Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"

قَالُوا اَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْاَرْذَلُونَ

ḳālū e nu'minu leke ve ttebeǎke l-erƶelūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2اَنُؤْمِنُe nu'minuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanbiz inanır mıyız?
3لَكَlekesana
4وَاتَّبَعَكَve ttebeǎkeت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuymuşken
5الْاَرْذَلُونَl-erƶelūneر ذ لAlçak, bayağı, yozlaşmış, aşağılık, soysuz, onaylanmayan, düşük, kötü olmak (herhangi bir insan veya şey için kullanılır).bayağı kimseler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dediler ki: Sana, aşağılık kişiler uymuş, biz de mi inanalım sana?

Abdulkadir Gölpınarlı

Dediler ki: Sana, aşağılık kişiler uymuş, biz de mi inanalım sana?

Adem Uğur

Onlar şöyle cevap verdiler: Sana düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "En alt tabaka sana tabi oluyor iken, sana iman eder miyiz hiç?"

Ahmet Tekin

'Ayak takımı, reziller senin peşinden giderken biz sana inanıp, güvenebilir miyiz?' dediler.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Sana aşağılık insanlar uymuşken biz sana iman eder miyiz?'

Ali Bulaç

Dediler ki: "Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?"

Ali Fikri Yavuz

Onlar dediler ki: “- Arkana hep düşük kimseler takılmışken, biz sana iman eder miyiz?”

Ali Rıza Safa

"Sana mı inanacağız; zaten seni izleyenler, en aşağı tabakadan olanlar?" dediler.

Bayraktar Bayraklı

Kavmi, Nuh'a şöyle dedi: "Sana, düşük seviyeli kimseler tabi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!"

Bekir Sadak

«ana mi inanacagiz? Sana en rezil kimseler uymaktadir» dediler.

Celal Yıldırım

Onlar Nuh'a dediler ki: Sana en rezil aşağılık insanlar uymuşken biz sana inanır mıyız?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şöyle cevap verdiler: “Seni toplumun en aşağı kesiminin izlediğini göre göre sana iman eder miyiz!”

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"

Diyanet İşleri (eski)

'Sana mı inanacağız? Sana en rezil kimseler uymaktadır' dediler.

Diyanet Vakfi

Onlar şöyle cevap verdiler: Sana düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Â, dediler, senin ardına hep düşük kimseler düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

A! Senin ardına hep o reziller düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız? dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

A, dediler: hiç biz sana inanır mıyız? Senin ardına hep o erzail düşmüş?

Erhan Aktaş

"Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız?" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız?" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız? dediler.

Fizilal-il Kuran

Soydaşları, «peşinden gelenler aramızdaki ayak takımı iken hiç biz sana inanır mıyız» dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Sana sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?"

Hamdi Döndüren

Dediler ki: “Sana bayağı kimseler uymuşken, biz sana inanır mıyız?”

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: "Arkana hep bayağı kimseler düşmüşken biz sana iman eder miyiz"?

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Sana aşağılık kimseler uymuşken biz sana inanır mıyız?'

Hayrat Neşriyat

(Onlar:) 'Sana en düşük kimseler (fakirler) tâbi' olmuşken, (biz) sana îmân eder miyiz?' dediler.

İbni Kesir

Sana mı inanacağız? Halbuki sana uyanlar en rezil kimselerdir, dediler.

Mehmet Okuyan

(Kavmi) “Sana düşük (seviyeli) insanlar uymuşken, biz sana iman eder miyiz hiç!” demişti.

Muhammed Esed

"(Toplumun) en aşağı tabakasından insanların senin ardına düştüğünü göre göre tutup sana mı inanacağız?" dediler.

Mustafa İslamoğlu

Dediler ki: "Ne yani, toplumun en düşüklerinin sana tabi olduğunu bile bile sana inanalım mı?"

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler: «Sana imân eder miyiz? Halbuki, sana en bayağı kimseler tebaiyyet edivermişlerdir.»

Ömer Öngüt

Şöyle cevap verdiler: “Sana hep düşük bayağı kimseler tâbi olmakta iken biz sana hiç iman eder miyiz?”

Suat Yıldırım

"A!" dediler, "Seni izleyenlerin, toplumun en aşağı tabakasından olduklarını göre göre sana inanmamızı nasıl beklersin?"

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Sana bayağı kimseler uymuşken biz sana inanır mıyız?"

Süleymaniye Vakfı

(Halkı:) "Şu en alt tabakamız senin peşine takılmışken sana inanır mıyız?" dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Şu aşağılık kimseler peşindeyken sana inanmamızı mı bekliyorsun?" dediler.

Şaban Piriş

-Sana ayak takımı tabi olmuşken, biz sana inanır mıyız? dediler.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?»

Ümit Şimşek

Onlar, 'Sana uyanlar hep ayak takımı; biz sana inanır mıyız?' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Biz sana inanır mıyız? Seni, o bayağı zavallılar izliyor."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Sənə ən rəzil adamlar tabe olduğu halda biz sənə inanarıqmı?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar: ″Sənə ən rəzil (səfil, yoxsul) adamlar tabe olmuşkən, biz sənə imanmı gətirəcəyik?″ – dedilər.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺSollen wir dir glauben, wenn dir nur die Niedrigsten gefolgt sind?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺSollen wir dir glauben, wo dir (nur) die Niedrigsten folgen?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺSollen wir etwa dir gegenüber den Iman verinnerlichen, während dir die Nichtgeachteten folgten?!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They said to Nuh: "Shall we submit to you or believe in you and conform to your desire when it is only the contemptible who espoused your cause"!

Abdul Haleem

They answered, ‘Why should we believe you when the worst sort of people follow you?’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Shall we believe in thee when it is the meanest that follow thee?"

Abul A'la Maududi

They answered: "Shall we accept you even though it is the meanest of people who follow you?"

Aisha Bewley

they said, ‘Why should we believe you when the vilest people follow you?’

Al-Hilali & Khan

They said: "Shall we believe in you, when the meanest (of the people) follow you?"

Ali Quli Qarai

They said, ‘Shall we believe in you, when it is the riffraff who follow you?’

Amatul Rahman Omar

They (- the disbelievers) said, `Shall we believe in you whereas (we see that) only the people of a very low status follow you?'

Arthur John Arberry

They said, 'Shall we believe thee, whom the vilest follow?'

Bijan Moeinian

They said: "How can we believe you, when only our low lives have joined you?"

E. Henry Palmer

They said, 'Shall we believe in thee, when the reprobates follow thee?'

Edip-Layth

They said, "Shall we acknowledge you when the lowest type of people have followed you?"

George Sale

They answered, shall we believe on thee, when only the most abject persons have followed thee?

Hamid S. Aziz

"So fear Allah and obey me. "

Mahmoud Ghali

They said, "should we believe you, and the most decrepit closely follow you?"

Marmaduke Pickthall

They said: Shall we put faith in thee, when the lowest (of the people) follow thee?

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "Should we place our trust in you when only the condemned follow you?"

Muhammad Asad

They answered: "Shall we place our faith in thee, even though [only] the most abject [of people] follow thee?"

Mustafa Khattab

They argued, "How can we believe in you, when you are followed ˹only˺ by the lowest of the low?"[1]

Progressive Muslims

They said: "Shall we believe to you when the lowest type of people have followed you"

Sahih International

They said, "Should we believe you while you are followed by the lowest [class of people]?"

Sam Gerrans

They said: “Are we to believe thee when the abject follow thee?”

Shabbir Ahmed

They answered, "Shall we put our faith in you even though the low class people are following you?"

Syed Vickar Ahamed

They said: "Shall we believe in you when it is the lowliest who follow you?"

Taqi Usmani

They said, "Shall we believe in you while you are followed by the lowest people?"

The Monotheist Group

Theysaid: "Shall we believe to you when the lowest type of people have followed you?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺCroirons-nous en toi, alors que ce sont les plus vils qui te suivent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Qewmê wî jê re) Gotin: Em ê çawa bawerî bi te bînin, ma ne yên kêm û reben dane pey te?!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺZullen wij jou geloven terwijl jij alleen maar gevolgd wordt door de allerverachtelijksten?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij antwoorden: Zullen wij u gelooven, die alleen door de laagsten uit het volk gevolgd wordt?

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺZouden wij jou volgen, terwijl de meest nederigen jou volgen?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они [народ Нуха] сказали: «Разве мы поверим в тебе, раз за тобой последовали низкие люди?»

Rusça — Osmanov

Они спросили: ʺКак же мы уверуем в тебя, если за тобой последовали самые жалкие люди?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svarade: ʺSkall vi tro på dig som (bara) har slöddret till anhängare?ʺ