İşte orada mü'minler denendiler ve şiddetli bir şekilde sarsıldılar.

هُنَالِكَ ابْتُلِيَ الْمُؤْمِنُونَ وَزُلْزِلُوا زِلْزَالًا شَدِيدًا

hunālike btuliye l-mu'minūne ve zulzilū zilzālen şedīden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1هُنَالِكَhunālikeişte orada
2ابْتُلِيَbtuliyeب ل وDenemek, test etmek, sınamak, imtihan etmekdenenmişti
3الْمُؤْمِنُونَl-mu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanmü'minler
4وَزُلْزِلُواve zulzilūز ل ز لHarekete geçirmek/karışıklık, çalkalanma, sarsıntı, depremve sarsılmışlardı
5زِلْزَالًاzilzālenز ل ز لHarekete geçirmek/karışıklık, çalkalanma, sarsıntı, deprembir sarsıntı ile
6شَدِيدًاşedīdenش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.şiddetli

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İşte orada, inananlar, bir sınanmaya uğratılmıştı ve adamakıllı da sarsılmışlardı.

Adem Uğur

İşte orada iman sahipleri imtihandan geçirilmiş ve şiddetli bir sarsıntıya uğratılmışlardı.

Ahmed Hulusi

İşte orada iman edenler imtihan edilmiş ve şiddetli bir şekilde sarsılmışlardı.

Ahmet Tekin

İşte orada iman sahipleri imtihandan geçirilmiş ve ciddi şekilde, maddî manevî sarsılmışlardı.

Ahmet Varol

İşte burada mü'minler imtihan edilmiş ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmışlardı.

Ali Bulaç

İşte orada, iman edenler, sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı.

Ali Fikri Yavuz

İşte burada müminler imtihan olunmuş ve şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.

Ali Rıza Safa

İşte orada inananlar sınandılar ve zorlu bir biçimde sarsıldılar.

Bayraktar Bayraklı

İşte orada, müminler imtihandan geçirilmişler ve şiddetle sarsılmışlardır.

Bekir Sadak

Iste orada, inananlar denenmis ve cok siddetli sarsintiya ugratilmislardi.

Celal Yıldırım

İşte orada mü'minler çetin bir deneme geçirmiş ve şiddetli bir sarsıntıya uğradıkça uğramışlardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İşte o zaman müminler büyük bir imtihan geçirdiler ve adamakıllı sarsıldılar.

Diyanet İşleri

İşte orada mü'minler denendiler ve şiddetli bir şekilde sarsıldılar.

Diyanet İşleri (eski)

İşte orada, inananlar denenmiş ve çok şiddetli sarsıntıya uğratılmışlardı.

Diyanet Vakfi

İşte orada iman sahipleri imtihandan geçirilmiş ve şiddetli bir sarsıntıya uğratılmışlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte burada müminler imtihan edilmiş ve şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte burada mü'minler imtihan edilmiş ve şiddetli bir surette sarsılmışlar da sarsılmışlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte burada mü'minler imtihan olunmuş ve şiddetli bir surette sarsılmışlar da sarsılmışlardı

Erhan Aktaş

Orada, İman Edenler sınava tabi oldular. Şiddetli bir sarsıntı ile sarsıldılar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada, inananlar sınava tabi oldular. Şiddetli bir sarsıntı ile sarsıldılar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada, inananlar sınava tabi oldular. Şiddetli bir sarsıntı ile sarsıldılar.

Fizilal-il Kuran

İşte orada mü'minler denenmiş, şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.

Gültekin Onan

İşte orada, inançlılar sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı.

Hamdi Döndüren

İşte orada mü’minler, çok şiddetli bir sarsıntıya uğratılmak suretiyle sınanmışlardı!

Hasan Basri Çantay

İşte orada mü'minler imtihaana uğratılmışdı. Şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.

Hasib Asutay

İşte orada müminler imtihan edilmiş ve şiddetli bir sarsıntıya uğratılmışlardı.

Hayrat Neşriyat

İşte orada mü’minler imtihân edilmiş ve şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.

İbni Kesir

İşte orada mü'minler imtihan edilmiş ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmışlardı.

Mehmet Okuyan

İşte orada müminler imtihan edilmiş ve şiddetli bir sarsıntıya uğratılmışlardı.

Muhammed Esed

(İşte) orada ve o anda müminler sınandı ve şiddetli bir şok ile sarsıldılar.

Mustafa İslamoğlu

İşte o anda ve orada mü'minler sınanmışlar, şok bir sarsıntıyla sarsılmışlardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

İşte orada mü'minler imtihana tutulmuşlardı ve şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.

Ömer Öngüt

İşte orada iman sahipleri imtihandan geçirilmiş ve şiddetli bir sarsıntıya uğratılmışlardı.

Suat Yıldırım

İşte orada müminler çetin bir imtihana tâbi tutulmuş, şiddetle silkelenmiş ve kuvvetli bir şekilde sarsılmışlardı.

Süleyman Ateş

İşte orada mü'minler denenmiş, şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.

Süleymaniye Vakfı

Müminler orada, şiddetli bir sarsıntıya uğratılarak yıpratıcı bir imtihandan geçirilmişlerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte orada, inananlar denenmiş ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmışlardı.

Şaban Piriş

İşte orada müminler denenmiş ve şiddetli bir sarsıntı geçirmişlerdi.

Tefhim-ul Kuran

İşte orada, iman edenler, denemeden geçirilmiş ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı.

Ümit Şimşek

Mü'minler orada, şiddetli bir sarsıntıya tutulmuş halde sınanıyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte orada müminler belaya uğratılarak imtihan edilmişler ve şiddetli bir zelzeleyle sarsılmışlardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Orada möminlər imtahana çəkilmiş və güclü sarsıntıya məruz qalmışdılar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məhz onda (Xəndək vuruşunda) möʼminlər imtahana çəkilmiş (kimin həqiqi möʼmin, kimin münafiq olduğu bəlli olmuş) və möhkəm sarsılmışdılar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Damals wurden die Gläubigen geprüft und schwer erschüttert.

Almanca — Der Edle Quran

Dort wurden die Gläubigen geprüft und heftig erschüttert.

Almanca — M. A. Rassoul

damals wurden die Gläubigen geprüft, und sie wurden in heftigem Maße erschüttert.

Almanca — Muhammad Zaidan

da wurden die Mumin geprüft und von einer heftigen Ergriffenheit ergriffen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and in that extreme situation were those who conformed to Islam tested. Their actions, their thoughts and their disposition mirrored their spirit-high or low and their will -poor or strong- in the face of the extreme danger which really shook them and quaked them with fear.

Abdul Haleem

There the believers were sorely tested and deeply shaken:

Abdullah Yusuf Ali

In that situation were the Believers tried: they were shaken as by a tremendous shaking.

Abul A'la Maududi

The believers were then put to a severe test and were most violently convulsed.

Aisha Bewley

at that point the muminun were tested and severely shaken.

Al-Hilali & Khan

There, the believers were tried and shaken with a mighty shaking.

Ali Quli Qarai

it was there that the faithful were tested and jolted with a severe agitation.

Amatul Rahman Omar

That was the time when the believers were put to hard trial and were violently shaken.

Arthur John Arberry

there it was that the believers were tried, and shaken most mightily.

Bijan Moeinian

This was an occasion to seriously test the extent of your belief.

E. Henry Palmer

There were the believers tried and were made to quake with a severe quaking.

Edip-Layth

That is when those who acknowledge were truly tested; they were severely shaken up.

George Sale

There were the faithful tried, and made to tremble with a violent trembling.

Hamid S. Aziz

When they came upon you from above you and from below you, and when the eyes turned dull, and the heart rose up to the throats, and you began to think vain thoughts of Allah.

Mahmoud Ghali

Thereover were the believers tried, and were made to quake with a severe earthquake.

Marmaduke Pickthall

There were the believers sorely tried, and shaken with a mighty shock.

Mohamed Ahmed - Samira

The faithful were sorely tried there and were shaken completely,

Muhammad Asad

[for] there and then were the believers tried, and shaken with a shock severe.

Mustafa Khattab

Then and there the believers were put to the test, and were violently shaken.

Progressive Muslims

That is when the believers were truly tested; they were severely shaken up.

Sahih International

There the believers were tested and shaken with a severe shaking.

Sam Gerrans

Thereupon the believers were tested and shaken with severe shaking.

Shabbir Ahmed

There and then were the believers tried, and shaken with a mighty shock.

Syed Vickar Ahamed

There the believers were tried in that event: They were shaken as by a huge shaking.

Taqi Usmani

At that occasion, the believers were put to a trial and were shaken with a violent convulsion.

The Monotheist Group

That is when the believers were truly tested; they were severely shaken up.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les croyants furent alors éprouvés et secoués dʹune dure secousse.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ha di wê gavê de bawermend hatibûn ceribandin û bi awayekî dijwar hatibûn hejandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Daar werden de gelovigen beproefd en hevig door elkaar geschud.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen werden de ongeloovigen beproefd, en met eene hevige beving tot sidderen gebracht.

Hollandaca — Siregar

Daar werden de gelovigen beproefd en hevig geschokt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Там [в то время и в том месте] испытаны были верующие (так, что истинный верующий отличился от лицемера] и подверглись они сильному потрясению (страхом и беспокойством)!

Rusça — Osmanov

[Вспомните, как] там подвергались испытанию верующие, как поразило их сильное потрясение.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Här fick de troende utstå en (hård) prövning, ja, det blev en djupt skakande upplevelse för dem.