîret lazim e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die godvrezend zijn hoeven van hen geen enkele rekenschap te vragen. Het is echter een vermaning; misschien zullen zij godvrezend worden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Men zal er geene rekenschap voor vragen aan hen, die God vreezen, doch zij dienen zich te herinneren, dat zij God vreezen.

Hollandaca — Siregar

En degenen die (Allah) vrezen zijn in niets verantwoordelijk voor hun rekening, maar het is een vermaning. Hopelijk zullen zij (Allah) vrezen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

На тех, которые остерегаются (наказания Аллаха) [которые исполняют Его повеления и отстраняются от того, что Он запретил], нисколько (не лежит ответственность) за расчет с ними [они не будут отвечать за грехи тех, которые насмехаются над аятами Корана], а (на них лежит ответственностью) только напоминание, чтобы они (затем) стали остерегаться (наказания Аллаха) (и удержались от своих лживых речей)!

Rusça — Osmanov

Те, кто богобоязнен, нисколько не в ответе за деяния нечестивцев, однако им надлежит увещевать их: быть может, они станут богобоязненными.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De gudfruktiga är inte i något avseende ansvariga för dem, men de skall påminna och varna dem - kanske kommer de att frukta Gud.