İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

هَاأَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ حَاجَجْتُمْ فِيمَا لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَاجُّونَ فِيمَا لَيْسَ لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

hā entum hā'ulā'i Hācectum fīmā lekum bihi ǐlmun fe li me tuHāccūne fīmā leyse lekum bihi ǐlmun ve(a)llahu yeǎ'lemu ve entum lā teǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1هَاأَنْتُمْhā entumişte sizin
2هٰٓؤُ۬لَٓاءِhā'ulā'io kimseler ki
3حَاجَجْتُمْHācectumح ج جDelil getirmek, kanıt göstermek, tartışmak, münazara etmek, yönelmek, ziyaret etmek, hac yapmak, kastetmek, amaçlamak, niyetlenmektartışıyorsunuz
4فِيمَاfīmāolan şey
5لَكُمْlekumsizin
6بِهِbihionun (hakkında)
7عِلْمٌǐlmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebiraz bilginiz
8فَلِمَfe li meama neden?
9تُحَاجُّونَtuHāccūneح ج جDelil getirmek, kanıt göstermek, tartışmak, münazara etmek, yönelmek, ziyaret etmek, hac yapmak, kastetmek, amaçlamak, niyetlenmektartışıyorsunuz
10فِيمَاfīmāhakkında
11لَيْسَleyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildirolmayan
12لَكُمْlekumsizin
13بِهِbihionun (hakkında)
14عِلْمٌǐlmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilginiz
15وَاللّٰهُve(a)llahuAllah
16يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir
17وَاَنْتُمْve entumve siz
18لَا
19تَعْلَمُونَteǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmezsiniz

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şöyle-böyle bilginiz olan şeye dair tartışıp duruyorsunuz ama hiç bilginiz olmayan şeyde de ne diye tartışmaya kalkışırsınız? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şöyle-böyle bilginiz olan şeye dair tartışıp duruyorsunuz ama hiç bilginiz olmayan şeyde de ne diye tartışmaya kalkışırsınız? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Adem Uğur

İşte siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysa ki Allah, her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.

Ahmed Hulusi

Az çok bildiğiniz konularda tartışıp durdunuz, neyse. . . Fakat hiç bilmediğiniz bir konuda neden tartışırsınız? Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz!

Ahmet Tekin

İşte siz böylesiniz. Hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda deliller getirerek tartıştınız, anladık. Niçin hakkında bilginiz olmadığı konularda delil icat ederek tartışıyorsunuz? Bunları Allah biliyor, sizin bu konularda bilginiz yok, hiçbir şey bilemezsiniz.

Ahmet Varol

Siz şu (akıl edemeyen) kimseler! Diyelim ki, hakkında bilgi sahibi olduğunuz bir hususta tartışmaya girdiniz. Hakkında bilgi sahibi olmadığınız bir hususta niçin tartışıyorsunuz! Allah bilir, siz ise bilemezsiniz.

Ali Bulaç

İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.

Ali Fikri Yavuz

İşte siz, o kimselersiniz ki, hakkında biraz bilgi sahibi olduğunuz şeyde (kitabınızda olan âhir zaman Peygamberine âit vasıflarda) niçin münakaşa ettiniz; ya hiç bir bilginiz olmayan şeyde (İbrahim’in dini hakkında) niçin münakaşa edersiniz? Allah hakikati bilir; halbuki siz bilmezsiniz.

Ali Rıza Safa

İşte, siz böylesiniz; bilginiz olan bir konuda tartıştınız, ama bilginiz olmayan bir konuda neden tartışıyorsunuz? Allah bilir, ama siz bilmezsiniz.

Bayraktar Bayraklı

İşte siz böyle kimselersiniz! Haydi bilginiz olan şeyler hakkında tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz? Halbuki Allah her şeyi bilir, ama siz bilemezsiniz.

Bekir Sadak

Siz, hadi bilginiz olan sey uzerinde tartisanlarsiniz. Ama bilginiz olmayan sey hakkinda nicin tartisirsiniz. Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.

Celal Yıldırım

İşte siz böylesiniz; haydi bilginiz olan şey hakkında tartışıp durunuz, ama bilmediğiniz şey hakkında niye tartışırsınız ?! Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İşte siz böylesiniz; hadi hakkında bilginiz olan konuda tartıştınız, fakat hiç bilgi sahibi olmadığınız bir konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Diyanet İşleri

İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Diyanet İşleri (eski)

Siz, hadi bilginiz olan şey üzerinde tartışanlarsınız. Ama bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışırsınız? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.

Diyanet Vakfi

İşte siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysa ki Allah, her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte siz böylesiniz. Haydi biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız, ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte siz öylesiniz, diyelim ki, biraz bilginiz olan konuda tartıştınız. Ama hiç bilginiz olmayan konuda ne diye tartışırsınız? Oysa Allah bilir, siz ise bilmiyorsunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte siz öylesiniz, haydi biraz bilginiz olan şeyde münakaşa etdiniz, ya hiç bir ilminiz olmıyan şeyde niçin münakaşa edersiniz? Halbuki Allah bilir siz bilmiyorsunuz

Erhan Aktaş

Diyelim ki bildiğiniz şeyler hakkında tartıştınız. Peki, hiçbir bilginiz olmayan konularda ne diye tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Diyelim ki bildiğiniz şeyler hakkında tartıştınız. Peki, hiçbir bilginiz olmayan konularda ne diye tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Diyelim ki bildiğiniz şeyler hakkında tartıştınız. Peki, hiçbir bilginiz olmayan konularda ne diye tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Fizilal-il Kuran

Diyelim ki, hakkında bilgi sahibi olduğunuz İsa konusu üzerinde tartıştınız. Peki hiç bilmediğiniz bir konu üzerinde ne diye tartışıyorsunuz? Allah bilir fakat siz bilmezsiniz.

Gültekin Onan

İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp duruyorsunuz? Oysa Tanrı bilir, sizler bilmezsiniz.

Hamdi Döndüren

Sizler, bilginiz olan konularda tartışmış olan kimselersiniz; ama bilginiz olmadığı konularda niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Hasan Basri Çantay

İşte sizler onlarsınız ki hakkında (biraz) bilginiz olan şeyde (haydi) çekişdiniz (diyelim, ya) hiç bilgi (niz) olmayanlar hakkında haala neye çekişib duruyorsunuz? Halbuki (her şey'i) Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Hasib Asutay

İşte siz böylesiniz. Hadi bilginiz olan şey üzerinde tartıştınız, ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Hayrat Neşriyat

İşte siz öyle kimselersiniz ki, (haydi) hakkında (biraz) bilgi sâhibi olduğunuz şeyde(Mûsâ ve Îsâ mes’elesinde) tartıştınız; fakat hakkında hiç bilgi sâhibi olmadığınız şeyde(İbrâhîm mes’elesinde) niçin tartışıyorsunuz? Hâlbuki (onun gerçek mâhiyetini) Allah bilir, siz ise bilmezsiniz.

İbni Kesir

Siz, hadi bilginiz olan şey üzerine münakaşa eden kimselersiniz. Ya bilginiz olmayan şey üzerine niçin münakaşa ediyorsunuz? Halbuki Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Mehmet Okuyan

İşte siz böyle kişilersiniz! Hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız (da), hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Muhammed Esed

Siz, bilginiz olan şeyler hakkında tartışırdınız, ama hiç bilmediğiniz şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Halbuki Allah (onu) bilir, ama siz bilmezsiniz:

Mustafa İslamoğlu

Hadi şu bildiğiniz şeylerde tartıştınız, fakat bilmediğiniz şey hakkında niçin tartışırsınız? Halbuki Allah bilir, fakat siz bilemez siniz:

Ömer Nasuhi Bilmen

İşte siz o kimselersiniz ki, sizin için kendisine dair bilgi bulunan şeyde mücadelede bulundunuz. Artık sizin için kendisine ait bilgi bulunmayan şey hakkında ne için mücadelede bulunuyorsunuz? Halbuki Allah Teâlâ bilir, siz bilmezsiniz.

Ömer Öngüt

Hadi siz bilginiz olan şey hakkında tartışıyorsunuz. Fakat bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Oysa Allah her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.

Suat Yıldırım

Haydi diyelim ki az çok bildiğiniz konularda tartışıyorsunuz. Peki ne diye hakkında bilginiz olmayan hususlarda tartışıyorsunuz! Halbuki işin doğrusunu Allah bilir, siz bilemezsiniz.

Süleyman Ateş

Haydi siz, biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız; ama hiç bilginiz olmayan şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Süleymaniye Vakfı

Siz, bilginiz olan konuda tartışan kimselersiniz. Peki, bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıyorsunuz! Oysa Allah (her şeyi) bilir, siz bilmezsiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz hakkında bilginiz olan konuda tartışırsınız, ama hakkında bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıyorsunuz? Bunları bilen Allah'tır, siz bilmezsiniz.

Şaban Piriş

İşte siz öylesiniz, biraz bir şeyler bildiğiniz konuda hadi tartıştınız, ama bilginiz olmayan bir şey hakkında ne diye tartışıyorsunuz? Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz!

Tefhim-ul Kuran

İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hakkında hiç bilginiz olmayan şey konusunda ne diye tartışıp duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.

Ümit Şimşek

Siz ki, bir parça bilginiz olan konuda tartıştınız diyelim; hiçbir bilginiz olmayan şey hakkında nasıl oluyor da tartışmaya giriyorsunuz? Herşeyi Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte siz böyle insanlarsınız! Hakkında biraz bilginiz olan şeyde çekişmeye girdiniz. Peki, hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyde neden tartışmaya giriyorsunuz? Allah bilir ama siz bilmezsiniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bax, siz o kəslərsiniz ki, bildiyiniz şeylər barəsində höcətləşirsiniz. Bəs nə üçün bilmədiyiniz şeylər barəsində höcətləşirsiniz? Allah bilir, siz bilmirsiniz!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bir baxın, siz o kimsələrsiniz ki, bildiyiniz şeylər barəsində mübahisə edirsiniz (bu aydındır) Bəs bilmədiyiniz şeylər barəsində niyə mübahisəyə girişirsiniz?! Əlbəttə, (həqiqəti) Allah bilir, siz bilməzsiniz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr habt einst Streitgespräche über Dinge geführt, über die ihr etwas wißt; warum führt ihr nun Wortgefechte über Dinge, über die ihr nichts wißt? Gott weiß alles, aber ihr wißt nichts.

Almanca — Der Edle Quran

Ihr da seid es doch, die ihr über etwas gestritten habt, wovon ihr Wissen habt; warum streitet ihr nun aber über etwas, wovon ihr kein Wissen habt? Allah weiß, ihr aber wißt nicht.

Almanca — M. A. Rassoul

Ihr habt da über etwas gestritten, wovon ihr Wissen habt; weshalb aber streitet ihr über das, wovon ihr kein Wissen habt? Allah weiß, ihr aber wisset nicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr habt bereits über das disputiert, worüber ihr Wissen habt. Wieso disputiert ihr denn über das, worüber ihr kein Wissen habt. Und ALLAH weiß, während ihr nicht wißt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There, you continued with arguments about your system of faith and of the mission of ‘Isa, son of Maryam. Why bring forward reasons in support of or against a matter of which you have empty knowledge? Allah is 'Alimun whereas you are not!

Abdul Haleem

You argue about some things of which you have some knowledge, but why do you argue about things of which you know nothing? God knows and you do not.

Abdullah Yusuf Ali

Ah! Ye are those who fell to disputing (Even) in matters of which ye had some knowledge! but why dispute ye in matters of which ye have no knowledge? It is Allah Who knows, and ye who know not!

Abul A'la Maududi

Behold, you are those who have disputed greatly concerning matters which you knew; why are you now disputing about matters that you know nothing about? Allah knows it whereas you do not know.

Aisha Bewley

You are people arguing about something of which you have no knowledge. Why do you argue about something of which you have no knowledge? Allah knows; you do not know.’

Al-Hilali & Khan

Verily, you are those who have disputed about that of which you have knowledge. Why do you then dispute concerning that of which you have no knowledge? It is Allâh Who knows, and you know not.

Ali Quli Qarai

Ah! You are the very ones who argue about that of which you have knowledge. Why then do you argue about that of which you have no knowledge? And Allah knows and you do not know.

Amatul Rahman Omar

Behold! you are such as have argued about that whereof you had a little knowledge, now, why do you argue about that whereof you have no knowledge at all? Indeed, Allâh knows the truth while you do not.

Arthur John Arberry

Ha, you are the ones who dispute on what you know; why then dispute you touching a matter of which you know not anything? God knows, and you know not.

Bijan Moeinian

You have already disputed [and changed the nature of the truth] of what you had at least some knowledge about it. Why are you now disputing about what you do not have any knowledge about it? God knows and you do not know that:

E. Henry Palmer

Here ye are, disputing about what ye have some knowledge of; why then do ye dispute about what ye have no knowledge of? God knows and ye know not.

Edip-Layth

Here you have debated in what you knew; so why then do you debate in what you do not know? God knows while you may not know.

George Sale

Behold ye are they who dispute concerning that which ye have some knowledge in; why therefore do ye dispute concerning that which ye have no knowledge of? God knoweth, but ye know not.

Hamid S. Aziz

Here you are, disputing about what you have some knowledge of; why then do you dispute about what you have no knowledge? Allah knows and you know not.

Mahmoud Ghali

Now you are the ones who have argued about what you have (some) knowledge (of); so, why do you argue about what you have no knowledge (of); and Allah knows and you do not know.

Marmaduke Pickthall

Lo! ye are those who argue about that whereof ye have some knowledge: Why then argue ye concerning that whereof ye have no knowledge? Allah knoweth. Ye know not.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember you are those who disputed the things you knew; so wherefore dispute about things you do not know? And God has the knowledge, while you do not know.

Muhammad Asad

Lo! You are the ones who would argue about that which is known to you; but why do you argue about something which is unknown to you? Yet God knows [it], whereas you do not know:

Mustafa Khattab

Here you are! You disputed about what you have ˹little˺ knowledge of,[1] but why do you now argue about what you have no knowledge of?[2] Allah knows and you do not know.

Progressive Muslims

Here you have debated in what you knew; so why then do you debate in what you do not know God knows while you do not know.

Sahih International

Here you are - those who have argued about that of which you have [some] knowledge, but why do you argue about that of which you have no knowledge? And Allah knows, while you know not.

Sam Gerrans

Here you are: those who have disputed about that whereof you have knowledge; why then dispute you about that whereof you have no knowledge? And God knows, and you know not.

Shabbir Ahmed

You argued in matters of which you had knowledge (with Moses and about Jesus); why dispute in matters that you know nothing about? Indeed Allah knows and you don't.

Syed Vickar Ahamed

Surely! You are those who fell into disagreements in matters about which you had some knowledge! But why do you dispute in matters about which you have no knowledge? It is Allah Who knows and you who do not know!

Taqi Usmani

Look, this is what you are - you have already argued about matters concerning which you have knowledge; why then do you argue about matters of which you have no knowledge? Allah knows and you do not know.

The Monotheist Group

Here you have debated in what you knew; so why then do you debate in what you do not know? And God knows while you do not know.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Vous avez bel et bien disputé à propos dʹune chose dont vous avez connaissance. Mais pourquoi disputez-vous des choses dont vous nʹavez pas connaissance? Or Allah sait, tandis que vous ne savez pas.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî yên ehlîkitêb! Ha hûn ev in ku di heqê tiştê (hûn) zanin de (ne rast dibêjin û) nîqaşê dikin? Êdî çima di heqê ya ku zanîna we pê nîn e, hûn nîqaşê dikin. Xwedê dizane û hûn nizanin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zo zijn jullie nu. Jullie hebben daarover getwist waar jullie kennis van hebben, maar waarom twisten jullie over iets waar jullie geen kennis van hebben?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gij, die immer twist omtrent zaken, welke gij kunt weten, waarom strijdt gij omtrent zaken, die gij niet kunt weten. God weet, maar gij weet niet.

Hollandaca — Siregar

Zo, jullie zijn degenen die geredetwist hebben over iets waarover jullie kennis hadden, maar waarom redetwistten jullie over iets waarover jullie geen kennis hebben? En Allah weet, en jullie weten niet.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Här tvistar ni (med varandra) om det som ni känner till; varför vill ni tvista om det som ni är helt okunniga om? Gud vet, men ni vet inte.