Onu yüce bir makama yükselttik.
وَرَفَعْنَاهُ مَكَانًا عَلِيًّا
ve rafeǎ'nāhu mekānen ǎliyyen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz onu pek yüce bir mevkie yükselttik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Biz onu pek yüce bir mevkie yükselttik.
Adem Uğur
Onu üstün bir makama yücelttik.
Ahmed Hulusi
Biz Onu yücelik makamına yükselttik!
Ahmet Tekin
Biz onu yüce bir makama yükselttik.
Ahmet Varol
Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Ali Bulaç
Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
Ali Fikri Yavuz
Biz onu yüce bir mevkiye (göklere veya Cennet’e) yükselttik.
Ali Rıza Safa
Onu, çok yüce bir yere yükselttik.
Bayraktar Bayraklı
Onu yüce bir makama yüceltmiştik.
Bekir Sadak
Biz onu yuce bir yere yukselttik.
Celal Yıldırım
Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Diyanet İşleri
Onu yüce bir makama yükselttik.
Diyanet İşleri (eski)
Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Diyanet Vakfi
Onu üstün bir makama yücelttik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve biz onu yüksek bir mekana ref'ettik
Erhan Aktaş
Onu yüce bir mekana yükselttik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onu yüce bir mekana yükselttik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onu yüce bir mekana yükselttik.
Fizilal-il Kuran
Onu yüce bir konuma çıkarmıştık.
Gültekin Onan
Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
Hamdi Döndüren
Biz, onu yüce bir makama yükselttik.
Hasan Basri Çantay
Biz onu pek yüce bir yere yükseltdik.
Hasib Asutay
Onu yüce bir makama yükselttik.
Hayrat Neşriyat
Ve (biz) onu yüce bir makama yükselttik.
İbni Kesir
Onu yüce bir yere yükselttik.
Mehmet Okuyan
Biz de kendisini üstün bir makama yükseltmiştik.
Muhammed Esed
Ve Biz o'nu da yüce bir konuma yükseltmiştik.
Mustafa İslamoğlu
Ve biz ona da yüce bir konum bahşetmiştik.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onu yüksek bir makama kaldırdık.
Ömer Öngüt
Biz onu yüce bir yere yükseltmiştik.
Suat Yıldırım
Biz onu üstün bir makama yücelttik.
Süleyman Ateş
Onu yüce bir yere yükseltmiştik.
Süleymaniye Vakfı
Onu yüce bir mekana yükseltmiştik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onu yüce bir yere yükseltmiştik.
Şaban Piriş
Biz onu üstün bir mevkiye yükseltmiştik.
Tefhim-ul Kuran
Biz onu yüce bir mekân (makam) a yükseltmiştik.
Ümit Şimşek
Onu yüce bir mertebeye çıkarmıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu yüce bir mekana yükselttik.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onu yüksək bir məqama ucaltdıq.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir erhoben ihn zu einem hohen Rang.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir hoben ihn zu einem hohen Ort empor.
Almanca — M. A. Rassoul
Wir erhoben ihn zu hohem Rang
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR erhoben ihn zu einem hohen Ort.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We exalted him and ennobled him and graced him with a lofty position.
Abdul Haleem
We raised him to a high position.
Abdullah Yusuf Ali
And We raised him to a lofty station.
Abul A'la Maududi
and We exalted him to a lofty position.
Aisha Bewley
We raised him up to a high place.
Al-Hilali & Khan
And We raised him to a high station.
Ali Quli Qarai
and We raised him to a station exalted.
Amatul Rahman Omar
And We raised him to an exalted position.
Arthur John Arberry
We raised him up to a high place.
Bijan Moeinian
I have raised him to an honorable rank.
E. Henry Palmer
and we raised him to a lofty place.
Edip-Layth
We raised him to a high place.
George Sale
And we exalted him to a high place.
Hamid S. Aziz
And mention, in the Book, Idris (Enoch?); verily, he was a saint and a prophet;
Mahmoud Ghali
And We raised him to a most exalted place.
Marmaduke Pickthall
And We raised him to high station.
Mohamed Ahmed - Samira
And We raised him to an exalted station.
Muhammad Asad
whom We exalted onto a lofty station.
Mustafa Khattab
And We elevated him to an honourable status.[1]
Progressive Muslims
And We raised him to a high place.
Sahih International
And We raised him to a high station.
Sam Gerrans
And We raised him to a high station.
Shabbir Ahmed
And We raised him to a high station of honor.
Syed Vickar Ahamed
And We raised him to a high position.
Taqi Usmani
We raised him to a high place.
The Monotheist Group
And We raised him to a high place.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Nous lʹélevâmes à un haut rang.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me ew hildaye cihekî bilind.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij verhieven hem tot een hooge plaats.
Hollandaca — Siregar
En Wij verhieven hem in een verheven positie.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И вознесли Мы его на высокое место [о нем говорят только хорошее и он будет в верхних райских садах].
Rusça — Osmanov
Мы вознесли его на высокое место.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och Vi upphöjde honom till en hög värdighet.