O, dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

يُعَذِّبُ مَنْ يَشَاءُ وَيَرْحَمُ مَنْ يَشَاءُ وَاِلَيْهِ تُقْلَبُونَ

yuǎƶƶibu men yeşā'u ve yerHamu men yeşā'u ve ileyhi tuḳlebūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يُعَذِّبُyuǎƶƶibuع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabeder
2مَنْmenkimseye
3يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
4وَيَرْحَمُve yerHamuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.ve acır
5مَنْmenkimseye
6يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
7وَاِلَيْهِve ileyhive hepiniz O'na
8تُقْلَبُونَtuḳlebūneق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpçevrilirsiniz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dilediğini azaplandırır ve dilediğine acır ve siz, döndürülüp onun tapısına götürüleceksiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Dilediğini azaplandırır ve dilediğine acır ve siz, döndürülüp onun tapısına götürüleceksiniz.

Adem Uğur

O, dilediğine azabeder, dilediğini esirger. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

Ahmed Hulusi

"Dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. . . O'na dönüştürüleceksiniz (Hakikatinizin El Esma ül Hüsna olduğunu fark edeceksiniz)!"

Ahmet Tekin

Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkları cezalandırır. Sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıklara rahmeti ve merhametiyle muamele de eder. Sadece O’nun huzuruna götürüleceksiniz.

Ahmet Varol

Dilediğine azab eder ve dilediğine merhamet eder. Siz O'na döndürülürsünüz.

Ali Bulaç

Dilediğini azablandırır, dilediğine merhamet eder. O'na çevrilip götürüleceksiniz.

Ali Fikri Yavuz

Dilediğine azab eder, dilediğine de merhamet eder; ve ancak O’na döndürüleceksiniz.

Ali Rıza Safa

Dilediğini cezalandıracak, dilediğine de merhamet edecektir. Zaten O'na döndürüleceksiniz.

Bayraktar Bayraklı

"Dilediğine azap eder; dilediğine de merhamet eder. Sizler O'na döndürüleceksiniz."

Bekir Sadak

(20-21) De ki: «Yeryuzunde dolasin; Allah'in yaratmaya nasil basladigini bir gorun. Iste Allah ayni sekilde ahiret yaratmasini da yapacaktir. Dogrusu Allah her seye Kadir'dir. Diledigine azabeder, diledigine merhamet eder. O'na cevrileceksiniz.

Celal Yıldırım

Dilediğine azâb eder, dilediğine merhamette bulunur ve ancak O'na çevrileceksiniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“O, dilediğine azap eder, dilediğini esirger. Hepiniz dönüp dolaşıp O’na varacaksınız.”

Diyanet İşleri

O, dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

Diyanet İşleri (eski)

(20-21) De ki: 'Yeryüzünde dolaşın; Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını bir görün. İşte Allah aynı şekilde ahiret yaratmasını da yapacaktır. Doğrusu Allah her şeye Kadir'dir. Dilediğine azabeder, dilediğine merhamet eder. O'na çevrileceksiniz.

Diyanet Vakfi

O, dilediğine azabeder, dilediğini esirger. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O, dilediğine azab eder, dilediğine rahmet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dilediğine azap eder, dilediğine de rahmet eder. Hep O'na döndürüleceksiniz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Dilediğine azab eder, dilediğine de rahmet ve hep ona çevirileceksiniz

Erhan Aktaş

O, Hak eden kimseye azap eder, hak eden kimseye de rahmet eder. Ve O'na döndürüleceksiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, Hak eden kimseye azap eder, hak eden kimseye de rahmet eder. Ve O'na döndürüleceksiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, dilediği kimseye azap eder, dilediği kimseye de rahmet eder. Ve O'na döndürüleceksiniz.

Fizilal-il Kuran

Allah dilediğini azaba çarptırır ve dilediğine merhamet eder. Hepiniz O'nun huzuruna döndürüleceksiniz.

Gültekin Onan

Dilediğini azablandırır, dilediğine merhamet eder. O'na çevrilip götürüleceksiniz (tuklebun).

Hamdi Döndüren

O, dilediğini cezalandırır, dilediğine de merhamet eder. Hepiniz O’na döndürüleceksiniz.

Hasan Basri Çantay

Kimi dilerse azablandırır, kimi dilerse esirger O. (Hepiniz) ancak ona döndürü (lüp götürü) leceksiniz.

Hasib Asutay

(O,) dilediğine azap eder, dilediğine merhamet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

Hayrat Neşriyat

(O,) dilediğine (hak ettiği üzere) azâb eder; dilediğine de merhamet eder. Ve (sizler, sonunda) ancak O’na döndürüleceksiniz.

İbni Kesir

Dilediğine azab eder, dilediğine merhamet eder. Ve ona çevrileceksiniz.

Mehmet Okuyan

O, dileyene (layık gördüğüne) azap eder; dileyene (layık gördüğüne) ise merhamet eder. Yalnızca O’na döndürüleceksiniz.

Muhammed Esed

Dilediğine azap verir, dilediğine merhamet eder; hepiniz O'na döndürüleceksiniz:

Mustafa İslamoğlu

Dilediğini cezalandırır, dilediğine rahmet eder: her durumda O'na döndürüleceksiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dilediği kimseye azap eder ve dilediği kimseye de merhamet buyurur. Ve O'na döndürüleceksiniz.

Ömer Öngüt

O dilediğine azap eder, dilediğine rahmet eder. Hepiniz O'na döndürüleceksiniz.

Suat Yıldırım

O, dilediğini cezalandırır, dilediğine merhamet eder. Hepiniz O’nun huzuruna götürüleceksiniz.

Süleyman Ateş

Dilediğine azabeder, dilediğine acır ve hepiniz O'na çevrilirsiniz.

Süleymaniye Vakfı

Allah, hak edene azap edecek, hak edene de ikramda bulunacaktır. Siz ona döndürüleceksiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yanlış yapana azap eder, doğru yapana da ikramda bulunur. Siz ona yönlendirileceksiniz.

Şaban Piriş

O dilediğine azap eder, dilediğine rahmet eder. O'na döndürüleceksiniz.

Tefhim-ul Kuran

Dilediğini azablandırır, dilediğine merhamet eder. O'na çevrilip götürüleceksiniz.

Ümit Şimşek

O dilediğine azap verir, dilediğine merhamet eder. Siz de Onun huzuruna götürüleceksiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Dilediğine/dileyene azap eder, dilediğine/dileyene rahmet eder. O'na döndürüleceksiniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O, istədiyinə əzab verir, istədiyinə də rəhm edir. Siz yalnız Ona qaytarılacaqsınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah) istədiyinə əzab verər, istədiyini də bağışlayar. Siz (qiyamət günü) məhz Onun hüzuruna qaytarılacaqsınız!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er bestraft qualvoll, wen Er will und gewährt Barmherzigkeit, wem Er will. Und zu Ihm werdet ihr zurückgeführt werden.

Almanca — Der Edle Quran

Er straft, wen Er will, und Er erbarmt Sich, wessen Er will. Und zu Ihm werdet ihr zurückgebracht.

Almanca — M. A. Rassoul

Er bestraft, wen Er will, und erweist Barmherzigkeit, wem Er will; und zu Ihm werdet ihr zurückkehren.

Almanca — Muhammad Zaidan

ER peinigt, wen ER will, und ER erweist Gnade, wem ER will. Und zu Ihm werdet ihr zurückgebracht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He punishes whom he will and extends mercy to whom He will and to Him shall all of you be sent back.

Abdul Haleem

He punishes whoever He will and shows mercy to whoever He will. You will all be returned to Him.

Abdullah Yusuf Ali

"He punishes whom He pleases, and He grants Mercy to whom He pleases, and towards Him are ye turned.

Abul A'la Maududi

He chastises whom He will and forgives whom He will. To Him all of you will be sent back.

Aisha Bewley

He punishes anyone He wills and has mercy on anyone He wills. You will be returned to Him.

Al-Hilali & Khan

He punishes whom He wills, and shows mercy to whom He wills; and to Him you will be returned.

Ali Quli Qarai

He will punish whomever He wishes and have mercy on whomever He wishes, and to Him you will be returned.

Amatul Rahman Omar

`He punishes whom He will (of the guilty) and shows mercy to whom He will and to Him you shall have to be turned back.

Arthur John Arberry

chastising whom He will, and having mercy on whomsoever He will, and unto Him you shall be turned.

Bijan Moeinian

God may punish whoever (among those who deserve to be punished) He wills and shower His mercy upon whoever (who has turned to Him sincerely) He wills and eventually everyone will return to Him.

E. Henry Palmer

He torments whom He will, and has mercy on whom He will; and unto Him shall ye be returned.

Edip-Layth

"God will punish whom He wills and He will have mercy on whom He wills, and to Him you will return."

George Sale

He will punish whom He pleaseth, and He will have mercy on whom He pleaseth. Before Him shall ye be brought at the day of judgment:

Hamid S. Aziz

Say, "Travel you in the earth, and behold how Allah originated creation; so will He produce a later creation. Verily, Allah has power over all things."

Mahmoud Ghali

He torments whomever He decides, and He has mercy on whomever He decides. And to Him you will be turned over.

Marmaduke Pickthall

He punisheth whom He will and showeth mercy unto whom He will, and unto Him ye will be turned.

Mohamed Ahmed - Samira

Punish whom He will, and have mercy on whom He please. And to Him will you be brought back in the end.

Muhammad Asad

He causes to suffer whomever He wills, and bestows His mercy on whomever He wills; and unto Him you shall be made to return:

Mustafa Khattab

He punishes whoever He wills, and shows mercy to whoever He wills. And you will ˹all˺ be returned to Him.

Progressive Muslims

"God will punish whom He wills and He will have mercy on whom He wills, and to Him you will return. "

Sahih International

He punishes whom He wills and has mercy upon whom He wills, and to Him you will be returned.

Sam Gerrans

“He punishes whom He wills, and shows mercy to whom He wills; and to Him will you be returned.

Shabbir Ahmed

He requites individuals and nations according to His Laws, and bestows Mercy according to His Laws. And you are obliged to draw consequences from Him.

Syed Vickar Ahamed

"He punishes whom He wills, and He grants mercy to whom He wills, and towards Him will you return.

Taqi Usmani

He punishes whom He wills and has mercy on whom He wills. And to Him you are to be turned back.

The Monotheist Group

"God will punish whom He wills and He will have mercy on whom He wills, and to Him you will return."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il châtie qui Il veut et fait miséricorde à qui Il veut; et cʹest vers Lui que vous serez ramenés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê kî bivê dide ezabê, kê jî bivê lê tê rehmê. Hûn ê bes li Xwedê bêne vegerandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij bestraft wie Hij wil en Hij erbarmt zich over wie Hij wil en tot Hem worden jullie weer teruggebracht.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij zal straffen naar zijn welbehagen, en hij zal genade hen voor dengeen die hem behaagt. Op den dag des oordeels zult gij voor hem worden gebracht.

Hollandaca — Siregar

Hij bestraft wie Hij wil en Hij begenadigt wie Hij wil, en tot Hem zullen jullie teruggekeerd worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Он наказывает (за грехи), кого желает, и милует, кого желает [тех, которые обращаются к Нему с покаянием и праведными деяниями], и к Нему вы будете возвращены (и воздаст Он вам за ваши деяния).

Rusça — Osmanov

Он карает, кого Ему угодно, и милует, кого угодно. И к Нему вы будете возвращены.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han straffar den Han vill och förbarmar sig över den Han vill och till Honom skall ni föras åter;