Fatır — Dil Profiliفاطر
775 kelime, 45 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- ق ط م ر(GŦMR)yalnızca bu suredeHurma çekirdeğinin kabuğu, hurma çekirdeğini saran ince kabuk, hurma çekirdeğinin zarı
- ط ر و(ŦRW)2×Ansızın meydana gelmek, beklenmedik şekilde ortaya çıkmak, birdenbire olmak, birdenbire gelmek, taze olmak
- م خ ر(MḢR)2×Yarmak, bir şeyi ses çıkararak yarmak ve koşmak, ses veya gürültü çıkarmak, ileri gidip geri gelmek, rüzgara dönmek veya yüzünü rüzgara çevirmek, (suyu) yarıp ilerlemek.
- م ل ح(MLḪ)2×Emzirmek veya süt vermek, tuzlu veya acı olmak, şişmanlamak, güzel/hoş/sevimli olmak, göze veya kulağa hoş gelmek, griye veya beyaza çalan, birini süt kardeş olarak benimsemek
- ل غ ب(LĞB)2×Yorgun, bitkin, zayıf, yorulmuş, bozulmuş/çürümüş olmak
- س و غ(SWĞ)3×Güzel ve hoş gelmek, Uygun olmak, Makul olmak, Meşru olmak, Caiz olmak, İzin vermek, Müsaade etmek
- ف ر ت(FRT)3×Tatlı olmak (su), susuzluğu gidermek, Fırat/Dicle.
- ا ج ج(ÊCC)3×Ağızda yanma, acı/sıcak/tuzlu, içilemez.
Nadir çekim formları
- مُمْسِكَ(mumsike)yalnızca bu surede
- اَجْنِحَةٍ(ecniHatin)yalnızca bu surede
- حِزْبَهُ(Hizbehu)yalnızca bu surede
- فَاَحْيَيْنَا(fe eHyeynā)yalnızca bu surede
- وَالْعَمَلُ(ve l-ǎmelu)yalnızca bu surede
- مُعَمَّرٍ(muǎmmerin)yalnızca bu surede
- عُمُرِهِ(ǔmurihi)yalnızca bu surede
- يَبُورُ(yebūru)yalnızca bu surede
- الْبَحْرَانِ(l-baHrāni)yalnızca bu surede
- سَائِغٌ(sāiğun)yalnızca bu surede
- شَرَابُهُ(şerābuhu)yalnızca bu surede
- وَتَسْتَخْرِجُونَ(ve testeḣricūne)yalnızca bu surede
- قِطْمِيرٍ(ḳiTmīrin)yalnızca bu surede
- دُعَاءَكُمْ(duǎā'ekum)yalnızca bu surede
- بِشِرْكِكُمْ(bi şirkikum)yalnızca bu surede
- مُثْقَلَةٌ(muṧḳaletun)yalnızca bu surede
- وَبِالْكِتَابِ(ve bi l-kitābi)yalnızca bu surede
- الْحَرُورُ(l-Harūru)yalnızca bu surede
- الْاَحْيَٓاءُ(l-eHyā'u)yalnızca bu surede
- الْاَمْوَاتُ(l-emvātu)yalnızca bu surede
- الْعُلَمٰٓؤُ۬ا(l-ǔlemā'u)yalnızca bu surede
- جُدَدٌ(cudedun)yalnızca bu surede
- تَبُورَ(tebūra)yalnızca bu surede
- وَغَرَابِيبُ(ve ğarābību)yalnızca bu surede
- سُودٌ(sūdun)yalnızca bu surede
- الْمُقَامَةِ(l-muḳāmeti)yalnızca bu surede
- فَيَمُوتُوا(fe yemūtū)yalnızca bu surede
- يَصْطَرِخُونَ(yeSTariḣūne)yalnızca bu surede
- بَيِّنَتٍ(beyyinetin)yalnızca bu surede
- يَعِدُ(yeǐdu)yalnızca bu surede
- يَحِيقُ(yeHīḳu)yalnızca bu surede
- ظَهْرِهَا(Zehrihā)yalnızca bu surede
- اَحَلَّنَا(eHallenā)yalnızca bu surede
- اَمْسَكَهُمَا(emsekehumā)yalnızca bu surede
- نُعَمِّرْكُمْ(nuǎmmirkum)yalnızca bu surede
- اصْطَفَيْنَا(STafeynā)yalnızca bu surede
- لِيُعْجِزَهُ(li yuǎ'cizehu)yalnızca bu surede
- يُنْقَصُ(yunḳaSu)yalnızca bu surede
- تَزُولَا(tezūlā)yalnızca bu surede
- يَرْفَعُهُ(yerfeǔhu)yalnızca bu surede
- زَالَتَا(zāletā)yalnızca bu surede
- وَبِالزُّبُرِ(ve bi z-zuburi)yalnızca bu surede
- لَيَكُونُنَّ(le yekūnunne)yalnızca bu surede
- يُنَبِّئُكَ(yunebbiuke)yalnızca bu surede
- الْاُمَمِ(l-umemi)yalnızca bu surede
- الصَّالِحُ(S-SāliHu)yalnızca bu surede
- خَلَا(ḣalā)2×
- حَسَرَاتٍ(Haserātin)2×
- الْمُنِيرِ(l-munīri)2×
- وَرُبَاعَ(ve rubāǎ)2×
- مُسْمَعٍ(musmeǐn)2×
- مُرْسِلَ(mursile)2×
- اِتَّخَذُوهُ(tteḣaƶūhu)2×
- يَسْمَعُوا(yesmeǔ)2×
- تَذْهَبْ(teƶheb)2×
- الْحَزَنَ(l-Hazene)2×
- النَّذِيرُ(n-neƶīru)2×
- طَرِيًّا(Tariyyen)2×
- تَلْبَسُونَهَا(telbesūnehā)2×
- مَوَاخِرَ(mevāḣira)2×
- وَلِبَاسُهُمْ(ve libāsuhum)2×
- حَرِيرٌ(Harīrun)2×
- فُرَاتٌ(furātun)2×
- مِلْحٌ(milHun)2×
- عَذَابِهَا(ǎƶābihā)2×
- مُقْتَصِدٌ(muḳteSidun)2×
- تَغُرَّنَّكُمُ(teğurrannekumu)2×
- النُّشُورُ(n-nuşūru)2×
- سُقْنَاهُ(suḳnāhu)2×
- اُجَاجٌ(ucācun)2×
- يَتَزَكّٰى(yetezekkā)2×
- بَيْضٌ(beyDun)2×
- اَلْوَانُهَا(elvānuhā)yalnızca bu surede
- حُمُرٌ(Humurun)2×
- سَابِقُ(sābiḳu)2×
- لُغُوبٍ(luğūbin)2×
- السَّيِّئُ(s-seyyiu)yalnızca bu surede
- اسْتِكْبَارًا(stikbāran)2×
- الْمَكْرُ(l-mekru)2×
- يَصْعَدُ(yeS'ǎdu)2×
- يُؤَاخِذُ(yu'āḣiƶu)2×
- يَمَسُّنَا(yemessunā)yalnızca bu surede
- يَغُرَّنَّكُمْ(yeğurrannekum)2×
- يَفْتَحُ(yefteHu)2×
- جَاعِلِ(cāǐli)3×
- تُثِيرُ(tuṧīru)3×
- الْفُقَرَاءُ(l-fuḳarā'u)3×
- مَثْنٰى(meṧnā)3×
- بَلَدٍ(beledin)3×
- عَذْبٌ(ǎƶbun)3×
- تَذَكَّرَ(teƶekkera)3×
- حِلْيَةٍ(Hilyetin)3×
- يُؤَخِّرُهُمْ(yu'eḣḣiruhum)3×
- حَلِيمًا(Halīmen)3×
- تَحْوِيلًا(teHvīlen)3×
- خَسَارًا(ḣasāran)3×
- ظَالِمٌ(Zālimun)3×
- يُقْضٰى(yuḳDā)3×
- حِمْلِهَا(Himlihā)3×
- لُؤْلُؤًا(lu'lu'en)3×
- الظِّلُّ(Z-Zillu)3×
- كُفْرُهُ(kufruhu)3×
- شِرْكٌ(şirkun)3×
- يُكَذِّبُوكَ(yukeƶƶibūke)3×
- يَدْخُلُونَهَا(yedḣulūnehā)3×
- اَخَذْتُ(eḣaƶtu)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 60 (%38)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 94 (%59)
- Emir (buyurgan)
- 6 (%4)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 15 (%9)
- Muhatap (2. şahıs)
- 22 (%14)
- Gaib (3. şahıs)
- 123 (%77)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-15 | 15/44/2 | 2/11/48 |
| Orta | 16-30 | 15/21/0 | 4/2/30 |
| Son | 31-45 | 30/29/4 | 9/9/45 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- ب و ر(BWR)Yok olmuş, nesli tükenmiş, yıkılmış, kötüleşmiş/bozulmuş, yıkıcı, kayıp/zarar/eksiklik durumunda, etkisiz, durağan/sönük, aranmayan/istenmeyen2 ayet · beklenen 0.0 · z=10.38
- ل و ن(LWN)Renk, görünüş, tür, çeşit, renkli resim, boya, şekil2 ayet · beklenen 0.1 · z=8.71
- ح ل ي(ḪLY)Süslemek, süs eşyaları ile donatmak veya süs eşyaları edinmek/yapmak.2 ayet · beklenen 0.1 · z=7.63
- ج د د(CD̃D̃)Bir şeyi kesmek, yeni olmak, şanslı olmak veya iyi şansa sahip olmak, büyük olmak veya büyük itibar veya değere sahip olmak, ciddi veya samimi olmak, çabalamak/emek vermek/uğraşmak/kendini zorlamak, sıkıntılı veya üzgün hissetmek, damlamak veya damlalar düşürmek (bir ev veya çadır), bir giyside farklı renklerden şeritler yapmak [veya dokumak], bir şey hakkında başkasıyla mücadele etmek, vazgeçmek veya terk etmek, bir şeyi başlatmak veya yenilik getirmek, bir şeyi ilk kez yapmak, bir şeyi yenilemek, kolay veya pratik olmak, sert veya düz olmak (yumuşak alanlardan arınmış ve görüşe açık bir zemin gibi), yeryüzü yüzeyine çıkmak, bir şeyden yoksun veya mahrum olmak, hayattaki nasip veya geçim kaynağı, ihtiyacı olmama veya az ihtiyacı olma durumu, büyük/yüce/görkemli olmak, çok olmak (bir şeyle dolup taşmak), büyük veya olağanüstü derecede olmak, bir şeyin geri kalanından farklı olmak [ve böylece bir işaret veya iz görevi görmek] örneğin üzerinden geçen insan ve hayvanların ayaklarıyla [çizilmiş] çizgilerle işaretlenmiş patika gibi, bir işi belirli bir yol veya tarzda yapmak, bir şey hakkında fikir oluşturmak, yenilenmek veya yenisiyle değiştirilmek, kökünden kesilmek veya sökülmek, hızlı tempolu olmak.2 ayet · beklenen 0.1 · z=7.21
- ح ر ر(ḪRR)Özgür olmak (köle), özgür doğmak, bir köleyi özgürleştirmek/serbest bırakmak/kurtarmak. Sıcak veya çok sıcak olmak, yanıp tutuşmak ve şiddetli veya sıcak hale gelmek, susamak, susuzluktan veya üzüntüden kurumak, su ısıtmak, çok şiddetli ve geniş kapsamlı olmak, bir yazıyı güzel ve zarif ve kusursuz hale getirmek, iyi ve doğru yazmak, hatasız ve tam olarak yazmak.2 ayet · beklenen 0.1 · z=6.85
- ذ ه ب(Z̃HB)gitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermek4 ayet · beklenen 0.4 · z=5.70
- ز ي د(ZYD̃)arttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla4 ayet · beklenen 0.4 · z=5.52
- د ب ب(D̃BB)yavaşça gitmek, sürünmek/emeklemek/yürümek, vurmak, sona ermek, akmak, atmak2 ayet · beklenen 0.1 · z=5.21
- ع م ر(AMR)İkamet etmek, oturmak, onarmak, tamir etmek/canlandırmak, bakmak, inşa etmek, desteklemek, yetiştirmek, yaşanabilir hale getirmek, iyileştirmek, geliştirmek, nüfuslandırmak, hizmet etmek/desteklemek/gözetmek/saymak, ziyaret etmek, sömürgeleştirmek, hedeflemek, sık sık ziyaret etmek, sevgi/şefkat gösterilen bir ziyaret, yerleşik bir yere gitmek.2 ayet · beklenen 0.1 · z=5.06
- ل ب س(LBS)Giymek/örtmek, giysi giymek, giyinmek, sarmak, gizlemek, uygun olmak, saklamak/kamufle etmek, giyilen şey.2 ayet · beklenen 0.1 · z=4.91