Bütün yüzler; diri, yaratıklarına hakim ve onları koruyup gözeten Allah'a boyun eğmiştir. Zulüm yüklenen, mutlaka hüsrana uğramıştır.

وَعَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَيِّ الْقَيُّومِ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا

ve ǎneti l-vucūhu li l-Hayyi l-ḳayyūmi ve ḳad ḣābe men Hamele Zulmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَعَنَتِve ǎnetiع ن وAlçakgönüllülükle boyun eğmek, üzgün olmak, sıkıntı vermek, itaatkar olmak, uysallaşmak, bir şeyi sessizce kabullenmek.boyun eğmiştir
2الْوُجُوهُl-vucūhuو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.bütün yüzler
3لِلْحَيِّli l-Hayyiح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmeko diri olana
4الْقَيُّومِl-ḳayyūmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve herşeye hakim olana
5وَقَدْve ḳadve muhakkak
6خَابَḣābeخ ي بBir arzuya veya aranılan şeye ulaşamamak, istenen veya aranan şeyden mahrum bırakılmak/yasaklanmak/engellenmek, hayal kırıklığına uğramak veya engellenmiş olmak, kayıp yaşamak, sürekli başarısız olmak.perişan olmuştur
7مَنْmenkimse
8حَمَلَHameleح م لTaşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi için hayvan vermek, birini yük hayvanına bindirmek, öfke göstermek veya sergilemek, kendini yormak veya zorlamak, sorumluluk üstlenmek, birini bir şey yapmaya teşvik etmek, bir şey üretmek veya ortaya koymak [ağacın meyve vermesi gibi], bir şeyi anlatmak ve yazmak [özellikle bilim ve bilgi konuları], bir şeyi taşımak veya yapmak, iftira yükünü taşımak, suç isnat etmekyüklenen
9ظُلْمًاZulmenظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulüm

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bütün yüzler eğilir diri ve her an yarattıklarını tedbîr ve tasarruf eden mâbûda; bir zulüm yükünü yüklenmiş olanlarsa mahrûmiyet içindedir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bütün yüzler eğilir diri ve her an yarattıklarını tedbîr ve tasarruf eden mâbûda; bir zulüm yükünü yüklenmiş olanlarsa mahrûmiyet içindedir.

Adem Uğur

Bütün yüzler (insanlar), diri ve her şeye hakim olan Allah için eğilip boyun bükmüştür. Zulüm yüklenen ise, gerçekten perişan olmuştur.

Ahmed Hulusi

Vechler (yüzler), Hayy ve Kayyum'a zillet ile boyun eğmiştir. . . Bir zulüm yüklenen (halife oluşunu fark edemeden vefat eden) kimse hakikaten kaybetmiştir.

Ahmet Tekin

Bütün başlar, bütün insanlar ve cinler ebedî hayat ile diri, ölümlü olmaktan uzak, varlık âlemini ayakta tutan ve düzenini elinde bulunduran Allah’ın huzurunda eğilmiştir. Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engellemekten, bir zulüm-haksızlık ve şirkten sorumlu olan gerçekten hüsrana uğramıştır, perişan olmuştur.

Ahmet Varol

Yüzler her zaman diri olan ve her zaman koruyup gözeten (Allah)'a boyun eğmiştir. Zulüm yüklenen ise kaybetmiştir.

Ali Bulaç

(Artık bütün) Yüzler, diri, kaim olanın önünde eğik durmuştur ve zulüm yüklenen ise yok olup gitmiştir.

Ali Fikri Yavuz

Bütün yüzler HAYYÜ’L-KAYYÛM olan (ölmeyen ve ezelden beri mevcud olan) Allah’a baş eğmiştir. Bir zulüm yüklenen hakikaten hüsrana uğramıştır.

Ali Rıza Safa

Yaşayan ve Sonsuz Olan; Her Şeyin Kaynağı ve Dayanağı önünde yüzler eğilir. Haksızlık yüklenenler ise acınacak durumlara düşmüşlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Bütün yüzler, diri ve her şeye hakim olan Allah için eğilip boyun bükmüştür. Zulüm yüklenen ise gerçekten perişan olmuştur.

Bekir Sadak

insanlar, diri ve her an yaratiklarini gozetip duran Allah'a boyun egmistir. Yuku zulum olan kimse ise husrana ugramistir.

Celal Yıldırım

Artık bütün yüzler, O hep diri olan ve kendi zatiyle duran ve her şeyi belli kanunla tutan kudrete baş eğmiştir. Zulüm taşıyanlar ise cidden hüsrana uğramıştır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Diri ve her şeyin varlığı kendine bağlı olan Allah’ın huzurunda yüzler (başlar) hicapla eğilmiştir; zulmü yüklenmiş olan ise hüsrana uğramıştır.

Diyanet İşleri

Bütün yüzler; diri, yaratıklarına hakim ve onları koruyup gözeten Allah'a boyun eğmiştir. Zulüm yüklenen, mutlaka hüsrana uğramıştır.

Diyanet İşleri (eski)

İnsanlar, diri ve her an yaratıklarını gözetip duran Allah'a boyun eğmiştir. Yükü zulüm olan kimse ise hüsrana uğramıştır.

Diyanet Vakfi

Bütün yüzler (insanlar), diri ve her şeye hakim olan Allah için eğilip boyun bükmüştür. Zulüm yüklenen ise, gerçekten perişan olmuştur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bütün yüzler, diri ve bütün yarattıklarını gözetip duran Allah'a baş eğmiştir. Bir zulüm yüklenen gerçekten hüsrana uğramıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bütün yüzler, o diri ve herşeyi gözetip durana baş eğmiş ve bir zulüm yüklenen gerçekten hüsrana uğramıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bütün yüzler o hayyü kayyuma baş eğmiş ve bir zulüm yüklenen cidden haib olmuştur

Erhan Aktaş

Yüzler, Hayy ve Kayyum olanın önünde eğilmiştir. Zulüm taşıyıcılar perişan olmuştur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yüzler, Hayy ve Kayyum olanın önünde eğilmiştir. Zulüm taşıyıcılar perişan olmuştur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yüzler, Hayy ve Kayyum olanın önünde eğilmiştir. Zulüm taşıyıcılar perişan olmuştur.

Fizilal-il Kuran

O gün bütün yüzler, diri ve tüm varlıkları gözetip yöneten Allah'ın karşısında öne eğiktir. Sırtında zulüm yükü taşıyanlar perişan olmuşlardır.

Gültekin Onan

(Artık bütün) Yüzler, diri, kaim olanın önünde eğik durmuştur ve zulüm yüklenen ise yok olup gitmiştir.

Hamdi Döndüren

(O gün) bütün yüzler, O diri ve her şeyi ayakta tutan Allah’a boyun eğmiştir. Haksızlık yüklenen kişi ise kaybetmiştir.

Hasan Basri Çantay

(Artık bütün) yüzler (ezelde ve ebedde) diri ve herşey'e bihakkın haakim olan Allaha baş eğmişdir. Zulüm yükü taşıyanlar ise hakıykaten husrane uğramışdır.

Hasib Asutay

(Bütün) yüzler o diri ve her şeyi ayakta tutan (Allah) a boyun eğmiştir. Zulüm yüklenen ise, gerçekten perişan olmuştur.

Hayrat Neşriyat

'Ve bütün yüzler O Hayy-ı Kayyûm (hayat sâhibi olan ve herşey kendisiyle kaim olan Allah) için (huzûrunda) baş eğmişlerdir; zulüm yüklenen kimse ise, gerçekten hüsrâna uğramıştır.'

İbni Kesir

Ve bütün yüzler Hayy ve Kayyum olan Allah'a baş eğmiştir. Bir zulüm yükü taşıyanlar ise gerçekten hüsrana uğramıştır.

Mehmet Okuyan

(Bütün) yüzler, gerçek diri ve hayatı elinde tutan (Allah) için boyun eğmiş (olacak)tır. Zulüm (şirk) yüklenen (yüzler) ise elbette perişan olacaktır.

Muhammed Esed

Ve var olan her şeyin kaynağı, dayanağı olan O kendine yeterli ebedi, diri varlık önünde (o Gün) yüzler saygı ve hicapla eğilir; ve zulmün yüküyle yüklü olanın soluğu kesilir, gücü tükenir.

Mustafa İslamoğlu

Her şeyi ayakta tutan Mutlak Diri'nin huzurunda yüzler yere eğilmiştir ve sıtına zulüm yükünü yüklenen kimsenin işi bitmiştir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve yüzler Hayy-ı Kayyûm için zelilâne bir vaziyet almışlardır ve zulmü yüklenmiş olan, muhakkak ki hüsrâna uğramıştır.

Ömer Öngüt

Bütün yüzler Hayy ve Kayyum olan Allah'a zelil olarak boyun eğmiştir. Zulüm yüklenen ise gerçekten perişan olmuştur.

Suat Yıldırım

Bütün yüzler, hayatın ve hakimiyetin tam mânasıyla sahibi olan Hayy-u Kayyum’a baş eğmiştir. Zulüm yüklenerek gelen, gerçekten perişan olmuştur.

Süleyman Ateş

Bütün yüzler, o diri ve yöneticiye boyun eğmiştir. Zulüm yüklenen perişan olmuştur.

Süleymaniye Vakfı

Bütün başlar, daima diri ve sürekli işinin başında olan Allah için saygıyla eğilmiş, yanlışları yüklenenlerin hayalleri ise boşa çıkmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Başlar, diri ve sürekli işinin başında olan Allah için eğilecektir. Yanlış yük yüklenenler de umduklarını bulamayacaklardır.

Şaban Piriş

Ve yüzler hayat sahibi, görüp gözetene dönmüştür. Zulüm yüklenen hüsrana uğramıştır.

Tefhim-ul Kuran

(Artık bütün) Yüzler, diri, kaim olanın önünde eğik durmuştur ve zulüm yüklenen ise yok olup gitmiştir.

Ümit Şimşek

Yüzler Hayy ve Kayyûm olanın önünde eğilmiştir. Zulüm yüklenen kimse o gün gerçekten ziyana düşmüştür.

Yaşar Nuri Öztürk

Bütün yüzler o Hayy ve Kayyum önünde yere inmiştir. Zulüm taşıyan perişan olup gitmiştir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O gün üzlər əbədi Yaşayan, yaradılanların Qəyyumu olan Allah qarşısında zəlil bir görkəm alacaq. Günaha batanlar isə ziyana uğrayacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(O gün) üzlər (bütün insanlar) əzəli, əbədi olan (məxluqatın hər işini yoluna qoyan, onları dolandıran) Allaha təslim olub zəlil bir görkəm alar. Zülmə (günaha) yüklənən (Allaha şərik qoşan, küfr edən) ziyana düşüb mətləbinə yetişməz (ümidsizliyə uğrayar).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Alle Gesichter werden sich vor dem Lebendigen, dem Beständigen, neigen. Verloren hat der, der sich Unrecht aufgebürdet hat.

Almanca — Der Edle Quran

Demütig werden sich die Gesichter vor dem Lebendigen und Beständigen senken. Und wirklich enttäuscht wird, wer (als Last begangenes) Unrecht trägt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und die Gesichter werden sich demütig vor dem Lebendigen, dem Ewig-Beständigen, neigen. Und hoffnungslos wahrlich ist jener, der (die Last des) Frevels trägt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die Gesichter sind geneigt vor Dem Lebendigen, Dem Allverantwortlichen. Und bereits versagte jeder, der Unrecht auf sich lud.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

All countenances shall express humility before Him, the Eternal, the Omnipotent Who preserves existence. But defeated and miserably disappointed of their expectations shall be those who bear the burden of iniquity and wrongful actions.

Abdul Haleem

and [all] faces will be humbled before the Living, Ever Watchful One. Those burdened with evil deeds will despair,

Abdullah Yusuf Ali

(All) faces shall be humbled before (Him) - the Living, the Self-Subsisting, Eternal: hopeless indeed will be the man that carries iniquity (on his back).

Abul A'la Maududi

All faces shall be humbled before the Ever-Living, the Self-Subsisting Lord, and he who bears the burden of iniquity will have failed;

Aisha Bewley

Faces will be humbled to the Living, the All-Sustaining. and anyone weighed down with wrongdoing will have failed.

Al-Hilali & Khan

And (all) faces shall be humbled before (Allâh), Al-Hayyul-Qayyum (the Ever Living, the One Who sustains and protects all that exists). And he who carried (a burden of) wrongdoing (i.e. he who disbelieved in Allâh, ascribed partners to Him, and did deeds of His disobedience), will be indeed a complete failure (on that Day).

Ali Quli Qarai

All faces shall be humbled before the Living One, the All-sustainer, and he will fail who bears [the onus of] wrongdoing.

Amatul Rahman Omar

And all persons shall humble themselves before the Living, the Self-Subsisting and All-Sustaining (God). And he who bears (the burden of) iniquity shall indeed fail in his objective.

Arthur John Arberry

And faces shall be humbled unto the Living, the Eternal. He will have failed whose burden is of evildoing;

Bijan Moeinian

All faces will look down at the presence of the Living One, the Eternal One. What a failure is the one who has to carry the burden of his sins.

E. Henry Palmer

Faces shall be humbled before the Living, the Self-subsistent; and he who bears injustice is ever lost.

Edip-Layth

The faces shall be humbled for the Eternal, the Living. Whoever carried wickedness with him has failed.

George Sale

And their faces shall be humbled before the living, the self-subsisting God; and he shall be wretched who shall bear his iniquity.

Hamid S. Aziz

He knows what is before them and what is behind them, but they comprehend not His knowledge.

Mahmoud Ghali

And faces will be subservient to The Ever Living, The Superb Upright Sustainer, (Or: The Most Upright) and he who bears (a burden of) injustice is already disappointed.

Marmaduke Pickthall

And faces humble themselves before the Living, the Eternal. And he who beareth (a burden of) wrongdoing is indeed a failure (on that day).

Mohamed Ahmed - Samira

All heads will be bowed before the Living, the Eternal; and whosoever bears a load of iniquity will be full of despair.

Muhammad Asad

And [on that Day] all faces will be humbled before the Ever-Living, the Self-Subsistent Fount of All Being; and undone shall be he who bears [a burden of] evildoing

Mustafa Khattab

And all faces will be humbled before the Ever-Living, All-Sustaining. And those burdened with wrongdoing will be in loss.

Progressive Muslims

And the faces shall be humbled for the Eternal, the Living. And whoever carried wickedness with him has failed.

Sahih International

And [all] faces will be humbled before the Ever-Living, the Sustainer of existence. And he will have failed who carries injustice.

Sam Gerrans

And faces will be humble before the Living, the Eternal. And he will have failed who carries injustice.

Shabbir Ahmed

All faces will be humbled before the Ever-Living, the Self-Subsistent Maintainer of the Universe. And undone will be the violators of human rights.

Syed Vickar Ahamed

And (all) faces shall look down before (Him)— The Ever-Living (Al-Hai’i), the Self-Sustaining and the Eternal (Al-Khyumm): Truly hopeless will be the man who carries injustice (on his back).

Taqi Usmani

All faces will be humbled before (Allah,) the Ever-Alive, the All-Sustaining; and the loser will be the one who bears (the burden of his) injustice.

The Monotheist Group

And the faces shall be humbled for the Eternal, the Living. And whoever carried wickedness with him has failed.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et les visages sʹhumilieront devant Le Vivant, Celui qui subsiste par Lui-même ʺal-Qayyûmʺ, et malheureux sera celui qui (se présentera devant Lui) chargé dʹune iniquité.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Wê rojê tu dibînî ku) hemû rû ji bo (Xweda)yê her sax û ragirê heyînê zebûn (û serpêl) bûne û bi rastî ewên ku sitemkarî kirine (di wê rojê de) perîşan bûne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de gezichten zwichten voor de Levende, de Standvastige en teleurgesteld wordt hij wiens last onrecht is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hunne gezichten zullen voor den levenden en den onveranderlijken God vernederd worden. En hij die zijne onrechtvaardigheid draagt, zal ongelukkig worden.

Hollandaca — Siregar

En alle gezichten zullen eerbiedig neerbuigen voor de Levende, de Zelfstandige. En waarlijk, hij die onrecht pleegde zal teleurgesteld worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И поникнут [смирятся] лица пред Живым (и) Сущим (Аллахом). И понесет урон [попадет в Ад] всякий, кто нес беззаконие [кто совершал многобожие].

Rusça — Osmanov

Лица [людей] поникнут перед Живым, Сущим, и пожалеет тот, кто вершил нечестие.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de (som trotsade Honom) skall ödmjukt böja rygg inför den Levande Guden, skapelsens evige Vidmakthållare. Den som bär (en börda av) orättfärdighet är räddningslöst förlorad,