Allah, kendi katından bir lütuf ve nimet olarak böyle yaptı. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir

فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَنِعْمَةً وَاللّٰهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

feDlen mine (a)llahi ve niǎ'meten ve(a)llahu ǎlīmun Hakīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَضْلًاfeDlenف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmekbir lutuftur
2مِنَmine-tan
3اللّٰهِ(a)llahiAllah-
4وَنِعْمَةًve niǎ'metenن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ve nimetdir
5وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
6عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir
7حَكِيمٌHakīmunح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hakimdir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'tan bir lütuf ve bir nîmet olarak ve Allah, her şeyi bilir, hüküm sâhibidir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼtan bir lütuf ve bir nîmet olarak ve Allah, her şeyi bilir, hüküm sâhibidir.

Adem Uğur

Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah alîmdir, hakîmdir.

Ahmed Hulusi

Allah'tan bir lütuf ve bir nimet olarak. . . Allah, Aliym'dir, Hakiym'dir.

Ahmet Tekin

Bunlar, Allah’tan birer lütuf ve nimettir. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.

Ahmet Varol

(Bu) Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah bilendir, hikmet sahibidir.

Ali Bulaç

Allah'tan bir fazl (bir ihsan ve lütuf) ve bir nimet olarak. Allah, bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Fikri Yavuz

Bu, Allah’dan bir fazilet ve bir nimettir. Allah Alîm’dir= her şeyi noksansız bilir, Hakîm’dir= bütün işlerde hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Allah tarafından bir lütuf ve nimet olarak. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Allah, bunu katından bir lütuf ve nimet olarak yapmıştır. Allah her şeyi bilir ve her işinde hikmet vardır.

Bekir Sadak

(7-8) Bilin ki, icinizde Allah'in peygamberi bulunmaktadir. Eger o, bir cok islerde size uymus olsaydi suphesiz kotu duruma duserdiniz; ama Allah size imani sevdirmis, onu gonullerinize guzel gostermis; inkarciligi, yoldan cikmayi ve bas kaldirmayi size igrenc gostermistir. iste boyle olanlar, Allah katindan bir lutuf ve nimet sayesinde dogru yolda bulunanlardir. Allah bilendir, Hakim'dir.

Celal Yıldırım

(7-8) Bilin ki, içinizde Allah'ın Peygamberi bulunuyor. Eğer O, birçok işlerde size uymuş olsaydı, elbette sıkıntıya uğrar, kötü duruma düşerdiniz. Ne var ki, Allah, imânı size çok sevdirdi de onu kalbinizde süsleyip çekici kıldı. (Buna karşılık) küfrü, dinî ve ahlâkî sınırları aşmayı, baş kaldırıp itaatsizlikte bulunmayı size çirkin ve tiksindirici göstermiştir. İşte bu ölçüde olanlar, Allah'tan geniş lütuf, bol ihsan ve bir nîmet olarak doğru yolda bilerek yürüyenlerdir. Allah, bilendir ve hikmet sahibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(7-8) Bilin ki Allah’ın elçisi aranızdadır. Birçok durumda o sizin dediklerinizi yapsaydı işiniz kötüye giderdi, fakat Allah size imanı sevdirdi ve onu gönlünüze sindirdi; inkârcılığı, yoldan çıkmayı ve emre aykırı davranmayı da size çirkin gösterdi. Allah tarafından bahşedilmiş bir lutuf, bir nimet olarak doğru yolu bulmuş olanlar işte onlardır (bu vasıflara sahip olan sizlersiniz). Allah her şeyi bilmekte, yerli yerince yapmaktadır.

Diyanet İşleri

Allah, kendi katından bir lütuf ve nimet olarak böyle yaptı. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir

Diyanet İşleri (eski)

(7-8) Bilin ki, içinizde Allah'ın Peygamberi bulunmaktadır. Eğer o, bir çok işlerde size uymuş olsaydı şüphesiz kötü duruma düşerdiniz; ama Allah size imanı sevdirmiş, onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkarcılığı, yoldan çıkmayı ve baş kaldırmayı size iğrenç göstermiştir. İşte böyle olanlar, Allah katından bir lütuf ve nimet sayesinde doğru yolda bulunanlardır. Allah bilendir, Hakim'dir.

Diyanet Vakfi

Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah alîmdir, hakîmdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah herşeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(7-8) Hem biliniz ki, içinizde Allah'ın peygamberi vardır. Şayet o, birçok işlerde size itaat etseydi, haliniz yaman olurdu. Fakat Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsledi; küfrü, yoldan çıkmayı ve isyanı size çirkin gösterdi. İşte onlar, Allah'ın lütfu ve nimeti ile doğru yola ermiş olanlardır. Allah, her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte onlardır ki Allahın fadl-u ni'metiyle rüşde irmişlerdir ve Allah alimdir, hakimdir

Erhan Aktaş

Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Fizilal-il Kuran

Bu size Allah'ın bir lütuf ve nimetidir Allah bilendir, hakimdir.

Gültekin Onan

Tanrı'dan bir fazl (bir ihsan ve lütuf) ve bir nimet olarak. Tanrı, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hamdi Döndüren

Bu, Allah’ın bir lütfu ve nimetidir. Allah çok iyi bilen, tam hüküm ve hikmet sahibi olandır.

Hasan Basri Çantay

(Size küfrü, faasıklığı, isyanı çirkin göstermesi sırf) Allahdan bir fazl (u kerem) ve ni'met olmak içindir. Allah hakkıyle bilendir, yegane hukum ve hikmet saahibidir.

Hasib Asutay

(Bu) Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hayrat Neşriyat

(Bu,) Allah’dan bir lütuf ve bir ni'mettir. Allah ise, Alîm (herşeyi hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

İbni Kesir

Allah'tan bir lutuf ve nimet olarak. Ve Allah Alim'dir, Hakimdir.

Mehmet Okuyan

(Bu), Allah’tan bir lütuf ve nimet olarak (böyledir). Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Muhammed Esed

Allah'ın nimeti ve lütfu sayesinde; ve Allah her şeyi bilendir, hikmet Sahibidir.

Mustafa İslamoğlu

Allah'ın lutfu ve nimeti sayesinde: zaten Allah her şeyi bilir, her hükmünde tam isabet kaydeder.

Ömer Nasuhi Bilmen

Öyle bir yola gidiş ise Allah Teâlâ tarafından bir lütuftur ve bir nîmettir ve Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.

Ömer Öngüt

Bu, Allah'tan bir lütuf ve nimettir. Allah çok iyi bilendir, hükmünde hikmet sahibidir.

Suat Yıldırım

(7-8) İyi düşünün ki Allah’ın Resulü sizin aranızda bulunmaktadır. Şayet o birçok işte size uysaydı, haliniz yaman olurdu. Ama Allah size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde güzelleştirdi; inkârdan, fâsıklıktan ve isyandan ise sizi iğrendirdi. İşte Allah’tan bir lütuf ve nimet olarak doğru yolda yürüyenler onlardır. Allah her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleyman Ateş

(Bu) Allah'ın bir lutuf ve ni'metidir. Allah bilendir, hakimdir.

Süleymaniye Vakfı

Allah bunları kendisinden bir lütuf ve nimet olarak yaptı. Allah, daima bilen ve kararları doğru olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu, Allah'ın iyiliğinden ve nimetinden yararlanmanız içindir. Allah bilir, doğru kararlar verir.

Şaban Piriş

Allah'tan bir fazilet ve nimet sayesinde. Allah, alimdir, hakimdir.

Tefhim-ul Kuran

Allah'tan bir fazl (bir ihsan ve lütuf) ve bir nimet olarak. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ümit Şimşek

Bu Allah tarafından bir lütuf ve nimettir. Allah ise herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'tan bir lütuf ve nimet olarak. Alim'dir Allah, Hakim'dir.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bu isə Allah dərgahından olan lütf və neʼmət sayəsindədir. Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Das ist eine Huld von Gott und eine Gnade. Gottes Wissen und Weisheit sind unermeßlich.

Almanca — Der Edle Quran

Dies als Huld und Gunst von Allah. Und Allah ist Allwissend und Allweise.

Almanca — M. A. Rassoul

durch die Huld und die Gnade Allahs. Und Allah ist Allwissend, Allweise.

Almanca — Muhammad Zaidan

Es ist eine Gunst von ALLAH und Wohltat. Und ALLAH ist allwissend, allweise.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

This is Allah's divine influence operating in men to regenerate and sanctify, to impart strength to endure trial and resist temptation; an efficacious grace effecting the end for which it is given; Allah is Alimun and Hakimun (Wise).

Abdul Haleem

through God’s favour and blessing: God is all knowing and all wise.

Abdullah Yusuf Ali

A Grace and Favour from Allah; and Allah is full of Knowledge and Wisdom.

Abul A'la Maududi

by Allah's favour and bounty. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Aisha Bewley

It is a great favour from Allah and a blessing. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

(This is) a Grace from Allâh and His Favour. And Allâh is All-Knowing, All-Wise.

Ali Quli Qarai

—a grace and blessing from Allah, and Allah is all-knowing, all-wise.

Amatul Rahman Omar

This is sheer Allâh's grace and His favour. And Allâh is All-Knowing, All-Wise.

Arthur John Arberry

by God's favour and blessing; God is All-knowing, All-wise.

Bijan Moeinian

This is, indeed, God’s grace and favor to you; know that God is the Most Knowledgeable, the Most Wise.

E. Henry Palmer

grace from God and favour! and God is knowing, wise.

Edip-Layth

Such is the grace from God and a blessing. God is Knowledgeable, Wise.

George Sale

through mercy from God, and grace: And God is knowing, and wise.

Hamid S. Aziz

It is a grace and a favour from Allah; and Allah is Knowing, Wise.

Mahmoud Ghali

By a Grace from Allah and a Favor; and Allah is Ever-Knowing, Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

(It is) a bounty and a grace from Allah; and Allah is Knower, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

By God's benevolence and His grace. God is all-knowing and all-wise.

Muhammad Asad

through God’s bounty and favour; and God is all-knowing, truly wise.

Mustafa Khattab

˹This is˺ a bounty and a blessing from Allah. And Allah is All-Knowing, All-Wise.

Progressive Muslims

Such is the grace from God and a blessing. God is Knowledgeable, Wise.

Sahih International

[It is] as bounty from Allah and favor. And Allah is Knowing and Wise.

Sam Gerrans

As bounty and favour from God; and God is knowing and wise.

Shabbir Ahmed

A Bounty and Bliss from Allah, and Allah is Knower, Wise.

Syed Vickar Ahamed

A Grace and Favor from Allah; And Allah is All Knowing (Aleem), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

as a grace from Allah, and as a blessing. And Allah is All-Knowing, All-Wise.

The Monotheist Group

Such is the grace from God and a blessing. God is Knowledgeable, Wise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

cʹest là en effet une grâce dʹAllah et un bienfait. Allah est Omniscient et Sage.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev ( ji bo we) ji Xwedê lutf û nîmetek e. Xwedê ‘Elîm e, Ḥekîm e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

als een gunst van God en genade. God is wetend en wijs.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Door barmhartigheid van God en genade en God is alwetend en wijs.

Hollandaca — Siregar

Als een gunst van Allah en een genieting. En Allah is Alwetend, Alwijs.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

по щедрости от Аллаха и по благодати. И Аллах – знающий (тех, кто благодарит Его за Его блага), мудрый (в управлении делами Своих творений)!

Rusça — Osmanov

благодаря щедрости и благоволению Аллаха. Аллах ведь - знающий, мудрый.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

tack vare Guds nåd och Hans godhet; Gud är allvetande, vis.