Zümer — Dil Profiliالزمر
1172 kelime, 75 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- ق ش ع ر(GŞAR)yalnızca bu suredeNişan almak, ürpermek, titremek, sarsılmak, pürüzlenmek
- ش م ز(ŞMZ)yalnızca bu suredeKüçümsemek, kendini beğenmişlikle burun kıvırmak, tiksinti duymak, nefret etmek, kibirlenmek
- ش ك س(ŞKS)yalnızca bu suredeİnatçı, dik başlı, huysuz olmak. Tashaakasa - tartışmak, kavga etmek. Mutashakisun - tartışan, birbiriyle anlaşamayan.
- ح ف ف(ḪFF)2×Çevresini sarmak, kuşatmak, etrafında toplanmak; kalabalık oluşturmak; etrafında dolaşmak; çit çekmek, saç, bıyık ve sakalı kesmek veya kırpmak, kuru olmak [nemsiz], hışırtılı ses çıkarmak, utanmak veya sıkıntı çekmek, bir şeyin tamamını almak.
- ن ب ع(NBA)2×Fışkırmak, çıkmak, akmak, ortaya çıkmak
- ز م ر(ZMR)yalnızca bu suredeBir şirket veya bir araya gelmiş insan topluluğu, bir devlette dağınık halde bulunan grup.
- ه ي ج(HYC)2×İleri atılmak, hareket etmek, çalkalanmak, yükselmek, heyecanlanmak, solmak, solup gitmek, ileri fırlamak
- ك و ر(KWR)3×Sarmak, bükmek/katlamak/sarmak, o bir türban sardı, ışıktan yoksun, körleşmiş, geçip gidecek ve hiçliğe kavuşacak.
Nadir çekim formları
- الْخَالِصُ(l-ḣāliSu)yalnızca bu surede
- نَعْبُدُهُمْ(neǎ'buduhum)yalnızca bu surede
- بِكُفْرِكَ(bi kufrike)yalnızca bu surede
- سَاجِدًا(sāciden)yalnızca bu surede
- مُنِيبًا(munīben)yalnızca bu surede
- قَانِتٌ(ḳānitun)yalnızca bu surede
- لِاَنْ(li en)yalnızca bu surede
- وَاَنَابُٓوا(ve enābū)yalnızca bu surede
- مَبْنِيَّةٌ(mebniyyetun)yalnızca bu surede
- يَنَابِيعَ(yenābīǎ)yalnızca bu surede
- تَقْشَعِرُّ(teḳşeǐrru)yalnızca bu surede
- لِلْقَاسِيَةِ(li l-ḳāsiyeti)yalnızca bu surede
- مَثَانِيَ(meṧāniye)yalnızca bu surede
- تَخْتَصِمُونَ(teḣteSimūne)yalnızca bu surede
- وَيَجْزِيَهُمْ(ve yecziyehum)yalnızca bu surede
- بِكَافٍ(bi kāfin)yalnızca bu surede
- وَيُخَوِّفُونَكَ(ve yuḣavvifūneke)yalnızca bu surede
- كَاشِفَاتُ(kāşifātu)yalnızca bu surede
- مُمْسِكَاتُ(mumsikātu)yalnızca bu surede
- مَنَامِهَا(menāmihā)yalnızca bu surede
- خَوَّلْنَاهُ(ḣavvelnāhu)yalnızca bu surede
- تَقْنَطُوا(teḳneTū)yalnızca bu surede
- اَسْرَفُوا(esrafū)yalnızca bu surede
- السَّاخِرِينَ(s-sāḣirīne)yalnızca bu surede
- مُسْوَدَّةٌ(musveddetun)yalnızca bu surede
- يَاحَسْرَتٰى(yā Hasratā)yalnızca bu surede
- عَمَلُكَ(ǎmeluke)yalnızca bu surede
- لِلْمُتَكَبِّرِينَ(li l-mutekebbirīne)yalnızca bu surede
- بِمَفَازَتِهِمْ(bi mefāzetihim)yalnızca bu surede
- تَأْمُرُونِّي(te'murūnnī)yalnızca bu surede
- لَيَحْبَطَنَّ(le yeHbeTanne)yalnızca bu surede
- وَاَشْرَقَتِ(ve eşraḳati)yalnızca bu surede
- مَطْوِيَّاتٌ(meTviyyātun)yalnızca bu surede
- قَبْضَتُهُ(ḳabDetuhu)yalnızca bu surede
- نَتَبَوَّاُ(netebevveu)yalnızca bu surede
- حَافِّينَ(Hāffīne)yalnızca bu surede
- لِيُقَرِّبُونَا(li yuḳarribūnā)yalnızca bu surede
- يَخْلُقُكُمْ(yeḣluḳukum)yalnızca bu surede
- خَوَّلَهُ(ḣavvelehu)yalnızca bu surede
- تَشْكُرُوا(teşkurū)yalnızca bu surede
- سَيُصِيبُهُمْ(se yuSībuhum)yalnızca bu surede
- يَعْبُدُوهَا(yeǎ'budūhā)yalnızca bu surede
- اشْمَاَزَّتْ(şmeezzet)yalnızca bu surede
- يَحْتَسِبُونَ(yeHtesibūne)yalnızca bu surede
- جَاءَتْكَ(cā'etke)yalnızca bu surede
- وَاَنِيبُٓوا(ve enībū)yalnızca bu surede
- يَرْضَهُ(yerDehu)yalnızca bu surede
- وَيُنَجِّي(ve yuneccī)yalnızca bu surede
- صَدَقَنَا(Sadeḳanā)yalnızca bu surede
- فَسَلَكَهُ(fe selekehu)yalnızca bu surede
- تَلِينُ(telīnu)yalnızca bu surede
- قَالَهَا(ḳālehā)yalnızca bu surede
- وَلَتَكُونَنَّ(ve le tekūnenne)yalnızca bu surede
- يَتَّقِي(yetteḳī)yalnızca bu surede
- فَرَّطْتُ(ferraTtu)yalnızca bu surede
- طِبْتُمْ(Tibtum)yalnızca bu surede
- يُوَفَّى(yuveffā)yalnızca bu surede
- اَحْسَنَهُ(eHsenehu)yalnızca bu surede
- فَصَعِقَ(fe Saǐḳa)yalnızca bu surede
- تُنْقِذُ(tunḳiƶu)yalnızca bu surede
- مُتَشَاكِسُونَ(muteşākisūne)yalnızca bu surede
- اَشْرَكْتَ(eşrakte)yalnızca bu surede
- تَمَتَّعْ(temetteǎ')2×
- يُخَوِّفُ(yuḣavvifu)2×
- سَلَمًا(selemen)2×
- لِلْاِسْلَامِ(li l-islāmi)2×
- شُفَعَاءَ(şufeǎā'e)2×
- حَسْبِيَ(Hasbiye)2×
- دَعَانَا(deǎānā)2×
- تُصْرَفُونَ(tuSrafūne)2×
- دِينِي(dīnī)2×
- يَسْتَوِيَانِ(yesteviyāni)2×
- جُلُودُ(culūdu)2×
- حَوْلِ(Havli)2×
- عِوَجٍ(ǐvecin)2×
- الْخُسْرَانُ(l-ḣusrānu)2×
- مَيِّتُونَ(meyyitūne)2×
- الْجَاهِلُونَ(l-cāhilūne)2×
- جَنْبِ(cenbi)2×
- مُضِلٍّ(muDillin)2×
- الصَّابِرُونَ(S-Sābirūne)2×
- يَاعِبَادِيَ(yā ǐbādiye)2×
- اَذَاقَهُمْ(eƶāḳahum)2×
- اٰنَٓاءَ(ānā'e)2×
- يَحْذَرُ(yeHƶeru)2×
- غُرَفٌ(ğurafun)yalnızca bu surede
- شَرَحَ(şeraHa)2×
- اَسْوَاَ(esvee)2×
- اَرَادَنِي(erādenī)yalnızca bu surede
- اُو۫تِيتُهُ(ūtītuhu)2×
- الذُّنُوبَ(ƶ-ƶunūbe)2×
- هَدٰينِي(hedānī)2×
- مَقَالِيدُ(meḳālīdu)2×
- وَجِيءَ(ve cī'e)2×
- قِيَامٍ(ḳiyāmin)2×
- وَوُفِّيَتْ(ve vuffiyet)2×
- وَيُنْذِرُونَكُمْ(ve yunƶirūnekum)2×
- زُمَرًا(zumeran)yalnızca bu surede
- يُكَوِّرُ(yukevviru)yalnızca bu surede
- فَتَرٰيهُ(fe terāhu)2×
- يَهِيجُ(yehīcu)2×
- اَسْتَكْبَرْتَ(e stekberte)2×
- تَحْكُمُ(teHkumu)2×
- وَسِيقَ(ve sīḳa)yalnızca bu surede
- كَاذِبٌ(kāƶibun)2×
- لَافْتَدَوْا(lāftedev)2×
- مُتَشَابِهًا(muteşābihen)3×
- فَوْقِهَا(fevḳihā)3×
- اَبْوَابُهَا(ebvābuhā)3×
- ظُلَلٌ(Zulelun)3×
- قَدَرُوا(ḳaderū)3×
- صَدْرَهُ(Sadrahu)3×
- وَكُنْ(ve kun)3×
- يَتَوَكَّلْ(yetevekkel)3×
- ضُرِّهِ(Durrihi)3×
- يُخْزِيهِ(yuḣzīhi)3×
- الْمُتَوَكِّلُونَ(l-mutevekkilūne)3×
- الْمُتَكَبِّرِينَ(l-mutekebbirīne)3×
- مُصْفَرًّا(muSferran)3×
- زَرْعًا(zer'ǎn)3×
- الْغَفَّارِ(l-ğaffāri)3×
- يَاعِبَادِ(yā ǐbādi)3×
- اَهْلِيهِمْ(ehlīhim)3×
- حُطَامًا(HuTāmen)3×
- الصِّدْقِ(S-Sidḳi)3×
- تُنْصَرُونَ(tunSarūne)3×
- جَٓاؤُ۫هَا(cā'ūhā)3×
- خَزَنَتُهَا(ḣazenetuhā)3×
- اُدْخُلُوهَا(udḣulūhā)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 133 (%46)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 128 (%44)
- Emir (buyurgan)
- 30 (%10)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 20 (%7)
- Muhatap (2. şahıs)
- 58 (%20)
- Gaib (3. şahıs)
- 213 (%73)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-25 | 36/54/14 | 9/24/71 |
| Orta | 26-50 | 44/38/7 | 4/13/72 |
| Son | 51-75 | 53/36/9 | 7/21/70 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- ز م ر(ZMR)Bir şirket veya bir araya gelmiş insan topluluğu, bir devlette dağınık halde bulunan grup.2 ayet · beklenen 0.0 · z=12.82
- خ و ل(ḢWL)Bağımlılarını/astlarını yönetmek/idare etmek/sürdürmek/ilgilenmek, bir mülkün veya başka bir şeyin (köleler, hizmetçiler veya bağımlılar gibi) sahibi olmak, çok sayıda dayıya sahip olmak, algılamak veya keşfetmek, bir şeye sık sık dikkat etmek veya tekrar tekrar dönmek, birine bir şey ödünç vermek, bir şeyin bekçisi veya koruyucusu olmak, iyiliğin işareti veya belirtisi veya göstergesi olmak, birine hediye vermek veya bağışlamak, iyi olanı yapmak veya üretmek.2 ayet · beklenen 0.1 · z=7.22
- ث و ي(S̃WY)Bir yerde ikamet etmek, durmak, bir yere yerleşmek, birini bir yerde tutmak, konaklamak. mathwa - konut, mesken, kalacak yer, uğrak yeri, dinlenme yeri, konaklama. thaawin (thaawiyun için) - sakin, oturan kişi.3 ayet · beklenen 0.2 · z=6.95
- ع ب د(ABD̃)hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek14 ayet · beklenen 3.0 · z=6.49
- ل ب ب(LBB)Keskin bir zekaya sahip olmak, iyi kalpli olmak, şefkatli/sevecen/merhametli olmak, sadık kalmak ve bunu sürdürmek, uzman/becerikli olmak, kavrayışlı olmak, anlayış/zeka sahibi olmak, akıl.3 ayet · beklenen 0.2 · z=6.45
- خ ل ص(ḢLṦ)Saf/hakiki/karışımsız/berrak olmak, güvende/emniyette/utanç veya zorluk ya da yıkımdan uzak olmak, insanların yanından çekilmek/ayrılmak, gelmek/yaklaşmak/ulaşmak, bir şeyi berrak veya saf yapmak, açıklamak/izah etmek/yorumlamak, birisiyle karşılıklı saflıkla davranmak, saf ve samimi olmak, bir şeyi veya kişiyi tamamen kendine mal etmek, saf ve samimi şekilde inanmak (ikiyüzlülükten uzak).4 ayet · beklenen 0.4 · z=6.11
- ن و ب(NWB)Bir başkasının yerini doldurmak. Allah'a samimi amellerle tekrar tekrar ve ardı ardına tövbe etmek ve dönmek.3 ayet · beklenen 0.2 · z=6.03
- ب و ب(BWB)kapı, giriş yeri, tarz/şekil3 ayet · beklenen 0.3 · z=5.09
- خ ز ن(ḢZN)Bir şeyi bir yerde saklamak/depolamak/korumak/muhafaza etmek, bir şeyi birinden saklamak veya gizlemek, fakirlikten sonra zengin/yeterli olmak, bir şeyin en yakınını almak.2 ayet · beklenen 0.2 · z=4.70
- س و ق(SWG)Pazara sürmek, sevk etmek, götürmek, yöneltmek, ayak diretmek, sürüklemek, arabayla gitmek, yönlendirmek, araç kullanmak, araba sürmek2 ayet · beklenen 0.2 · z=4.15