Musa ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.

قَالَ لَهُ مُوسٰى هَلْ اَتَّبِعُكَ عَلٰٓى اَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا

ḳāle lehu mūsā hel ettebiǔke ǎlā en tuǎllimeni mimmā ǔllimte ruşden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2لَهُlehuona
3مُوسٰىmūsāموسىMusa
4هَلْhel
5اَتَّبِعُكَettebiǔkeت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmeksana tabi olabilir miyim?
6عَلٰٓىǎlāüzere
7اَنْen
8تُعَلِّمَنِtuǎllimeniع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebana da öğretmen için
9مِمَّاmimmāşeyden
10عُلِّمْتَǔllimteع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamesana öğretilen
11رُشْدًاruşdenر ش دDoğru yolu takip etmek, iyi yönlendirilmiş olmak, gerçek yön, doğru hareket kuralı, dürüstlük, bir çocuğun/zekanın olgunluğu, kişinin işlerini yönetme kapasitesi.bir bilgi

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ, ona, sana öğretilen gerçek bilgiden bana da öğretmen şartıyla sana uyayım mı dedi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mûsâ, ona, sana öğretilen gerçek bilgiden bana da öğretmen şartıyla sana uyayım mı dedi.

Adem Uğur

Musa ona: Sana öğretilenden, bana, doğruyu bulmama yardım edecek bir bilgi öğretmen için sana tâbi olayım mı? dedi.

Ahmed Hulusi

Musa Ona dedi: "Sende açığa çıkarılan ilimden bana öğretmen için, sana tabi olmak isterim!"

Ahmet Tekin

Mûsâ ona: 'Doğruyu bulmam için sana öğretilen ilimden, bana da öğretmen şartıyla sana yoldaş olabilir miyim?' dedi.

Ahmet Varol

Musa ona dedi ki: 'Doğruya iletici (bilgi) olarak sana öğretilenlerden bana da öğretmen için sana uyabilir miyim?'

Ali Bulaç

Musa ona dedi ki: "Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?"

Ali Fikri Yavuz

Mûsâ, Hızır’a: “Sana öğretilen ilimden bana öğretmek şartı ile sana uyayım mı?” dedi.

Ali Rıza Safa

Musa, Ona, şöyle dedi: "Doğruya erişmek amacıyla, sana öğretilenden bana da öğretmen için seni izleyebilir miyim?"

Bayraktar Bayraklı

Musa ona, "Sana öğretilmiş olan yol gösterici ilimden bana öğretmen için seninle gelebilir miyim?" dedi.

Bekir Sadak

Musa ona: «Sana ogretileni bana hayra goturen bir bilgi olarak ogretmen icin pesinden gelebilir miyim?» dedi.

Celal Yıldırım

Musa ona dedi ki: «Öğretildiğin ilimden bana, doğruya iyiye ileten hususları öğretmen için sana uyayım mı ?»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûsâ ona, “Senin öğrendiğin doğruya ulaştıran bilgiden bana da öğretmen için sana tâbi olayım mı?” dedi.

Diyanet İşleri

Musa ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Musa ona: 'Sana öğretileni bana hayra götüren bir bilgi olarak öğretmen için peşinden gelebilir miyim?' dedi.

Diyanet Vakfi

Musa ona: Sana öğretilenden, bana, doğruyu bulmama yardım edecek bir bilgi öğretmen için sana tâbi olayım mı? dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa ona: «Allah'ın sana öğrettiği ilim ve hikmetten bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa ona: "Sana öğretilen ilimden bana da öğretmen şartıyla sana tabi olabilir miyim" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Musa, ona öğretildiğin ılimden bana bir rüşd öğretmen şartiyle sana ittiba edebilirmiyim? dedi

Erhan Aktaş

Musa ona: "Sana öğretilen doğru yoldan gitme bilgisini bana da öğretmen için, sana tabi olabilir miyim?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa ona: "Sana öğretilen doğru yoldan gitme bilgisini bana da öğretmen için, sana tabi olabilir miyim?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa ona: "Sana öğretilen doğru yoldan gitme bilgisini bana da öğretmen için, sana tabi olabilir miyim?" dedi.

Fizilal-il Kuran

Musa, ona «Sana öğretilen bilginin birazını bana öğreterek olgunlaşmamı sağlaman amacı ile peşinden gelebilir miyim?» dedi.

Gültekin Onan

Musa ona dedi ki: "Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?"

Hamdi Döndüren

Musa ona, “Sana öğretilenden, doğru yolu bulmama yardım edecek bir bilgi öğretmen için sana tabi olabilir miyim?” dedi.

Hasan Basri Çantay

Musa ona: "Sana, doğru yol olarak öğretilen ilimden bana da öğretmen için sana tabi' olayım mı?" dedi.

Hasib Asutay

Musa ona, 'Sana doğru yol olarak öğretilen (ilim) den bana da öğretmen için sana tâbi olayım mı?' dedi.

Hayrat Neşriyat

Mûsâ ona: 'Sana öğretilenden, hayra götüren bir ilmi (Ledün ilmini) bana öğretmen üzere sana tâbi' olabilir miyim?' dedi.

İbni Kesir

Musa ona: Sana öğretilen ilimden bana öğretmen için, peşinden geleyim mi? dedi.

Mehmet Okuyan

(Musa) ona “Doğruyu bulmak üzere sana öğretilenden bana da öğretmen için sana uyabilir miyim?” demişti.

Muhammed Esed

Musa ona: "Neyin doğru olduğu konusunda sana verilen bilgiden bana da öğretmen için senin peşinden gelebilir miyim?" dedi.

Mustafa İslamoğlu

Musa ona dedi ki: "Doğruyu bulma konusunda sana öğretilen bilgiden bana da öğretmen için seni izleyebilir miyim?"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ona Mûsa dedi ki: «Öğretilmiş olduğundan bana bir vesile-i irşat öğretivermekliğin üzere sana tâbi olabilir miyim?»

Ömer Öngüt

Musa ona: “Sana doğru yol olarak öğretilen ilimden bana da tâlim etmen için sana tâbi olayım mı?” dedi.

Suat Yıldırım

"Üstadım" dedi Mûsâ, "Sana öğretilen bu ilimden bana da bir şeyler öğretmen için sana tâbi olabilir miyim?"

Süleyman Ateş

Musa ona: "Sana öğretilenden, bana da bir bilgi öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Musa ona dedi ki: "Sana öğretilenlerden, beni olgunlaştıracak şeyler öğretmen için sana tabi olabilir miyim?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki "Sana öğretilen doğruya ulaştıran bilgiden bana öğretmen için senin yanında kalsam olmaz mı?"

Şaban Piriş

Musa o kula: -Sana öğretilen ilimden bana öğretmen için senin peşinden gelebilir miyim? dedi.

Tefhim-ul Kuran

Musa ona dedi ki: «Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?»

Ümit Şimşek

Musa ona, 'Sana öğretilen bu hayırlı ilimden bana da öğretmen için sana uyabilir miyim?' diye sordu.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa ona dedi ki: "Sana öğretilenden bana da bir olgunluk/bir bilgi öğretmen şartıyla sana tabi olayım mı?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa ona dedi: “Sənə öyrədilmiş doğru yolu göstərən elmdən mənə öyrətmək şərtilə sənin arxanca gələ bilərəmmi?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Musa ondan soruşdu: ″Öyrədildiyin doğru yolu göstərən elmdən mənə öyrətmək şərtilə sənə tabe olummu?″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Da sagte Moses zu ihm: ʺDarf ich dir folgen, damit du mich von dem Wissen, das dir gegeben wurde, lehrst?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Musa sagte zu ihm: ʺDarf ich dir folgen, auf daß du mich von dem lehrst, was dir an Besonnenheit gelehrt worden ist?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Moses sagte zu ihm: ʺDarf ich dir folgen, auf daß du mich über das rechte Handeln belehrest, wie du gelehrt worden bist?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Musa sagte zu ihm: ʺDarf ich dir folgen, so daß du mich von dem lehrst, was dir vom Guten gelehrt wurde?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Mussa asked him: "May I follow you with the provision that you agree to impart to me of the knowledge imparted to you for the good of the wide circle of the all!"

Abdul Haleem

Moses said to him, ‘May I follow you so that you can teach me some of the right guidance you have been taught?’

Abdullah Yusuf Ali

Moses said to him: "May I follow thee, on the footing that thou teach me something of the (Higher) Truth which thou hast been taught?"

Abul A'la Maududi

Moses said to him: "May l follow you that you may teach me something of the wisdom which you have been taught?"

Aisha Bewley

Musa said to him, ‘May I follow you on condition that you teach me some of the right guidance you have been taught?’

Al-Hilali & Khan

Mûsâ (Moses) said to him (Khidr): "May I follow you so that you teach me something of that knowledge (guidance and true path) which you have been taught (by Allâh)?"

Ali Quli Qarai

Moses said to him, ‘May I follow you for the purpose that you teach me some of the probity you have been taught?’

Amatul Rahman Omar

Moses said to him, `May I follow you so that you may teach me (some of) the ways of rectitude which you have been taught?'

Arthur John Arberry

Moses said to him, 'Shall I follow thee so that thou teachest me, of what thou hast been taught, right judgment. '

Bijan Moeinian

Muses said to the man: "May I follow you so that you may teach me some of the wisdom that God has blessed you with?"

E. Henry Palmer

Said Moses to him, 'Shall I follow thee, so that thou mayest teach me, from what thou hast been taught, the right way?'

Edip-Layth

Moses said to him: "Can I follow you so that you will teach me from the guidance you have been taught?"

George Sale

And Moses said unto him, shall I follow thee, that thou mayest teach me part of that which thou hast been taught, for a direction unto me?

Hamid S. Aziz

Then they found a servant of Ours, to whom We had given mercy from Ourselves, and had taught him knowledge from Our Presence.

Mahmoud Ghali

Mûsa (Moses) said to him, "Shall I closely follow you on condition that you teach me of what you have been taught, right mindedness?"

Marmaduke Pickthall

Moses said unto him: May I follow thee, to the end that thou mayst teach me right conduct of that which thou hast been taught?

Mohamed Ahmed - Samira

Moses said to him: "May I attend upon you that you may instruct me in the knowledge you have been taught of the right way?"

Muhammad Asad

Moses said unto him: "May I follow thee on the understanding that thou wilt impart to me something of that consciousness of what is right which has been imparted to thee?"

Mustafa Khattab

Moses said to him, "May I follow you, provided that you teach me some of the right guidance you have been taught?"

Progressive Muslims

Moses said to him: "Can I follow you so that you will teach me from the guidance you have been taught"

Sahih International

Moses said to him, "May I follow you on [the condition] that you teach me from what you have been taught of sound judgement?"

Sam Gerrans

Moses said to him: “Shall I follow thee, that thou teach me something of what thou hast been taught of sound judgment?”

Shabbir Ahmed

Moses (in his contemplation) said to the man, "May I follow you that you may teach me some of the knowledge and guidance which you have been taught?"

Syed Vickar Ahamed

Musa (Moses) said to him (the wise man, Khidr): "May I follow you, with the intention that you may teach me something of the (greater) Truth which you have been taught (by Allah)?"

Taqi Usmani

Mūsā said to him, "May I have your company so that you teach me some of the rightful knowledge you have been given."

The Monotheist Group

Moses said to him: "Can I follow you so that you will teach me from the guidance you have been taught?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Moïse lui dit: ʺPuis-je te suivre, à la condition que tu mʹapprennes de ce quʹon tʹa appris concernant une bonne direction?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Mûsa jê re got: Ma ez digel te bêm da ku wek rêber tu wê zanîna ku ji te re hatiye dayîn, fêrî min jî bikî?

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

En Mozes zeide tot hem: Zal ik u volgen, opdat gij mij een deel zoudt kunnen leeren van hetgeen u werd onderwezen, als eene richting voor mij?

Hollandaca — Siregar

Môesa zei tot hem: ʺMag ik jou volgen, opdat jij mij onderwijst wat aan jou van de kennis geleerd is?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал ему [Хадиру] Муса: «Могу ли я последовать за тобой, чтобы ты научил меня тому, что сообщено тебе о правильном пути?»

Rusça — Osmanov

Муса спросил его: ʺНе последовать ли мне за тобой, чтобы ты научил меня тому, что дано тебе знать о прямом пути?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Moses sade till honom: ʺFår jag följa dig så att du kan lära mig något av allt det som du har fått veta om rätt och orätt?ʺ