Gözler O'nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder. O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.
لَا تُدْرِكُهُ الْاَبْصَارُ وَهُوَ يُدْرِكُ الْاَبْصَارَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ
lā tudrikuhu l-ebSāru ve huve yudriku l-ebSāra ve huve l-leTīfu l-ḣabīru
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | لَا | lā | — | |
| 2 | تُدْرِكُهُ | tudrikuhu | د ر كTakip etmek, izlemek, yakından takip etmek. | O'nu görmez |
| 3 | الْاَبْصَارُ | l-ebSāru | ب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı | gözler |
| 4 | وَهُوَ | ve huve | ve O | |
| 5 | يُدْرِكُ | yudriku | د ر كTakip etmek, izlemek, yakından takip etmek. | görür |
| 6 | الْاَبْصَارَ | l-ebSāra | ب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı | gözleri |
| 7 | وَهُوَ | ve huve | ve O | |
| 8 | اللَّطِيفُ | l-leTīfu | ل ط فİnce, narin, zarif, nezaket, şık, nazik, kibar, güzel, hoş, okşamak/rahatlatmak, hediye/armağan olma durumu. | latiftir |
| 9 | الْخَبِيرُ | l-ḣabīru | خ ب رBilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık. | herşeyi haber alandır |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Gözler onu göremez, o, gözleri görür, odur lütfü bol ve her şeyden haberdar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Gözler onu göremez, o, gözleri görür, odur lütfü bol ve her şeyden haberdar.
Adem Uğur
Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.
Ahmed Hulusi
Ebsar (görme - değerlendirme organları) O'nu idrak edemez; O, ebsarı idrak eder (değerlendirir)! "HU"; Latiyf'tir, Habiyr'dir.
Ahmet Tekin
'Allah, gözleri ve akılları denetim ve idraki içine alırken, gözler Allah’ı dünyada göremez, akıllar dünyada ve âhirette Allah’ı kavrayamaz. O hikmetine nüfuz edilmeyen yüce varlıktır ve gizli-açık her şeyden haberdardır.'
Ahmet Varol
Gözler onu idrak edemez. O ise gözleri idrak eder. O latiftir, her şeyden haberdardır.
Ali Bulaç
Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır.
Ali Fikri Yavuz
Hiç bir göz onu dünyada ihata ve idrak edemez. Fakat O, (ilmiyle) bütün gözleri (varlıkları) ihata eder. O, bütün incelikleri bilir, her şeyden haberdardır.
Ali Rıza Safa
O'nu, gözler kavrayamaz. Oysa O, tüm gözlere erişir. Çünkü O, En İnce Ayrıntılarla Gerçekleştirendir; Haberlidir.
Bayraktar Bayraklı
Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.
Bekir Sadak
Gozler O'nu gormez,O butun gozleri gorur. O Latif'tir, haberdardir.
Celal Yıldırım
Gözler O'nu kuşatıp göremez ; O, gözleri görüp kuşatır. O, lütuf sahibidir ve her şeyden haberlidir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Gözler O’nu idrak edemez, hâlbuki O gözleri idrak eder. O en ince şeyleri bilir ve her şeyden haberdardır.
Diyanet İşleri
Gözler O'nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder. O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.
Diyanet İşleri (eski)
Gözler O'nu görmez, O bütün gözleri görür. O Latif'tir, haberdardır.
Diyanet Vakfi
Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Gözler onu göremez, O ise bütün gözleri görür; O, lütuf sahibidir, her şeyden haberlidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O'nu gözler algılamaz, O ise bütün gözleri idrak eder. O öyle latif ve öyle herşeyden haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
onu gözler idrak etmez, gözleri o idrak eder, öyle latif öyle habir o
Erhan Aktaş
Gözler O'nu idrak edemez; O, gözleri idrak eder. O, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Gözler O'nu idrak edemez; O, gözleri idrak eder. O, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Gözler O'nu idrak edemez; O, gözleri idrak eder. O, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
Fizilal-il Kuran
Gözler O'nu görmez, fakat O gözleri görür. O latiftir (algılanamaz) ve her şeyden haberdardır.
Gültekin Onan
Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O latif olandır, haberdar olandır.
Hamdi Döndüren
Gözler O’na yetişmez, O ise gözlere yetişir. O, eşyayı iyi bilen, her şeyden çok iyi haberdar olandır.
Hasan Basri Çantay
Ona gözler erişemez. O (nun ilmi) ise bütün gözleri ihaata eder. O, (kulları hakkında) gerçek rıfk-u lutf saahibidir. (Her şeyden de) haberdardır.
Hasib Asutay
Gözler O'nu algılayamaz, O, gözleri algılar. (30) O, her şeyin inceliklerini bilen, her şeyden haberdar olandır. (30. 'Gözler O'nu algılamaz' demek O'nun zatını ve mahiyetini idrak edemez demektir. Zira Ehl-i Sünnete göre dünyada Allah'ı görmek mümkün değilse de müminler cennette Allah'ı göreceklerdir.)
Hayrat Neşriyat
Gözler O’nu idrâk edemez; fakat O, gözleri idrâk eder. Çünki O, Latîf (bütün incelikleri bilen ve nüfûz eden)dir, Habîr (herşeyden haberdâr olan)dır.
İbni Kesir
Gözler; O'na erişemez. O ise, bütün gözlere erişir. Ve O; Latif, Habir'dir.
Mehmet Okuyan
Gözler O’nu idrak edemez (göremez); (oysa) O, gözleri idrak eder (görür). O derin bilgi sahibidir, (her şeyden) haberdardır.
Muhammed Esed
Hiçbir beşeri görüş ve tasavvur Onu kuşatamaz, halbuki O her türlü beşeri görüş ve tasavvuru çevreleyip kuşatır: zira yalnız Odur (hikmetine) tam nüfuz edilemez olan, her şeyden haberdar bulunan.
Mustafa İslamoğlu
Hiçbir beşeri görüş ve tasavvur O'nu kuşatamaz, fakat O her türlü beşeri görüş ve tasavvuru çepeçevre kuşatır: Yalnızca O'dur her şeye nüfuz eden, her şeyden haberdar olan.
Ömer Nasuhi Bilmen
Gözler O'nu (görüp) idrak edemez. O ise bütün gözleri idrak eder. Ve O latîftir, habîrdir.
Ömer Öngüt
Hiçbir göz O'na erişemez, ihata ve idrak edemez. Fakat O bütün gözleri ihata eder. O Lâtif'tir, her şeyden haberdardır.
Suat Yıldırım
Gözler O’na erişemez. O’nun ilmi ise bütün gözleri ihata eder.(Gözlerin görmediği her şeye nüfuz eden, her şeyden haberdar olan) latîf ve habîr O’dur.
Süleyman Ateş
Gözler O'nu görmez, O gözleri görür; O latif (gözle görülmez veya lutuf sahibi), herşeyi haber alandır.
Süleymaniye Vakfı
Hiçbir bakış Allah'ı tam olarak kavrayamaz ama o, bütün bakışları kavrar. O, lütufkardır ve her şeyin iç yüzünü bilir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Gözler O'nu kuşatamaz ama O, gözleri kuşatır. O nazik davranır, her şeyin iç yüzünü bilir.
Şaban Piriş
Gözler O'nu idrak edemez. O, gözleri idrak eder. O, lütfedendir, haberdar olandır.
Tefhim-ul Kuran
Gözler O'nu idrak edemez; O gözleri idrak eder; O Latif'tir, herşeyden haberdardır.
Ümit Şimşek
Gözler Onu göremez; fakat O gözleri görür. Onun ilmi herşeyin bütün inceliklerine nüfuz eder; O herşeyden haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Gözler onu fark edip kavrayamaz. Oysaki O, gözleri görür/bilir. O Latif'tir, lütfu çok olduğu halde kendisi görülemez; Habir'dir, her şeyden haberdardır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Gözlər Onu dərk etmir. O isə gözləri dərk edir. O, Lətifdir, hər şeydən Xəbərdardır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Gözlər Onu (görüb) dərk etməz. O, gözləri dərk edər. O, lətifdir (cismlikdən uzaqdır), (hər şeydən) xəbərdardır!
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Die Augen sehen Ihn nicht; Er aber sieht sie und weiß genau, um sie Bescheid. Die Sinne erfassen Ihn nicht, aber Sein Wissen umfaßt alles.
Almanca — Der Edle Quran
Die Blicke erfassen Ihn nicht, Er aber erfaßt die Blicke. Und Er ist der Feinfühlige und Allkundige.
Almanca — M. A. Rassoul
Blicke können Ihn nicht erreichen, Er aber erreicht die Blicke. Und Er ist der Allgütige, der Allkundige.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
He is not apprehended by sight whereas He comprehends all that is displayed to the bodily eye and all that is brought before the mind’s eye, and He is the Gracious Who gives His servants an understanding heart, and He is AL-Latif (Kind) and Al- Khabir.
Abdul Haleem
No vision can take Him in, but He takes in all vision. He is the All Subtle, the All Aware.
Abdullah Yusuf Ali
No vision can grasp Him, but His grasp is over all vision: He is above all comprehension, yet is acquainted with all things.
Abul A'la Maududi
No visual perception can encompass Him, even though He encompasses all visual perception. He is the All-Subtle, the All-Aware.
Aisha Bewley
Eyesight cannot perceive Him but He perceives eyesight. He is the All-Penetrating, the All-Aware.
Al-Hilali & Khan
No vision can grasp Him, but He grasps all vision. He is Al-Latîf (the Most Subtle and Courteous), Well-Acquainted with all things.
Ali Quli Qarai
The sights do not apprehend Him, yet He apprehends the sights, and He is the All-attentive, the All-aware.
Amatul Rahman Omar
The physical vision comprehends Him not, but He comprehends all visions, He is the All-Subtle Being (incomprehensible and imperceptible), the All-Aware.
Arthur John Arberry
The eyes attain Him not, but He attains the eyes; He is the All-subtle, the All-aware.
Bijan Moeinian
No eye is capable of seeing Him; yet He sees everything. He is the Most Sensitive and the Most Knowledgeable.
E. Henry Palmer
Sight perceives Him not, but He perceives men's sights; for He is the subtle, the aware.
Edip-Layth
The eyesight cannot reach Him, yet He can reach all eyesight; and He is the Subtle, the Ever-aware.
George Sale
Eyes cannot reach Him but He reaches the eyes. And He is the incomprehensible, the All-Aware.
Hamid S. Aziz
Vision comprehends Him not, but He comprehends all vision, for He is the Subtle, the Aware.
Mahmoud Ghali
Beholdings (i. e., eyesights) cannot perceive Him, and He perceives be holdings and He is The Ever-Kind, The Ever-Cognizant.
Marmaduke Pickthall
Vision comprehendeth Him not, but He comprehendeth (all) vision. He is the Subtile, the Aware.
Mohamed Ahmed - Samira
No eyes can penetrate Him, but He penetrates all eyes, and He knows all the mysteries, for He is all-knowing.
Muhammad Asad
No human vision can encompass Him, whereas He encompasses all human vision: for He alone is unfathomable, all-aware.
Mustafa Khattab
No vision can encompass Him, but He encompasses all vision. For He is the Most Subtle, All-Aware.[1]
Progressive Muslims
The eyesight cannot reach Him, yet He can reach all eyesight; and He is the Subtle, the Expert.
Sahih International
Vision perceives Him not, but He perceives [all] vision; and He is the Subtle, the Acquainted.
Sam Gerrans
Vision comprehends Him not, but He comprehends vision; He is the Subtle, the Aware.
Shabbir Ahmed
No vision can encompass Him while He encompasses all vision. He is Subtile, Unfathomable, and therefore beyond physical perception. He is Aware of the minutest details.
Syed Vickar Ahamed
No vision can hold Him but His grasp is over all (the) vision: He is the Subtle (Al-Lateef) beyond any understanding yet He is All Aware (Khabeer) of all things.
Taqi Usmani
No vision can comprehend Him, and He comprehends all visions, and He is Absolutely Subtle, All-Aware.
The Monotheist Group
The eyesight cannot reach Him, yet He can reach all eyesight; and He is the Subtle, the Expert.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Les regards ne peuvent lʹatteindre, cependant quʹIl saisit tous les regards. Et Il est le Doux, le Parfaitement Connaisseur.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Çav tênagihîjin (ku Xwedê bibînin). Ew bi xwe çavan (û her tiştî) dibîne. Helbet yê hûrbîn û kûrbîn û bi her tiştî agahdar her Ew e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hem bereiken de blikken niet, maar Hij bereikt de blikken wel. En Hij is de welwillende, de welingelichte.
Hollandaca — Salomo Keyzer
De blikken der menschen kunnen hem niet bereiken. Hij bereikt alle blikken. Hij is de barmhartige, de wijze.
Hollandaca — Siregar
Geen blik kan Hem bereiken, maar Hij bereikt de blik (van iedereen); en Hij is de Zachtmoedige, de Alwetende.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Не постигают Его взоры [не достигают взоры до Него в этом мире [[Верующие увидят своего Господа в Вечной жизни, но при этом они не охватят Его взором.]] и в Вечной жизни не объемлют Его], а (Сам) Он постигает взоры; и (ведь) Он – Добрый (к Своим рабам) (и) Всеведающий!
Rusça — Osmanov
Ни один взор не постигает Его, а Он постигает [все, что постигают] взоры. Он - проницательный, сведущий [обо всем сущем].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Människans öga ser Honom inte, men Han ser allt vad ett människoöga kan se. Han är den Outgrundlige som genomskådar allt och är underrättad om allt.