Yahut da, onlara yaptığımız tehdidi sana gösteririz ki, bizim onlara gücümüz yeter.
اَوْ نُرِيَنَّكَ الَّذِي وَعَدْنَاهُمْ فَاِنَّا عَلَيْهِمْ مُقْتَدِرُونَ
ev nuriyenneke elleƶī veǎdnāhum fe innā ǎleyhim muḳtedirūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Yahut da onlara vaadettiğimiz azâbı mutlaka sana gösteririz, gerçekten de onlara gücümüz yeter bizim.
Abdulkadir Gölpınarlı
Yahut da onlara vaadettiğimiz azâbı mutlaka sana gösteririz, gerçekten de onlara gücümüz yeter bizim.
Adem Uğur
Yahut onlara vâdettiğimiz azabı, sana gösteririz. Çünkü bizim onlara gücümüz yeter.
Ahmed Hulusi
Yahut da onlara vadettiğimizi sana gösteririz. . . Biz onlar üzerinde istediğimizi yapma gücüne sahibiz!
Ahmet Tekin
Yahut da, onları tehdit ettiğimiz azâbı sana gösteririz. Kesinkes bizim onlara gücümüz yeter.
Ahmet Varol
Yahut onlara vaadettiğimizi sana gösteririz. Şüphesiz bizim onlara gücümüz yeter.
Ali Bulaç
Ya da kendilerine va'dettiğimiz şeyi onlara gösteririz ki, biz gerçekten onların üstünde güç yetirenleriz.
Ali Fikri Yavuz
Yahud onlara (azab olarak) vaad ettiğimizi, (hayatında) muhakkak sana göstereceğiz. Elbette onlara azab etmeğe kadiriz.
Ali Rıza Safa
Veya onlara sözünü verdiğimizi sana gösteririz. Kuşkusuz, onların üzerinde gücümüz vardır.
Bayraktar Bayraklı
Yahut onlara vaad ettiğimiz azabı sana gösteririz. Çünkü bizim onlara gücümüz yeter.
Bekir Sadak
(41-42) Seni onlardan uzaklastirsak bile dogrusu Biz kendilerinden oc aliriz; yahut onlara vadettigimizi sana gosteririz. Cunku onlara karsi gucu yetenleriz.
Celal Yıldırım
Ya da onlara va'dettiğimiz şeyi (azabı) sana göstereceğiz. Çünkü bizim, onlara kudretimiz elbette yeter.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(41-42) Ya seni alıp götüreceğiz, onlara da hak ettikleri cezayı vereceğiz yahut kendilerine yapacağımızı söylediğimiz şeyi sana göstereceğiz; onlara dilediğimizi yapabiliriz!
Diyanet İşleri
Yahut da, onlara yaptığımız tehdidi sana gösteririz ki, bizim onlara gücümüz yeter.
Diyanet İşleri (eski)
(41-42) Seni onlardan uzaklaştırsak bile doğrusu Biz kendilerinden öç alırız; yahut onlara vadettiğimizi sana gösteririz. Çünkü onlara karşı gücü yetenleriz.
Diyanet Vakfi
Yahut onlara vâdettiğimiz azabı, sana gösteririz. Çünkü bizim onlara gücümüz yeter.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yahut da onlara vaad ettiğimiz azabı sana gösteririz. Çünkü bizim onlara azap etmeye gücümüz yeter.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yahut onlara yaptığımız tehdidi sana gösterirsek! Şüphesiz Biz onlara bunu yapmaya da muktediriz
Elmalılı Hamdi Yazır
Yahud onlara yaptığımız vaidi sana gösterirsek şübhe yok ki biz ona da muktediriz
Erhan Aktaş
Veya onları uyardığımız azabı sana gösteririz. Elbette Biz'im onlara gücümüz yeter.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Veya onları uyardığımız azabı sana gösteririz. Elbette Bizim onlara gücümüz yeter.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Veya onları uyardığımız azabı sana gösteririz. Elbette Bizim onlara gücümüz yeter.
Fizilal-il Kuran
Yahut onları tehdit ettiğimiz şeyi sana gösteririz. Bizim onlara gücümüz yeter.
Gültekin Onan
Ya da kendilerine vaadettiğimiz şeyi onlara gösteririz ki, biz gerçekten onların üstünde güç yetirenleriz.
Hamdi Döndüren
Yahut kendilerini uyardığımız azabı (onları senin gözünün önünde cezalandırarak) sana gösteririz. Bizim onlara gücümüz yeter.
Hasan Basri Çantay
Yahud onlara va'd (ve tehdid) etdiğimiz (azab) ı (senin hayatında) behemehal kendine göstereceğiz. Çünkü biz onların üstünde iktidar saahibleriyiz.
Hasib Asutay
Yahut onlara va'dettiğimiz şeyi, sana gösteririz. Çünkü bizim onlara gücümüz yeter.
Hayrat Neşriyat
Yâhut onlara va'd ettiğimiz (azâb)ı sana (hayâtında) gösteririz; çünki şübhesiz biz, onların üzerine muktedir olanlarız.
İbni Kesir
Yahut da onlara vaadettiğimizi sana gösteririz. Çünkü Biz, onlara karşı gücü yetenleriz.
Mehmet Okuyan
Veya onlara vadettiğimizi (azabı) sana gösteririz. Şüphesiz ki bizim onlara gücümüz yeter.
Muhammed Esed
ve onlara vaad ettiğimiz şeyi yerine getirdiğimizi (bu dünyada) sana göstersek de (göstermesek de) onlar üzerinde kesin bir otoriteye sahibiz!
Mustafa İslamoğlu
(istersek, onları tehdit ettiğimiz (azabı) sana da gösteririz: Her durumda Biz, elbette onları alt edecek bir güce sahibiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
(42-43) Yahut onlara vaadettiğimizi sana göstereceğizdir. Çünkü Biz, muhakkak ki onların üzerlerine muktedirleriz. Artık sen, sana vahyolunmuş olana kuvvetle sarıl. Şüphe yok ki, sen bir doğru yol üzerindesin.
Ömer Öngüt
Yahut onlara vâdettiğimiz azabı sana gösteririz. Çünkü bizim onlara gücümüz yeter.
Suat Yıldırım
(41-42) Ey Resulüm! Biz seni vefat ettirip yanımıza alsak da, yine onlardan müminlerin intikamını alırız. Yahut onlara vâd ettiğimiz azabı, sana sağlığında gösteririz. Çünkü onlara karşı Biz her zaman güçlüyüz.
Süleyman Ateş
Yahut onları uyardığımız şeyi sana gösteririz (senin gözlerinin önünde onları azaba uğratırız); bizim onlara gücümüz yeter.
Süleymaniye Vakfı
Veya onları tehdit ettiğimiz şeyi (azaba uğradıklarını) senin görmeni sağlarız. Onların üzerinde elbette tam hakimiyetimiz vardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlara söz verdiğimiz azabı sana gösterebiliriz de. Çünkü kıskıvrak elimizdedirler.
Şaban Piriş
Onlara vaadettiğimizi sana göstersek de.. Elbette biz, onlara güç yetiririz!
Tefhim-ul Kuran
Ya da kendilerine va'dettiğimiz şeyi onlara gösteririz ki, biz gerçekten onların üstünde güç yetirenleriz.
Ümit Şimşek
Yahut onlara vaad ettiğimiz şeyi sana da gösteririz. Nasıl olsa Bizim onlara gücümüz yeter.
Yaşar Nuri Öztürk
Yahut da onlara yönelttiğimiz tehdidi sana gösteririz. Biz onlarla başa çıkacak güçteyiz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Yaxud onlara vəd etdiyimizi sənə göstərəcəyik. Şübhəsiz ki, Bizim onlara gücümüz çatar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Yaxud (sən həyatda ikən) onlara vəʼd etdiyimizi (əzabı) göstərəcəyik. Həqiqətən, Biz onlara (əzab verməyə) qadirik!
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Oder Wir zeigen dir, was Wir ihnen angedroht haben; so haben Wir ja ganz die Macht über sie.
Almanca — M. A. Rassoul
Oder Wir werden dir zeigen, was Wir ihnen angedroht haben; denn Wir haben völlige Macht über sie.
Almanca — Muhammad Zaidan
oder WIR würden dir das zeigen, was WIR ihnen androhten, so sind WIR gewiß ihnen gegenüber allmächtig.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Or if We do not take you away, then We will show you the retributive punishment of which promise was made; indeed We are able to overpower them and reduce them into a useless form.
Abdul Haleem
or We shall let you witness the punishment We threatened them with; We have full power over them.
Abdullah Yusuf Ali
Or We shall show thee that (accomplished) which We have promised them: for verily We shall prevail over them.
Abul A'la Maududi
or make you see the end that We had promised them, for We have full power over them.
Aisha Bewley
or let you see what We have promised them. They are completely in Our power.
Al-Hilali & Khan
Or (if) We show you that wherewith We threaten them: then verily We have perfect command over them.
Ali Quli Qarai
or We shall show you what We have promised them, for indeed We hold them in Our power.
Amatul Rahman Omar
Or We shall show you (in your life-time) that (punishment) which We have promised them, for, evidently, We have absolute power over them.
Arthur John Arberry
or We show thee a part of that We promised them, surely We have power over them.
Bijan Moeinian
I may let you see [if I decide to let you live, ] the infliction of the punishment that I have promised for them. Indeed I have full control over the disbelievers.
E. Henry Palmer
or whether we show thee that which we have promised them; for, verily, we have power over them.
Edip-Layth
Or We may show you what We promised for them; We are in full control over them.
George Sale
or whether We cause thee to see the punishment with which We have threatened them, executed, We will certainly prevail over them.
Hamid S. Aziz
Or We will show you that which We have promised them; for surely We are the possessors of full power over them.
Mahmoud Ghali
Or We definitely show you that which We promised them. So, surely We are Supreme Determiners over them.
Marmaduke Pickthall
Or (if) We show thee that wherewith We threaten them; for lo! We have complete command of them.
Mohamed Ahmed - Samira
Or show you some of what We have promised them. They are certainly well within Our power.
Muhammad Asad
and whether We show thee [or do not show thee in this world] the fulfillment of what We have promised them - verily, We have full power over them!
Mustafa Khattab
Or if We show you what We threaten them with, We certainly have full power over them.
Progressive Muslims
Or We may show you that which We promised for them; for We are able to take them.
Sahih International
Or whether [or not] We show you that which We have promised them, indeed, We are Perfect in Ability.
Sam Gerrans
Or We show thee that which We have promised them: — We are omnipotent over them —
Shabbir Ahmed
Or, We may show you what We promise them. (If they accept the Message they will be blessed with Our bounties, instead of suffering). Behold, We have full power over them. (10:46), (13:40), (23:95), (40:78).
Syed Vickar Ahamed
Or if We show you that what We have promised to them (will become true): For surely We shall overcome them.
Taqi Usmani
Or (if) We show you (in your life) that (punishment) with which We have threatened them, then We have full control over them.
The Monotheist Group
Or We may show you that which We promised for them; for We are able to take them.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
ou bien que Nous te ferons voir ce que Nous leur avons promis (le châtiment); car Nous avons sur eux un pouvoir certain.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Yan jî em wî ezabê ku me ji wan re soz daye nîşanî te bidin, vêca birastî em li ser wan kara ne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
of Wij zullen jou wat Wij hun hebben aangezegd laten zien, want Wij hebben de macht over hen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Of hetzij wij u de uitvoering der straf doen zien, waarmede wij hen hebben bedreigd, wij zullen zekerlijk de overmacht over hen hebben.
Hollandaca — Siregar
Of Wij laten jou zien, wat Wij hun hebben aangezegd: voorwaar, Wij zijn Machthebbers over hen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Либо же Мы, непременно, покажем тебе (о, Пророк) то, что обещали им [наказание, которое их постигнет в этом мире]: (ведь) поистине, Мы имеем мощь над ними (и поможем тебе против них и унизим их руками верующих)!
Rusça — Osmanov
Или же Мы покажем тебе [при жизни] то, что обещали им: ведь Мы явно мощнее их.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
eller Vi låter dig se det som Vi har varnat dem för, (kan du vara förvissad om att) Vi har dem i Vår makt.