İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilahımız ve sizin ilahınız birdir (aynı ilahtır). Biz sadece O'na teslim olmuş kimseleriz."
وَلَا تُجَادِلُوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّتِي هِيَ اَحْسَنُۗ اِلَّا الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُوا اٰمَنَّا بِالَّذِي اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلٰهُنَا وَاِلٰهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
ve lā tucādilū ehle l-kitābi illā bi(e)lletī hiye eHsenu illā (e)lleƶīne Zelemū minhum ve ḳūlū āmennā bi(e)lleƶī unzile ileynā ve unzile ileykum ve ilāhunā ve ilāhukum vāHidun ve neHnu lehu muslimūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kitap ehliyle, ancak en güzel bir tarzda mücâdele edin; yalnız içlerinden zulmedenler müstesnâ ve deyin ki: İnandık bize indirilene de, size indirilene de ve mâbûdumuz ve mâbûdunuz birdir ve biz, ona teslîm olmuşuz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve kitap ehliyle, ancak en güzel bir tarzda mücâdele edin; yalnız içlerinden zulmedenler müstesnâ ve deyin ki: İnandık bize indirilene de, size indirilene de ve mâbûdumuz ve mâbûdunuz birdir ve biz, ona teslîm olmuşuz.
Adem Uğur
İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim Tanrımız da sizin Tanrınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur.
Ahmed Hulusi
Aralarındaki zulmedenler müstesna! Geçmişte kendilerine BİLGİ verilmiş olanlarla, en güzeli neyse o şekilde mücadele edin ve şöyle deyin: "Bize inzal olunana da size inzal olunana da iman ettik. . . İlahımız ve ilahınız aynı TEK'tir! Biz O'na teslim olmuşlarız. "
Ahmet Tekin
İçlerinden zulmedenler, İslâm’ın gelişmesinin, müslümanların ilerlemesinin önünü kesme planları yapanlar ve uygulayanlar, haksızlık edenler, şirke girenler bir yana, ehl-i kitaptan ehl-i tevhid olanlarla yalnızca en güzel metodu, en güzel usulü kullanarak mücadele edin. 'Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim Tanrımız, sizin Tanrınız birdir. Biz O’na teslim olan, İslâm’ı yaşayan müslümanlarız.' deyin.
Ahmet Varol
İçlerinden zulmedenler dışında kitap ehline karşı ancak en güzel şekilde mücadele edin ve deyin ki: 'Bize indirilene de size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir ve biz O'na teslim olanlarız.'
Ali Bulaç
İçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere, Kitap Ehliyle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin. Ve deyin ki: "Bize ve size indirilene iman ettik; bizim ilahımız da, sizin ilahınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuz."
Ali Fikri Yavuz
(Yahudi ve Hristiyanlardan) düşmanlıkta ileri gidenler müstesna olmak üzre, Yahudi ve Hristiyanlarla en güzel şekilde mücadele edin (yumuşak ve tatlı söz söyliyerek hakkı anlatın. Düşmanlıkta ileri gidenlerle ise, savaşın). Bir de deyin ki:” - Biz hem bize indirilene (Kur’an’a) hem de size indirilene (Tevrat ve İncîl’e) iman ettik. Bizim İlâh’ımız ve sizin İlâh’ınız birdir (ortağı yoktur). Biz, yalnız o’na itaat ederiz, (sizin gibi, Allah’dan başkasını rab edinmeyiz).”
Ali Rıza Safa
Haksızlık yapanların dışındaki kitap halkıyla en güzel biçimde tartışın. Ve şunu söyleyin: "Hem bize indirilene hem de size indirilene inanıyoruz. Tanrımız ve Tanrınız aynıdır; Tektir. Çünkü biz, O'na teslim olanlarız!"
Bayraktar Bayraklı
Zulmedenleri/şirk koşanları hariç, kitap ehli ile en güzel bir şekilde tartışınızve "Bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim tanrımız da, sizin tanrınız da birdir. Biz O'na teslim olmuşuzdur" deyiniz.
Bekir Sadak
Kitap ehlinden zulmedenler bir yana, onlarla en guzel sekilde mucadele edin, soyle deyin: «Bize indirilene de, size indirilene de inandik; bizim Tanrimiz da, sizin Tanriniz da birdir, biz O'na teslim olmusuzdur.»
Celal Yıldırım
Kitap Ehli olan (Yahudî ve Hıristiyan)larla —içlerinden zulmedenler dışında— ancak en güzel yoldan mücâdele edin. Deyin ki: «Bize indirilene de, size indirilene de inandık ; bizim tanrımız da, sizin tanrınız da birdir ve biz ancak O'na teslimizdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İçlerinden haksızlığa sapanlar dışında Ehl-i kitap’la mücadelenizi sadece en güzel yolla sürdürün ve deyin ki: “Bize indirilene de size indirilene de inandık. Bizim tanrımız da sizin tanrınız da birdir. Biz O’na teslim olmuşuzdur.”
Diyanet İşleri
İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilahımız ve sizin ilahınız birdir (aynı ilahtır). Biz sadece O'na teslim olmuş kimseleriz."
Diyanet İşleri (eski)
Kitap ehlinden zulmedenler bir yana, onlarla en güzel şekilde mücadele edin, şöyle deyin: 'Bize indirilene de, size indirilene de inandık; bizim Tanrımız da, sizin Tanrınız da birdir, biz O'na teslim olmuşuzdur.'
Diyanet Vakfi
İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim Tanrımız da sizin Tanrınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak, en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: «Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kitap ehli ile zulmedenleri bir yana ancak en iyi bir şekilde mücadele edin ve deyin ki: "Biz, hem bize indirilene iman ettik, hem size indirilene ve bizim ilahımız ile sizin ilahınız birdir. Ancak biz yalnız O'na teslim olmuşuzdur."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ehli kitaba en güzel olan suretden başkasıyle mucadele de etmeyin ancak zulmedenler başka ve deyinki; biz, hem bize indirelene iyman ettik hem size indirilene ve bizim ilahımızla sizin ilahınız bir, şu kadar ki biz yalnız ona müslimiz
Erhan Aktaş
Haksızlık edenleri hariç, Kitap Ehli ile ancak en iyi şekilde mücadele edin. Ve deyin ki: "Biz, bize indirilene de size indirilene de iman ettik. Bizim ve sizin ilahınız birdir. Biz de O'na teslim olanlarız."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Haksızlık edenleri hariç, Kitap Ehli ile ancak en iyi şekilde mücadele edin. Ve deyin ki: "Biz, bize indirilene de size indirilene de inandık. Bizim ve sizin ilahınız birdir. Biz de O'na teslim olanlarız."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Haksızlık edenleri hariç, Kitap Ehli ile ancak en iyi şekilde mücadele edin. Ve deyin ki: "Biz, bize indirilene de size indirilene de inandık. Bizim ve sizin ilahınız birdir. Biz de O'na teslim olanlarız."
Fizilal-il Kuran
Yahudilerin ve Hıristiyanların zalim olanları dışında kalanları ile tartışırken olabildiğince gönül alıcı ve etkili bir dil kullanınız. Onlara deyiniz ki, «Bizler hem bize ve hem de size indirilen kitaplara inanıyoruz. Bizim de sizin de ilahınız birdir, biz O tek ilaha teslim olmuşuz.»
Gültekin Onan
İçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere, Kitap ehliyle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin. Ve deyin ki: "Bize ve size indirilene inandık; bizim tanrımız da, sizin tanrınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuz."
Hamdi Döndüren
Kitap ehliyle, haksızlık edenler dışında, en güzel tarzda tartışın ve deyin ki: “Biz, bize indirilene de size indirilene de inandık. Bizim Tanrımız da sizin Tanrınız da birdir ve biz O’na teslim olanlarız.”
Hasan Basri Çantay
İçlerinden zulmedenler müstesna olmak üzere ehl-i kitab ile en güzel (savaşdan) başka bir suretle mücadele etmeyin ve deyin ki: "Bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim Allahımız da, sizin Allanınız da birdir. (Şu kadar ki) biz (ancak) Ona teslim olanlarız. (Biz Onun samimi müslümanlarıyız)".
Hasib Asutay
İçlerinden haksızlık yapanların dışında, kitap ehli ile ancak en güzel tarzda tartışın ve deyin ki: 'Bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilâhımız da sizin ilâhınız da birdir ve biz ona teslim olmuşuzdur.'
Hayrat Neşriyat
İçlerinden zulmedenler hâriç, ehl-i kitabla ancak o en güzel olan (sûret)le mücâdele edin ve deyin ki: '(Biz,) bize indirilene de size indirilene de îmân ettik; bizim İlâhımız da sizin İlâhınız da birdir ve biz ancak O’na teslîm olanlarız.'
İbni Kesir
İçlerinden zulmedenler bir yana; Ehl-i Kitab ile en güzel olanın dışında mücadele etmeyin ve deyin ki Bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim tanrımız da, sizin tanrınız da birdir. Biz, O'na teslim olanlarız.
Mehmet Okuyan
İçlerinden haksızlık edenler hariç, kitap ehliyle ancak en güzel şekilde mücadele edin ve deyin ki: “Bize indirilene de size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da tektir ve biz O’na teslim olmuşuzdur.”
Muhammed Esed
Geçmiş vahyin mensupları ile zulüm ve haksızlıktan uzak durdukları sürece en güzel şekilde tartışın ve deyin ki: "Bize indirilene inandığımız gibi size indirilmiş olana da inanıyoruz: çünkü bizim ilahımız ile sizin ilahınız tek ve aynıdır ve biz (hepimiz) O'na teslim olmuşuzdur".
Mustafa İslamoğlu
Önceki vahiylerin mensuplarıyla tartışırken, haksızlık etmedikleri sürece en güzel yol ve yöntemden başkasına itibar etmeyin ve deyin ki: "Biz bize indirilene de, size indirilene de inanmışız; bizim de, sizin de ilahınız bir ve tektir; ne ki biz kayıtsız şartsız sadece O'na teslim olmuşuz."
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve ehl-i kitap ile en ziyâde güzel sûretten başkasıyla mücadele etmeyin. Onlardan zulmedenler ise müstesna ve deyiniz ki: «Bize indirilmiş olana biz imân ettik ve bizim ilâhımız ile sizin ilâhınız birdir ve biz ancak O'na teslim olmuş olanlarız.»
Ömer Öngüt
Zulmedenleri hariç ehl-i kitap ile ancak en güzel şekilde mücadele edin ve deyin ki: “Bize indirilene de size indirilene de iman ettik. Bizim ilâhımız da sizin ilâhınız da birdir. Ve biz yalnız O'na teslim olmuşuzdur. ”
Suat Yıldırım
Zulmedenleri hariç, Ehl-i kitab ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: "Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlahımız da sizin İlahınız da bir ve aynı İlahtır ve Biz O’na gönülden teslim olduk."
Süleyman Ateş
Kitap ehliyle, -haksızlık edenleri dışında- en güzel tarzda tartışın ve deyin ki: "Bize indirilene de size indirilene de inandık. Tanrımız ve tanrınız birdir, biz de O'na teslim olanlarız."
Süleymaniye Vakfı
Yanlış davranış içinde olanları hariç ehlikitapla /kitaplarında uzman kişilerle en güzel yöntemle mücadele edin. Onlara deyin ki: "Bize indirilene de size indirilene de inandık. Bizim ilahımızla sizin ilahınız birdir. Biz ona teslim olmuş kimseleriz."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yanlış davrananlar dışındaki Ehl-i Kitapla mücadeleyi, en güzel yöntemden başkasıyla yapmayın. Onlara deyin ki; "Bize indirilene de size indirilene de inandık. Bizim ilahımızla sizin ilahınız birdir. Biz ona teslim olmuş kimseleriz."
Şaban Piriş
Kitap ehli ile en güzel şekilde mücadele et. Ancak onlardan zalim olanlar hariç. Onlara şöyle deyin: -Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir. Biz ona teslim olanlarız.
Tefhim-ul Kuran
İçlerinde zulmetmekte olanları hariç olmak üzere, Kitap Ehliyle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin. Ve deyin ki: «Bize indirilene ve size indirilene iman ettik; bizim ilahımız da, sizin ilahınızda birdir ve biz O'na teslim olmuş olanlarız.»
Ümit Şimşek
Kitap Ehliyle ancak en güzel bir şekilde tartışın-yalnız onlardan zulmedenler müstesna. Onlara deyin ki: 'Bize indirilene de, size indirilene de biz iman ettik. Bizim tanrımız da, sizin tanrınız da birdir. Ve biz Ona teslim olmuşuzdur.'
Yaşar Nuri Öztürk
Ehl-i kitap'la, en güzel olan yöntem dışında bir yolla mücadele etmeyin! Onların zulme sapanları müstesna. Şöyle deyin: "Bize indirilene de size indirilene de iman ettik; tanrımız ve tanrınız bir. Ve biz O'na teslim olanlarız."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
İçərilərindən zülm edənlər istisna olmaqla Kitab əhli ilə ən gözəl tərzdə mübahisə edin və deyin: “Biz həm özümüzə nazil olana, həm də sizə nazil olana iman gətirdik. Bizim də məbudumuz, sizin də məbudunuz birdir. Biz yalnız Ona itaət edirik”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Kitab əhlinin zülm edənləri (cizyə verməyənləri, sizinlə vuruşmaq istəyənləri) istisna olmaqla, onlarla ən gözəl tərzdə mücadilə edin! (Onlarla xoş rəftar edib ürəklərini ələ alın və özünüzdən incitməyin. Onların kobudluğuna nəzakətlə, qəzəblərinə soyuqqanlıqla cavab verin. Nalayiq işlər gördükdə nəsihət edib düz yola çağırın. Yox, əgər üstünüzə silah qaldırsalar, siz də silahlanıb onlarla vuruşun və onları təslim olmağa, cizyə verməyə məcbur edin!) Və (onlarla söhbət etdikdə) belə deyin: ″Biz həm özümüzə nazil olana (Qurʼana), həm də sizə nazil olana (Tövrata və İncilə) inanırıq. Bizim də Allahımız, sizin də Allahınız birdir. Biz yalnız ona təslim olanlarıq!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Debattiert mit den Schriftbesitzern nur auf die beste, weiseste Art, es sei denn, es geht um die Ungerechten unter ihnen. Sprecht: ʺWir glauben an das, was uns und an das, was euch herabgesandt wurde. Unser und euer Gott ist Einer, Dem wir uns ergeben.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Und streitet mit den Leuten der Schrift nur in bester Weise, außer denjenigen von ihnen, die Unrecht tun. Und sagt: ʺWir glauben an das, was (als Offenbarung) zu uns herabgesandt worden ist und zu euch herabgesandt worden ist; unser Gott und euer Gott ist Einer, und wir sind Ihm ergebenʹ.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Und streitet nicht mit dem Volk der Schrift; es sei denn auf die beste Art und Weise. Ausgenommen davon sind jene, die ungerecht sind. Und sprecht: ʺWir glauben an das, was zu uns herabgesandt wurde und was zu euch herabgesandt wurde; und unser Gott und euer Gott ist Einer; und Ihm sind wir ergeben.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und disputiert mit den Schriftbesitzern nicht, es sei denn auf die beste Art, außer mit denjenigen von ihnen, die Unrecht begingen, und sagt: ʺWir verinnerlichten den Iman an das, das uns hinabgesandt wurde und euch hinabgesandt wurde, und unser Gott und euer Gott ist einer, und wir sind Ihm gegenüber Muslime.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And do not argue -O Muslims- with Ahl AL-Kitab (the people of the Book) but in a better fashion employing the faculty of reason in forming conclusions and adducing facts in a logical, peaceable and gracious manner, but not with those of them who are wrongful of actions lacking eloquence and fashion in their argumentation. Declare your thoughts in words, thus: "We do acknowledge all that has been revealed to us and to you. Our Ilah and your Ilah is One and to Him We bow to the ground in Islam and adoration".
Abdul Haleem
[Believers], argue only in the best way with the People of the Book, except with those of them who act unjustly. Say, ‘We believe in what was revealed to us and in what was revealed to you; our God and your God are one [and the same]; we are devoted to Him.’
Abdullah Yusuf Ali
And dispute ye not with the People of the Book, except with means better (than mere disputation), unless it be with those of them who inflict wrong (and injury): but say, "We believe in the revelation which has come down to us and in that which came down to you; Our Allah and your Allah is one; and it is to Him we bow (in Islam)."
Abul A'la Maududi
Argue not with the People of the Book except in the fairest manner, unless it be those of them that are utterly unjust. Say to them: "We believe in what was revealed to us and what was revealed to you. One is our God and your God; and we are those who submit ourselves to Him."
Aisha Bewley
Only argue with the People of the Book in the kindest way – except in the case of those of them who do wrong – saying, ‘We have iman in what has been sent down to us and what was sent down to you. Our God and your God are one and we submit to Him.’
Al-Hilali & Khan
And argue not with the people of the Scripture (Jews and Christians), unless it be in (a way) that is better (with good words and in good manner, inviting them to Islâmic Monotheism with His Verses), except with such of them as do wrong; and say (to them): "We believe in that which has been revealed to us and revealed to you; our Ilâh (God) and your Ilâh (God) is One (i.e. Allâh), and to Him we have submitted (as Muslims)."
Ali Quli Qarai
Do not dispute with the People of the Book except in a manner which is best, barring such of them as are wrongdoers, and say, ‘We believe in that which has been sent down to us and has been sent down to you; our God and your God is one [and the same], and to Him do we submit. ’
Amatul Rahman Omar
(Believers!) observe all the propriety when you argue with the people of the Scripture; but those who are bent upon behaving unjustly among them do not agree to these principles (so deal with them accordingly). And say (to them), `We believe in all that is revealed to us and in that which has been revealed to you, and our God and your God is One, and to Him we stand resigned.'
Arthur John Arberry
Dispute not with the People of the Book save in the fairer manner, except for those of them that do wrong; and say, 'We believe in what has been sent down to us, and what has been sent down to you; our God and your God is One, and to Him we have surrendered. '
Bijan Moeinian
Do not engage in a senseless dispute with the people of the hood except in the best [civilized and rational] manner. Do not dispute with the wicked among them and say: "We believe in God’s revelations which are sent to us and to you. Our God, which is the same as yours, is one [without any partner] and we are submitters [in Arabic Muslim] to Him.
E. Henry Palmer
And do not wrangle with the people of the Book, except for what is better; save with those who have been unjust amongst them and who say, 'We believe in what is sent down to us, And what has been sent down to you; our God and your God is one, and we are unto Him resigned. '
Edip-Layth
Do not argue with the people of the book except in the best manner; except for those who are wicked amongst them; and say, "We acknowledge what was revealed to us and in what was revealed to you, and our god and your god is the same; to Him we peacefully surrender."
George Sale
Dispute not against those who have received the scriptures, unless in the mildest manner; except against such of them as behave injuriously towards you: And say, we believe in the revelation which hath been sent down unto us, and also in that which hath been sent down unto you; our God and your God is one, and unto Him are we resigned.
Hamid S. Aziz
Recite what has been inspired in you of the Book; and establish worship. Verily, worship preserves from shameful deeds and iniquity, but surely the remembrance (or mention) of Allah is more important; and Allah knows what you do.
Mahmoud Ghali
And do not dispute (This is addressed to the believers) with the population of the Book (Or: family of the Book; i. e., the Jews and Christians) except in the fairest (manner), except for the ones of them who have done injustice; and say, "We believe in that which has been sent down to us and has been sent down to you. And our God and your God is One, and to Him we are Muslims." (Literally: We surrender).
Marmaduke Pickthall
And argue not with the People of the Scripture unless it be in (a way) that is better, save with such of them as do wrong; and say: We believe in that which hath been revealed unto us and revealed unto you; our Allah and your Allah is One, and unto Him we surrender.
Mohamed Ahmed - Samira
Do not argue with the people of the Book unless in a fair way, apart from those who act wrongly, and say to them: "We believe what has been sent down to us, and we believe what has been sent down to you. Our God and your God is one, and to Him we submit."
Muhammad Asad
And do not argue with the followers of earlier revelation otherwise than in a most kindly manner - unless it be such of them as are bent on evildoing and say: "We believe in that which has been bestowed from on high upon us, as well as that which has been bestowed upon you: or our God and your God is one and the same, and it is unto Him that We [all] surrender ourselves. "
Mustafa Khattab
Do not argue with the People of the Book unless gracefully, except with those of them who act wrongfully. And say, "We believe in what has been revealed to us and what was revealed to you. Our God and your God is ˹only˺ One. And to Him we ˹fully˺ submit."
Progressive Muslims
And do not argue with the people of the Scripture except in the best manner; except for those who are wicked amongst them; and Say: "We believe in what was revealed to us and in what was revealed to you, and our god and your god is the same; to Him we surrender. "
Sahih International
And do not argue with the People of the Scripture except in a way that is best, except for those who commit injustice among them, and say, "We believe in that which has been revealed to us and revealed to you. And our God and your God is one; and we are Muslims [in submission] to Him."
Sam Gerrans
And dispute not with the doctors of the Law save with what is better — save those who do wrong among them — and say: “We believe in that which was sent down to us and sent down to you, and our God and your God is One, and to Him we are submitting.”
Shabbir Ahmed
(The Divine System will be the Living Truth in itself, so) argue not with the People of the Scripture except in a most kind manner. Tell those who adamantly relegate the Truth, "We believe in the Divine Origin of what has been bestowed upon us, as well as what has been bestowed upon you. For, our God and your God is One and the same and to Him we surrender." ((2:79). 'Zulm' = To relegate or displace something from its rightful place).
Syed Vickar Ahamed
And you do not argue (or dispute) with the People of the Book, except with better ways (reasons and facts); Unless it is with those of them who cause injustice (or injury): But say (to them), "We believe in the Revelation which has come down to us and in that which came down to you; Our God (Allah) and your God is One; And it is to Him we bow (in Islam). "
Taqi Usmani
Do not debate with the people of the Book unless it is in the best manner, except with those of them who commit injustice. And say, "We believe in what is sent down to us and sent down to you, and our God and your God is One, and to Him we submit (ourselves)."
The Monotheist Group
And do not argue with the people of the Book except in that which is better; except for those who are wicked among them; and say: "We believe in what was revealed to us and in what was revealed to you, and our god and your god is the same; to Him we submit."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et ne discutez que de la meilleure façon avec les gens du Livre, sauf ceux dʹentre eux qui sont injustes. Et dites: ʺNous croyons en ce quʹon a fait descendre vers nous et descendre vers vous, tandis que notre Dieu et votre Dieu est le même, et cʹest à Lui que nous nous soumettonsʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Li hember ehlîkitêban bi ya herî spehî tê bikoşin. Lê belê ew ên ku ji wan zilm kirin, ew cuda ne. Bibêjin: Me bi ya ku ji me re hatiye hinartin û bi ya ku ji we re jî hatiye hinartin bawerî aniye, Xwedayê me û Xwadeyê we yek e û em jê re berdest bûne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Twist met de mensen van het boek slechts op de beste manier, behalve met degenen onder hen die onrecht plegen, en zegt: ʺWij geloven in wat naar ons is neergezonden en in wat naar jullie is neergezonden. Onze god en jullie god is één. En wij geven ons over aan Hem.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Twist niet met hen die de schriften hebben ontvangen dan op de zachtste wijze, behalve met diegene van hen, welke zich slecht tegenover u gedragen, en zeg: Wij gelooven in de openbaring, welke ons werd nedergezonden en ook in hetgeen u werd nedergezonden. Onze God en uw God is één, en hem zijn wij onderworpen.
Hollandaca — Siregar
En redetwist niet anders dan op de beste wijze met de lieden van de Schrift, behalve met de onrechtplegers onder hen. En zegt: ʺWij geloven in wat aan ons is neergezonden en in wat aan jullie is neergezonden; en onze God en jullie God is Één, en wij hebben ons am Hem overgegeven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И не спорьте (о, верующие) с людьми Писания [с иудеями и христианами], кроме как только лучшим (образом) [приводя доводы из Книги Аллаха, хорошим нравом и благой речью], кроме тех из них, которые совершают зло [которые хотят нанести вред Исламу и страдание верующим]. (А с такими нужно сражаться, пока они не уверуют или станут платить подать верующим, будучи униженными.) И (когда кто-либо из людей Писания спорит с вами относительно истинности чего, вы не знаете, то вы) скажите (ему): «Мы уверовали в то, что ниспослано нам [в Коран, который ниспослан нашему пророку – Мухаммаду] и в то, что ниспослано вам [в Тору и Евангелие]. И наш Бог и ваш Бог – один, и мы Ему полностью предаемся [повинуемся во всем, что Он повелел и запретил]».
Rusça — Osmanov
Если вступаете в споры с людьми Писания, то [приводите им] наилучшие [доводы]. И не спорьте с теми из них, которые бесчинствуют. Говорите: ʺМы уверовали в то, что ниспослано нам (т. е. в Коран) и что ниспослано вам (т. е. в Библию). Наш бог и ваш бог - один и тот же, и Мы предаемся Емуʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och ge er inte in i diskussioner med efterföljarna av tidigare uppenbarelser annat än på det hövligaste och mest hänsynsfulla sätt - utom med sådana bland dem som vill väcka förargelse - och säg: ʺVi tror på det som har uppenbarats för oss och det som har uppenbarats för er, och vår Gud och er Gud är en och samme Gud och vi underkastar oss Hans vilja.ʺ