Kasas — Dil Profiliالقصص
1430 kelime, 88 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- ذ و د(Z̃WD̃)yalnızca bu suredeSavunmak, korumak, men etmek, defetmek, kovmak, sürüp çıkarmak
- ج ذ و(CZ̃W)yalnızca bu suredeSağlam durmak, bir şey üzerinde sıkıca durmak, bir şeye yapışmak veya tutunmak, ayak parmaklarının uçlarında durmak, dik veya düz olmak, yükseltilmiş ve uzatılmış olmak, bir şeyi kaldırmak.
- ب ق ع(BGA)yalnızca bu suredeSiyah-beyaz, su/sıvı serpmek öyle ki bazı yerler ıslanır, felaket/talihsizlik, kötü konuşma/dil/iftiraya maruz kalmak, hızlıca uzaklaşmak veya koşmak/koştu, üzüntü veya keder nedeniyle renk değişimi, renk değişimi veya renklerin karışımı, kötü, şer, yaramaz, uğursuz olan herhangi bir şey.
- ف ص ح(FṦḪ)yalnızca bu suredeİyi ve anlaşılır bir dil kullanmak, güzel konuşmak.
- ر د ا(RD̃Ê)yalnızca bu suredeDuvarı güçlendirmek, desteklemek veya tutmak, akıllıca bakım yapmak, yardım etmek/destek olmak.
- ق ب ح(GBḪ)yalnızca bu suredeNefret etmek/onaylamamak, çirkinleştirmek, çirkin/iğrenç/kötü/tiksindirici olmak. Nefret edilen, iğrenç hale getirilmiş, nefret uyandıran, utanç verici, tüm iyiliklerden mahrum edilmiş, iyilikten uzaklaştırılmış veya kovulmuş, yoksun bırakılmış.
- و ك ز(WKZ)yalnızca bu suredeYumrukla vurmak, geri sürmek.
- ن و ا(NWÊ)yalnızca bu suredeAğırlık vermek, zorlukla kalkmak, acı içinde kalkmak, yorgunluktan düşmek, yükün altında ezilmek.
- ب ط ر(BŦR)2×Küstah davranmak, pervasız, kibirli, övüngen, nankör/minnetsiz, sersemletilmiş, aklından mahrum edilmiş, gururlu, kendini beğenmiş.
- ل ق ط(LGŦ)2×Toplamak, seçmek, almak, kaldırmak, bir araya getirmek, ayıklamak, derlemek, edinmek, dağınık olan herhangi bir şeyi toplamak
- ع ض د(AĐD̃)2×Yardım etmek/destek olmak/desteklemek, yardım, kola vurmak, destekleyici, üst kol, yardımcı, dayanak, yan/taraf, yardım/destek, güç
- ض م م(ĐMM)2×Çekmek, koymak, getirmek, bir araya toplamak. Bir şeyi başka bir şeye toplamak veya birleştirmek. Nazik, kibar, uyumlu veya uysal olmak.
- ش ط ا(ŞŦÊ)2×Bir bitkinin sapını çıkarmak, filizlenmek, bir nehir veya vadinin kıyısında yürümek. shat'un - bir bitkinin sapı. shaati'un (çoğul: shawaatiun) - bir nehir veya vadinin kolu veya uzantısı.
- س ر م د(SRMD̃)yalnızca bu suredeSonsuz, Ebedi, Daimi, Sürekli, Kalıcı, Ölümsüz
- ج ي ب(CYB)3×Gömleğin yakasını kesmek, gömleğin boyun ve göğüs kısmındaki açıklık, gömlekteki açıklık (örneğin başın veya kolun geçtiği yer), cep (Arapların genellikle eşyaları gömleğin göğüs kısmında taşımasından türetilmiş), göğüs, kalp, bir ülke/toprak için giriş yeri, oyulmuş
Nadir çekim formları
- عَلَا(ǎlā)yalnızca bu surede
- نَتْلُوا(netlū)yalnızca bu surede
- يَسْتَضْعِفُ(yesteD'ǐfu)yalnızca bu surede
- نَمُنَّ(nemunne)yalnızca bu surede
- يُذَبِّحُ(yuƶebbiHu)yalnızca bu surede
- قُرَّتُ(ḳurratu)yalnızca bu surede
- وَلَكَ(ve le ke)yalnızca bu surede
- تَخَافِي(teḣāfī)yalnızca bu surede
- وَجَاعِلُوهُ(ve cāǐlūhu)yalnızca bu surede
- فُؤٰادُ(fu'ādu)yalnızca bu surede
- الْمَرَاضِعَ(l-merāDiǎ)yalnızca bu surede
- لِاُخْتِهِ(li uḣtihi)yalnızca bu surede
- يَكْفُلُونَهُ(yekfulūnehu)yalnızca bu surede
- فَارِغًا(fāriğan)yalnızca bu surede
- كَادَتْ(kādet)yalnızca bu surede
- قَلْبِهَا(ḳalbihā)yalnızca bu surede
- اسْتَنْصَرَهُ(stenSarahu)yalnızca bu surede
- لَغَوِيٌّ(le ğaviyyun)yalnızca bu surede
- امْرَاَتَيْنِ(mraeteyni)yalnızca bu surede
- تَذُودَانِ(teƶūdāni)yalnızca bu surede
- خَطْبُكُمَا(ḣaTbukumā)yalnızca bu surede
- نَسْقِي(nesḳī)yalnızca bu surede
- سَقَيْتَ(seḳayte)yalnızca bu surede
- وَقَصَّ(ve ḳaSSa)yalnızca bu surede
- الرِّعَاءُ(r-riǎā'u)yalnızca bu surede
- وَاَبُونَا(ve ebūnā)yalnızca bu surede
- شَيْخٌ(şeyḣun)yalnızca bu surede
- اسْتِحْيَاءٍ(stiHyā'in)yalnızca bu surede
- يَدْعُوكَ(yed'ǔke)yalnızca bu surede
- ابْنَتَيَّ(bneteyye)yalnızca bu surede
- الْاَجَلَ(l-ecele)yalnızca bu surede
- هَاتَيْنِ(hāteyni)yalnızca bu surede
- ثَمَانِيَ(ṧemāniye)yalnızca bu surede
- وَسَارَ(ve sāra)yalnızca bu surede
- حِجَجٍ(Hicecin)yalnızca bu surede
- جَذْوَةٍ(ceƶvetin)yalnızca bu surede
- اَيَّمَا(eyyemā)yalnızca bu surede
- الْاَجَلَيْنِ(l-eceleyni)yalnızca bu surede
- الْبُقْعَةِ(l-buḳ'ǎti)yalnızca bu surede
- الرَّهْبِ(r-rahbi)yalnızca bu surede
- فَذَانِكَ(fe ƶānike)yalnızca bu surede
- شَاطِئِ(şāTii)yalnızca bu surede
- الْمُبَارَكَةِ(l-mubāraketi)yalnızca bu surede
- الْاٰمِنِينَ(l-āminīne)yalnızca bu surede
- سَنَشُدُّ(se neşuddu)yalnızca bu surede
- اِلَيْكُمَا(ileykumā)yalnızca bu surede
- اَفْصَحُ(efSaHu)yalnızca bu surede
- رِدْءًا(rid'en)yalnızca bu surede
- عَضُدَكَ(ǎDudeke)yalnızca bu surede
- بِاَخِيكَ(bi eḣīke)yalnızca bu surede
- اَنْتُمَا(entumā)yalnızca bu surede
- اتَّبَعَكُمَا(ttebeǎkumā)yalnızca bu surede
- الْغَرْبِيِّ(l-ğarbiyyi)yalnızca bu surede
- ثَاوِيًا(ṧāviyen)yalnızca bu surede
- الْمَقْبُوحِينَ(l-meḳbūHīne)yalnızca bu surede
- سِحْرَانِ(siHrāni)yalnızca bu surede
- مَعِيشَتَهَا(meǐyşetehā)yalnızca bu surede
- مُهْلِكِي(muhlikī)yalnızca bu surede
- اُمِّهَا(ummihā)yalnızca bu surede
- نَصِيبَكَ(neSībeke)yalnızca bu surede
- لَاقِيهِ(lāḳīhi)yalnızca bu surede
- اَغْوَيْنَاهُمْ(eğveynāhum)yalnızca bu surede
- غَوَيْنَا(ğaveynā)yalnızca bu surede
- وَيَخْتَارُ(ve yeḣtāru)yalnızca bu surede
- الْمُفْلِحِينَ(l-mufliHīne)yalnızca bu surede
- بِلَيْلٍ(bi leylin)yalnızca bu surede
- تَسْكُنُونَ(teskunūne)yalnızca bu surede
- الْكُنُوزِ(l-kunūzi)yalnızca bu surede
- بِالْعُصْبَةِ(bi l-ǔSbeti)yalnızca bu surede
- تَفْرَحْ(tefraH)yalnızca bu surede
- الْفَرِحِينَ(l-feriHīne)yalnızca bu surede
- تَنْسَ(tense)yalnızca bu surede
- تَبْغِ(tebği)yalnızca bu surede
- زِينَتِهِ(zīnetihi)yalnızca bu surede
- وَيْكَاَنَّ(veykeenne)yalnızca bu surede
- وَبِدَارِهِ(ve bi dārihi)yalnızca bu surede
- وَيْكَاَنَّهُ(veykeennehu)yalnızca bu surede
- الْمُنْتَصِرِينَ(l-munteSirīne)yalnızca bu surede
- لَرَادُّكَ(le rādduke)yalnızca bu surede
- تَرْجُٓوا(tercū)yalnızca bu surede
- هَالِكٌ(hālikun)yalnızca bu surede
- تَقْتُلُوهُ(teḳtulūhu)yalnızca bu surede
- فَاسْتَغَاثَهُ(fe steğāṧehu)yalnızca bu surede
- يَبْطِشَ(yebTişe)yalnızca bu surede
- يَقْتَتِلَانِ(yeḳtetilāni)yalnızca bu surede
- فَاَوْقِدْ(fe evḳid)yalnızca bu surede
- فَوَكَزَهُ(fe vekezehu)yalnızca bu surede
- يَهْدِيَنِي(yehdiyenī)yalnızca bu surede
- يَأْتَمِرُونَ(ye'temirūne)yalnızca bu surede
- اَرْضِعِيهِ(erDiǐyhi)yalnızca bu surede
- قُصِّيهِ(ḳuSSīhi)yalnızca bu surede
- وَلِتَعْلَمَ(ve li teǎ'leme)yalnızca bu surede
- اسْتَأْجِرْهُ(ste'cirhu)yalnızca bu surede
- بَطِرَتْ(beTirat)yalnızca bu surede
- اَغْوَيْنَا(eğveynā)yalnızca bu surede
- يَسْتَصْرِخُهُ(yesteSriḣuhu)yalnızca bu surede
- اُنْكِحَكَ(unkiHake)yalnızca bu surede
- مَتَّعْنَاهُ(metteǎ'nāhu)yalnızca bu surede
- تَوَجَّهَ(teveccehe)yalnızca bu surede
- اَتُرِيدُ(e turīdu)yalnızca bu surede
- نَبْتَغِي(nebteğī)yalnızca bu surede
- يُجْبٰٓى(yucbā)yalnızca bu surede
- فَسَقٰى(fe seḳā)yalnızca bu surede
- تَأْجُرَنِي(te'curanī)yalnızca bu surede
- وَاَتْبَعْنَاهُمْ(ve etbeǎ'nāhum)yalnızca bu surede
- تَبَرَّأْنَا(teberra'nā)yalnızca bu surede
- نَجَوْتَ(necevte)yalnızca bu surede
- وَصَّلْنَا(veSSalnā)yalnızca bu surede
- لَتَنُٓواُ(le tenū'u)yalnızca bu surede
- فَتَطَاوَلَ(fe teTāvele)yalnızca bu surede
- وَعَدْنَاهُ(veǎdnāhu)yalnızca bu surede
- نُتَخَطَّفْ(nuteḣaTTaf)yalnızca bu surede
- لَخَسَفَ(le ḣasefe)yalnızca bu surede
- لَتُبْدِي(le tubdī)yalnızca bu surede
- اسْتَأْجَرْتَ(ste'certe)yalnızca bu surede
- لِيَجْزِيَكَ(li yecziyeke)yalnızca bu surede
- رَادُّوهُ(rāddūhu)yalnızca bu surede
- يُصَدِّقُنِي(yuSaddiḳunī)yalnızca bu surede
- فَالْتَقَطَهُ(fe lteḳaTahu)yalnızca bu surede
- بُرْهَانَانِ(burhānāni)yalnızca bu surede
- تُسْكَنْ(tusken)yalnızca bu surede
- مَعَادٍ(meǎādin)yalnızca bu surede
- عُدْوَانَ(ǔdvāne)2×
- اَتْمَمْتَ(etmemte)2×
- اَجَبْتُمُ(ecebtumu)2×
- نُرِي(nurī)2×
- الْمُصْلِحِينَ(l-muSliHīne)2×
- تَسْمَعُونَ(tesmeǔne)2×
- حَزَنًا(Hazenen)2×
- يَحْذَرُونَ(yeHƶerūne)2×
- اِيَّانَا(iyyānā)2×
- فَعَمِيَتْ(fe ǎmiyet)2×
- نَاصِحُونَ(nāSiHūne)2×
- اَشُقَّ(eşuḳḳa)2×
- وَابْتَغِ(ve bteği)2×
- رَبَطْنَا(rabeTnā)2×
- يَنْصُرُونَهُ(yenSurūnehu)2×
- فَدَعَوْهُمْ(fe deǎvhum)2×
- يَصُدُّنَّكَ(yeSuddunneke)2×
- عَيْنُهَا(ǎynuhā)2×
- وَيْلَكُمْ(veylekum)2×
- مَفَاتِحَهُ(mefātiHahu)2×
- لِلْمُجْرِمِينَ(li l-mucrimīne)2×
- طٰسٓمٓ(Tsm)2×
- غَيْرِي(ğayrī)2×
- يُعَقِّبْ(yuǎḳḳib)2×
- جَيْبِكَ(ceybike)2×
- وَجُنُودَهُمَا(ve cunūdehumā)yalnızca bu surede
- اَلْقٰيهُ(elḳāhu)2×
- تَحْزَنِي(teHzenī)2×
- جَنْبِ(cenbi)2×
- نَتَّخِذَهُ(netteḣiƶehu)2×
- عَدُوِّهِ(ǎduvvihi)yalnızca bu surede
- مُضِلٍّ(muDillin)2×
- خَائِفًا(ḣāifen)yalnızca bu surede
- تَقْتُلَنِي(teḳtulenī)2×
- تِلْقَاءَ(tilḳā'e)2×
- يَصْدُرُ(yeSduru)2×
- اَقْصَا(aḳSā)2×
- قَالَتَا(ḳāletā)2×
- فَقِيرٌ(feḳīrun)2×
- بِخَبَرٍ(bi ḣaberin)2×
- مُدْبِرًا(mudbiran)2×
- وَاضْمُمْ(ve Dmum)2×
- تَهْتَزُّ(tehtezzu)2×
- مُفْتَرًى(mufteran)2×
- فَنَبَذْنَاهُمْ(fe nebeƶnāhum)2×
- صَرْحًا(SarHen)2×
- لَاَظُنُّهُ(le eZunnuhu)2×
- يَاهَامَانُ(yā hāmānu)2×
- مُرْسِلِينَ(mursilīne)2×
- اَحْبَبْتُ(eHbebtu)2×
- الْمُحْضَرِينَ(l-muHDerīne)2×
- الْاَنْبَٓاءِ(l-enbā'i)2×
- الْخِيَرَةُ(l-ḣiyeratu)2×
- سَرْمَدًا(sermeden)yalnızca bu surede
- عَلِمُوا(ǎlimū)2×
- الصَّابِرُونَ(S-Sābirūne)2×
- وَرَدَ(verade)2×
- بَغٰى(beğā)2×
- اُو۫تِيتُهُ(ūtītuhu)2×
- يَقْتُلُوكَ(yeḳtulūke)2×
- تَمْشِي(temşī)2×
- بَصُرْتُ(beSurtu)2×
- امْكُثُوا(mkuṧū)2×
- يَتَرَقَّبُ(yeteraḳḳabu)yalnızca bu surede
- رَدَدْنَاهُ(radednāhu)2×
- تَظَاهَرَا(teZāherā)2×
- وَيَدْرَؤُ۫نَ(ve yedra'ūne)2×
- رَاٰهَا(rāhā)2×
- تَصْطَلُونَ(teSTalūne)2×
- نَجْعَلُهَا(nec'ǎluhā)2×
- نَادٰينَا(nādānā)2×
- خَسَفْنَا(ḣasefnā)2×
- اٰيَاتِكَ(āyātike)3×
- اَعْمَالُنَا(eǎ'mālunā)3×
- الْقُوَّةِ(l-ḳuvveti)3×
- جَاءَتْهُ(cā'ethu)3×
- عَشْرًا(ǎşran)3×
- الطِّينِ(T-Tīni)3×
- فَسَادًا(fesāden)3×
- حَرَمًا(Haramen)3×
- نُمَكِّنْ(numekkin)3×
- مُهْلِكَ(muhlike)3×
- النَّاصِحِينَ(n-nāSiHīne)3×
- نِسَاءَهُمْ(nisā'ehum)3×
- مَكَانَهُ(mekānehu)3×
- ضِيَاءً(Diyā'en)3×
- اُسْلُكْ(usluk)3×
- الْقَوِيُّ(l-ḳaviyyu)3×
- اُرْسِلَهُ(ursilehu)3×
- خَاطِـِٔينَ(ḣāTiīne)3×
- اَرْضِنَا(erDinā)3×
- تُرِيدُ(turīdu)3×
- سَتَجِدُنِي(se tecidunī)3×
- جَمْعًا(cem'ǎn)3×
- جَبَّارًا(cebbāran)3×
- اٰنَسْتُ(ānestu)3×
- اَدُلُّكُمْ(edullukum)3×
- الْاَيْمَنِ(l-eymeni)3×
- وَلٰكِنَّا(ve lākinnā)3×
- قُرُونًا(ḳurūnen)3×
- كَاَنَّهَا(keennehā)3×
- يُلْقٰى(yulḳā)3×
- الظِّلُّ(Z-Zillu)3×
- الْوَارِثِينَ(l-vāriṧīne)3×
- تَقَرَّ(teḳarra)3×
- شِيعَتِهِ(şīǎtihi)3×
- ظَلَمْتُ(Zelemtu)3×
- يُسْقَوْنَ(yusḳavne)3×
- قُضِيَتِ(ḳuDiyeti)3×
- وَلّٰى(vellā)3×
- لِسَانًا(lisānen)3×
- فَاَخَذْنَاهُ(fe eḣaƶnāhu)3×
- وَزِينَتَهَا(ve zīnetehā)3×
- يَالَيْتَ(yā leyte)3×
- فَخَرَجَ(fe ḣarace)3×
- يُلَقّٰيهَٓا(yuleḳḳāhā)3×
- غَفَرَ(ğafera)3×
- يَنْفَعَنَا(yenfeǎnā)3×
- يُجْزَى(yuczā)3×
- تُصِيبَهُمْ(tuSībehum)3×
- نَجْعَلَهُمْ(nec'ǎlehum)3×
- وَنَزَعْنَا(ve nezeǎ'nā)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 203 (%51)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 170 (%43)
- Emir (buyurgan)
- 27 (%7)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 72 (%18)
- Muhatap (2. şahıs)
- 77 (%19)
- Gaib (3. şahıs)
- 251 (%63)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-30 | 76/62/8 | 26/29/91 |
| Orta | 31-60 | 63/51/11 | 34/22/69 |
| Son | 61-88 | 64/57/8 | 12/26/91 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- س ر م د(SRMD̃)Sonsuz, Ebedi, Daimi, Sürekli, Kalıcı, Ölümsüz2 ayet · beklenen 0.0 · z=11.82
- ر ض ع(RĐA)Anne memesini emmek (çocuk için), emzirmek, süt anne / emziren kadın.2 ayet · beklenen 0.1 · z=6.63
- ق و ل(GWL)konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele44 ayet · beklenen 19.5 · z=6.33
- ج ن د(CND̃)Orduları toplamak veya bir araya getirmek, ordu hazırlamak, Jundun [savaş için hazırlanmış toplanan askerler; yardımcı kuvvetler].4 ayet · beklenen 0.4 · z=5.92
- م د ن(MD̃N)şehir3 ayet · beklenen 0.2 · z=5.68
- خ س ف(ḢSF)Toprağa veya yere batmak veya gömülmek (yer veya kişi), çökmek (göz gibi başta çökmesi), görüşü kaybetmek/kör olmak, ışığını kaybetmek (güneş veya ay tutulması sırasında olduğu gibi), kusurlu veya eksik hale gelmek, zayıflamak veya bir deri bir kemik kalmak, iyileşmek (hastalıktan), birinin gözünü çıkarmak, bir şeyde delik açmak, alçaltmak veya tevazu göstermek veya aşağılamak, rezil etmek, aşağılık olmak.2 ayet · beklenen 0.1 · z=5.66
- ب ر ه ن(BRHN)Kanıt/delil.2 ayet · beklenen 0.1 · z=5.66
- ج ن ب(CNB)Yan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmak4 ayet · beklenen 0.4 · z=5.44
- ا م م(ÊMM)ammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]8 ayet · beklenen 1.5 · z=5.37
- ن د و(ND̃W)İlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantı5 ayet · beklenen 0.7 · z=5.17